Endometrium kanseri hastalarında L/S ve L/T evreleme cerrahisinde perioperatif sonuçların değerlendirilmesi
Evaluation of perioperative outcomes in laparoscopic and laparotomic staging surgery in patients with endometrial cancer
- Tez No: 989598
- Danışmanlar: PROF. DR. EVRİM ERDEMOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Endometrium kanseri, kadın genital sistem maligniteleri arasında en sık görülen kanser türü olup, prognozu belirleyen temel faktörler arasında tümör biyolojisi, hastalık evresi ve cerrahi tedavinin kapsamı yer almaktadır. Cerrahi evreleme sürecinde lenf nodu değerlendirmesi, özellikle paraaortik lenf nodu metastazlarının saptanması, adjuvan tedavi kararları ve sağkalım öngörüsü açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte paraaortik lenf nodu diseksiyonunun gerekliliği ve optimal kapsamı günümüzde hâlen tartışmalıdır. Bu çalışmada, endometrium kanseri nedeniyle primer cerrahi uygulanan hastalarda paraaortik lenf nodu diseksiyonunun kapsamının genel sağkalım üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli kohort çalışmaya, 01/01/2007–16/01/2025 tarihleri arasında endometrium kanseri tanısıyla primer cerrahi uygulanmış 183 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik, klinik, cerrahi ve histopatolojik verileri hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden elde edilmiştir. Lenf nodu diseksiyonu yapılan hastalarda çıkarılan paraaortik lenf nodu sayısı tertil gruplarına ayrılmıştır. Genel sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemi ile yapılmış; prognostik faktörlerin bağımsız etkileri Cox regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Çok değişkenli modellerde myometrial invazyon, tümör grade'i, FIGO 2009 evresi ve paraaortik lenf nodu tertilleri yer almıştır. Bulgular: Lenf nodu diseksiyonu yapılan hastalarda ham genel sağkalım, diseksiyon yapılmayan hastalara kıyasla daha düşük bulunmuştur; ancak bu durum, diseksiyonun daha çok yüksek riskli ve ileri evre hastalarda uygulanması ile ilişkilendirilmiştir. Çok değişkenli analizlerde myometrial invazyon, yüksek tümör grade'i (Grade 3) ve ileri FIGO evresi (III–IV) genel sağkalım açısından bağımsız kötü prognostik faktörler olarak saptanmıştır. Paraaortik lenf nodu sayısının tertil analizinde, en yüksek tertilde (≥18 nod) yer alan hastalarda ölüm riskinin anlamlı derecede azaldığı ve paraaortik diseksiyon kapsamının genel sağkalım üzerinde bağımsız koruyucu bir etki gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, endometrium kanserinde sağkalımın temel belirleyicisinin tümör biyolojisi olduğunu doğrulamakla birlikte, uygun seçilmiş hastalarda yeterli kapsamda uygulanan paraaortik lenf nodu diseksiyonunun genel sağkalım üzerinde bağımsız ve anlamlı bir katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Özellikle ≥18 paraaortik lenf nodu çıkarılmasının klinik olarak anlamlı bir eşik oluşturabileceği düşünülmektedir. Bulguların, prospektif ve çok merkezli çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Background: Endometrial cancer is the most common gynecologic malignancy, and prognosis is primarily determined by tumor biology, disease stage, and the extent of surgical treatment. Lymph node assessment plays a crucial role in surgical staging, particularly in identifying paraaortic lymph node metastases, which directly influence adjuvant treatment decisions and survival outcomes. However, the necessity and optimal extent of paraaortic lymph node dissection remain controversial. This study aimed to evaluate the impact of the extent of paraaortic lymph node dissection on overall survival in patients with endometrial cancer. Methods: This retrospective single-center cohort study included 183 patients who underwent primary surgery for endometrial cancer between January 2007 and January 2025. Demographic, clinical, surgical, and histopathological data were obtained from institutional medical records. In patients who underwent lymph node dissection, the number of paraaortic lymph nodes removed was categorized into tertiles. Overall survival was analyzed using the Kaplan–Meier method, and independent prognostic factors were assessed using Cox proportional hazards regression models. Multivariable analyses included myometrial invasion, tumor grade, FIGO 2009 stage, and paraaortic lymph node tertiles. Results: Crude overall survival appeared to be lower in patients who underwent lymph node dissection compared with those who did not; however, this finding reflected selection bias, as lymphadenectomy was more frequently performed in patients with advanced-stage and high-risk disease. In multivariable analyses, deep myometrial invasion, high tumor grade (Grade 3), and advanced FIGO stage (III–IV) were identified as independent adverse prognostic factors for overall survival. Notably, patients in the highest tertile of paraaortic lymph node count (≥18 nodes) demonstrated a significantly reduced risk of death, indicating an independent protective effect of extensive paraaortic lymph node dissection on overall survival. Conclusion: While tumor biology remains the primary determinant of survival in endometrial cancer, adequately extensive paraaortic lymph node dissection may confer an independent survival benefit in appropriately selected patients. The removal of ≥18 paraaortic lymph nodes may represent a clinically meaningful threshold. These findings warrant confirmation in prospective, multicenter studies to better define optimal surgical staging strategies in endometrial cancer.
Benzer Tezler
- Uterin manipülatör kullanımının endometrium kanseri olgularında peritoneal sitoloji pozitifliği ve sağ kalım üzerine etkisi
The impact of uterine manipulator use on peritoneal cytology positivity and survival in cases of endometrial cancer
CEREN GERÇEK
- Tamoksifenin yarattığı endometriyal değişikliklerin lokal levonorgestrel uygulanımı ile dengelenmesi
Başlık çevirisi yok
İREM CANSEVER KOŞCAĞIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
İstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Adenomyosis Uteri'nin klinik ve histopatolojik parametrelere göre uterus leiomyomları ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
LEVENT KIVRIKOĞLU
- Erken membran rüptürlü gebelerde, kantitatif C reaktif protein değerinin, korioamnionitis tanısındaki önemi
Başlık çevirisi yok
SİREM AYDINLAR