Yeni Zelanda tavşanlarında ateroskleroza predispoze arterlerin makroanatomik ultrastrüktürel ve scanning elektron mikroskobik olarak incelenmesi
Macroanatomic, ultrastructural and scanning electron microscopic investigation of arteries predisposed to atherosclerosis in New Zealand rabbits
- Tez No: 1003306
- Danışmanlar: PROF. DR. AYDIN ALAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Veteriner Hekimliği, Anatomi, Veterinary Medicine, Anatomy
- Anahtar Kelimeler: Anjiyoloji, Ateroskleroz, Morfoloji, Scanning Elektron Mikroskobi, Tavşan, Angiology, Atherosclerosis, Morphology, Scanning Electron Microscopy, Rabbit
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Veterinerlik Anatomisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ateroskleroz, özellikle elastik ve musküler arterlerde gelişen kronik inflamatuar ve dejeneratif bir damar hastalığıdır. Bu kardiyovasküler hastalık; endotel disfonksiyonu, lipit infiltrasyonu, inflamatuar hücre birikimi ve bağ dokusu proliferasyonu gibi mekanizmalarla damar duvarında plak oluşumu ve lümen daralması ile karakterizedir. Ateroskleroz, hem veteriner hekimlikte hem de beşeri hekimlikte önemli morbidite ve mortalite nedenler arasındadır. Bu çalışmada, farklı arter segmentlerinin elastik lif yoğunluğu, mikroyapısal organizasyon, ultrastrüktürel özellikler ve mineral madde yoğunlukları gibi özellikleri detaylı olarak incelenerek ateroskleroza yatkınlık açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve aynı zamanda damar duvar kalınlığı ile mineral madde birikimi arasındaki ilişkinin ortaya koyulması amaçlandı. Ateroskleroz modeli olarak kullanılan 16 adet Yeni Zelanda tavşanından elde edilen arter segmentleri (arcus aorta, aorta thoracica, aorta abdominalis, arteria renalis, arteria femoralis ve arteria carotis communis) makroskobik, histolojik, scanning elektron mikroskobik (SEM) ve ICP-MS analiz yöntemleriyle incelendi. Histolojik görüntülerde duvar kalınlıkları ImageJ yazılımı kullanılarak ölçüldü, mineral içerik analizleri ise ICP-MS aracılığıyla gerçekleştirildi. Elde edilen SEM analiz verilerinde özellikle merkezi arter segmentlerinde endotelyal bütünlükte bozulma, mikroyapısal düzensizlik ve yüzey pürüzlülüğü gözlemlendi. Histolojik verilerde ise aortanın özellikle arcus bölgesinin hem intima hem de media tabakasında ciddi farklılıklar saptanırken, periferik arterlerden olan arteria carotis communis'in yapısal bütünlüğünü büyük oranda koruduğu ve herhangi bir aterosklerotik bulguya rastlanmadığı görüldü. Arter segmentleri arasında damar duvar kalınlığı ile kalsiyum yoğunluğu arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir korelasyon olduğu gözlendi (P < 0,05). En yüksek duvar kalınlığı ve kalsiyum yoğunluğu, arcus aorta segmentinde sırasıyla 309 µm ve 3,03 ppm olarak ölçülürken, bunu aorta thoracica (235 µm ve 2,78 ppm) ve aorta abdominalis (154 µm ve 2,83 ppm) takip etmiştir. Periferik arterlerde (arteria renalis, arteria femoralis, arteria carotis communis) bu değerler belirgin şekilde daha düşük bulundu. Sonuç olarak, bu çalışmada damar duvar kalınlığı ile mineral madde yoğunluğu arasında olası bir yapısal ilişki ortaya koyuldu ve bu bulgular SEM ile histolojik değerlendirmelerle desteklendi. Dolayısıyla vasküler yapıların çok yönlü analizleri aterosklerozun erken tanısında oldukça önemlidir. Ayrıca hem makroskobik hem de mikroskobik düzeyde yapılacak kapsamlı analizler ile arter segmentlerine özgü yapısal özelliklerin tanımlanması, ateroskleroz patogenezinin anlaşılması ve erken tanı yöntemlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir temel bilgi sağlamaktadır.
