Geri Dön

Yüksek dereceli gliomlarda tedavi olarak uygulanancerrahi ve kemoradyoterapi sonrası tedavi ile ilişkilideğişiklikler ve nüksün ayrımında beyin MRG T₂*perfüzyon ve T₁ permeabilite değerlerinin kullanımı

The use of brain MRI T₂ perfusion and T₁ permeability values in the differentiation of treatment-related changes and recurrence after surgery and chemoradiotherapy in high-grade gliomas.

  1. Tez No: 965163
  2. Yazar: ÖMER ALTUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BURAK KOÇAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Glioblastom, Perfüzyon Görüntüleme, Nüks, Yalancı Progresyon, Dinamik Kontrastlı Manyetik Rezonans Görüntüleme, Glioblastoma, Perfusion Imaging, Recurrence, Pseudoprogression, Dynamic Contrast-Enhanced Magnetic Resonance Imaging
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Glioblastom (IDH-vahşi tip, DSÖ Grade 4) tedavisi sonrası en önemli zorluk, tümör nüksü ile tedaviye bağlı değişikliklerin, özellikle yalancı progresyon ve radyasyon nekrozunun ayrımını yapmaktır. Çalışmamızda nüks ile tedaviye bağlı değişikliklerin ayrımının yapılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: IDH-vahşi tip glioblastom tanılı 43 hastanın (28 nüks, 15 tedaviye bağlı değişiklik) tedavi sonrası takipleri değerlendirildi. Hastalar RANO kriterlerine göre nüks ve tedaviye bağlı değişiklikler gruplarına ayrıldı. Dinamik Duyarlılık Kontrastlı (DSC) MRG ve Dinamik Kontrastlı (DCE) MRG parametreleri, lezyonun kontrastlanan en geniş alanı (C), en yüksek perfüzyon alanı (Hot Spot - HS) ve perilezyonel alan (PL) gibi farklı bölgelerden iki gözlemci tarafından bağımsız olarak ölçüldü. DSC-MRG verileri Gamma Variate (GV), Model Free (MF), Manuel AIF (MA) ve Leakage Correction (LC) gibi dört farklı post-proses yöntemiyle analiz edildi. Tekrarlanabilirlik ICC ile, gruplar arası farklar Mann–Whitney U testi/t-testi ile, tanısal performans ise ROC analizi ile değerlendirildi. Bulgular: DCE-MRG'de Kₜᵣₐₙₛ ve Vₚ parametrelerinde iyi ile mükemmel arası tekrarlanabilirlik (ICC) gözlenirken, Vₑ parametresinde uyum kısıtlıdır. DSC-MRG'de tekrarlanabilirlik DCE-MRG'ye göre daha düşüktü (orta düzey). Post-proses yöntemler arasında MA ve LC, GV ve MF'ye göre daha yüksek uyum gösterdi. PL ölçümlerinde her iki yöntemde de tekrarlanabilirlik kısıtlıydı. Nüks grubu hem DSC hem de DCE-MRG parametrelerinde tedaviye bağlı değişiklikler grubuna göre anlamlı derecede yüksek değerler gösterdi (p<0,05). DSC-MRG parametreleri yüksek tanısal performans gösterdi (C–GV , optimum kesim noktası: 1,965; duyarlılık: %88,9; özgüllük: %73,3; AUC: 0,896. HS–GV , optimum kesim noktası: 2,710; duyarlılık: %92,6; özgüllük: %71,4; AUC: 0,847). DCE-MRG parametreleri orta düzeyde tanısal performans gösterdi (HS–Vₚ, optimum kesim noktası: 4,71; duyarlılık: %63,2; özgüllük: %100; AUC: 0,778. HS–Kₜᵣₐₙₛ, optimum kesim noktası: 34,20; duyarlılık: %63,2, özgüllük: %88,9; AUC: 0,737). Sonuç: Değerlendirilen rCBV parametresi, glioblastom nüksü ile tedaviye bağlı değişikliklerin ayrımında en güçlü tanısal performansı sunmaktadır. DCE-MRG, yüksek tekrarlanabilirliği ile ek kanıt sağlayarak multimodal yaklaşımın üstünlüğünü desteklemektedir. Cihaz ve yönteme özgü optimum kesim noktalarının belirlenmesi klinik karar verme sürecini güçlendirecektir.

