Geri Dön

Hodgkin lenfoma tanısıyla takipli hastaların demografik özellikleri, aldıkları tedaviler ve yanıtları; tek merkez deneyimi

Demographic characteristics, treatments and responses of patients followed up wi̇th a di̇agnosis of hodgkin lymphoma; single center experience

  1. Tez No: 989158
  2. Yazar: BERRİN ŞENKAYA
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH KARAKUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hodkgin lenfoma, B hücrelerden köken alan lenfoproliferatif bir hastalıktır. Bu çalışmamızda merkezimizde takipli hodgkin lenfoma hastalarının demografik özelliklerini, aldıkları tedavileri ve sağkalım özelliklerini incelemeyi amaçladık. Metot: Çalışmada 01 Ocak 2015 ile 30 Aralık 2020 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Hematoloji Bilim Dal'ında Hodgkin lenfoma tanısı almış veya takibe girmiş 111 hastanın hasta kayıt sisteminde mevcut bilgileri geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 111 hastanın 46'sı (%41,4) kadın, 65'i (%58,6) erkek idi. 8 hastanın soy geçmişinde hematolojik malignite öyküsü mevcuttu. Çalışmamızda hodgkin lenfoma hastalarının histolojik alt tip sıklığı nodüler sklerozan 34 (%30,)6 mikst sellüler 31 (%27,9) lenfositten fakir 24 (%21,6) lenfositten zengin 17 (%15,3) nodüler lenfosit predominant 5 (%4,5) olarak saptandı. Çalışmamızda tanı anında hastaların % 36,4 'ü erken evre (EvreI-II), %66,6'sı ileri evre (Evre III-IV) olarak saptandı. Ekstranodal tutulum açısından verilerine ulaşılabilen 110 hastanın verileri incelendiğinde 39 hastanın (%35,1) tanı anında ekstranodal tutulum olduğu gözlendi. Doğurganlık çağındaki 32 hastanın tedavi sonrası infertilite özellikleri sorgulandı ve hastaların 10'unda (%31) infertilite geliştiği saptandı. Çalışmamızda hastaların % 88,5'una ilk basamak tedavide ABVD kürü verilmişti. Hastaların takip süresi medyanı 55 ay (1-101) olarak tespit edildi. Birinci basamak tedavi sonrası hastaların takipleri sırasında 55 hastada relaps/refrakter olmadığı ve remisyonda kaldığı gözlendi. Takip süresi içerisinde 49 hastada ise relaps/refrakter geliştiği gözlenmiş. Ekstranodal tutulum olan hasta grubunda daha sık relaps refrakter geliştiği tespit edildi. Hastaların takip süresi medyanı 55 ay (1-101) süresi içerisinde 111 hastanın 22'i eksitus olmuştur. Hastaların ortalama genel sağkalım süresi 83,4 ay (%95 GA= 76,8-90 ay) olarak tespit edildi. İkinci basamak tedavi alan Relaps/refrakter 44 hastanın 14'üne sonrasında Otolog KHN yapılırken, 30 hastaya ise Otolog KHN yapılmamış. Otolog KHN yapılmayan hastaların genel sağkalım ortalaması 79,8 (%95 GA=70,9-88,7) ay iken Otolog KHN yapılan hastaların genel sağkalım ortalaması 94,6 (%95 GA=82,9-106,3) ay olarak saptandı. İki grup arasındaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmadı(p=0,409). Sonuç: Hodgkin lenfoma hastalarının önemli bir kısmı geç yaşta olup yeni tedaviler ile hastalarda uzun sağkalım süreleri elde edildiğinden hastalığın ve verilen tedavi rejimlerinin uzun dönem toksisiteleri önem kazanmaktadır. Çalışmamızda doğurganlık çağındaki hastaların %31'inde infertilite gözlenmiştir. Çalışmamızda hastaların demografik özellikleri ve verilen tedavi rejimleri literatür ile benzerlik göstermektedir.

