Geri Dön

Depremlerde sıvılaşmanın maksimum yer hızı (PGV) parametresine etkisinin araştırılması

Evulation of the liquefaction effect on peak ground velocity (PGV) parameter of earthquakes

  1. Tez No: 982329
  2. Yazar: SAMET YALÇIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYFER ERKEN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Deprem Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Earthquake Engineering, Civil Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Deprem Mühendisliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Dünyanın sahip olduğu tektonik mekanizmalar insanın varoluşundan bu yana sürekli bir araştırma konusu olmuştur. Bu mekanizmaların meydana getirdiği olaylardan biri olan ve yıkıcı etkileriyle insanlık tarihinde kötü bir üne sahip olan depremleri daha iyi anlamak ve gerekli tedbirleri alabilmek için bilim adamları bu doğa olayını kaydetmenin yollarını aramışlardır. Bu çabanın ilk ürünü olarak gösterilebilecek olan sismoskopla başlayıp bugünkü dijital cihazlara dönüşmesini ve bu süreçte birçok çeşit olarak karşımıza çıkmasını sağlayan çalışmalar neticesinde deprem dalgaları yer hareketi parametrelerine dönüştürülmüştür. Yer hareketinin parametrelerinin belirlenmesi yollar, binalar, tüneller ve köprüler gibi beşerî yapıların daha güvenli ve daha ekonomik olarak üretilebilmesi için çok büyük bir önem arz etmektedir ve bu nedenle de deprem mühendisliğinin temel ilgi alanlarından bir tanesidir. Hazır kayıtlardan ya da geliştirilen azalım denklemleri aracılığı ile hesaplanabilen yer hareketinin azami değerleri, belirli bir bölgedeki depremin etkilerinin tahmin edilmesinde kullanışlı birer parametredir. Yer hareketinin azami hız değeri, şiddet ölçümlerinde ve enerji tabanlı yapısal analizlerde daha sık kullanılmasından ötürü son yıllarda genişçe üzerine çalışılan bir alan haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak, PGV değerleri acil tepki sistemleri oluşturulmasında ya da yapıların deformasyon kapasitelerinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Ayrıca PGV değerinin zayıf zeminlerde PGA değerine göre çok daha kullanışlı olduğu literatürde yapılan araştırmalarda belirtilmiştir. Deprem kuvvetlerinin tekrarlı davranışları sonucu oluşan sıvılaşma depremin bıraktığı hasarın artmasında çok büyük etkiye sahiptir. Yer hareketi parametreleri ile sıvılaşma arasındaki ilişki de bu nedenle literatürde kendine yer edinmiştir. Sıvılaşmanın deprem yer hareketi parametrelerine etkisi araştırılmaya ihtiyaç duyan bir konudur ve bu nedenle bu çalışmada sıvılaşmanın PGV parametresine etkisi irdelenmiş ve önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Teknolojik imkanların geçmiş yıllarda geride olması ve geçmişte veri elde etme imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle yapılan çalışmalarda yer hareketi verileri çok kapsamlı bir şekilde kullanılamamıştır. Bu çalışmada ise günümüz imkanları doğrultusunda veriler toplanmaya çalışılmış ve PGV tabanlı bir azalım ilişkisi geliştirerek sıvılaşma ve mega atımlı depremler gibi bazı fenomenlerin bu davranışa etkileri irdelenmiştir. Bu amaçla veriler seçilen metodoloji doğrultusunda SeismoSignal (2016) program aracılığı ile işlenmiş ve ilişkinin geliştirilmesi için doğrusal olmayan regresyon IBM Statistics tarafından geliştirilen SPSS (v22) yardımıyla uygulanmıştır. Bu sayede iş yükü önemli derecede hafifletilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilmiş çıktıların, sıvılaşma ve mega atımlı depremlerin yer hareketi parametrelerine etkileri konusunda ileride yapılacak çalışmalara katkı sağlamak amacıyla kullanılması hedeflenmiştir. Çalışmanın sonuçları göstermektedir ki sıvılaşmanın PGV parametresine önemli bir etkisi vardır. Sıvılaşmaya elverişli zeminlerde PGV değerinin yükseldiği ve azalım ilişkisi tahminlerinden yukarıda bir sonuç vermektedir. Yapılan regresyon analizlerinde, sıvılaşma olasılığı saptanmış istasyon verilerinin determinasyon katsayısında önemli bir düşüşe neden olduğu saptanmıştır. Çalışma içinde de belirtildiği gibi yazar iyi bir azalım ilişkisinin geliştirilmesi yerine açıklanan bu etkileri gösterme çabası gütmüştür. Bunun temel nedeni ise bu olayların azalım ilişkisi davranışında önemli etkilere sahip olmasının anlaşılması ve bunun en etkin bir biçimde okuyucuya sunulmak istenmesidir.

