Geri Dön

Polikistik over sendromlu kadınlarda vücut kitle indeksi ve testosteron seviyeleri ile cinsel işlev bozukluğu arasındaki ilişkinin FSFI ölçeği ile değerlendirilmesi

Assessment of the relationship between body mass index (bmi), testosterone levels, and sexual dysfunction in women with polycystic ovary syndrome using the FSFI scale

  1. Tez No: 1007584
  2. Yazar: ECE AKGÖR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SIDIKA SİBEL GÜLOVA, DR. SÜLEYMAN DOĞA AKGÖR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, polikistik over sendromu (PKOS) tanılı kadınlarda vücut kitle indeksi (VKİ) ve androjen düzeyleri (özellikle total ve serbest testosteron) ile cinsel işlev bozukluğu arasındaki ilişkinin Kadın Cinsel İşlev İndeksi (FSFI) ölçeği kullanılarak değerlendirilmesi ve PKOS'lu kadınların cinsel işlev durumunun sağlıklı kontrollerle karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 18–45 yaş aralığında toplam 128 kadın dahil edildi. Bunların 64'ü Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanılı, 64'ü ise jinekolojik ve endokrinolojik açıdan sağlıklı kontrol grubunu oluşturdu. Tüm katılımcılarda demografik ve klinik özellikler (yaş, VKİ, sigara/alkol kullanımı, ek hastalık, ilaç kullanımı, menstrüel özellikler), Ferriman-Gallwey (FG) skoru ve hormonal parametreler (serum total testosteron, serbest testosteron, DHEA-S, androstenedion, SHBG, prolaktin, serbest androjen indeksi [SAİ]) değerlendirildi. Cinsel işlev, Türkçe geçerlilik ve güvenirliği gösterilmiş FSFI ölçeği ile sorgulandı; FSFI toplam skoru ≤26,5 olan olgular cinsel işlev bozukluğu kabul edildi. PKOS ve kontrol grupları arasında demografik, hormonal ve FSFI skorları açısından uygun parametrik ve non-parametrik testlerle istatistiksel karşılaştırmalar yapıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan kadınların yaş ortalaması 28,1±3,5 yıl olup, PKOS ve kontrol grupları arasında yaş açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0,753). PKOS grubunda VKİ (27,9±5,2 kg/m²) kontrol grubuna (23,7±3,3 kg/m²) göre anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Benzer şekilde FG skoru da PKOS grubunda (12,5±5,4) kontrol grubuna (5,4±2,9) kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Sigara kullanımı (%37,5'e karşı %20,3; p=0,032) ve düzenli ilaç kullanımı (%32,8'e karşı %15,6; p=0,023) PKOS grubunda daha sık izlenirken, en belirgin fark menstrüel düzensizlik oranında gözlendi (PKOS: %70,3; kontrol: %14,1; p<0,001). Hormonal değerlendirmede PKOS grubunda serum total testosteron, serbest testosteron, DHEA-S, androstenedion ve SAİ değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek, SHBG düzeyleri ise anlamlı derecede düşük bulundu (tüm p<0,001). Prolaktin düzeyleri açısından iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,125). Genel örneklemde FSFI toplam puan ortalaması 22,3±4,4 olup, FSFI kesim noktasına göre olguların %77,3'ünde cinsel işlev bozukluğu mevcuttu. PKOS grubunda FSFI toplam puanı 18,7±2,5 iken, kontrol grubunda 25,9±2,3 olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel olarak ileri derecede anlamlıydı (p<0,001). FSFI'nin tüm alt alanlarında (istek, uyarılma, lubrikasyon, orgazm, seksüel tatmin ve seksüel ağrı) PKOS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha düşük skorlar elde edildi (tüm p<0,001). Özellikle“İstek”alt alanında en düşük ortalama puanların izlenmesi, PKOS'lu kadınlarda cinsel istekte azalma ve çok boyutlu cinsel işlev bozukluğunun ön planda olduğunu göstermektedir. Sonuç: Çalışmamızda PKOS'lu kadınlarda VKİ, klinik ve biyokimyasal hiperandrojenizm göstergeleri ile cinsel işlev bozukluğu yükünün sağlıklı kontrollere kıyasla belirgin derecede daha olumsuz olduğu gösterilmiştir. PKOS, yalnızca metabolik ve üreme sağlığı açısından değil, aynı zamanda cinsel sağlık ve yaşam kalitesi yönünden de risk oluşturan kompleks bir sendromdur. PKOS'lu kadınların rutin izlemlerinde cinsel işlevin sorgulanması, kilo yönetimi ve hiperandrojenizmin kontrolü ile birlikte psikososyal destek yaklaşımlarının da bütüncül tedavi planına entegre edilmesi önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to evaluate the relationship between body mass index (BMI), and androgen levels (specifically total and free testosterone) and sexual dysfunction in women with polycystic ovary syndrome (PCOS) using the Female Sexual Function Index (FSFI) scale and to compare the sexual function of women with PCOS with that of healthy controls. Materials and Methods: A total of 128 women aged 18–45 were included in the study. 64 of these women were diagnosed with PCOS according to the Rotterdam criteria, and 64 were gynecologically and endocrinologically healthy controls. Demographic and clinical characteristics (age, BMI, smoking/alcohol use, comorbidities, medication use, menstrual characteristics), Ferriman-Gallwey (FG) score, and hormonal parameters (serum total testosterone, free testosterone, DHEA-S, androstenedione, SHBG, prolactin, free androgen index [FIA]) were assessed in all participants. Sexual function was assessed using the FSFI scale, which has been validated and reliable in the Turkish language; cases with a total FSFI score of ≤26.5 were considered to have sexual dysfunction. Statistical comparisons were made between the PCOS and control groups in terms of demographic, hormonal, and FSFI scores using appropriate parametric and non-parametric tests. Findings: The mean age of the participating women was 28.1±3.5 years, and no significant age difference was found between the PCOS and control groups (p=0.753). BMI (27.9±5.2 kg/m²) was significantly higher in the PCOS group than in the control group (23.7±3.3 kg/m²) (p<0.001). Similarly, the FG score was significantly higher in the PCOS group (12.5±5.4) than in the control group (5.4±2.9) (p<0.001). Smoking (37.5% vs. 20.3%; p=0.032) and regular medication use (32.8% vs. 15.6%; p=0.023) were more common in the PCOS group, with the most significant difference observed in the rate of menstrual irregularities (PCOS: 70.3%; control: 14.1%; p<0.001). Hormonal evaluation revealed significantly higher serum total testosterone, free testosterone, DHEA-S, androstenedione, and SAI levels in the PCOS group compared to the control group, while SHBG levels were significantly lower (all p<0.001). No significant difference was found between the two groups in terms of prolactin levels (p=0.125). In the overall sample, the mean total FSFI score was 22.3±4.4, and according to the FSFI cut-off point, 77.3% of the subjects had sexual dysfunction. The total FSFI score was 18.7±2.5 in the PCOS group and 25.9±2.3 in the control group, and the difference was highly statistically significant (p<0.001). All FSFI subdomains (desire, arousal, lubrication, orgasm, sexual satisfaction, and sexual pain) were significantly lower in the PCOS group compared to the control group (all p<0.001). In particular, the lowest mean scores in the“Desire”subdomain indicate that decreased sexual desire and multidimensional sexual dysfunction are prominent in women with PCOS. Conclusion: Our study demonstrated that BMI, clinical and biochemical indicators of hyperandrogenism, and the burden of sexual dysfunction were significantly more negative in women with PCOS compared to healthy controls. PCOS is a complex syndrome that poses risks not only to metabolic and reproductive health but also to sexual health and quality of life. Integrating sexual function assessment, weight management, and hyperandrogenism control, along with psychosocial support approaches, into a holistic treatment plan is crucial in routine follow-up of women with PCOS.