Özet (Çeviri)

Aim: The main challenge after glioblastoma (IDH-wildtype, WHO Grade 4) treatment is differentiating tumor recurrence from treatment-related changes, specifically pseudoprogression and radiation necrosis. We aimed to differentiate between recurrence and treatment-related changes. Materials (Patients) and Methods: Post-treatment follow-up of 43 IDHwildtype glioblastoma patients (28 recurrence, 15 treatment-related changes) was evaluated. Patients were categorized into recurrence and treatment-related changes groups based on RANO criteria. DSC-MRI and DCE-MRI parameters were independently measured by two observers across different regions of interest: the largest contrast-enhancing area (C), the highest perfusion area (Hot Spot - HS), and the perilesional area (PL). DSC-MRI data were analyzed using four post-processing methods: Gamma Variate (GV), Model Free (MF), Manual AIF (MA), and Leakage Correction (LC). Reproducibility was assessed with ICC, group differences with Mann–Whitney U test/t-test, and diagnostic performance with ROC analysis. Results: DCE-MRI parameters Kₜᵣₐₙₛ and Vₚ showed good-to-excellent reproducibility (ICC), while Vₑ showed poor agreement.DSC-MRI had lower reproducibility compared to DCE-MRI (moderate agreement). Among post-processing methods, MA and LC showed higher agreement than GV and MF. PL region measurements showed weak agreement for both methods.The recurrence group demonstrated significantly higher values for both DSC and DCE-MRI parameters compared to the treatment-related changes group (p<0.005). The DSC-MRI parameters showed high diagnostic performance (C–GV, optimal cutoff: 1.965; sensitivity: 88.9%; specificity: 73.3%; AUC: 0.896. HS–GV , optimal cutoff: 2.710; sensitivity: 92.6%; specificity: 71.4%; AUC: 0.847). The dynamic contrast-enhanced MRI parameters showed moderate diagnostic performance (HS–Vₚ, optimal cutoff: 4.71; sensitivity: 63.2%; specificity: 100%; AUC: 0.778. HS–Kₜᵣₐₙₛ, optimal cutoff: 34.20; sensitivity: 63.2%, specificity: 88.9%; AUC: 0.737). Conclusion: DSC-MRI, particularly the rCBV parameter, provides the strongest diagnostic performance in differentiating glioblastoma recurrence from treatment-related changes. DCE-MRI offers complementary evidence with high reproducibility, supporting the superiority of a multimodal approach. Determining institution-specific and method-specific optimal cutoff points will strengthen clinical decision–making.

Benzer Tezler

  1. Gliomlarda CLOCK ve BMAL1 gen ekspresyonu ile PD-L1 immünohistokimyasal ekspresyonunun korelasyonu ve histopatolojik parametreler ile değerlendirilmesi

    Gliomlarda CLOCK ve BMAL1 gen ekspresyonu ile PD-L1 immünohistokimyasal ekspresyonunun korelasyonu ve histopatolojik parametreler ile değerlendirilmesi

    GİZEM AYDIN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiMersin Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAMİDE SAYAR

  2. Yüksek dereceli glial tümör hastalarında tedavi sonuçlarımızın ve sağkalımı etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of treatment results and factors affecting survival in high-grade glial tumor patients

    ENES YEŞİLBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA SEZGİN GÖKSU

  3. Glioma hücrelerinde stres proteinlerinin anlatımında HSF1'in rolü

    The role of HSF1 on stress proteins expressions in glioma cells

    ELÇİN GÜNGÖR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Genetikİstanbul Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EVREN ÖNAY UÇAR

  4. Düşük dereceli gliomların malign transformasyon sonucunda yüksek dereceli gliomlara dönüşmesini etkileyen faktörler

    Factors affecting the conversion of low-grade gliomas to HİGH-grade gliomas as A result of malignant transformation

    GULNARA SULEYMANOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NöroşirürjiEge Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SEDAT ÇAĞLI

  5. Yüksek dereceli nüks gliomlarda radyoterapi sonrası nüks zamanı ile kurtarma kemoterapisinin sağkalım sonuçlarının ilişkisi

    Evaluating the time to recurrence after radiotherapy for the recurrent high grade glioma receiving salvage temozolomide chemotherapy

    EVRİM TEZCANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    OnkolojiMarmara Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. UFUK ABACIOĞLU