Geri Dön

Kifoz hastalarında uygulanan posterior segmentar enstrümantasyon sonrası roda binen stresin biyomekanik olarak incelenmesi

Biomechanical analysis of stress on the spine following posterior segmental instrumentation in kyphosis patients

  1. Tez No: 975490
  2. Yazar: EMIL TAHIRZADE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET KARAKAŞLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Kifoz cerrahisinde posterior segmental enstrümantasyon günümüzde en sık tercih edilen yöntemlerden biridir. Ancak özellikle osteotomi seviyesinde vida yerleşim stratejilerinin biyomekanik etkileri konusunda literatürde sınırlı ve çelişkili veriler bulunmaktadır. Bu çalışmada, posterior enstrümantasyon uygulanan kifoz modellerinde farklı pedikül vidası konfigürasyonlarının rod deformasyon davranışı ve stabilite üzerine etkileri karşılaştırıldı. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Biyomekanik Laboratuvarı'nda gerçekleştirilen deneysel çalışmada, UHMWPE bloklar, 30° kifoz açısına sahip titanyum rodlar ve poliaxial pedikül vidaları kullanıldı. Osteotomi alanı köprüleme, segment atlamalı/transvers bağlantılı köprüleme, tam segmental vidalama ve yalnızca apekse vida uygulaması olmak üzere dört model oluşturuldu. Her grupta 7 numune test edilerek 400 N aksiyel yük altında maksimum deformasyon, siklik yüklenme davranışı ve grup varyasyonları kaydedildi. Bulgular: • Grup 1 (osteotomi alanı boş bırakılarak köprüleme): Daha az deformasyon ile rijid yapı, esnek deformitelerde uygulanabilir. • Grup 2 (transvers bağlantılı köprüleme): Orta düzey rijidlik, rijid fokal deformitelerde apikal destek olarak uygun olabilir. • Grup 3 (tam segmental vidalama): En düşük varyasyonla en stabil model, rijid deformitelerde en güvenilir fiksasyon seçeneği. • Grup 4 (sadece apekse vida): En yüksek deformasyon ve en düşük stabilite ile en zayıf model. Sonuç: Posterior enstrümantasyonda osteotomi seviyesine yönelik vida yerleşim stratejileri, rod deformasyon davranışını ve stabiliteyi belirgin şekilde etkilemektedir. Rijid deformitelerde tüm segmentlere vidalama en güvenilir seçenek olurken, esnek deformitelerde osteotomi hattının boş bırakılması uygun bir alternatif olabilir. Klinik uygulamalarda vida konfigürasyonunun, deformitenin esnekliği ve hastaya özgü faktörlere göre bireyselleştirilmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Posterior segmental instrumentation is currently one of the most commonly preferred techniques in kyphosis surgery. However, the biomechanical impact of screw placement strategies at the osteotomy site remains limited and inconsistent in the literature. This study aimed to compare the effects of different pedicle screw configurations on rod deformation behavior and stability in kyphotic models treated with posterior instrumentation. Materials and Methods: This experimental study was conducted at Dokuz Eylul University Biomechanics Laboratory using UHMWPE blocks, titanium rods with a 30° kyphotic angle, and polyaxial pedicle screws. Four configurations were created: osteotomy-site bridging, skip-level/transverse connector bridging, full-segment fixation, and apex-only fixation. Seven specimens in each group (28 total) were tested under 400 N axial loading. Maximum deformation, cyclic loading behavior, and intra-group variations were recorded. Results: • Group 1 (osteotomy-site bridging): Lower deformation with a rigid construct; suitable for flexible deformities. • Group 2 (transverse connector bridging): Intermediate rigidity; may serve as apical support in rigid focal deformities. • Group 3 (full-segment fixation): Most stable construct with the lowest variation; biomechanically the most reliable option for rigid deformities. • Group 4 (apex-only fixation): Highest deformation and lowest stability, biomechanically the weakest construct. Conclusion: Screw placement strategies at the osteotomy site significantly influence rod deformation behavior and construct stability. Full-segment fixation appears to be the most reliable option for rigid deformities, whereas osteotomy-site bridging may be a reasonable alternative in flexible deformities. In clinical practice, screw configuration should be tailored to deformity flexibility and patient-specific factors.

Benzer Tezler

  1. Pott hastalığının konservatif ve cerrahi tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    AYHAN BARAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    İstanbul Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. 7-11 yaş grubunda torako-lumbal değerlendirme

    Başlık çevirisi yok

    NAZİLA SAFAR TEYMORİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Hacettepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. İdiopatik skolyoz olgularında cerrahi tedavinin vital kapasite üzerine etkisinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    NİDA ÇORBACI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    İstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Okçuluk ve eskrim sporlarında spora bağlı gelişen postüral deformiteler ve rehabilitasyonu

    Başlık çevirisi yok

    A. NEVİN ATALAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Gazi Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...