Benzer Tezler

  1. Polikistik over sendromlu kadınlarda vücut kitle indeksi ve insülin direnci ile serum asprosin seviyelerinin ilişkisi

    The relationship between body mass index and insulin resistance with serumasprosin levels in women with polycystic ovary syndrome

    OĞUZCAN KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumPamukkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMİT ÇABUŞ

  2. Polikistik over sendromlu kadınlarda adrenal ve ovaryan steroid hormonlarla fenotipik ve klinik özelliklerin ilişkisi

    The relationship of ovarian-adrenal steroid hormones with phenotypic and clinical features in women with polycystic ovarian syndrome

    SEDA KILIÇSOY ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. RAZİYE DESDİCİOĞLU

  3. Polikistik over sendromlu kadınlar ile sağlıklı kontroller arasında yaşlanma ile overde gerçekleşen yapısal ve hormonal değişikliklerin karşılaştırılması: On yıldan uzun süreli prospektif takip çalışması

    Comparison of structural and hormonal changes in the ovary betweenwomen with polycystic ovary syndrome and healthy controls: A prospective follow-up study of over 10 years

    NEVDA CEREN SONU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZCAN MÜMÜŞOĞLU

  4. Polikistik over sendrum'lu (PKOS) hastalarda serum sclerostin seviyeleri ile kardiyometabolik risk arasındaki ilişki

    Patients with polycystic over sendrome (PCOS) the relationship between serum sclerostin levels and cardiometabolic risk

    METE BERTİZLİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE GÜL KEBAPCILAR

  5. Investigation of relationship between cardiovascular risk factors including obesity, cigarette smoking and dyslipidemia and androgen levels in women with polycystic ovarian syndrome

    Polikistik over sendromu bulunan kadınlarda obezite, sigara içiciliği ve dislipidemi gibi kardiyovasküler risk faktörleri ile androjen seviyeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    HAUWA AHMED SABO

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    FizyolojiYeditepe Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAYRAM YILMAZ

    PROF. DR. HASAN FAHRETTİN KELEŞTEMUR