İslam düşüncesinin seküler anlayışlara bakışı
The view of Islamic thought on secular perceptions
- Tez No: 987208
- Danışmanlar: PROF. DR. VECHİ SÖNMEZ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Kelam, Din, İslam, Sekülerizm, Sekülerleşme, Kalam, Religion, Islam, Secularism, Secularization
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Batman Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Din, inanan bireyin yaşamında önemli bir belirleyicidir. İnanan kişiye düşen görev, inandığı dinin inanç ve esaslarına uygun bir şekilde hayatını sürdürmektir. Bu bağlamda din, inançlı birey açısından yaşamın nasıl sürdürülmesi gerektiğine dair bir çerçeve ve sınır çizmektedir. Dinin özünü oluşturan iki temel alan bulunmaktadır: itikad ve amel. Bu iki alanın birleşimi sonucunda ahlak ortaya çıkmaktadır. İtikadî hükümler, günlük yaşamın temelini oluşturur. Bu inanç doğrultusunda bireyin günlük hayatta gerçekleştirdiği eylemler, yani ameller meydana gelir. Varlığın gerçekliğini esas alan Kelâm düşüncesi, Tanrı'yı ve dünyayı doğru biçimde tanımlamayı ilk aşama olarak kabul eder. Bu nedenle dünyanın doğru anlaşılması büyük bir önem taşır. Kelâm ilminin, dinin inanç alanı ile ilgilenen bir ilim dalı olması bu durumdan kaynaklanmaktadır. Kelâm ilmi, dinin inanç boyutunu temellendiren bir disiplin olarak Tanrı ve dünya arasındaki ilişkiyi doğru bir biçimde tanımlamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede İslam âlimleri, sekülerizmin varlık ve anlam anlayışını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. Onlara göre sekülerizm, iman ile hayat arasındaki bağı kopararak insanı bir değer boşluğuna sürüklemektedir. Din, insanlığın varoluşu ile birlikte ortaya çıkan ve insanlık var olduğu sürece devam eden bir olgudur. Bu nedenle insanın dünyayı nasıl anladığı büyük bir önem taşımaktadır. İnsanı hayatta tutan unsur, aşkın bir varlığa olan inancıdır. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Çeşitli nedenlerden dolayı hem toplumlar hem de bireyler sekülerleşmeye zorlanmışlardır. Ancak insanın fıtratı ve ilahî değerler bu duruma izin vermemektedir. Dinin toplumsal hayattaki görünür etkisi azalsa bile, insanın iç dünyasında varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çünkü insan, anlam arayışını ve varoluşunu yalnızca maddi dünya ile sınırlayamaz. Bu nedenle din, yalnızca ibadetlerden ibaret değildir. Aynı zamanda insanın düşüncelerini, davranışlarını ve ahlakını şekillendiren bir rehber niteliği taşımaktadır. Kelâm ilminin ortaya çıkışı da bu ihtiyacın bir sonucu olarak değerlendirilebilir. İslam düşünürleri, inanç esaslarını akıl yoluyla temellendirerek hem dinin doğru anlaşılmasını hem de farklı fikir akımlarına karşı savunulmasını amaçlamışlardır. Bu doğrultuda Kelâm ilmi, akıl ve vahyi bir araya getirerek inancın sağlam bir temele oturmasına katkı sağlamıştır. Sonuç olarak din, insan hayatını anlamlandıran ve varlığını yönlendiren en temel olgulardan biridir. Seküler düşünceler, dinin etkisini geçici olarak azaltabilir. Ancak insanın yaratılışında bulunan inanç ihtiyacı, dini her zaman canlı tutmaktadır. Bu nedenle din, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insan yaşamının merkezinde yer almaya devam edecektir. Seküler düşünce, dinin toplumsal, kültürel ve siyasal alanlardaki etkisini azaltmayı ve inancı özel alana hapsetmeyi amaçlamaktadır. Bu yaklaşım, Batı tecrübesinin tarihsel bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır ve insan ile Tanrı arasındaki bağı zayıflatmaktadır. İslam düşüncesine göre bu kopuş, insan fıtratına aykırıdır. Çünkü insanın varlık bilinci, aşkın bir yaratıcıya yönelme ihtiyacıyla şekillenmektedir.
