Erken ovarian yetmezlik (EOY) modeli oluşturulmuş ratlarda bilateral intraovarian plateletten zengin plazma (PRP) enjeksiyonu ile enjeksiyon sırasında verilan ovarian mekanik hasarın fonksiyonel over rezervi üzerindeki rollerinin karşılaştırılması
Comparison of the roles of bilateral intraovarian platelet rich plasma (PRP) injection and ovarian mechanical damage during injection on the functional ovarian reserve in rats for which a premature ovarian insufficiency (POI) model was created
- Tez No: 1007704
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RECEP EMRE OKYAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Erken ovarian yetmezlik (EOY); 40 yaşın altında izlenen amenore, hipergonadotropizm - hipoöstrojenizm ile beraber giden ovarian fonksiyonların ve rezidüel foliküllerin kaybı ile karakterize bir jinekolojik patolojidir. Pek çok sağlık problemlerine neden olan erken ovarian yetmezlikte ovarian rezervi artırmada çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Doku yenilenmesi, yara iyileşmesi ve deri rejenerasyonu gibi etkilerinin olduğu bilinen plateletten zengin plazmanın (PRP) intraovarian enjeksiyonunun da ovarian rezervi artırdığı iddia edilen yöntemlerden biridir. Öte yandan over rezervini artırdığı iddia edilen yöntemlerden bir diğeri de over dokusunda iyatrojenik olarak gerçekleştirilen mekanik hasardır. Bu yöntemde sonucun primordial foliküllerin mekanik sinyaller ve bu sinyallerin yol açtığı biyokimyasal faktörler aracılığı ile olduğu iddia edilmektedir. Folikül gelişimin iki ana düzenleyici hormonları olan folikül stimüle edici hormon (FSH) ve anti-müllerian hormon (AMH) klinikte ovarian folikül hakkında biyobelirteç olarak kullanılmaktadır. Bu iki hormon seviyeleri düzensiz olduğunda istenmeyen üreme bozukları ile sonuçlanmaktadır. Bu çalışmada ratlarda oluşturulan EOY modeli ile; bir gruba ovarian rezervi artırdığı iddia edilen intraovarian PRP enjeksiyonunun ve bu enjeksiyonun yapılış sırasında overe verilen mekanik hasar ile diğer gruba da iyatrojenik olarak yapılacak olan PRP enjeksiyonu için kullanılan enjektör aracılığıyla yapılan ovarian mekanik hasarın; fonksiyonel ovarian rezervi artırma oranlarının, ratların kanlarında enzime bağlı immünosorban yöntem (Enzyme-linked ImmunoSorbent Assay) (ELISA) ile ölçülen FSH ve AMH seviyelerinin ve histolojik inceleme ile oosit, folikül sayılarının ve over dokusundaki fibrozis derecelendirilmesinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamız Dokuz Eylül Üniversitesi Deney Hayvanları Laboratuvarında Temmuz 2023- Ekim 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi Multidisiplin Laboratuvarı Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu onayı alınmıştır. Çalışmamıza, Whistar Albino cinsi 180-220 g (8-10 haftalık) dişi ratlar dahil edilmiştir. Denekler rastgele dört gruba ayrılmıştır. A grubu kontrol grubu [1 mL/kg intraperitoneal tek doz %0,9 sodyum klorür (NaCl) içeren serum fizyolojik], B grubu erken ovarian yetmezlik (EOY) grubu, EOY modeli yaratılanlar (150 mg/kg intraperitoneal tek doz siklofosfamid); C grubu EOY+PRP+MOH grubu, EOY modeli yaratılıp intraovarian PRP enjeksiyonu ve enjeksiyon sırasındaki mekanik ovarian hasar (MOH) (550.000 platelet/ 200 μl serum fizyolojik), D grubu EOY+MOH grubu, EOY modeli yaratılıp MOH (15.gün insülin enjektörü ile) oluşturulmuştur. Erken ovarian yetmezlik modeli oluşturulmuş olan ratlarda maksimum etki açısından intraperitoneal siklofosfamid enjeksiyonu sonrası 15 gün beklenmiştir. C grubundaki ratlara PRP enjeksiyonu ve bu esnada gerçekleşen MOH yapıldıktan, D grubundaki ratlara sadece