Geri Dön

Kentli veganların damgalanma deneyimleri: Ankara ve İstanbul örneği

Stigmatization experiences of urban vegans: Case studies from Ankara and Istanbul

  1. Tez No: 1006818
  2. Yazar: AYÇA SELİN AKYOL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞENGÜL İNCE
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İletişim Bilimleri, Communication Sciences
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İletişim Bilimleri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırma, Ankara ve İstanbul'da yaşayan kentli vegan bireylerin gündelik yaşamlarında karşılaştıkları damgalanma deneyimlerini, bu süreçlerin nasıl işlediğini ve bireylerin bunlarla nasıl başa çıktıklarını incelemeyi amaçlamaktadır Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, kartopu örnekleme tekniğiyle ulaşılan 20-48 yaş aralığındaki 15 vegan bireyle (11 kadın, 4 erkek) yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler betimsel ile tematik analizle çözümlenmiştir Araştırma bulgularına göre katılımcılar veganlığı hayvan sömürüsünü reddeden etik, politik ve bütüncül bir yaşam tarzı olarak tanımlamaktadır Görsel medyanın etkisi, türcülük sorgulaması, ekolojik/sistemsel eleştiriler ve aidiyet arayışı, bireylerin veganlığa geçişindeki temel motivasyonlar olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu norm dışı tercih; aile ortamında, arkadaş çevrelerinde ve kamusal alanlarda (restoranlar, iş yerleri, davetler) dışlanma ve damgalanma pratiklerini beraberinde getirmektedir. Toplumda veganlar sıklıkla“sağlıksız”,“zayıf”,“marjinal”,“agresif”veya gelenek/inanç karşıtı olarak etiketlenmekte; vegan erkeklerin cinsiyet kimlikleri üzerinden hegemonik erkeklik normlarıyla sorgulandığı görülmektedir. Medya ve mizah yoluyla da yeniden üretilen bu önyargılar, vegan bireyleri sürekli bir açıklama yorgunluğu ve savunma hâlinde bırakmaktadır. Bu damgalama ve ayrımcılık süreçleriyle başa çıkmak için vegan bireyler; seçici iletişim kurma, sessiz kalma, restoranlarda alerji bahanesine sığınma ve saygı göstermeyen kişilerle ilişkileri kesme gibi taktikler geliştirmektedir. Hukuki ve kurumsal güvencesizlik hisseden katılımcılar için en güçlü baş etme mekanizması ise, benzer etik değerleri paylaşan vegan toplulukları ve dayanışma ağları içinde yer almaktır.

Özet (Çeviri)

This study aims to examine the experiences of stigmatization encountered by urban vegan individuals living in Ankara and Istanbul in their everyday lives, how these processes operate, and how individuals cope with them. Using a qualitative research design, semi-structured in-depth interviews were conducted with 15 vegan participants (11 women and 4 men) aged between 20 and 48 who were reached through the snowball sampling technique. The collected data were analyzed using descriptive and thematic analysis methods. According to the findings of the study, participants define veganism as an ethical, political, and holistic lifestyle that rejects animal exploitation. The influence of visual media, the questioning of speciesism, ecological and systemic critiques, and the search for belonging emerge as the main motivations behind individuals' transition to veganism. However, this non-normative lifestyle choice also leads to practices of exclusion and stigmatization within family settings, friendship circles, and public spaces such as restaurants, workplaces, and social gatherings. In society, vegans are frequently labeled as“unhealthy,”“weak,”“marginal,”“aggressive,”or as opposing traditions and beliefs. Moreover, vegan men are often questioned in relation to hegemonic masculinity norms through their gender identities. These prejudices, which are also reproduced through media and humor, leave vegan individuals in a constant state of explanation fatigue and self-defense. In order to cope with these processes of stigmatization and discrimination, vegan individuals develop various strategies such as selective communication, remaining silent, claiming food allergies in restaurants, and cutting ties with people who do not respect their lifestyle choices. For participants who feel legally and institutionally unprotected, the most significant coping mechanism is becoming part of vegan communities and solidarity networks that share similar ethical values.

Benzer Tezler

  1. Vegan yaşam tarzına sosyolojik yaklaşım: Antalya kenti örneği

    Sociological approach to vegan lifestyle: The Antalya city case

    AYLİN ASİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    SosyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVİNÇ GÜÇLÜ

  2. Konya eski elektrikli tramvayların yeniden işlevlendirilmesi ve kente kazandırmasına yönelik bir model önerisi

    A proposal model for reusing of the old konya electric trams and their revitalization in the city

    ARTUR AYDOGDYYEV

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    MimarlıkKonya Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA KORUMAZ

  3. Baba Salim Divanı

    Collected poems Of Baba Salim

    ELİF ŞEBNEM KOBYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Türk Dili ve EdebiyatıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Türk Edebiyatı Bölümü

    DOÇ. DR. KEMAL ÜÇÜNCÜ

  4. Samsun'da vegan olmak: Gündelik yaşamda vegan kimliğin sosyal inşası

    Being vegan in Samsun: The social construction of vegan identity in everyday life

    ZEYNEP CAMADAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    SosyolojiSamsun Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET GÖKÇEN

  5. Kentli kültürünün oluşturulmasında yönetim ve kitle iletişimi

    Başlık çevirisi yok

    TUFAN MUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    SosyolojiAnadolu Üniversitesi

    DOÇ. DR. METİN KAZANCI