Geri Dön

Fizik tedavi alan bel fıtığı hastalarının ağrı düzeyleri ve hasta deneyimleri ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between pain levels, patient experience, and quality of life in lumbar disc herniation patients receiving physical therapy

  1. Tez No: 966842
  2. Yazar: EMİNE KURANEL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YASEMİN AKBULUT, DOÇ. DR. BERKE ARAS
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sağlık Kurumları Yönetimi, Health Care Management
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sağlık Kurumları Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bel fıtığı yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, verimliliği azaltan, günlük yaşam aktivitelerinin yapılabilme becerisini sınırlayan ve yaygın olarak karşılaşılan bir kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Bel fıtığının, bireylerin sağlığına olumsuz etkileri yanında sağlık kurumlarının kaynak kullanımına, hasta bakım maliyetlerine ve hizmet sunum stratejilerine doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmaktadır. Bu kapsamda, bel fıtığı tanısı almış ve fizik tedavi sürecine dâhil olan hastaların ağrı düzeyleri, yaşam kalitesi ve tedavi deneyimleri arasındaki ilişkilerin araştırılması, hastalığın bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeydeki etkilerinin değerlendirilmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu araştırmada, bel fıtığı tanısı alıp fizik tedavi uygulanan hastaların sosyodemografik ve hastalık özelliklerini belirlemek; fizik tedavi öncesi ve sonrasında ağrı düzeyleri, hasta deneyimleri ve yaşam kaliteleri arasındaki değişimi ve ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Kesitsel ve prospektif olarak yürütülen araştırmanın örneklem büyüklüğü 241 hasta olarak hesaplanmıştır. Veri toplama araçları; sosyodemografik ve hastalık özelliklerini içeren hasta veri toplama formu, Vizüel Analog Skala, Yaşam Kalitesi Ölçeği SF-12 ve Hasta Deneyimi Ölçeği'dir. Verilerin analizinde; Doğrulayıcı Faktör Analizi, Kolmogrow Smirnow testi, Wilcoxon İşaretli Sıra testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann–Whitney U Testi, Bağımsız Gruplarda T testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Post-hoc olarak Tukey testi veya Games-Howell testi ve çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, fizik tedavi gören bel fıtığı hastalarının sosyo-demografik ve klinik özellikleri ile tedaviye yanıtları değerlendirilmiştir. Buna göre hastaların %56,4'ü kadın, %48,5'i lisans ve lisansüstü öğrenim görmüş, %93,4'ü Sosyal Güvenlik Kurumu güvencesine sahip, yaş ortalaması 47,99 (±13,77)'dur. Hastaların %41'inin yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olduğu hesaplanmıştır. Ortalama gelir 69.304,62 ₺ (±38.804,05)'dır. Ortalama Beden Kitle İndeksi 26,53 kg/m² (±3,20) olarak saptanmıştır. Buna göre, hastaların %57,7'si fazla kilolu, %12'si obezdir. Hastaların %30,3'ünün dört yıl ve daha uzun süredir bel fıtığı tanısı aldıkları bulunmuştur. Fizik tedavi sonrasında hastaların ağrı düzeylerinde ortalama -2,75 (±1,91) puanlık azalma, fiziksel yaşam kalitesinde ise ortalama 5,14 (±6,45) puanlık artış olduğu saptanmıştır. Mental yaşam kalitesindeki değişim 0,10 (±5,57) puan artmış ve bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (U=13.940, p=0,879). Fizik tedavi sonrası ağrı düzeyinde (U=683,50, p<0,001) ve fiziksel yaşam kalitesinde (U=24,635, p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artış olduğu saptanmıştır. Ağrı düzeyi değişimi ile Beden Kitle İndeksi arasında (H=6,803, p=0,033), fiziksel yaşam kalitesi değişimi ile medeni durum (T=-2,184, p=0,030), çalışılan sektör (F=3,843, p=0,005) ve BKİ (F=3,083, p=0,048) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. İdeal kilolu hastaların fiziksel yaşam kalitesi değişimi, fazla kilolu olanlardan anlamlı düzeyde yüksektir (p<0,05). Çalışmayan hastaların fiziksel yaşam kalitesi değişimi, teknik/mühendislik alanında çalışanların yaşam kalitesi değişimine kıyasla anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (F=3,843, p=0,005). Çalışmayan hastaların fiziksel yaşam kalitelerinde daha düşük bir artış görülmüştür. Ayrıca hasta deneyimi ile hastalık süresi arasında (F=10,058, p=0,018) ve mental yaşam kalitesi değişimi ile hasta deneyimi arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki bulunmuştur (β=0,156, p<0,001). Araştırma sonucunda, fizik tedavinin fiziksel yaşam kalitesinde sağladığı anlamlı iyileşmeye karşın, mental sağlık parametrelerindeki sınırlı etkisi dikkate alınarak tedavi protokollerinin psikolojik ve mesleki rehabilitasyon gibi multidisipliner bileşenlerle desteklenmesi önerilmektedir. Obez hastalar için kişiselleştirilmiş programların, evli bireyler için aile katılımlı müdahalelerin ve 1-2 yıllık hasta grubuna özel bilgilendirme, danışmanlık ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi, sağlıklı yaşam merkezleri ve aile hekimleri ile entegre hizmetlerin planlanması, bu yolla iş hayatına katılmayan bireylerin de yaşam kalitesinin uzun vadede iyileştirilmesi önerilebilir. Tedavi sürekliliği için tele-rehabilitasyon hizmetleri ve düzenli takip sistemleri oluşturulması, hasta deneyiminin hizmet planlamasında kullanılması, politika düzeyinde erken rehabilitasyonun teşviki, mesleki rehabilitasyon gibi önleyici hizmetlerin yaygınlaştırılması önerilmektedir. Bu kapsamlı yaklaşım ile klinik sonuçların iyileştirilmesi, yeniden başvuruların önlenmesi ve sağlık harcamalarının kontrol edilmesi sağlanabilir.