MOH gerçekleştirildikten sekiz hafta sonra; tüm gruplardaki ratlardan FSH ve AMH düzeyleri bakılıp karşılaştırılmıştır. Plateletten zengin plazma oluşturabilmek için 3 adet rattan intrakardiyak olarak enjektör yardımı ile kan alınmıştır. Plateletten zengin plazma elde edilmesinin ardından bilateral intraovarian enjeksiyon yapılacak olan ratlara insülin enjektörü yardımı ile 550.000 platelet/ 200 μl serum fizyolojik dozunda dört kez yapılan penetrasyon ile PRP enjekte edilmiştir. İnsülin enjektörü ile yapılacak olan penetrasyon sayısı ile aynı sayıda penetrasyon, D grubu ratlara uygulanmıştır. Ratların anestezisi eter ile sağlanmıştır. Analjezi için sadece C ve D grubundaki ratlara intraperitoneal parol kullanılmıştır. Deney bittikten sonra serum hormon değeri çalışılması amacı ile intrakardiyak olarak enjektör yardımı ile kan alınmıştır ve hayvanların ölümü gerçekleştirilmiş ve histolojik inceleme yapılmıştır. Doku kesitleri histokimyasal ve immunohistokimyasal boyama yapılarak Olympus BX 51 ışık mikroskobu ile değerlendirilmiştir. Over dokusunda oluşan fibrozisin derecelendirilmesi, Masson's Trichrome boyası ile yapılmıştır. İmmunohistokimyasal incelemeler için Avidinbiyotin-peroksidaz yöntemi (ABC metodu) ile uygulanmıştır. BULGULAR: Toplam 20 adet Whistar albino cinsi rata ait sonuçlar incelendi. Serum FSH değeri sadece SF grubu ile EOY grubu arasında anlamlı olarak farklı görülmüştür; SF grubu ile EOY+PRP+MOH, EOY+MOH grubu arasında anlamlı fark görülmemiştir. Yine EOY+PRP+MOH ile EOY+MOH grubu arasında da anlamlı fark saptanmamıştır. Son olarak serum FSH/AMH düzeyi oranları hiçbir grup arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Hematoksilen&Eozin ile boyama yapılan preparatların incelenmesinde primordial folikül sayıları ve sekonder folikül sayıları gruplar arasında anlamlı fark göstermemektedir. Primer folikül sayısı, EOY grubu ve EOY+MOH grubu arasında anlamlı olarak farklı hesaplanmışken, diğer gruplar arasında anlamlı fark göstermemektedir. Graaf folikül sayısı, SF grubu ve EOY+PRP+MOH grubu arasında anlamlı olarak farklı hesaplanmışken, diğer gruplar arasında anlamlı fark göstermemektedir. Atretik folikül sayıları; SF grubu ve EOY grubu, SF grubu ve EOY+PRP+MOH grubu, SF grubu ve EOY+MOH grubu, EOY grubu ve EOY+PRP+MOH grubu, EOY grubu ve EOY+MOH grubu arasında anlamlı olarak farklı hesaplanmışken EOY+PRP+MOH grubu ve EOY+MOH grubu arasında anlamlı fark hesaplanmamıştır. EOY grubuna ait over kesitlerinde SF grubuna kıyasla normal histolojik görüntünün kaybı gözlendi. EOY+PRP+MOH grubuna ait kesitler incelendiğinde; EOY grubuna kıyasla primordial ve primer folikül sayısında artış olduğu gözlendi. EOY grubu ile kıyaslandığında normal görünen farklı sayı ve boyuttaki folikül sayılarında artış olsa da SF grubuna kıyasla normal histolojik görüntünün tam olarak korunmadığı; korpus luteum ve atretik foliküller görünümde SF grubuna kıyasla artış olduğu gözlendi. Atretik folikül sayısında EOY grubuna kıyasla azalma gözlendi. EOY+MOH grubunun over kesitlerinde, EOY+PRP+MOH grubuna benzer şekilde sağlıklı ve farklı aşamalardaki foliküllerin artışı gözlendi. Atretik folikül sayısında EOY grubuna oranla azalma olduğu gözlendi. Gruplara göre Masson Trikrom boyamanın H skor dağılımına bakıldığında; EOY grubundaki fibrozis varlığının EOY+PRP+MOH ve SF gruplarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p=0,04; p=0,00). SF grubuna kıyasla EOY+MOH grubundaki kollajen artışı belirgin (p=0,06) ve EOY grubuna kıyasla EOY+MOH grubundaki fibrozis azalmış olsa da bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü (p=1). SF