Remisyon dönemindeki unipolar depresyon ve bipolar depresyon vakalarının zihin kuramı, bilişsel esneklik ve yürütücü işlevler açısından sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması
A comparative study of theory of mind, psychological flexibility, and executive functions in patients with unipolar and bipolar depression during remission and matched healthy controls
- Tez No: 985937
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET HAMİD BOZTAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Unipolar depresyon, bipolar depresyon, sosyal biliş, zihin kuramı, duygu-yüz tanıma, psikolojik esneklik, yürütücü işlevler, Unipolar depression, bipolar depression, social cognition, theory of mind, emotion-face recognition, psychological flexibility, executive functions
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, remisyon dönemindeki unipolar depresyon ve bipolar depresyon hastalarını yürütücü işlevler, zihin kuramı, duygu-yüz tanıma ve psikolojik esneklik açısından birbirleri ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırmak ve bu faktörlerin hangilerinin daha yakından ilişkili olduğunu incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya remisyon dönemindeki 40 unipolar depresyon, 42 bipolar depresyon hastası ile birlikte yaş, cinsiyet ve eğitimleri eşleştirilmiş sağlıklı 45 bireyden oluşan sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Hasta gruplarına ve sağlıklı kontrol grubuna ilk olarak sosyodemografik ve klinik veri formu, ardından Beck Depresyon ve Anksiyete Ölçekleri, Kabul Eylem Formu-2, Psikolojik Esneklik Ölçeği ve Freiburg Kendindelik Envanteri verilip doldurtulmuştur. Sonrasında tüm gruplara Benton Yüz Tanıma Testi, Dokuz Eylül Zihin Teorisi Ölçeği, Ekman Yüz İfadeleri Tanıma Testi, Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop testi uygulanmıştır. Bulgular:Çalışmaya katılan kontrol, unipolar depresyon ve bipolar bozukluk grupları arasında yaş, cinsiyet, eğitim süresi ve sosyoekonomik düzey açısından anlamlı fark saptanmazken; unipolar ve bipolar gruplarda bekar olan bireylerin oranı kontrol grubuna göre daha yüksekti. Bipolar grubunda çocuk sahibi olma, çalışma durumu ve psikiyatrik ek hastalık oranları kontrol grubuna kıyasla daha düşüktü. Psikiyatrik öyküye ilişkin olarak, bipolar grubun hastalık başlangıç yaşı daha erken olup; EKT, psikoterapi, psikiyatrik yatış, psikotik belirti, mevsimsellik, epizod şiddeti ve epizod sayısı gibi değişkenlerde kontrol ve unipolar gruba göre anlamlı farklılıklar gözlendi. Her iki hasta grubunda da kontrol grubuna kıyasla depresyon ve anksiyete düzeyleri yüksek, psikolojik esneklik, kendindelik, sosyal biliş ve yüz tanıma performansları ise düşüktü. Stroop ve Wisconsin Kart Eşleme Testi sonuçlarına göre yürütücü işlevlerde özellikle bipolar bireylerde bozulma gözlendi. Duygu tanıma testlerinde özellikle korku, iğrenme ve kızgınlık gibi olumsuz duyguların tanınmasında hasta gruplarının düşük performans sergilediği görüldü. Sonuç: Bu çalışma, remisyon dönemindeki unipolar depresyon ve bipolar depresyon tanılı bireylerin zihin kuramı, yüz ve duygu tanıma, yürütücü işlevler ve psikolojik esneklik alanlarındaki performanslarını birbirleriyle ve sağlıklı bireylerle karşılaştırmayı ve bu alanlar arasındaki ilişkileri ortaya koymayı amaçlamıştır. Bulgular, her iki hasta grubunun tüm alanlarda sağlıklı kontrollere göre belirgin bozulmalar sergilediğini ve bu bozulmaların remisyon döneminde dahi sürdüğünü göstermiştir. Zihin kuramı ve duygu tanıma becerileri bipolar grupta bazı alt boyutlarda daha fazla etkilenmiş görünmekle birlikte, iki hasta grubu arasında belirgin farklılıklar sınırlıdır. Yürütücü işlevlerde özellikle bilişsel esneklik ve dikkat süreçlerinde belirgin eksiklikler saptanmıştır. Psikolojik esneklik düzeyleri her iki hasta grubunda sağlıklı bireylere göre anlamlı ölçüde düşük bulunmuş; bu değişkenin, sosyal biliş ve yürütücü işlevlerle ilişkili olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizleri sonucunda, bazı parametreler arasında anlamlı ilişkiler gözlenmiş, özellikle yüz tanıma ile sosyal biliş ve yürütücü işlevler arasında dikkat çekici bağlantılar bulunmuştur. Bulgular, depresyonun yalnızca bir duygudurum bozukluğu değil, aynı zamanda sosyal ve bilişsel işlevsellikte bozulmalarla seyreden çok boyutlu bir tablo olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle tedavi süreçlerinde yalnızca semptomların değil, bilişsel ve sosyal bilişsel alanların da hedeflenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to compare patients with unipolar and bipolar depression during remission in terms of executive functions, theory of mind, emotion and face recognition, and psychological flexibility, and to examine which of these factors are most closely related to each other. Materials and Methods: The study included 40 patients with unipolar depression, 42 patients with bipolar depression (both in remission), and 45 healthy control participants matched for age, gender, and educational background. Participants were first administered a sociodemographic and clinical data form, followed by the Beck Depression and Anxiety Inventories, Acceptance and Action Questionnaire-II, Psychological Flexibility Questionnaire, and the Freiburg Mindfulness Inventory. Subsequently, all participants completed the Benton Facial Recognition Test, the Dokuz Eylül Theory of Mind Scale, the Ekman Facial Expressions Recognition Test, the Wisconsin Card Sorting Test (WCST), and the Stroop Test. Results: There were no significant differences between the groups in terms of age, gender, years of education, or socioeconomic status. However, the proportion of single individuals was higher in both patient groups compared to the control group. Additionally, the bipolar group had significantly lower rates of having children, employment, and comorbid psychiatric conditions. Bipolar patients had an earlier age of illness onset and differed significantly from the other groups in variables such as electroconvulsive therapy (ECT) history, psychotherapy, psychiatric hospitalization, psychotic symptoms, seasonality, episode severity, and number of episodes. Depression and anxiety scores were higher in both patient groups, while psychological flexibility, mindfulness, social cognition, and facial recognition scores were significantly lower compared to healthy controls. Executive function impairments—particularly in the bipolar group—were evident in the WCST and Stroop Test results. In emotion recognition tasks, both patient groups performed poorly in recognizing negative emotions such as fear, disgust, and anger. Conclusion: This study compared the performance of remitted unipolar and bipolar depression patients with healthy individuals in the domains of theory of mind, emotion and face recognition, executive functions, and psychological flexibility. The findings indicated that both patient groups exhibited marked impairments across all domains compared to healthy controls, and these impairments persisted even during remission. Although theory of mind and emotion recognition abilities appeared to be more affected in the bipolar group in some subdomains, distinct differences between the two patient groups were limited. Executive dysfunctions, particularly in cognitive flexibility and attentional control, were prominent. Both patient groups demonstrated significantly lower levels of psychological flexibility, which was also associated with social cognition and executive functioning. Correlation analyses revealed significant relationships among some variables—particularly between face recognition, social cognition, and executive functions. Overall, the findings suggest that depression is not merely a mood disorder, but a multidimensional condition involving impairments in both social and cognitive functioning. Therefore, treatment approaches should address not only symptomatology but also cognitive and social-cognitive domains.
Benzer Tezler
- Bipolar bozukluk manik atak tedavisine omega-3 ilavesinin remisyona ulaşma süresi, oksidatif stres ve antioksidan sistem üzerine etkisi
The effect of omega-3 fatty acid addition on remission and oxidative-antioxidative system in the treatment of bipolar disorder manic episode
BERRİN KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
PsikiyatriUludağ ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELÇUK KIRLI
- Bipolar bozukluk ve unipolar depresyon tanılı hastalarda BDNF düzeyi'nin kognisyon ve intihar davranışı ile ilişkisi
The relationship of BDNF levels with cognition and suicidal behavior in patients with bipolar disorder and unipolar depression
BESTENUR GÜVENDİ MELENKİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİLİZ İZCİ
- Bipolar affektif bozukluk ve major depresif bozukluk tanısı alan hastalarda dürtüsellik ve klinik özelliklerle ilişkisi
Impulsivity in patients with bipolar and major depressive disorder ans its association with clinical features
OKAN EKİNCİ
- “Hipomanik tutumlar ve pozitif yordamalar ölçeği”kısa formunun Türkçe'ye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması
The Turkish adaptation, reliability and validity of“brief-hypomanic attitudes and positive predictions inventory”
ZEYNEP MAÇKALI
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
PsikolojiOkan ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. AHMET TOSUN
- Remisyon dönemindeki 8-16 yaş grubu astımlı çocuklarda genel ve hastalığa özgü yaşam kalitesi ölçeklerinin karşılaştırılması ve yaşam kalitesini etkileyen değişkenlerin incelenmesi
Comparison of general and disease-specific quality of life scales and analysis of variables affecting the quality of life in 8-16 age group of asthmatic childrens in remission
YELİZ ÖZANANAR SEVİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİGEN GÜLEN