2020-2025 yılları arasında çocuk endokrinolojisi kliniğinde boy kısalığı nedeniyle izlenen ve büyüme hormonu uyarı testi uygulanan olguların klinik özelliklerinin retrospektif değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1005475
- Danışmanlar: PROF. DR. LEYLA AKIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Boy kısalığı, büyüme hormonu, büyüme hormonu uyarı testi, Short stature, growth hormone, growth hormone stimulation test
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Boy kısalığı, çocuk endokrinolojisi pratiğinde sık karşılaşılan ve etiyolojisi geniş bir klinik tablodur. Büyüme hormonu eksikliği (BHE), bu olguların değerlendirilmesinde önemli bir yer tutmakta olup tanıda büyüme hormonu uyarı testleri (BHUT) yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, 2020–2025 yılları arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği'nde boy kısalığı nedeniyle izlenen ve BHUT uygulanan olguların klinik, antropometrik ve laboratuvar özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca BHUT sonuçları ile nihai tanılar, tedavi başlanma oranları ve büyüme yanıtları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, 2020–2025 yılları arasında boy kısalığı nedeniyle başvuran ve en az bir BHUT uygulanmış olan çocuklar dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, doğum ve özgeçmiş bilgileri, aile öyküleri, antropometrik ölçümleri, kemik yaşı değerlendirmeleri, puberte evreleri, laboratuvar bulguları ve hipofiz manyetik rezonans görüntüleme sonuçları hasta dosyalarından elde edildi. Olgular, BHUT sonuçlarına göre gruplandırıldı ve nihai tanıları kaydedildi. Tedavi alan ve almayan hastalarda büyüme hızı, boy SDS değişimi ve hedef boya ulaşma durumları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya Ocak 2020–Haziran 2025 tarihleri arasında BHUT uygulanan 193 hastadan, belirlenen dışlama kriterleri doğrultusunda 170 hasta dahil edildi. BHUT yanıtlarına göre olguların %38,2'si Grup 1, %8,8'i Grup 2 ve %52,9'u Grup 3 olarak sınıflandırıldı. IGF-1 düşüklüğü Grup 1'de %20, Grup 2'de %13,3 ve Grup 3'te %54,4 olup gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Başlangıç boy SDS değerleri açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p=0,893). Hipofiz MRG'de patolojik bulgu oranı Grup 3'te (%36,7) diğer gruplara göre belirgin olarak yüksek bulundu (p<0,001). Tedavi başlanma oranları Grup 3'te %86 ile anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,001). Hedef boya yaklaşım değerlendirmesinde, hem Grup 1 hem de Grup 3'te tedavi alan hastalarda ΔSDS artışı anlamlı bulunmakla birlikte, yüksek tedavi oranı ve patolojik MRG bulgularının eşlik etmesi nedeniyle tedaviye bağlı hedef boya yaklaşımın Grup 3'te daha belirgin olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: Bu çalışma, boy kısalığı ile başvuran çocuklarda BHUT'nin tanısal süreçte belirleyici bir rol üstlendiğini göstermektedir. BHUT sonuçlarının IGF-1 düzeyleri, hipofiz MRG bulguları ve tedavi başlanma oranı ile anlamlı ilişki göstermesi, testin biyokimyasal ve radyolojik verilerle uyumlu bir tanısal değer taşıdığını ortaya koymaktadır. Özellikle her iki BHUT yetersiz yanıtlı olgularda klinik bulguların daha belirgin olması ve tedavi gereksiniminin artması, BHUT'nin klinik yönetimi yönlendiren önemli bir araç olduğunu düşündürmektedir. Uygun endikasyon ve bütüncül klinik değerlendirme ile yorumlandığında BHUT, doğru tanı ve etkili tedavi açısından temel öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective: Short stature is a common clinical problem in pediatric endocrinology with a wide range of underlying etiologies. Growth hormone deficiency plays an important role in the differential diagnosis, and growth hormone stimulation tests are widely used in the diagnostic process. This study aimed to retrospectively evaluate the clinical, anthropometric, and laboratory characteristics of patients followed for short stature and who underwent growth hormone stimulation tests between 2020 and 2025 in the Pediatric Endocrinology Clinic of Ondokuz Mayıs University Faculty of Medicine. In addition, the relationship between growth hormone stimulation tests results, final diagnoses, treatment initiation rates, and growth outcomes was investigated. Materials and Methods: Patients who were evaluated for short stature and underwent at least one growth hormone stimulation tests between 2020 and 2025 were included in the