grubunda Kaspaz-3 immün reaktivitesi incelendi. Granüloza hücrelerinde ve daha belirgin olarak teka internada, Kaspaz 3 pozitifliği bazal düzeyde gözlendi. Gelişimin farklı aşamalarında olan foliküllerde yer alan primer oositlerde de yer yer Kaspaz-3 için zayıf bir immün pozitiflik gözlendi. Korpus luteum hücrelerinde ise granüloza hücrelerine göre daha kuvvetli bir boyanma görüldü. EOY grubu over kesitlerinde Kaspaz-3 immün reaktivitesi incelendiğinde pozitif hücre sayısının tüm alanlarda arttığı; farklı gelişim aşamalardaki foliküllerin granüloza hücrelerinde ve teka internada, oositlerde ve korpus luteumda immün pozitifliğin belirgin olduğu görüldü. Ancak istatistiksel olarak bu artış anlamlı değildi (p=0,15). EOY+PRP+MOH grubuna ait over kesitlerinde Kaspaz-3 immün reaktivitesi incelendiğinde, granüloza ve korpus luteum hücrelerinde ve oositte EOY grubuna göre daha zayıf bir boyanma gözlendi ve immün pozitiflikteki bu azalma istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,00). SF grubuyla kıyaslandığında ise immün pozitif hücre sayısı foliküllerde benzer şekildeyken, diğer alanlarda daha az belirgindi ancak bu azalma istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=1). EOY+MOH grubunda ise EOY grubu ile kıyaslandığında immün pozitif hücre sayısının azaldığı, SF ve EOY+PRP+MOH grupları ile kıyaslandığında ise immün pozitifliğin arttığı görüldü. Ancak bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,44; p=1; p=0,57). SF grubunda Ki-67 immün reaktivitesi incelendi. Granüloza hücrelerinde daha belirgin olmakla birlikte korteksteki diğer hücrelerde de immün pozitiflik gözlendi. Korpus luteum hücrelerinde ise granüloza hücrelerine göre daha zayıf bir boyanma görüldü. EOY grubunda immün pozitif hücre sayısının bazı örneklerde azaldığı, bazı örneklerde ise SF grubu ile benzer olduğu görüldü. Yine farklı gelişim aşamalardaki foliküllerin granüloza hücrelerinde immün pozitiflik diğer hücrelere kıyasla daha belirgindi. Ancak istatistiksel olarak bu azalma anlamlı değildi (p=1). EOY+PRP+MOH grubundaki tüm kortikal alandaki hücrelerde SF ve EOY grubuna göre daha kuvvetli bir boyanma gözlendi ve immün pozitiflikteki bu artış her iki gruba göre de istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,02; p=0,02). EOY+MOH grubunda EOY grubu ile kıyaslandığında immünpozitif hücre sayısında artış eğilimi olsa da immünhistokimyasal bulguları benzerdi ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p=1). EOY+MOH grubu ve EOY+PRP+MOH grubu ile kıyaslandığında immünpozitif hücre sayısı belirgin olarak azalmış olsa da bu azalma istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,17). TARTIŞMA: İntraovarian PRP veriliş sırasındaki mekanik ovarian hasarın izole etkisi için ratlar kıyaslandığında EOY+PRP+MOH grubuna göre EOY+MOH grubunda; primordial sayısında azalma, primer folikül sayısında artma, sekonder folikül sayısında azalma, graaf folikül sayısında artma, atretik folikül sayısında azalma izlenmiş olsa da bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (tüm sonuçlarda p=1). Serum FSH ve AMH düzeyi artmıştır ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,99, p=1). Masson trikrom ile yapılan fibrozis skorlamasında H skoru artmıştır ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,58). İmmunohistokimyasal olarak Ki-67 ile yapılan boyamada proliferasyonun daha az olduğu görülmüştür ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,17). İmmunohistokimyasal olarak Kaspaz-3 ile yapılan boyamada apoptozun daha fazla olduğu görülmüştür ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,57).
