Geri Dön

Ege denizi'nin bazı sualtı deniz mağaralarında makrobentik omurgasızların biyolojik çeşitliliğinin envanteri

Biodiversity inventory of macrobenthic invertebrates from some marine caves in the aegean sea

  1. Tez No: 997923
  2. Yazar: TANCREDE BARRAUD
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BAYRAM ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Deniz Bilimleri, Marine Science
  6. Anahtar Kelimeler: Akdeniz, Akdeniz foku, Bentik biyoloji, Biyolojik çeşitlilik, Biyoçeşitlilik, Deniz biyolojisi, Deniz koruma alanları, Denizaltı, Doğu Akdeniz bölgesi, Sayısal fotogrametri, Mediterranean, Mediterranean seal, Benthic biology, Biological diversity, Biodiversity, Marine biology, Marine protected areas, Submarine, Eastern Mediterranean region, Digital photogrametry
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Deniz Biyolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi (KIÖÇKB) deniz mağaralarının içinde barındırdığı makro-omurgasızların çeşitliliği, bölgeyi temsil eder nitelikte üç istasyonda araştırıldı. Nitel ve nicel örneklemeler sonucunda deniz mağaraların içinde 59 stigofaunal (kaya veya toprak altındaki su ortamında yaşayan hayvanlar) takson ortaya çıkardı ve Türkiye'deki deniz mağaralarında 21 yeni tür kaydedildi. Türk karasularında yeni bir tür tespit edilmedi. Tanımlanan taksonlar arasında en baskın filumlar Porifera (%37,29), Chordata (%20,34) ve Annelida (%13,56) idi. Biyoçeşitlilik, beslenme tipleri ve trofik seviyeler, fonksiyonel gruplar ve koruma statüleri gibi bilgiler, çeşitli çevrimiçi veri tabanları ve mevzuat dokümanları incelenerek değerlendirildi. Deniz mağaralarının içindeki toplulukların çoğunlukla süspansiyon besleyicilerden (%64,29) oluştuğunu ve genellikle omnivor (her besini yiyen veya hepçil) bir beslenme düzenini (%73,21) benimsediklerini gösterdi. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'ne göre stigofaunanın %69,64'ünün koruma statüsüne ilişkin bilgi bulunmamaktadır. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesindeki 7'si koruma altında, 4'ü moleküler araştırmalar alanında bilinen biyoaktif, 13'ü gölge seven, 6'sı derin su seven, 19 tür (süs ticareti, bitkisel/hayvansal kaplama önleyici, balıkçılık amaçlı istatistikleri ve yapay balık üretme ticareti) ve 11'den fazlası ekolojik gösterge olarak kullanılan türler raporlandı. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesinin deniz mağaralarının içindeki bentik makro-omurgasızların Hareketten Yapı Fotogrametrisi (HYF) aracılığıyla yapılan nicel değerlendirmeleri, yüksek kaliteli modeller ile başarıyla oluşturuldu. Yöntem, denizel mağara çalışmalarına uygunluğu, avantajları ve dezavantajları bakımından değerlendirildi. Sonuçlar, HYF yaklaşımının nitel yaklaşıma kıyaslanırsa daha az tür tespit edilmesine olanak sağladığı ve yumuşak zeminli deniz mağaraları için uygun olmadığını göstermiştir. Mağara kısmı başına düşen birim alan açısından, süngerler en bol bulunan (%99,81'e kadar) türler arasında idi. Ardından mercanlar (%71,04'e kadar) ve yumuşakçalar (%18,67'ye kadar) bulundu. Literatürde bugüne kadar raporlanmış sınırlı sayıdaki veriyi ele aldığımızda, Türkiye'deki deniz mağaraları içindeki süngerlerin/mercanların biyotik örtüsünün bir güney-kuzey eğilimine göre azaldığını, yumuşakçaların/halkalı solucanların/derisidikenlilerin biyotik örtüsünün ise arttığını gösterdi. Bu çalışma, yarı karanlık bölgede sünger ve mercanların bolluğunu, karanlık bölgede ise serpülidlerin baskın olduğunu doğruladı. İstasyonların, jeomorfolojinin ve sualtı durumunun biyoçeşitlilik indeksleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkileri olduğu raporlandı. Biyoçeşitlilik indekslerinin istatistiksel analizlerinin gösterdiği gibi, kör uçlu ve tamamen sualtında kalmış deniz mağaraları biyolojik çeşitliliğinin açısından daha yüksekti ve birkaç takson tarafından domine ediliyordu. Derinlik ve mağara giriş yüksekliği, bentik makro-omurgasızların kompozisyonundaki en belirleyici faktörlerdi. Karaburun'daki 3 deniz mağarasında gerçekleştirilen bu çalışma, Türkiye'deki deniz mağaralarında raporlanmış bulunan toplam 216 hayvan taksonuna 21 yeni stigofaunal taksonu eklemiştir. Bu çalışmada Türkiye deniz mağaraları literatürün detaylı analizi, kıyılarımızdaki deniz mağaralarının %30,09 ile kordatlar, %27,31 ile süngerler ve %9,26 ile knidliler tarafından domine edilmektedir. Bu türler arasında, 23 yabancı ve 25 koruma altındaki tür bulunmaktadır. Marmara Denizi ve Karadeniz hariç, Türkiye denizlerinde, deniz mağaralarının içindeki biyoçeşitlilik örüntülerinde belirgin farklılıklar gözlemlenmiştir. Ege Denizi'nin orta bölgesinde yüksek sayıda stigofauna ve koruma altındaki tür bulunurken, Doğu Akdeniz yabancı türlerin yaygınlığıyla öne çıkmıştır. Sonuç olarak, Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi stigofauna için bir biyoçeşitlilik sıcak noktası olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, daha bütünleştirici ve polytaksonomik çalışmalara, önemli araştırma çabalarının devam etmesi gerekmektedir. Türkiye karasuları içindeki deniz mağaralarında, biyosarkıtlar (BSK) olarak bilinen speleotemler ilk kez bildirilmiştir. Bu speleotemler daha önce Çelikok (2019) ve Bayarı (2019) tarafından Doğu Akdeniz'de fotoğraflar aracılığıyla tasvir edilmiş olsa da biyosarkıt teriminden bahsedilmemiştir. Dolayısıyla, teknik olarak bu çalışma, Ege kıyı şeridi boyunca biyosarkıtların varlığını bilimsel literatürde ilk kez bildiren çalışmadır. Nesne Tabanlı Görüntü Analizi (OBIA), serpülidlerin ve bakteriyel kökenli siyah bir tabakanın biyosarkıtlarının (biyojenik speleokavite) yüzeyinin çoğunu kapladığını (sırasıyla distal ve proksimal kısımlarda) ortaya çıkarmıştır. Bilgisayarlı tomografi (BT), biyosarkıtların yoğunluklarındaki farklılıklar, en az yoğun alanın; serpülid açısından zengin bir çekirdeğin gözlemlendiği distal kısımda olduğunu göstermiştir. Biyosarkıtlar doğal miras olarak kabul edilir ve paleontolojik gösterge olarak değerleri, deniz mağaralarının koruma değerini artıracaktır.

