Geri Dön

Respiratuvar distres sendromunda non-invaziv ventilasyon başarısızlığına etki eden faktörler

Predictors of non-invasive ventilation failure in preterm infants with respiratory distress syndrome

  1. Tez No: 963592
  2. Yazar: ÇAĞLA APAYDIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞEBNEM ÇALKAVUR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma <34 gestasyon haftasında doğan ve respiratuvar distres sendromu (RDS) tanısıyla surfaktan tedavisi sonrası non-invaziv ventilasyon (NIV) ile izlenen prematüre bebeklerde NIV başarısızlığına etki eden klinik ve demografik faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve yöntem: 2017–2024 yılları arasında Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan RDS tanısı ile surfaktan uygulanmış ve başlangıçta NIV ile izlenmiş 84 prematüre bebek retrospektif olarak değerlendirildi. Olguların demografik özellikleri, doğum öncesi ve sonrası klinik verileri, surfaktan uygulama zamanı, SNAPPE-II skorları, Apgar skorları, eşlik eden morbiditeleri ve NIV sırasında sorumlu hemşirenin kıdemi kaydedildi. NIV başarısızlığı; respiratuvar asidoz, hipoksemi, solunum eforunda artış veya tekrarlayan apne nedeniyle entübasyon gereksinimi olarak tanımlandı. Bulgular: Olguların ortalama gestasyon yaşı 30,54 ± 2,38 hafta, ortalama doğum ağırlığı 1585,38 ± 494,44 gram olup, NIV başarısızlık oranı %39,3 olarak bulundu. Düşük gestasyon yaşı, <1000 g doğum ağırlığı, küçük baş çevresi, PA-akciğer grafisinde ileri RDS evresi, surfaktan öncesi yüksek oksijen gereksinimi, düşük başlangıç SpO₂ düzeyi ve hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriyozus varlığı öne çıkan risk faktörleriydi. Ayrıca yüksek SNAPPE-II skoru, maternal hipertansiyon, preeklampsi varlığı ve sedasyon uygulaması da NIV başarısızlığı ile anlamlı ilişkili bulundu. Surfaktan uygulama zamanı, uygulama yöntemi, NIV türü, doğum şekli, çoğul gebelik, ebeveyn eğitimi ve yaşı, antenatal steroid kullanımı ve Apgar skorlarının ise tek başına anlamlı prediktif değer taşımadığı saptandı. Çok değişkenli analizde baş çevresi, PA-akciğer grafisinde RDS evresi ve başlangıç SpO₂ düzeyi bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. Baş çevresindeki her 1 cm'lik azalmanın riski 1,193 kat; RDS evresindeki her bir artışın 3,547 kat; başlangıç SpO₂ ≤%95 olmasının ise 5,534 kat artırdığı hesaplandı. Gestasyon haftasındaki her bir haftalık azalmanın riski 1,331 kat, doğum ağırlığının <1000 g olmasının ise ≥1500 g'a kıyasla 5,143 kat artırdığı görüldü (p<0,05). Preeklampsi varlığı başarısızlık riskini 2,679 kat, maternal hipertansiyon ise 4,600 kat artırdı (p<0,05). SNAPPE-II skorundaki her bir birimlik artış, riski 1,045 kat artırdı (p<0,05). İlk 3 gün içinde PDA varlığı, başarısızlık riskini 6,957 kat artırdı (p<0,01). Maksimum FiO₂ değerinin>%40 olması, riski 6,000 kat artırırken (p<0,05), başlangıç SpO₂ ≤%95 olması 7,750 kat artmış riskle güçlü bir prediktör olarak belirlendi (p<0,01). Boy uzunluğu, BKH ve PNL değerleri anlamlı bulunmadı (p>0,05). Sonuç: 34 hafta RDS'li prematürelerde NIV başarısızlığının öngörülmesinde baş çevresi, PA-Akciğer grafisinde RDS evresi ve başlangıç SpO₂ düzeyleri güçlü belirteçlerdir. Erken risk tanımlaması entübasyon ve invaziv ventilasyonun potansiyel komplikasyonlarının önlenmesinde kritik önem taşır. Bu sonuçların genellenebilirliğini artırmak için daha geniş örneklemli, prospektif ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to identify the clinical and demographic factors associated with non-invasive ventilation (NIV) failure in preterm infants born at <34 weeks of gestation with a diagnosis of respiratory distress syndrome (RDS) who received surfactant therapy and were initially managed with NIV. Materials and Methods: This retrospective study included 84 preterm infants admitted to the Neonatal Intensive Care Unit of Dr. Behçet Uz Children's Hospital between 2017 and 2024, who were diagnosed with RDS, treated with surfactant, and initially supported with NIV. Demographic characteristics, antenatal and postnatal clinical data, timing of surfactant administration, SNAPPE-II scores, Apgar scores, comorbidities, and the experience (years in practice) of the nurse responsible for NIV care were recorded. NIV failure was defined as the need for intubation due to respiratory acidosis, hypoxemia, increased work of breathing, or recurrent apnea. Results: The mean gestational age of the infants was 30.54 ± 2.38 weeks, and the mean birth weight was 1585.38 ± 494.44 g. The overall NIV failure rate was 39.3%. Lower gestational age, birth weight <1000 g, smaller head circumference, advanced RDS stage on chest radiography, higher pre-surfactant oxygen requirement, lower initial SpO₂ levels, and the presence of hemodynamically significant patent ductus arteriosus (PDA) were identified as prominent risk factors. Higher SNAPPE-II scores, maternal hypertension, preeclampsia, and sedation use were also significantly associated with NIV failure. Timing and method of surfactant administration, type of NIV, mode of delivery, multiple gestation, parental education and age, antenatal steroid use, and Apgar scores were not found to be significant independent predictors. In multivariate analysis, head circumference, RDS stage on chest radiography, and initial SpO₂ level were determined as independent risk factors. Each 1 cm decrease in head circumference increased the risk of NIV failure by 1.193-fold, each one-stage increase in RDS severity increased the risk by 3.547-fold, and initial SpO₂ ≤95% increased the risk by 5.534-fold. Each one-week decrease in gestational age increased the risk by 1.331-fold, and birth weight <1000 g was associated with a 5.143-fold higher risk compared to ≥1500 g (p<0.05). Preeclampsia increased the risk by 2.679-fold, and maternal hypertension by 4.600-fold (p<0.05). Each one-point increase in SNAPPE-II score increased the risk by 1.045-fold (p<0.05). The presence of PDA within the first 3 days increased the risk by 6.957-fold (p<0.01). A maximum FiO₂ >40% increased the risk by 6.000-fold (p<0.05), while initial SpO₂ ≤95% was the strongest predictor, increasing the risk by 7.750-fold (p<0.01). Length, BPD, and PVL were not significantly associated with NIV failure (p>0.05). Conclusion: In preterm infants <34 weeks with RDS, head circumference, RDS stage on chest X-ray, and initial SpO₂ are strong predictors of NIV failure. Early identification of these risk factors is critical to prevent the potential complications of intubation and invasive ventilation. Larger, prospective, multicenter studies are needed to enhance the generalizability of these findings.