Geri Dön

Kamusal mekânın tarihsel süreç içinde değişimi ve mimari özgürlük: Gelenekselden sanala

Transformation of public space through the historical process and architectural freedom: From the traditional to the virtual

  1. Tez No: 999539
  2. Yazar: NARİN ONAT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İCLAL ALUÇLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Kamusallık, Sanallık, Mimari özgürlük, Fiziksel mekân, Metaverse, Publicness, Virtuality, Architectural freedom, Physical space, Metaverse
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışma, geleneksel kamusallık biçimleri ile sanal kamusallık biçimlerini ve bunlara ilişkin kavramsal anlatıları karşılaştırmakta; bu karşılaştırma üzerinden kavramsal çerçevede yeni kamusallık teorileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, öncelikle geleneksel mekân ve kamusallık anlatıları kavramsal bir çerçeve içerisinde açıklanmıştır. Devamında, teknolojik gelişmelerin merkezinde yer alan sanallık olgusu, mimarlık pratiği bağlamında ele alınmış ve mekân kavramı üzerinden tartışılmıştır. Bu kapsamda, metaverse mekân kavramı da mimarlık disiplini içinden değerlendirilmiştir. Geleneksel mekân ile sanal mekân arasındaki kesişim alanlarını açıklayabilmek amacıyla gerçekleştirilen alan çalışmasında, kullanıcı deneyimleri üzerinden sanal mekânın sunduğu vaatler saptanmaya çalışılmıştır. Bu vaatler, sanal mekânın kamusallık vaadi ve bu kamusallık üzerinden ortaya çıkan mimari özgürlük vaadi olarak tanımlanmıştır. Bunun yanı sıra, geleneksel kamusal mekân ile sanal kamusal mekân deneyimleri arasındaki farklılıklar belirlenmiş; elde edilen kamusallık verileri kuramsal temellerle ilişkilendirilmiştir. Böylece, sanal mekânda yeni bir kamusallık biçiminin oluşup oluşmadığı ve bu oluşumun mimari özgürlük bağlamında ne tür bir vaat sunduğu sorularına yanıt aranmıştır. Araştırma, belirlenen hedef doğrultusunda altı ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm,“mimarlıkta fiziksellik nedir?”sorusu çerçevesinde kurgulanmıştır. Bu kapsamda, kuramsal analiz sürecinde öncelikle mimarlık kuramı bağlamında“fiziksel mekân”kavramının neyi ifade ettiği netleştirilmiştir. Bölümde ayrıca kamusal mekân ve kamusal alan kavramlarının kuramsal çerçevesi ele alınarak bu kavramlara ilişkin literatürdeki farklı yaklaşımlar incelenmiştir. Kamusal anlatılarda sıklıkla birbiriyle karıştırıldığı ve çoğu zaman birbirinin yerine kullanıldığı gözlemlenen kamusal alan ve kamusal mekân kavramlarının, aynı olguyu mu yoksa farklı kavramsal düzlemleri mi ifade ettikleri tartışılmış ve bu ayrım açıklığa kavuşturulmuştur. Bu bağlamda, literatürde kamusal alan ve kamusal mekân tartışmalarına sıkça referans verilen Sennett, Habermas, Arendt, Tanyeli, Özbek ve diğer kuramcıların konuya ilişkin metinleri analiz edilerek geleneksel kamusal mekânın kuramsal temeli ortaya konmuştur. Bununla birlikte, Türkiye özelinde kamusal alan, kamusal mekân ve kamu kavramlarının kullanım biçimleri ve bu kavramların toplumsal ve mekânsal bağlamda karşıladıkları anlamlar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü,“mimarlıkta sanallık nedir?”sorusu çerçevesinde yapılandırılmış olup, bu bölümde sanal mekân kavramının açıklanması ve sağlam bir kavramsal temele oturtulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, sanal kamusallık olarak tanımlanan kavramın hangi süreçler ve dinamikler üzerinden şekillendiği tartışılmıştır. Ayrıca, mimarlıkta sanalın yeni mekânsal boyutu olarak ele alınan metaverse kavramı açıklanmış ve bu kavramın mimarlık disiplini içerisindeki konumu netleştirilmiştir. Mimarlıkta metaverse kavramının mekânsal boyutunun tartışmalı