Özet (Çeviri)

DEMOGRAPHİC CHARACTERİSTİCS, TREATMENTS AND RESPONSES OF PATİENTS FOLLOWED UP WİTH A DİAGNOSİS OF HODGKİN LYMPHOMA; SİNGLE CENTER EXPERİENCE Purpose: Hodkgin lymphoma is a lymphoproliferative disease originating from B cells. In this study, we aimed to examine the demographic characteristics, treatments and survival characteristics of Hodgkin lymphoma patients followed up in our center. Methods: In the study, the information available in the patient registry system of 111 patients who were diagnosed with Hodgkin lymphoma or followed up in Dicle University Hematology Department between January 01, 2015 and December 30, 2020 were retrospectively analyzed. Results: Of the 111 patients included in the study, 46 (41.4%) were female and 65 (58.6%) were male. Eight patients had a family history of hematological malignancy. In our study, the histological subtype frequency of Hodgkin lymphoma patients was nodular sclerosing 34 (30%)6 mixed cellular 31 (27.9%) lymphocyte-poor 24 (21.6%) lymphocyte-rich 17 (15.3%) nodular lymphocyte predominant 5 (% 4.5) was found. In our study, 36.4% of the patients were found to be in the early stage (Stage I-II) and 66.6% as the advanced stage (Stage III-IV) at the time of diagnosis. When the data of 110 patients whose data could be accessed in terms of extranodal involvement were examined, it was observed that 39 patients (35.1%) had extranodal involvement at the time of diagnosis. Post-treatment infertility characteristics of 32 patients of childbearing age were questioned and it was found that infertility developed in 10 (31%) of the patients. In our study, 88.5% of the patients were given ABVD cure in the first-line treatment. The median follow-up period of the patients was 55 months (1-101). During the follow-up of the patients after the first-line treatment, it was observed that 55 patients were not relapsed/refractory and remained in remission. During the follow-up period, relapse/refractory development was observed in 49 patients. It was found that relapse refractory developed more frequently in the patient group with extranodal involvement. During the median follow-up period of 55 months (1-101), 22 of 111 patients died. The mean overall survival of the patients was 83.4 months (95% CI= 76.8-90 months). Autologous SCT was performed in 14 of 44 relapsed/refractory patients who received second-line therapy, while Autologous SCT was not performed in 30 patients. While the mean overall survival of patients who did not undergo autologous SCT was 79.8 (95% CI=70.9-88.7) months, the mean overall survival of patients who underwent autologous SCT was 94.6 (95% CI=82.9-106.3) months. detected. The difference between the two groups was not statistically significant (p=0.409). Conclusion: The long-term toxicities of the disease and the treatment regimens gain importance, since a significant portion of Hodgkin lymphoma patients are of late age and long survival times are achieved with new treatments. In our study, infertility was observed in 31% of the patients of childbearing age. In our study, the demographic characteristics of the patients and the treatment regimens given are similar to the literature.

Benzer Tezler

  1. Otoimmün hemolitik anemi tanısıyla izlenen hastaların incelenmesi

    A retrospective study of patients with autoimmun hemolytic anemia

    HALİL ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANAN ALBAYRAK

  2. Diffüz büyük B hücreli lenfomalı hastalarda conut skoru bağımsız bir prognostik faktör müdür?

    Is conut score an independent prognostic factor in diffuse large B cell lymphoma patients?

    DENİS ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HematolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜRAY SAYDAM

  3. Bleomisin tedavisi almış olan pediatrik onkoloji hastalarında solunum fonksiyonlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of respiratory functions in pediatric oncology patients receiving bleomycin treatment

    EMİNE MÜGE ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERHAN KÜPELİ

  4. Nonhodgkin lenfomalı hastalarda romatolojik parametrelerin sıklığı ve klinik otoimmun hastalıkların varlığı ve ilişkisi

    The prevalence and significance of autoantibodies in patients with non-Hodgkin's lymphoma: are they correlated with clinicopathological features

    HEVES SÜRMELİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BİLİCİ