Özet (Çeviri)
Religion is a fundamental determinant in the life of a believing individual. The duty of a believer is to live in accordance with the beliefs and principles of the religion they adhere to. In this context, religion provides a framework and boundaries regarding how life should be conducted from the perspective of a faithful individual. There are two primary domains that constitute the essence of religion: creed (ʿaqīdah) and practice (ʿamal). The combination of these two domains gives rise to morality. Doctrinal rulings form the basis of daily life. Based on this belief, the actions performed by the individual in daily life, namely practices, emerge. Kalam thought, which is grounded in the reality of existence, considers the correct understanding of God and the world as the first stage. Therefore, understanding the world accurately holds significant importance. The fact that Kalam is a discipline concerned with the belief dimension of religion stems from this. As a discipline that grounds the belief dimension of religion, Kalam aims to define the relationship between God and the world correctly. Within this framework, Islamic scholars have critically evaluated the understanding of existence and meaning proposed by secularism. According to them, secularism severs the connection between faith and life, driving the individual into a vacuum of values. Religion is a phenomenon that emerged with human existence and continues as long as humanity exists. Therefore, how humans perceive the world carries great significance. The element that sustains human life is the belief in a transcendent being, which is inevitable. For various reasons, both societies and individuals have been compelled toward secularization. However, human nature and divine values will not allow complete adherence to this process. Even if the visible influence of religion in social life decreases, it continues to exist in the inner world of humans. Humans cannot limit their search for meaning and existence solely to the material world. Therefore, religion is not merely confined to acts of worship; it also serves as a guide that shapes human thoughts, behaviors, and morality. The emergence of Kalam can be understood as a result of this need. Muslim thinkers have sought to rationally ground the principles of faith, aiming both to ensure the correct understanding of religion and to defend it against differing intellectual currents. Accordingly, Kalam combines reason and revelation to contribute to the establishment of faith on a solid foundation. In conclusion, religion is one of the most fundamental phenomena that gives meaning to human life and guides existence. Secular ideas may temporarily reduce the influence of religion. However, the need for faith inherent in human creation will always keep religion alive. Therefore, religion continues to occupy a central place in human life at both individual and societal levels. Secular thought aims to reduce the influence of religion in social, cultural, and political spheres and to confine faith to the private domain. This approach emerged as a historical product of the Western experience and weakens the bond between humans and God. According to Islamic thought, this severance is contrary to human nature. Human consciousness is shaped by the innate need to turn toward a transcendent Creator.
Benzer Tezler
- Tanzimat Dönemi İslam Hukuku çalışmaları
Başlık çevirisi yok
MURTAZA DEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
DinCumhuriyet ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKKI AYDIN
- Cumhuriyet Dönemi İslamcılarının milliyetçiliğe bakışı
The view of the Republican-Islamists on nationalism
BESİME KAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
SosyolojiMarmara ÜniversitesiOrtadoğu Sosyolojisi ve Antropolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ COŞKUN
- İbn Teymiyye ve Thomas Hobbes'un otorite anlayışlarının karşılaştırmalı analizi
Comparative analysis of Ibn Taymiyyah and Thomas Hobbes' understandings of authority
ÖZLEM KÖSE
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Siyasal BilimlerKocaeli ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADEM ÇAYLAK
- Islamic gift economy and its modern applications in Southeast Asia
İslam armağan ekonomisi ve Güneydoğu Asya'daki modern uygulamaları
AZAMAT KABDOLOV
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
EkonomiMarmara Üniversitesiİslam Ekonomisi ve Finansı Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN MERAL
- Seküler iktisat ve İslam iktisadının ahlaki boyutları üzerine: Ali Şeriati'nin kapitalizm eleştirisi
On the ethical dimensions of secular economics and Islamic economics: Ali Shariati's criticism of capitalism
HAYRİ VOLKAN KORKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Ekonomiİstanbul ÜniversitesiSosyal Yapı - Sosyal Değişme Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR DOLGUN