Özet (Çeviri)
Atherosclerosis is a chronic inflammatory and degenerative vascular disease that develops especially in elastic and muscular arteries. This cardiovascular disease is characterized by plaque formation and luminal narrowing in the vascular wall through mechanisms such as endothelial dysfunction, lipid infiltration, inflammatory cell accumulation, and connective tissue proliferation. Atherosclerosis is a significant cause of morbidity and mortality in both veterinary and human medicine. In this study, we aimed to evaluate the characteristics of different arterial segments such as elastic fiber density, microstructural organization, ultrastructural features and mineral density in detail, to make a comparative evaluation in terms of susceptibility to atherosclerosis and also to reveal the relationship between vascular wall thickness and mineral substance accumulation. Arterial segments (aortic arch, thoracic aorta, abdominal aorta, renal artery, femoral artery, and common carotid artery) obtained from 16 New Zealand rabbits used as an atherosclerosis model were evaluated using macroscopic, histological, scanning electron microscopic (SEM), and ICP-MS analysis. Wall thicknesses in histological images were measured using ImageJ software, and mineral content analyses were performed using ICP-MS. In the SEM analysis data obtained, endothelial integrity deterioration, microstructural irregularity and surface roughness were observed, especially in the central artery segments. In histological data, while serious differences were detected in both the intima and media layers of the aorta, especially in the arch region, it was observed that the common carotid artery, one of the peripheral arteries, largely preserved its structural integrity and no atherosclerotic findings were observed. A statistically significant and positive correlation was observed between vascular wall thickness and calcium density among arterial segments (P < 0.05). The highest wall thickness and calcium density were measured in the aortic arch segment as 309 µm and 3.03 ppm, respectively, followed by the aorta thoracica (235 µm and 2.78 ppm) and aorta abdominalis (154 µm and 2.83 ppm). In peripheral arteries (renal arteries, femoral arteries, common carotid arteries) these values were found to be significantly lower. As a result, this study revealed a possible structural relationship between vascular wall thickness and mineral density, and these findings were supported by histological evaluations with SEM. Therefore, multifaceted analyses of vascular structures are very important in the early diagnosis of atherosclerosis. In addition, comprehensive analyses at both macroscopic and microscopic levels will provide important basic information for identifying the structural features specific to arterial segments, understanding the pathogenesis of atherosclerosis, and developing early diagnosis methods.
Benzer Tezler
- Ankara bölgesinde izole edilen invazif 3. kuşak sefalosporin dirençli pnömokok suşları ile menenjit oluşturulan Yeni Zelanda tavşanlarında çeşitli antibiyotiklerin etkinliğinin araştırılması
Comparision of different antimicrobial agents in experimental meningitis performed on New Zeland rabbits
YAKUP HAKAN BAŞARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiGataEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Bakteriyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN ERDEM
- Deneysel aterosklerotik tavşan modelinde oksidan ve antioksidan savunma sistemleri ve endotelin-1 ile olan ilişkileri
Oxidant and antioxidant systems and their interaction with endothelin-1 in experimental atherosclerotic rabbit model
HÜLYA ÖZTÜRE
- Defibrotinin aterojenik diyet uygulanan tavşanlarda serbest radikal ve antioksidanlara etkisi
Başlık çevirisi yok
CAN DUMAN
- Tavşanlarda hiperhomosisteineminin ateroskleroz üzerine etkisinin incelenmesi
Investigation of effect hyperhomocysteinemia on atherosclerosis in rabbits
FİGEN NARİN
- Plantago major' un hiperkolesterolemik diyetle ateroskleroz oluşturulan tavşanların kalp dokularında oksidan / antioksidan sistem üzerine etkisi
The effect of Plantago Major on heart tissue oxidant / antioxidant system in rabbits with hypercholesterolemic diet induced atherosclerosis
ERHAN OKTAY
Doktora
Türkçe
2014
BiyokimyaAnkara ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H.SERDAR ÖZTÜRK