Geri Dön

Orta Demir Çağ'da Orta-Batı Anadolu ile Mezopotamya arasındaki siyasi etkileşimler

Political interactions between central-western Anatolia and Mesopotamia in the middle Iron Age

  1. Tez No: 975794
  2. Yazar: ARMAN ALP
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NİLGÜN MASATCIOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Arkeoloji, Archeology
  6. Anahtar Kelimeler: Kilikya, Orta Demir Çağı, Cilicia, Middle Iron Age
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Demir Çağı'nda, özellikle de Orta Demir Çağ olarak tanımlanan MÖ 900-600 yılları arasında, Mezopotamya'nın en etkili, askeri bakımdan en güçlü ve stratejik konumlu siyasal varlığı olan Yeni Assur İmparatorluğu, Basra Körfezi'nden Mısır sınırına, oradan da Anadolu kıyılarına kadar uzanan son derece geniş bir coğrafyada hâkimiyetini sürdürür. İmparatorluk, başkentten bakıldığında batı yönünde şekillenen siyasetini, ekonomik çıkarları ve stratejik öncelikleri temel alan, çok boyutlu ve planlı bir yayılma politikası ile yürütür. Bu süreçte, devletin geleceğini güvence altına almak ve merkezî otoriteyi pekiştirmek amacıyla, hem askeri hem diplomatik her türlü yöntem devreye sokulur. Anadolu coğrafyasından sağlanan hammadde, gıda ve lüks tüketim malları, imparatorluğun iç ve dış faaliyetlerinde önemli bir ekonomik dayanak oluşturur. Fırat Nehri'nin ötesine yönelen her askerî ve ticari girişim, Tanrı Assur adına gerçekleştirildiği vurgusu ile yalnızca politik değil aynı zamanda teolojik bir meşruiyet zemini kazanır. Bu yönüyle, Yeni Assur'un dış politikası, dinî ideoloji ile ekonomik rasyonalitenin birleştiği bir yapıya sahiptir. Orta Anadolu'da Tabal, Güney Anadolu kıyılarında Que ve Hilakku gibi stratejik merkezlere yönelik seferlerde, imparatorluk zaman zaman bölgesel koalisyonlar ve güçlü yerel direnişlerle karşılaşır. Bu direnişlere, geleneksel Assur askerî stratejileri -kuşatma, zorunlu göç, askeri üsler ve ağır vergi yükümlülükleri- ile cevap verilir. Bununla birlikte, yalnızca savaş alanında değil, diplomatik masada da etkili olan Assur kralları, yeni ittifakların oluşmasını engellemek ve mevcut bağımlılık ilişkilerini pekiştirmek amacıyla gelişmiş diplomatik ve bürokratik mekanizmalar uygular. Ayrıca Assur çivi yazılı metinlerinde, en erken Ege toplulukları (olasılıkla Yunan) arasında sayılan Iamanean adlı gruplara dair ilk izlerin de görüldüğü bazı pasajlar, imparatorluğun bu topluluklara yönelik doğrudan ve dolaylı faaliyetlerine de ışık tutar. Bu kayıtlar, dönemin etnik ve kültürel yapısına dair kıymetli bilgiler sunarken, aynı zamanda söz konusu toplulukların Anadolu'ya yönelik muhtemel yayılımlarını sınırlandırma amacı taşıyan politikaların varlığını ortaya koyar. Böylece, merkez ile imparatorluğun uç bölgeleri arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin niteliği daha net bir biçimde gözler önüne serilir.

Özet (Çeviri)

During the Middle Iron Age (900-600 BCE), the Neo-Assyrian Empire emerges as Mesopotamia's most dominant, strategically positioned, and politically influential power. At its zenith, the empire governs a vast domain extending from the shores of the Persian/Basra Gulf to the frontiers of Egypt, and as far as the western coasts of Anatolia. By orienting its geopolitical focus westward from the imperial capital, the Neo-Assyrian state actively seeks to safeguard its long-term stability and security, primarily through the pursuit of economic interests. In this context, Anatolia becomes a crucial source of essential resources, prompting the empire to undertake military, diplomatic, and commercial operations beyond the Euphrates River. These actions are consistently framed as being carried out in the name of the god Assur, thereby conferring both political and religious legitimacy upon imperial expansion. The campaigns directed against key polities such as Tabal in Central Anatolia and Que and Hilakku along the southern Anatolian coastline frequently encounter well-organized coalitions and local resistance. In response to such challenges, the Neo-Assyrian kings employ a combination of traditional military strategies and refined diplomatic-bureaucratic measures designed to dismantle hostile alliances before they can consolidate. Evidence for these approaches appears in Assyrian textual sources, which also preserve some of the earliest known references to Aegean communities (presumably Greek, Iamanean). The empire's calculated policies toward these groups illuminate the ethnic and cultural landscape of the era, while simultaneously revealing the mechanisms through which the central authority seeks to contain their expansion into Anatolia. This interplay between the imperial core and its frontier regions underscores the complex and dynamic center–periphery relationships that define Neo-Assyrian statecraft during this period.

Benzer Tezler

  1. Tarihî ve arkeolojik veriler ışığında Aşağı Karasu Havzası

    Karasu (Lower) Basin in the light of historical and archaeological data

    TUĞRUL BATMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    TarihAtatürk Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAVUZ GÜNAŞDI

  2. Arkeolojik verilerin ışığında Epi-Paleolitikten Tunç Çağları sonuna kadar Anadolu-İran ilişkileri

    Relation between Anatolia and İran from the Epi-Paleolithic to the end of Bronze Ages based on archeological fainding

    BAYRAM AGHALARİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    TarihHacettepe Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL TEKİN

  3. Demir Çağ ve sonrası Batı Anadolu'da Frig kültür etkileri

    Phrygian cultural effects in Western Anatolia during the Anatolian Iron Age and After

    EMRE ERDAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ArkeolojiAdnan Menderes Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP YAYLALI

  4. İlkçağ'da Nevşehir ve çevresi yerleşimleri

    Settlements in antiquity and around Nevşehir

    ESRA BULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    TarihSelçuk Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN BAHAR

  5. Demir Çağlar'da Yukarı Menderes Havzası

    Iron Ages in Upper Meander Basin

    SERKAN YENİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    ArkeolojiEge Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EŞREF ABAY