Geri Dön

Kardiyopulmoner baypas sırasında karbondioksit kaynaklı parametrelerin renal fonksiyon üzerine etkisi

The effect of carbon dioxide-related parameters on renal function during cardiopulmonar

  1. Tez No: 1003114
  2. Yazar: HARUN KARAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ KOCAİLİK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Perfüzyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Perfüzyon Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

KARDİYOPULMONER BAYPAS SIRASINDA KARBONDİOKSİT KAYNAKLI PARAMETRELERİN RENAL FONKSİYON ÜZERİNE ETKİSİ Giriş: Kardiyopulmoner baypas (KPB) sırasında yeterli doku perfüzyonunun sağlanması, postoperatif organ fonksiyonlarının korunmasında kritik öneme sahiptir. Özellikle akut böbrek hasarı (ABH), kardiyak cerrahi sonrası morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerinden biridir. Geleneksel perfüzyon yeterliliği göstergeleri (arteriyel basınç, kardiyak indeks, SvO₂(venöz satürasyon), laktat düzeyleri) çoğu zaman mikro sirkülasyon düzeyinde doku hipoperfüzyonunu doğru şekilde yansıtmayabilir. Son yıllarda karbondioksit bazlı indeksler kalp dışı cerrahi işlemlerin prognozunu tahmin etmek için başarıyla kullanılmış olsa da kardiyopulmoner bypass (KPB) sonrası prognostik değerleri tartışmalı olmaya devam etmektedir. Bu parametrelerin böbrek fonksiyon bozukluğu ile ilişkisi henüz yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı; kardiyopulmoner baypas sırasında ölçülen karbondioksit kaynaklı parametrelerin, postoperatif böbrek fonksiyonları ve akut böbrek hasarı (ABH) ile ilişkisini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Eylül 2025-Kasım 2025 tarihleri arasında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği'nde 18 yaş üstü kardiyopulmoner baypas uygulanarak koroner arter baypas grefti yapılan 50 hasta dahil edilmiştir. Hastalar (ABH gelişen ve ABH gelişmeyen) iki gruba ayrılmıştır. Bulgular: KDIGO kriterlerine göre yapılan değerlendirmede hastaların %34'ünde (n = 17) postoperatif ABH geliştiği %66'sında (n=33) ABH gelişmediği görüldü. Her iki grupta demografik veriler arasında anlamlı fark saptanmadı (P>0.05). Çalışmada pompa öncesi alınan kan gazı değerlerinde P(v-a) CO2 anlamlı olarak ABH (+) grubunda daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca yaşta meydana gelen her bir birimlik artışın ABH gelişme olasılığı ile yaklaşık %9,1'lik bir artış ile ilişkili olduğu görüldü. Sonuç: Sonuç olarak, KCİ-ABH riski ileri yaş ve komorbiditesi fazla olan hastalarda artmaktadır. Postoperatif ABH gelişmesini tahmin etmede KPB sırasındaki karbondioksit kaynaklı parametrelerin kullanılmasının yararlı olabileceğini düşünmekteyiz. Fakat akut böbrek hasarına yol açan sebeplerin tespiti ve erken dönem böbrek hasarı için kullanılan bu belirteçlerin güvenirliğini test etmek için daha büyük olgu serileriyle yapılacak çalışmalara gereksinim vardır.

Özet (Çeviri)

THE EFFECT OF CARBON DIOXIDE-RELATED PARAMETERS ON RENAL FUNCTION DURING CARDIOPULMONARY BYPASS Introduction: Ensuring adequate tissue perfusion during cardiopulmonary bypass (CPB) is critical for preserving postoperative organ function. Acute kidney injury (AKI) is one of the most significant causes of morbidity and mortality after cardiac surgery. Traditional perfusion adequacy indicators (arterial pressure, cardiac index, SvO₂, lactate levels) often fail to accurately reflect tissue hypoperfusion at the microcirculatory level. Although carbon dioxide- based indices have been successfully used in recent years to predict the prognosis of non-cardiac surgical procedures, their prognostic value after cardiopulmonary bypass (CPB) remains controversial. The relationship of these parameters to renal dysfunction has not yet been sufficiently investigated. The aim of this study is to demonstrate the relationship between carbon dioxide-related parameters measured during cardiopulmonary bypass and postoperative renal function and acute kidney injury (AKI). Materials and methods: Our study included 50 patients aged 18 years and older who underwent coronary artery bypass grafting with cardiopulmonary bypass at the Cardiovascular Surgery Clinic of Bursa Training and Research Hospital, University of Health Sciences, between September 2025 and November 2025. Patients (those who developed AKI and those who did not) were divided into two groups. Results: According to the KDIGO criteria, postoperative AKI (acute kidney injury) developed in 34% of patients (n = 17) and did not develop in 66% (n =33). No significant differences were found in demographic data between the two groups. No significant differences were found in demographic data between the two groups. In the study, pre-pump blood gas values showed that P(v-a) CO2was significantly higher in the AKI(+) group. Furthermore, each unit increase in age was associated with an approximately 9.1% increase in the probability of developing AKI. Conclusion: In conclusion, cardiac surgery associated acute kidney injury (CSA-AKI) increases in patients with advanced age and a higher incidence of comorbidities. We believe that the use of carbon dioxide-derived parameters during cardiopulmonary bypass may be useful in predicting the development of postoperative acute kidney injury (AKI). However, larger case series studies are needed to identify the causes of acute kidney injury and to test the reliability of these markers for early-stage kidney injury.

Benzer Tezler

  1. Kardiyotomi uygulanan ve uygulanmayan kalp cerrahisi hastalarında kardiyopulmoner baypas sırasında serebral oksijen saturasyonunun nırs ile değerlendirilmesi

    Evaluation of cerebral oxygen saturation during cardiopulmonary bypass with nirs in patients with and without cardiotomy

    GÜLÇİN GAZİOĞLU TÜRKYILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMİT KARADENİZ

  2. Tek taraflı antegrad serebral perfüzyon ve ortadereceli hipotermik sirkülatuar arrest tekniğinde serebral oksidatif stresin değerlendirilmesi

    Evaluation of cerebral oxidative stress in the unilateral antegrade cerebral perfusion and medium graded hypothermic circulatory arrest technique

    BAHADIR AYTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERTEKİN UTKU ÜNAL

  3. Açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda mortaliteve morbiditeyi öngörmede santral venöz-arteryelparsiyel karbondioksit basınç farkının (delta karbondioksit) laktat ile birlikte değerlendirilmesi

    Evaluation of central venous-arterial partial carbondioxide pressure difference (delta carbondioxide) with lactate in patients with open heart surgery

    HİLAL AKÇA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAN YAPICI

  4. Kalp-akciğer makinelerinde peristaltik ve santrifüj pompa kontrolü ile basınç regülasyonu

    Pressure regulation by control of peristaltic and centrifugal pumps in heart-lung machines

    ECE GÖRKEMLİ KUTLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Mühendislik BilimleriTobb Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

    Biyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN EROĞUL

  5. Kardiyopulmoner baypas sırasında kullanılan farklı prime solüsyonlarının serebral etkileri

    Başlık çevirisi yok

    JÜLİDE SAYIN KART

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve ReanimasyonAcıbadem Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FEVZİ TORAMAN