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Premature ovarian insufficiency (POI); amenorrhea observed under the age of 40 is a gynecological pathology characterized by loss of ovarian functions and residual follicles accompanied by hypergonadotropism – hypoestrogenism. Various methods are used to increase ovarian reserve in premature ovarian failure, which causes many health problems. Intraovarian injection of platelet-rich plasma (PRP), which is known to have effects such as tissue regeneration, wound healing and skin regeneration, is one of the methods claimed to increase ovarian reserve. On the other hand, another method claimed to increase ovarian reserve is iatrogenic mechanical damage to the ovarian tissue. In this method, it is claimed that the result is mediated by the mechanical signals of the primordial follicles and the biochemical factors caused by these signals. Follicle-stimulating hormone (FSH) and anti-mullerian hormone (AMH), the two main regulatory hormones of follicle development, are used clinically as biomarkers about the ovarian follicle. When the levels of these two hormones are irregular, it results in unwanted reproductive disorders. With the POI model created in rats in this study; In one group, intraovarian PRP injection, which is claimed to increase ovarian reserve, and mechanical damage to the ovary during this injection, and in the other group, ovarian mechanical damage caused by the injector used for iatrogenic PRP injection; It was aimed to compare the rates of increasing functional ovarian reserve, FSH and AMH levels measured by the enzyme-linked immunosorbent method (ELISA) in the blood of rats, and the number of oocytes and follicles and the degree of fibrosis in the ovarian tissue by histological examination. METHOD: Our study was carried out at Dokuz Eylül University Experimental Animal Laboratory between July 2023 and October 2023. Approval was received from the Dokuz Eylül University Multidisciplinary Laboratory Animal Experiments Local Ethics Committee. Whistar Albino female rats weighing 180-220 g (8-10 weeks old) were included in our study. Subjects were randomly divided into four groups. Group A control group [1 mL/kg intraperitoneal single dose of physiological saline containing 0.9% sodium chloride (NaCl)], group B premature ovarian failure (POF) group, POF model creation (150 mg/kg intraperitoneal single dose cyclophosphamide); Group C POI+PRP+MOD group, POI model created and intraovarian PRP injection and mechanical ovarian damage (MOD) during injection (550,000 platelets / 200 μl physiological saline), D group POI+MOD group, POI model created and MOD (15th day with insulin injector). ) was created. In rats in which a POI model was created, 15 days were waited after intraperitoneal cyclophosphamide injection for maximum effect. Eight weeks after PRP injection was applied to the rats in group C and MOD was performed on the rats in group D; FSH and AMH levels of rats in all groups were measured and compared. In order to create platelet-rich plasma, blood was taken intracardiac from 3 rats with the help of a syringe. After obtaination, PRP was injected into the rats that would receive bilateral intraovarian injection, with the help of an insulin injector, at a dose of 550,000 platelets/200 μl physiological saline, by four penetrations. The same number of penetrations as the number of penetrations with the insulin syringe were applied to group D rats. Anesthesia of the rats was provided with ether. For analgesia, intraperitoneal parol was used only in rats in groups C and D. After the experiment was completed, blood was taken intracardiacly with the help of a syringe to study serum hormone levels, the animals were sacrificed and histological examination was performed. Tissue sections were evaluated with an Olympus BX 51 light microscope by histochemical and immunohistochemical staining. Grading of fibrosis in the ovarian tissue was made with Masson's Trichrome stain. Avidinbiotin-peroxidase method (ABC method) was used for immunohistochemical examinations. RESULTS: The results of a total of 20 Whistar albino rats were examined. Serum FSH value was found to be significantly different only between the SF group and the EOY group; There was no significant difference between the SF group and the EOY+PRP+MOH, EOY+MOH