Özet (Çeviri)

Lumbar disc herniation is a common musculoskeletal disorder that negatively affects quality of life, reduces productivity, and limits the ability to perform daily activities. In addition to its adverse effects on individual health, lumbar disc herniation has both direct and indirect impacts on the utilization of healthcare resources, patient care costs, and healthcare service delivery strategies. In this context, investigating the relationships among pain levels, quality of life, and treatment experiences of patients diagnosed with lumbar disc herniation and undergoing physical therapy is of significant importance for evaluating the disease's effects at the individual, institutional, and societal levels. The aim of this study was to identify the sociodemographic and disease-related characteristics of patients diagnosed with lumbar disc herniation and receiving physical therapy, and to determine the changes and relationships in pain levels, patient experiences, and quality of life before and after treatment. This cross-sectional and prospective study included a calculated sample size of 241 patients. Data collection tools included a patient data form covering sociodemographic and disease characteristics, the Visual Analog Scale (VAS), the SF-12 Quality of Life Scale, and the Patient Experience Scale. Statistical analyses included Confirmatory Factor Analysis, Kolmogorov–Smirnov test, Wilcoxon Signed-Rank test, Kruskal–Wallis H test, Mann–Whitney U test, Independent Samples t-test, One-Way Analysis of Variance (ANOVA), post-hoc Tukey or Games–Howell tests, and multiple linear regression analysis. The study evaluated the sociodemographic and clinical characteristics of patients undergoing physical therapy for lumbar disc herniation and their responses to treatment. Of the participants, 56.4% were female, 48.5% had completed undergraduate or postgraduate education, and 93.4% were covered by the Social Security Institution. The mean age was 47.99 (±13.77) years, and 41% had an income above the poverty line, with an average annual income of 69,304.62 ₺ (±38,804.05). The mean Body Mass Index (BMI) was 26.53 kg/m² (±3.20), with 57.7% classified as overweight and 12% as obese. Additionally, 30.3% had been diagnosed with lumbar disc herniation for four years or longer. Following physical therapy, the mean reduction in pain scores was -2.75 (±1.91) points, while the mean improvement in physical quality of life was 5.14 (±6.45) points. The change in mental quality of life was 0.10 (±5.57) points and was not statistically significant (U=13,940, p=0.879). Statistically significant improvements were found in pain levels (U=683.50, p<0.001) and physical quality of life (U=24,635, p<0.001) after treatment. Changes in pain levels were significantly associated with BMI (H=6.803, p=0.033), while changes in physical quality of life were significantly associated with marital status (T=-2.184, p=0.030), employment sector (F=3.843, p=0.005), and BMI (F=3.083, p=0.048). Patients with an ideal BMI experienced significantly greater improvements in physical quality of life compared to overweight patients (p<0.05). Unemployed patients demonstrated significantly lower improvements in physical quality of life compared to those working in the technical/engineering sector (F=3.843, p=0.005). Additionally, there was a significant positive relationship between patient experience and disease duration (F=10.058, p=0.018), as well as between changes in mental quality of life and patient experience (β=0.156, p<0.001). Based on the findings of the study, although physical therapy yields significant improvements in physical quality of life, its limited impact on mental health parameters highlights the necessity of supporting treatment protocols with multidisciplinary components such as psychological and vocational rehabilitation. It is recommended to develop personalized programs for obese patients, family-involved interventions for married individuals, and tailored information, counseling, and support mechanisms specifically designed for patients in the 1–2 year post-diagnosis period. Moreover, integrating services with healthy living centers and family physicians may contribute to improving the long-term quality of life, particularly for individuals who are not currently participating in the workforce. To ensure continuity of care, the establishment of tele-rehabilitation services and regular follow-up systems is advised. Additionally, incorporating patient experiences into service planning, promoting early rehabilitation at the policy level, and expanding the availability of preventive services such as vocational rehabilitation are strongly recommended. This comprehensive approach may improve clinical outcomes, prevent readmissions, and control healthcare expenditures.

Benzer Tezler

  1. Effectiveness of self-mobilization versus kinesio-taping on the cervical region in electronic device users

    Elektronik cihaz kullananlarda servikal bölge self-mobilizasyona karşı kinezio-bantlamanın etkinliği

    SETH KWAME AGYENKWA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RÜSTEM MUSTAFAOĞLU

  2. Nükleer rezonasta moleküler yapıların incelenmesi (yapısal faz geçiş kuramları üzerine bir inceleme)

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ANDİÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Fizik ve Fizik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTAÇ YALÇINER

  3. Sarız çevresinin fiziki coğrafyası

    Başlık çevirisi yok

    ENVER AYDIN KOLUKISA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    CoğrafyaGazi Üniversitesi

    Fiziki Coğrafya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEMALETTİN ŞAHİN

  4. Dislokasyon-dislokasyon etkileşimi

    Başlık çevirisi yok

    YILDIRIM AYDOĞDU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİnönü Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MUSTAFA DİKİCİ