bir çerçevede ele alındığı bu bölümde, kamusallık anlatısı; mimarlık pratiği içerisinde kullanılan her türlü sanal mekân anlatısını ve metaverse kavramını kapsayacak şekilde ele alınmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü, mimari özgürlük kavramını geleneksel ve sanal mekân bağlamlarında ele almaktadır. Bu kapsamda mimari özgürlük, kamusal alan ve kamusal mekân ilişkisi üzerinden; erişilebilirlik, görünürlük, temsil, çoğulluk ve kullanıcı deneyimi eksenlerinde kuramsal olarak tartışılmıştır. Habermas, Sennett, Lefebvre, Arendt ve Foucault'nun yaklaşımları doğrultusunda mimari özgürlüğün, tasarımcının biçimsel serbestliğinden çok, kullanıcının mekânda var olma, eyleme geçme ve mekânı yeniden üretme kapasitesiyle ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Bölümün devamında, bilişim teknolojilerinin geliştirdiği sanal mekânlar ve metaverse ortamları, mimari özgürlüğün yeni bir düzlemi olarak ele alınmış; sanal mekânın fiziksel sınırlardan bağımsızlaşan yapısının, kullanıcıya etkileşim, dönüşüm ve çoğul deneyim üzerinden yeni kamusallık ve mimari özgürlük vaatleri sunduğu tartışılmıştır. Böylece mimari özgürlüğün, fiziksel ve sanal mekânlar arasında genişleyen, akışkan ve kullanıcı odaklı bir kavram hâline geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın beşinci bölümünde, birinci ve ikinci bölümlerde ele alınan kavramsal çerçeve doğrultusunda, geleneksel mekân ile sanal mekânın karşılaşma biçimleri kullanıcı deneyimleri üzerinden incelenmiştir. Bu amaçla nitel araştırma yöntemine dayalı bir alan çalışması gerçekleştirilmiş; mimarlık pratiği içinde yer alan yüksek lisans öğrencileri, mimarlar ve mimar-akademisyenlerden oluşan katılımcıların açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar analiz edilmiştir. Katılımcıların gönüllülük esasına dayalı olarak yanıtladıkları sorular üzerinden, geleneksel ve sanal mekân anlatıları karşılaştırılmış; sanal mekânın kamusallık ve mimari özgürlük bağlamında bir vaat sunup sunmadığı değerlendirilmiştir. Çalışmanın altıncı bölümünde, sanal mekânın sunduğu vaatler kuramsal bir çerçevede tartışılmıştır. Bu kapsamda, geleneksel kamusal mekân ile sanal kamusal mekânın kesişim noktalarında yeni kavramsal açıklamaların ortaya çıkıp çıkmadığı ve bu kesişimin teorik anlatısının nasıl şekillendiği sorgulanmıştır. İlk iki bölümde gerçekleştirilen kuramsal analizler doğrultusunda, fiziksel mekân ile sanal mekânın kesişme durumları tanımlanmış; sanal kamusal mekân kavramı açıklanarak geleneksel kamusal mekân tanımlarıyla örtüşüp örtüşmediği değerlendirilmiştir. Elde edilen kuramsal bulgular yazınsal analizler ve kavramsal haritalar aracılığıyla ifade edilmiş; ayrıca sanal mekânın kamusallık bağlamında bir mimari özgürlük vaadi sunup sunmadığı kavramsal olarak tartışılmıştır. Bu çalışmada geliştirilen yeni tanımların, geleneksel kamusallık ve sanal mekân anlatıları bağlamında mimarlık literatürüne kavramsal katkı sağlaması ve gerektiğinde sanal kamusal mekân organizasyonlarına teorik bir zemin sunması hedeflenmektedir. Tez, sanallığın maddesel olmayan yapısını mimarlığın geleneksel maddeselliğine yönelik bir meydan okuma olarak ele almakta; bu durumun mimari mekânsal deneyimi dönüştürme ve zenginleştirme potansiyelini mimari özgürlük kavramı üzerinden tartışmaktadır. Geleneksel kamusal alan ve kamusal mekân kavramlarını açıklamakta kullanılan terminolojinin, sanal mekân olgusu ve kullanıcı odaklı mimari özgürlük anlayışıyla birlikte dönüşmekte olduğu varsayımından hareketle, çalışma temelde geleneksel kamusal alan/mekân kavramının mimari özgürlük ekseninde yeniden düşünülmesini ve güncellenmesini amaçlamaktadır.

