Geri Dön

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında değerlendirilmesi

Evaluation of the law no. 2911 on Meetings and Demonstrations in light of the decisions of the European Court of Human Rights

  1. Tez No: 1007042
  2. Yazar: MUHAMMED ENES BAŞAK
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İSMAİL YAZICIOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Adli kolluk, Anayasa hukuku, Avrupa insan hakları hukuku, Türk ceza hukuku, İdari kolluk, Judicial police, Constitutional law, European law of human rights, Turkish criminal law, Administrative police
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kamu Hukuku Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Toplanma hakkı, demokratik katılımın vazgeçilmezi olarak, bireylerin düşünce ve kanaatlerini kolektif bir biçimde ortaya koyabilmesini sağlamaktadır. Bu hak, Türk hukukunda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olarak yer bulmuştur. Bununla birlikte, bu hak barışçıl bir şekilde kullanılmak mecburiyetindedir. Toplanma hakkının düzenlenmesi için 1983 tarihinde 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu çıkarılmıştır. Askerî müdahale sonrasında çıkarılan bu Kanun, günümüze kadar birçok değişiklik geçirse de dönemin ruhunu hâlâ beraberinde taşımaktadır. Zira Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Türkiye aleyhine ihlal kararları çıkmaya devam etmektedir. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda da benzer bir durum görülmektedir. Kanun'un ihlallerde oynadığı rolün ortaya konabilmesi için, maddelerin münferit bir şekilde ele alınması değil, Kanun'un bütüncül bir değerlendirmeye tâbi tutulması gerekmektedir. Zira Kanun'un birçok maddesi birbiriyle bağlantılı bir haldedir. Anayasa Mahkemesi de önüne gelen iptal davalarında, taleple bağlı olduğundan, bu bağlantılı maddeleri birlikte değerlendirememektedir. Bu durum, bu hükümlerin, Anayasa'ya ve Sözleşme'ye aykırı olmadığı gibi bir algıya sebep olmaktadır. Oysa AİHM ve AYM'nin kararları incelendiğinde, ihlallerin temel sebebinin Kanun sistematiğinden kaynaklandığı, münferit olarak ihlale sebep olmayan bazı hükümlerin, diğer hükümlerle birlikte incelendiğinde ihlal kaynağı olabileceği ortaya konabilmektedir. Örneğin Kanun'un bazı maddelerinde hakkın kullanılması için şekil ve şartlar öngörülmüştür. Bunlar tek başına hakkın ihlali anlamına gelmemekte, hatta hakkın etkin kullanılması maksadını taşımaktadır. Bununla birlikte, bu şartlarda oluşan eksiklikler, Kanun'un farklı hükümleriyle birlikte incelendiğinde toplanmanın kanuna aykırı sayılması, dağıtılması ve toplanmaya katılan bireylerin yaptırıma maruz kalması gibi sonuçlara sebep olmaktadır. Oysa AİHM, barışçıl bir toplanmanın şekil ve şartlara uyulmaması sebebiyle sonlandırılmaması, bireylerin yaptırım tehdidine maruz kalmaması gerektiğini belirtmektedir. Böyle bir sonuç oluşması hâlinde, ilgili düzenlemelerin hakkın kullanılmasında caydırıcı bir etki meydana getirdiğini, yâni hakkın ihlal edildiğini ifade etmektedir. Münferit olarak incelendiğinde hakkın ihlâline sebep olmayacak hükümler, bir arada değerlendirildiğinde ihlâl kaynağı olabilmektedir. Hal böyleyken, ihlallerin önüne geçilebilmesi için Kanun'un bütünüyle yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

The right to assembly, as an indispensable part of democratic participation, enables individuals to collectively express their thoughts and opinions. This right has found its place in Turkish law as the right to hold meetings and demonstrations. However, this right must be exercised peacefully. In order to regulate the right to assembly, Law No. 2911 on Meetings and Demonstrations was enacted in 1983. Although this law, which was enacted after the military intervention, has undergone many changes to this day, it still carries the spirit of the intervention period with it. Because violation decisions against Turkey continue to be issued before the European Court of Human Rights. A similar situation is observed in individual applications made to the Constitutional Court. In order to reveal the role played by the Law in violations, it is necessary to subject the Law to a holistic evaluation, rather than considering the articles individually. Because many articles of the Law are interconnected. Since the Constitutional Court is bound by the request in annulment cases brought before it, it cannot evaluate these interconnected articles together. This situation creates a perception that these provisions are not contrary to the Constitution and the Convention. However, when the decisions of the ECtHR and the Constitutional Court are examined, it can be revealed that the main reason for the violations stems from the systematics of the Law, and that some provisions that do not individually cause a violation may be a source of violation when examined together with other provisions. For example, some articles of the Law have stipulated the form and conditions for the exercise of the right. These do not mean a violation of the right on their own and even aim to ensure that the right is used effectively. However, when the deficiencies in these conditions are examined together with different provisions of the Law, they lead to consequences such as the assembly being deemed unlawful, dispersed, and individuals participating in the assembly being subject to sanctions. However, the ECtHR states that a peaceful assembly should not be terminated due to non-compliance with the form and conditions, and individuals should not be subject to the threat of sanctions. In the event of such a result, it states that the relevant regulations have a deterrent effect on the exercise of the right, in other words, the right has been violated. Provisions that do not cause a violation of the right when examined individually may be a source of violation when evaluated together. That being the case, the Law needs to be re-evaluated in its entirety in order to prevent violations.

Benzer Tezler

  1. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

    Right to hold meetings and demonstration marches in the framework of decisions of The Constitutional Court and The European Human Rights Court

    MURAT ŞEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HukukErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMET EMİN RUHİ

  2. Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü suçu

    Unlawful assembly and demonstration crime

    GÖZDE TÜRKELİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELMAN DURSUN

  3. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında direnme suçu

    Crime of Resistance Within the Law numbered 2911 on meetings and demonstrations

    IRMAK ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Hukukİstanbul Bilgi Üniversitesi

    Hukuk Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ASUMAN AYTEKİN İNCEOĞLU

  4. Kanuna aykırı toplantı yapma, gösteri yürüyüşü düzenleme, yönetme ve bu hareketlere katılma suçu

    The crime of organizing and managing unlawful meetings and demonstrations or participating in their movements

    NURETTİN KARAKUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HukukErciyes Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH BİRTEK

  5. Demokrat Parti Döneminde iktidar-sivil toplum kuruluşları ilişkileri: 1950-1960

    Relations with non-governmental organizations Period ruling Democratic Party: 1950-1960

    ALİ ŞAĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Türk İnkılap TarihiMarmara Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMİL ÖZTÜRK