İslam hukukunda ülke-vatandaşlık ekseninde kanunlar ihtilafı ve cezai hükümlere yansıması
The conflict of laws and its impact on criminal sanctions in the context of country-citizenship in Islamic law
- Tez No: 983619
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ADNAN ALGÜL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Din, Hukuk, Religion, Law
- Anahtar Kelimeler: İslam ceza hukuku, İslam devletleri, İslam hukuku, İslam muhakeme hukuku, Islamic criminal law, Islamic states, Islamic law, Islamic judgement law
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İslam Hukuku Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Yargısal hakimiyetin toprağa bağlı olduğu ülkesellik sisteminin günümüzde yaygın hale gelmesi, ülkelerin kendi vatandaşlarını yabancı ülke sınırlarında savunmalarının önünde bir engele dönüşmüştür. Diğer taraftan suç faillerinin ülkelerine sığınmaları onların cezalardan kurtulmalarına zemin hazırlayan bir başka gerçekliktir. Suç olgusunun geçirdiği dönüşüm karşısında devletlerin son bir asırdır aldıkları tedbirler ise pratikteki faydayı sağlamada yetersizdir. Tüm bu durumlar neticesinde, ülkesellik sisteminin yetersiz kaldığını göstermekte, şahsilik sistemine ihtiyacın gerçekliğini göz önüne sermektedir. İslâm hukukunda coğrafi ve siyasi aidiyetin, özellikle ceza hukuku alanındaki yansımalarını çözümlemek, çağdaş hukuk sistemleriyle karşılaştırmalı şekilde geliştirmek açısından önem arz etmektedir. Fıkıh literatürde yer alan mülkîlik ile şahsilik sisteminin avantaj ve dezavantajları dikkate alındığında, İslâm'ın temel prensipleriyle şahsilik ilkesinin büyük oranda örtüştüğü anlaşılmaktadır. Adli yardımlaşma ve devletlerarası iş birliğinin bu denli artış gösterdiği günümüzde şahsilik sisteminin olabildiğince yürürlüğe koyulmaya çalışılması, İslâm'ın temel gayelerini pratiğe yansıtılması bakımından önemli bir fırsat göstergesidir. Ceza kovuşturmalarının aktarılması, suçlu iadesi uygulamaları, yargı yetkisinin devredilmesi gibi kanunlar ihtilafına yönelik çözüm yolları, şahsilik prensiplerini uygulamada kolaylık sağlayan gelişmelerdir. Bu kapsamda, dârü'l-islâmda suç işleyip kaçan faillerin İslâm devletine iadesini konu edinen uluslararası sözleşmelerin akdedilmesi gerekmektedir. Ayrıca İslâm devleti vatandaşı olup, yabancı ülkelerde şer'i yasakları çiğneyenlerin kovuşturulması ve müeyyidelerinin tatbik edilmesi konusunda karşılıklı anlaşmalar yürütülebilir. Böylelikle İslâm devletinin yargısal yetkisi toprağa bağlı olmaktan çıkmış, hukuksal sorumluluk taşıyan her bireyi sınır ötesinde de takip edebilme salahiyetine kavuşmuş olacaktır.
Özet (Çeviri)
The widespread adoption of the territorial system, where judicial authority is tied to the land, has become a barrier preventing states from defending their citizens within foreign borders. Additionally, the phenomenon of criminals seeking refuge in other countries has facilitated their evasion of punishment. Despite the measures taken by states over the past century, these actions have proven inadequate in practice. As a result, the territorial system's shortcomings highlight the need for a shift toward the principle of personality. In Islamic law, examining the geographical and political implications, particularly in the field of criminal law, is crucial for comparative development with contemporary legal systems. When considering the advantages and disadvantages of both the territorial and personal systems in Islamic jurisprudence, it becomes evident that the principle of personality largely aligns with Islam's core principles. Given the increasing judicial cooperation between states, the application of the principle of personality offers a significant opportunity to translate the fundamental goals of Islam into practice. The development of solutions for conflicts regarding the transfer of criminal prosecutions, the extradition of criminals, and the transfer of judicial authority facilitates the application of the principle of personality. In this context, international agreements should be established to address the extradition of criminals who have fled from Dar al-Islam to Islamic states. Furthermore, mutual agreements could be made regarding the prosecution of Islamic state citizens who violate Sharia law in foreign countries, enabling the Islamic state's judicial authority to transcend territorial boundaries and extend its jurisdiction beyond its borders.
Benzer Tezler
- Tabiiyetin evrimi: Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta vatandaşlığın tarihsel analizi
The evolution of citizenship: Historical analysis of nationality in Turkish law and comparative law
AHMET ALPER TAMER
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Hukukİstanbul Medeniyet ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET NOHUTÇU
- İslam Hukukunda Müslümanlar açısından gayri müslim devlet vatandaşlığı
Citizenship of non-muslim state for muslims in islamic law
ELİF DEDE
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
DinMarmara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET ÖZEL
- İslam devletler hususi Hukukunda yabancı unsurlu ihtilaflar (şahıs, aile, miras)
Conflicts of foreign elements in islamic private international Law
AYTEN EROL VAHAPOĞLU
Doktora
Türkçe
2004
DinAnkara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM ÇALIŞKAN
- Temel hak ve özgürlükler açısından İslâm kamu hukukunda gayrimüslim vatandaşların hukukî statüsü
Regarding basic rights and freedoms The legal status of the non-muslims in the Islamic public law
ALİ ASLAN TOPÇUOĞLU
- Zimmîlere ait mâbedlerin hukukî statüsü
The legal status of the houses of worship belonging to the Dhimmis
ABDUL KADİR TURAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
HukukRecep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İLYAS YILDIRIM