Visseral psödoanevrizmaların endovasküler tedavisi
Endovascular treatment of visceral artery pseudoaneurysms
- Tez No: 995499
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HASANALİ DURMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Visseral arteriyel psödoanevrizma, Endovasküler tedavi, Koil embolizasyonu, Kaplı stent, Glue embolizasyonu, Visceral artery pseudoaneurysm, Endovascular treatment, Coil embolization, Covered stent, Glue embolization
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, visseral arter psödoanevrizmalarının endovasküler ve perkütan yöntemlerle tedavisinde elde edilen teknik başarı, klinik başarı, komplikasyonlar ve mortalite sonuçlarını değerlendirmek ve tedavi modaliteleri ile klinik parametreler arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, visseral arter psödoanevrizması nedeniyle girişimsel tedavi uygulanan toplam 51 olgu dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, etiyolojik nedenleri, psödoanevrizmanın arteriyel kökeni, başvuru semptomları, laboratuvar bulguları, uygulanan tedavi yöntemleri, işlem süreleri ve komplikasyonları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Teknik başarı, psödoanevrizmanın işlem sonrası görüntülemede tamamen dışlanması; klinik başarı ise kanamanın durması, yeniden kanama olmaması ve hemodinamik stabilitenin sağlanması olarak tanımlanmıştır. Bulgular: Çalışmada tüm olgularda teknik başarı sağlanmıştır (%100). Klinik başarı oranı %94,1 olup, üç olguda yeniden müdahale gerekmiştir. En sık uygulanan tedavi yöntemi koil embolizasyon yöntemi (%78,4) olmuştur. Balon ile genişleyebilir kaplı stentler, özellikle ana arter akımının korunmasının gerekli olduğu olgularda tercih edilmiş ve başarıyla uygulanmıştır (%13,7). Glue (N-butil siyanoakrilat) ise özellikle koille embolizasyonun teknik olarak mümkün olmadığı veya yüksek akımlı psödoanevrizmalarda sınırlı sayıda hastada uygulanmış (%5,9) ve etkin sonuçlar elde edilmiştir; ancak bu yöntemde minör komplikasyon görülme oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Minör komplikasyon oranı %37,3 olup en sık görülen komplikasyon ağrı (%23,5) olarak saptanmıştır. Majör komplikasyon oranı %3,9 oranında görülmüş ve her iki olgu da sepsis gelişen hastalardan oluşmuştur. Otuz günlük mortalite oranı %7,8 olup mortalite gelişen olguların yaş ortalamasının anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0,039). Klinik başarı; yaş, cinsiyet, etiyoloji, ek komplikasyonlar, psödoanevrizma boyutu, ponksiyon arteri ve tedavi yöntemi ile ilişkili bulunmamıştır (p>0,05). İntrahepatik hepatik arter kökenli psödoanevrizmalarda minör komplikasyon görülme oranı anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p=0,025). Sonuç: Visseral arter psödoanevrizmalarının tedavisinde endovasküler yöntemler yüksek teknik başarı, kabul edilebilir komplikasyon profili ve düşük mortalite oranı ile güvenilir ve etkili bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Koil embolizasyon yöntemi, uygun olgularda ilk tercih yöntemi olarak öne çıkarken, balon ile genişleyebilir kaplı stentler özellikle damar bütünlüğünün korunması gereken olgularda başarılı bir alternatiftir. Glue uygulaması seçilmiş hastalarda etkin olmakla birlikte, daha yüksek komplikasyon potansiyeli nedeniyle deneyim gerektiren bir yöntemdir. İntrahepatik hepatik arter kökenli psödoanevrizmalarda komplikasyon riskinin daha yüksek olması, bu hastalarda daha dikkatli işlem planlaması yapılmasını gerektirmektedir. Daha geniş örneklemli, prospektif ve çok merkezli çalışmalar, tedavi algoritmalarının daha net belirlenmesine katkı sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate the effectiveness of various endovascular and percutaneous treatment modalities in the management of visceral artery pseudoaneurysms. Technical and clinical success rates, complication profiles and 30 day mortality were analyzed. Materials and Methods: A total of 51 patients treated for visceral artery pseudoaneurysm were retrospectively reviewed. Demographic data, etiologies, arterial origins of pseudoaneurysms, clinical presentation, laboratory fibdings, treatment modalities, procedure durations and complications were documented. Technical success was defined as complete exclusion of the psudoaneurysm on post procedural imaging, while clinical success referred to cessation of bleeding without rebleeding and restoration of hemodynamic stability. Results: Technical success was achieved in all patients (100%). The clinical success rate was 94,1%, with three patients requiring reintervention. Coil embolization was the primary treatment modality (78,4%). Baloon expandable covered stents were successfully used in cases where preservation of arterial patency was essential (13,7%). Transarterial glue embolisation (N-butyl cyanoacrylate) was applied in selected cases where coil embolization was techically challenging or insufficient (5,9%); although effective, it demonstrated a higher rate of minor complications. The overall minor complication rate was 37,3%, with pain being the most common event (23,5%). Major complications occured in 3,9% of patients and consisted solely of sepsis. The 30 day mortality rate was 7,8%, and advanced age was the only factor significantly associated with mortality (p=0,039). Minor complications were significantly more common in pseudoaneurysms of intrahepatic hepatic arterial origin (p=0,025). Conclusion: Endovascular treatment is a safe and effective option for visceral artery pseudoaneurysms, demonstrating high technical success and acceptable complication rates. Coil embolization remains the preferred first line treatment, whereas balloon expandable covered stents offer an advantageous alternative when arterial flow preservation is required. Glue embolization is effective in selected high flow or technically challenging cases but carries a higher risk of complications, underscoring the need for careful patient selection and operatör experience. Larger prospective studies are needed to refine treatment algorithms and optimize long term outcomes.
Benzer Tezler
- Visseral leishmaniasis tanısında karşılaşılan sorunlar
Problems encountered during the diagnosis of visceral leishmaniasis
HÜSEYİN ÇAKAN
- Visseral arter anevrizmaları ve arteriovenöz fistüllerde endovasküler tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of the efficacy of endovascular treatment in visceral artery aneurysms (vaas) and arteriovenous fistulas (AVFs)
DENİZ ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Radyoloji ve Nükleer TıpÇukurova ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEDİH ÇELİKTAŞ
- Visseral yağın kardiyovasküler risk faktörleri ile ilişkisi
The relationship between visceral fat and cardiovascular risk factors
MESUT AYDİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
KardiyolojiDüzce ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YASİN TÜRKER
- Visseral leishmaniasis epidemiyolojisinin köpeklerdereal time-PCR yöntemi ile araştırılması
Research of visceral leishmaniasis epidemiology in dogs by real time-PCR assay
ŞAFAK BAYIRLIOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
Mikrobiyolojiİstanbul ÜniversitesiMikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. Y. ALİ ÖNER
- Köpek visseral leishmaniasisin sağaltımında Allopurinol ve Domperidon'un kombine kullanımının etkinliği
Domperidone and Allopurinol combination effectiveness in the treatment of canine visceral leishmaniasis
ABİDİN ATASOY
Doktora
Türkçe
2011
Veteriner HekimliğiAdnan Menderes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. SERDAR PAŞA