study. Demographic data, birth history, family history, anthropometric measurements, bone age assessments, pubertal stages, laboratory findings, and pituitary magnetic resonance imaging results were obtained from medical records. Patients were classified according to growth hormone stimulation tests responses, and final diagnoses were recorded. Growth velocity, height standard deviation score (SDS) changes, and attainment of target height were compared between treated and untreated groups. Results: A total of 170 patients were included in the study out of 193 children who underwent growth hormone stimulation testing between January 2020 and June 2025, in accordance with the predefined exclusion criteria. According to growth hormone stimulation test responses, 38.2 percent of the patients were classified as Group 1, 8.8 percent as Group 2, and 52.9 percent as Group 3. The rate of low insulin-like growth factor 1 was 20 percent in Group 1, 13.3 percent in Group 2, and 54.4 percent in Group 3, and a statistically significant difference was found among the groups (p < 0.001). There was no significant difference among the groups in terms of baseline height standard deviation score values (p = 0.893). The frequency of pathological findings on pituitary magnetic resonance imaging was significantly higher in Group 3 (36.7 percent) compared to the other groups (p < 0.001). The rate of treatment initiation was significantly higher in Group 3 (86 percent) (p < 0.001). In the evaluation of target height attainment, although the increase in height standard deviation score was significant in treated patients in both Group 1 and Group 3, the treatment-related improvement in target height attainment was more pronounced in Group 3, likely due to the higher treatment rate and the greater frequency of pathological magnetic resonance imaging findings (p < 0.05). Conclusion: This study demonstrates that growth hormone stimulation testing plays a decisive role in the diagnostic evaluation of children presenting with short stature. The significant association between growth hormone stimulation test results, insulin-like growth factor 1 levels, pituitary magnetic resonance imaging findings, and treatment initiation rates indicates that the test has diagnostic value consistent with biochemical and radiological data. In particular, the presence of more pronounced clinical findings and increased treatment requirements in patients with insufficient responses to both growth hormone stimulation tests suggests that growth hormone stimulation testing is an important tool guiding clinical management. When interpreted with appropriate indications and within a comprehensive clinical evaluation, growth hormone stimulation testing is of fundamental importance for accurate diagnosis and effective treatment.
Benzer Tezler
- 21 hidroksilaz eksikliğine bağlı klasik konjenital adrenal hiperplazi tanılı olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of classic congenital adrenal hyperplasia due to 21-hydroxylase deficiency
NAFİYE ÜNSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiPROF. DR. SEMRA ÇETİNKAYA
- Konjenital hiperinsülinizm tanılı olguların genotip ve fenotip özelliklerinin belirlenmesi, genotip ve fenotip uyumunun değerlendirilmesi
Congenital hyperinsulinism cases determination of genotype and phenotype characteristics and evaluation of the genotype and phenotype compatibility
İLKNUR ATALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMRA ÇETİNKAYA
- Santral puberte prekoks tanılı hastaların D vitamini düzeylerinin değerlendirilmesi: Vaka-kontrol çalışması
Evaluation of vitamin D levels in patients diagnosed with central precocious puberty: A case–control study
MERYEM ŞİŞMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EDA ÇELEBİ BİTKİN
- Obez çocuklarda metformin tedavisinin antropometrik ve biyokimyasal parametrelere etkisi
The effect of metformin treatment on anthropometric and biochemical parameters in obese children
TARIK BURAK ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİHAL HATİPOĞLU
- Sınırda hipotiroidi özelliği gösteren yenidoğan ve süt çocuklarında başvurudaki klinik özellikler 1.yaş 2.yaş ve 3.yaş izlem sonuçları
Clinical features of newborns and infants with borderline hypothyroidism at admission; 1ST year, 2nd year and 3RD year follow up results
HÜLYA ÖZER ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERİH BERBEROĞLU