Özet (Çeviri)

This study compares traditional forms of publicness with virtual forms of publicness and their associated conceptual narratives, aiming to develop new theories of publicness within a conceptual framework derived from this comparison. Accordingly, the study first explicates traditional narratives of space and publicness within a theoretical framework. Subsequently, the phenomenon of virtuality— positioned at the center of technological developments—is examined within the context of architectural practice and discussed through the concept of space. In this regard, the concept of metaverse space is also evaluated from within the discipline of architecture In order to elucidate the intersections between traditional space and virtual space, a field study was conducted to identify the promises offered by virtual space through user experiences. These promises are defined as the promise of publicness in virtual space and the promise of architectural freedom emerging through this publicness. In addition, differences between experiences of traditional public space and virtual public space were identified, and the resulting data on publicness were correlated with theoretical foundations. Thus, the study seeks to answer whether a new form of publicness emerges in virtual space and, if so, what kind of promise it offers in terms of architectural freedom. The research is structured into six main chapters in line with its stated objectives. The first chapter is framed around the question“What is physicality in architecture?”Within this scope, the concept of“physical space”is first clarified through architectural theory. The chapter also examines the theoretical frameworks of public space and the public sphere, reviewing different approaches in the literature. The study discusses whether the concepts of public space and public sphere—frequently conflated and often used interchangeably in public discourse—refer to the same phenomenon or represent distinct conceptual planes, and clarifies this distinction. In this context, texts by Sennett, Habermas, Arendt, Tanyeli, Özbek, and other theorists frequently referenced in discussions of public space and the public sphere are analyzed to establish the theoretical foundations of traditional public space. Furthermore, the use and meanings of the concepts of public space, public sphere, and the public are examined specifically within the Turkish context, considering their social and spatial implications. The second chapter is structured around the question“What is virtuality in architecture?”and aims to explain the concept of virtual space and establish it on a solid conceptual foundation. In this context, the processes and dynamics through which the concept defined as virtual publicness is formed are discussed. Additionally, the concept of the metaverse—considered a new spatial dimension of the virtual in architecture—is explained, and its position within the architectural discipline is clarified. In this chapter, where the spatial dimension of the metaverse is addressed within a critical framework, the narrative of publicness encompasses all forms of virtual space employed in architectural practice, including the metaverse. The fourth chapter addresses the concept of architectural freedom in both traditional and virtual spatial contexts. Architectural freedom is theoretically discussed through the relationship between the public sphere and public space, focusing on axes such as accessibility, visibility, representation, plurality, and user experience. Drawing on the approaches of Habermas, Sennett, Lefebvre, Arendt, and Foucault, the study demonstrates that architectural freedom is related less to the formal autonomy of the designer and more to the user's capacity to exist in space, to act, and to reproduce space. In the continuation of this chapter, virtual spaces and metaverse environments developed through information technologies are considered as a new plane of architectural freedom. It is argued that the structure of virtual space—liberated from physical constraints—offers new promises of publicness and architectural freedom through interaction, transformation, and plural experience. Consequently, architectural freedom is understood as an expanding, fluid, and user-oriented concept across physical and virtual spaces. In the fifth chapter, based on the conceptual framework developed in the first and second chapters, the modes of encounter between traditional space and virtual space are examined through user experiences. For this purpose, a field study based on qualitative research methods was conducted, analyzing responses to open-ended questions provided by participants consisting of graduate students, architects, and architect-academics engaged in architectural practice. Through responses given on a voluntary basis, narratives of traditional and virtual space were compared, and the extent to which virtual space offers a promise in terms of publicness and architectural freedom was evaluated. The sixth chapter discusses the promises offered by virtual space within a theoretical framework. In this context, it questions whether new conceptual explanations emerge at the intersections of traditional public space and virtual public space, and how the theoretical narrative of this intersection is shaped. Based on the theoretical analyses conducted in the first two chapters, the modes of intersection between physical space and virtual space are defined. The concept of virtual public space is articulated, and its correspondence with traditional definitions of public space is evaluated. Theoretical findings are presented through textual analyses and conceptual maps, and the extent to which virtual space offers a promise of architectural freedom within the framework of publicness is discussed conceptually. This study aims for the newly developed definitions to make a conceptual contribution to architectural literature in the context of traditional publicness and virtual space narratives, and, when necessary, to provide a theoretical basis for virtual public space organizations. The thesis considers the immaterial nature of virtuality as a challenge to the materiality of architecture, arguing that this condition holds the potential to transform and enrich architectural spatial experience through the concept of architectural freedom. Departing from the assumption that the terminology used to explain traditional public space and the public sphere is transforming alongside the phenomenon of virtual space and a user-oriented understanding of architectural freedom, the study fundamentally aims to rethink and update the concept of traditional public space/public sphere along the axis of architectural freedom.

Benzer Tezler

  1. Kent meydanı: Kamusal-estetik çerçevede eleştirel bir değerlendirme

    Urban square: A critical approach within the concepts of“public”and "aesthetics

    NEVBAHAR ATALAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUR ESİN

  2. Mekan ve sergileme ilişkisi

    The relationship between exhibiting and space

    MAHROO NAZ SHAHMARDI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç Mimari ve DekorasyonHacettepe Üniversitesi

    İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEN ÖZKAN

  3. Zaman-mekan sıkışmasının gündelik mekan kullanımına etkisinin yüksek hızlı trenler üzerinden okunması

    Examining the effects of time space compression on the daily space practices through high speed trains

    BÜŞRA ÖZAYDIN ÇAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İPEK AKPINAR AKSUGÜR

  4. Kentsel mekanın değişimi ve konut dokusunda katmanlaşma: Feneryolu Mahallesi örneği

    Transformation of the urban space and stratification in the housing stock: The case of Feneryolu Neighborhood

    BURCU ARIKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLÇİN PULAT GÖKMEN

  5. Discovering the public use potentials of city walls and their surroundings: The case of İstanbul Theodosian Walls

    Kent surları ve çevresi kamusal kullanım potansiyellerinin keşfedilmesi: İstanbul Theodosius Surları örneği

    BURCU SOYGÜZELOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İSMAİL EREN KÜRKÇÜOĞLU