Özet (Çeviri)

Dünyanın sahip olduğu tektonik mekanizmalar insanın varoluşundan bu yana sürekli bir araştırma konusu olmuştur. Bu mekanizmaların meydana getirdiği olaylardan biri olan ve yıkıcı etkileriyle insanlık tarihinde kötü bir üne sahip olan depremleri daha iyi anlamak ve gerekli tedbirleri alabilmek için bilim adamları bu doğa olayını kaydetmenin yollarını aramışlardır. Bu çabanın ilk ürünü olarak gösterilebilecek olan sismoskopla başlayıp bugünkü dijital cihazlara dönüşmesini ve bu süreçte birçok çeşit olarak karşımıza çıkmasını sağlayan çalışmalar neticesinde deprem dalgaları yer hareketi parametrelerine dönüştürülmüştür. Yer hareketinin parametrelerinin belirlenmesi yollar, binalar, tüneller ve köprüler gibi beşerî yapıların daha güvenli ve daha ekonomik olarak üretilebilmesi için çok büyük bir önem arz etmektedir ve bu nedenle de deprem mühendisliğinin temel ilgi alanlarından bir tanesidir. Hazır kayıtlardan ya da geliştirilen azalım denklemleri aracılığı ile hesaplanabilen yer hareketinin azami değerleri, belirli bir bölgedeki depremin etkilerinin tahmin edilmesinde kullanışlı birer parametredir. Yer hareketinin azami hız değeri, şiddet ölçümlerinde ve enerji tabanlı yapısal analizlerde daha sık kullanılmasından ötürü son yıllarda genişçe üzerine çalışılan bir alan haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak, PGV değerleri acil tepki sistemleri oluşturulmasında ya da yapıların deformasyon kapasitelerinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Ayrıca PGV değerinin zayıf zeminlerde PGA değerine göre çok daha kullanışlı olduğu literatürde yapılan araştırmalarda belirtilmiştir. Deprem kuvvetlerinin tekrarlı davranışları sonucu oluşan sıvılaşma depremin bıraktığı hasarın artmasında çok büyük etkiye sahiptir. Yer hareketi parametreleri ile sıvılaşma arasındaki ilişki de bu nedenle literatürde kendine yer edinmiştir. Sıvılaşmanın deprem yer hareketi parametrelerine etkisi araştırılmaya ihtiyaç duyan bir konudur ve bu nedenle bu çalışmada sıvılaşmanın PGV parametresine etkisi irdelenmiş ve önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Teknolojik imkanların geçmiş yıllarda geride olması ve geçmişte veri elde etme imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle yapılan çalışmalarda yer hareketi verileri çok kapsamlı bir şekilde kullanılamamıştır. Bu çalışmada ise günümüz imkanları doğrultusunda veriler toplanmaya çalışılmış ve PGV tabanlı bir azalım ilişkisi geliştirerek sıvılaşma ve mega atımlı depremler gibi bazı fenomenlerin bu davranışa etkileri irdelenmiştir. Bu amaçla veriler seçilen metodoloji doğrultusunda SeismoSignal (2016) program aracılığı ile işlenmiş ve ilişkinin geliştirilmesi için doğrusal olmayan regresyon IBM Statistics tarafından geliştirilen SPSS (v22) yardımıyla uygulanmıştır. Bu sayede iş yükü önemli derecede hafifletilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilmiş çıktıların, sıvılaşma ve mega atımlı depremlerin yer hareketi parametrelerine etkileri konusunda ileride yapılacak çalışmalara katkı sağlamak amacıyla kullanılması hedeflenmiştir. Çalışmanın sonuçları göstermektedir ki sıvılaşmanın PGV parametresine önemli bir etkisi vardır. Sıvılaşmaya elverişli zeminlerde PGV değerinin yükseldiği ve azalım ilişkisi tahminlerinden yukarıda bir sonuç vermektedir. Yapılan regresyon analizlerinde, sıvılaşma olasılığı saptanmış istasyon verilerinin determinasyon katsayısında önemli bir düşüşe neden olduğu saptanmıştır. Çalışma içinde de belirtildiği gibi yazar iyi bir azalım ilişkisinin geliştirilmesi yerine açıklanan bu etkileri gösterme çabası gütmüştür. Bunun temel nedeni ise bu olayların azalım ilişkisi davranışında önemli etkilere sahip olmasının anlaşılması ve bunun en etkin bir biçimde okuyucuya sunulmak istenmesidir.

Benzer Tezler

  1. Sıvılaşma analizi ve sıvılaşma sonucu oluşan yanal yayılma hesap yöntemlerinin karşılaştırılması

    Liquefaction analysis and comparison of lateral spread calculation methods resulting from liquefaction

    MERT ALTINDİŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İnşaat Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER ERKEN

  2. Seri deprem etkisi altında düzensiz betonarme yapıların sismik performans ve kırılganlık değerlendirmesi

    Seismic performance and fragility assessment of irregular RC buildings under seismic sequences

    ZEKERİYA SEMİH AYGÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Deprem Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. REŞAT ATALAY OYGUÇ

  3. Seismic risk of substandard RC frames with foundation settlement

    Temel oturmasına maruz kalmış standart altı betonarme çerçevelerin sismik riski

    SHAHIN HUSEYNLI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Deprem Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UFUK YAZGAN

  4. Cyclic behavior and liquefaction resistance of unreinforced and polypropylene fiber-reinforced loose sands

    Polipropilen fiber katkılı- katkısız gevşek kumların tekrarlı yükler altındaki davranışı ve sııvılaşma durumu

    SİNAN SARĞIN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2012

    İnşaat Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER ERKEN

  5. Karides sürüsü algoritması yaklaşımını kullanarak zemin sıvılaşmasının belirlenmesi

    Determination of soil liquefaction using the krill herd algorithm approach

    LÜTFÜ KERİM BAŞARIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İnşaat MühendisliğiKırıkkale Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YETİŞ BÜLENT SÖNMEZER