Özet (Çeviri)

The diversity of macroinvertebrates harboured inside marine caves (MCs) of Karaburun-Ildır Bay's Special Environmental Protected Area (KISEPA) was investigated. Qualitative and quantitative sampling revealed 59 stigofaunal taxa (animals living in aquatic environments under rocks or soil) within sea caves, and 21 new species were recorded in sea caves in Türkiye. No new species were identified for Turkish territorial waters. Overall, the most dominant phyla were Porifera (37,29%), Chordata (20,34%) and Annelida (13,56%). Information such as feeding types and trophic levels, functional groups, and conservation statuses among others was evaluated by examining various online databases and legislative documents. Online databases underlined that communities inside marine caves were made mostly of filter feeders (64,29%) which usually adopted an omnivorous diet (73,21%). Unfortunately, according to the International Union for Conservation of Nature (IUCN), 69,64%of the stygofauna's conservation status remains unknown. Many species of interest were reported in the marine caves of Karaburun-Ildır Bay's Special Environmental Protected Area with 7 species under protection, 4 bioactive species known in the sector of marine molecular prospection, 13 sciaphilic species, 6 bathyphilic species, 19 species with commercial interest (ornamental trade, research against fouling agents, fisheries statistics purposes and artificial fish nurseries) and more than 11 species used as ecological indicators. Quantitative assessments of benthic macro-invertebrates inside Karaburun-Ildır Bay's Special Environmental Protected Area's marine caves via Structure from Motion photogrammetry (SfM-p) were successfully modelized through high-quality models. The method was evaluated in terms of its suitability, advantages, and disadvantages for marine cave studies. The results showed that the HYF approach allowed for the detection of fewer species compared to the qualitative approach and was unsuitable for soft-bottomed sea caves. In term of area per cave's section, sponges were the most abundant (up to 99,81%), followed by corals (up to 71,04%) and molluscs (up to 18,67%). When we consider the limited amount of data reported in the literature to date, it was highlighted that biotic coverages of sponges/corals decreased whereas biotic coverage of molluscs/annelids/echinoderms increased according to a south-northern trend inside marine caves along the Turkish coastline. The current study confirmed the high abundance of macrobenthic invertebrates inside the semi-dark region dominated by sponges and corals; whereas the dark region's main characteristics were the dominance of serpulid cover and minor presences of other faunal taxa. Significant statistical effects of stations, geomorphology and submersion state on biodiversity indexes were reported. As statistical analyses of biodiversity indices showed, blind-ended and fully submerged marine caves were higher in terms of biological richness and were dominated by a few taxa. Depth and cave's entrance height were the most decisive factors in the composition of benthic macro-invertebrates. The present study conducted in 3 caves of Karaburun added 21 new stygofaunal taxa for a total of 216 animal taxa inside Türkiye marine caves. This study provides a detailed analysis of the literature on sea caves in Türkiye, and examines the sea caves along our coasts. In term of richness, the stygofauna in Türkiye was dominated by chordates (30,09%), sponges (27,31%) and cnidarians (9,26%) including 23 foreign and 25 protected species. Contrasting biodiversity patterns inside marine caves were observed between Turkish seas, excluding Marmara and Black Seas. High counts of stygofaunal and protected species were found in the central region of the Aegean Sea while the Eastern Mediterranean Sea distinguished itself by a prevalence of foreign species. Therefore, it confirms the role of Karaburun-Ildır Bay's Special Environmental Protected Area as a biogeographic threshold for Aegean ecosystems conservation. Nevertheless, significant research efforts remain to be done with the need of more integrative and polytaxonomic studies. For the first time, speleothems known as biostalactites (BSTs) were reported inside marine caves within Turkish territorial waters. Although these speleothems were already depicted via pictures by Çelikok (2019) and Bayarı (2019) in the Eastern Mediterranean Sea, the term biostalactite was not mentioned. So technically speaking, the present study is also the first to report within the scientific literature the presence of biostalactites along Türkiye's coastline. Object Based Image Analysis (OBIA) underlined that serpulids and a black coat of bacterial origin covered most of the surface of biostalactites, in the distal and proximal parts respectively. Computed tomography (CT) highlighted the difference in biostalactites densities with the least dense area in the distal part where a core of serpulid-rich nucleus was observed. Biostalactites are considered as natural heritage and their values as paleontological indicators will indubitably increase marine caves conservation values for Karaburun-Ildır Bay's Special Environmental Protected Area.

Benzer Tezler

  1. Ülkemizin taraf olmadığı sualtı kültürel mirasının korunması sözleşmesi ve sualtı kültür varlıklarımız

    Convention on the protection of underwater cultural heritage that Turkey is not a party and underwater cultural heritage

    UMUT GÖRGÜLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    ArkeolojiSelçuk Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ASUMAN BALDIRAN

  2. The Ancient South Marmara Harbors

    Antik Güney Marmara Limanları

    SERKAN GÜNDÜZ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    ArkeolojiUludağ Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ŞAHİN

    PROF. DR. MARTİNA SEIFERT

  3. Batı Anadolu`nun Ege Denizi (Adalar denizi )`ne uzantısı olan ada, adacık ve kayalıklar

    Islands, islets and rocky places of Western Anatolia in the Aegean sea (Islands sea)

    YAŞAR ERTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    TarihKırıkkale Üniversitesi

    PROF.DR. İSMAİL ÖZÇELİK

  4. M. Ö. III.-II. Binde Mezopotamya ve Anadolu'da deniz ticareti ve gemicilik

    Maritime traffic and seamanship in Mesopotamia and Anatolia in III.-II. Thousand B. C.

    BABÜR MEHMET AKARSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    ArkeolojiSelçuk Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR KARAUĞUZ

  5. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karasuları

    The Territorial waters of the republic of Turkey

    İSA YAMAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. TOKTAMIŞ ATEŞ