groups. Again, no significant difference was detected between the EOY+PRP+MOH and EOY+MOH groups. Finally, serum FSH/AMH level ratios did not differ significantly between any groups. When examining the preparations stained with Hematoxylin & Eosin, the number of primordial follicles and secondary follicles do not show a significant difference between the groups. While the number of primary follicles was calculated significantly differently between the EOY group and the EOY+MOH group, it did not show a significant difference between the other groups. While the number of Graafian follicles was calculated to be significantly different between the SF group and the EOY+PRP+MOH group, it did not show a significant difference between the other groups. Atretic follicle numbers; while EOY+PRP+ was calculated significantly different between SF group and EOY group, SF group and EOY+PRP+MOH group, SF group and EOY+MOH group, EOY group and EOY+PRP+MOH group, EOY group and EOY+MOH group, no significant difference was calculated between the MOH group and the EOY+MOH group. A loss of normal histological appearance was observed in the ovarian sections of the EOY group compared to the SF group. When the sections belonging to the EOY+PRP+MOH group are examined; an increase in the number of primordial and primary follicles was observed compared to the EOY group. Although there was an increase in the number of normal-appearing follicles of different numbers and sizes compared to the EOY group, the normal histological appearance was not fully preserved compared to the SF group; an increase in the appearance of corpus luteum and atretic follicles was observed compared to the SF group. A decrease in the number of atretic follicles was observed compared to the EOY group. An increase in healthy follicles at different stages was observed in the ovarian sections of the EOY+MOH group, similar to the EOY+PRP+MOH group. It was observed that there was a decrease in the number of atretic follicles compared to the EOY group. When looking at the H score distribution of Masson Trichrome staining according to groups; the presence of fibrosis in the EOY group was found to be statistically significant compared to the EOY+PRP+MOH and SF groups (p=0.04; p=0.00). Although the collagen increase in the EOY+MOH group was significant compared to the SF group (p=0.06) and fibrosis decreased in the EOY+MOH group compared to the EOY group, this difference was not statistically significant (p=1). Caspase-3 immune reactivity was examined in the SF group. Caspase 3 positivity was observed at basal level in granulosa cells and more specifically in the theca interna. A weak immunopositivity for Caspase-3 was also occasionally observed in primary oocytes located in follicles at different stages of development. A stronger staining was observed in corpus luteum cells than in granulosa cells. When Caspase-3 immune reactivity was examined in the ovarian sections of the EOY group, the number of positive cells increased in all areas; it was observed that immune positivity was evident in the granulosa cells and theca interna, oocytes and corpus luteum of follicles at different developmental stages. However, this increase was not statistically significant (p = 0.15). When Caspase-3 immune reactivity was examined in the ovarian sections of the EOY+PRP+MOH group, a weaker staining was observed in the granulosa and corpus luteum cells and oocytes compared to the EOY group, and this decrease in immune positivity was statistically significant (p=0.00). Compared to the SF group, the number of immune positive cells was similar in the follicles, but was less evident in other areas, but this decrease was not statistically significant (p = 1). In the EOY+MOH group, it was observed that the number of immune positive cells decreased when compared to the EOY group, and immune positivity increased when compared to the SF and EOY+PRP+MOH groups. However, these changes were not statistically significant (p=0.44; p=1; p=0.57). Ki-67 immune reactivity was examined in the SF group. Although more prominent in granulosa cells, immune positivity was also observed in other cells in the cortex. A weaker staining was observed in corpus luteum cells compared to granulosa cells. It was observed that the number of immune positive cells in the EOY group decreased in some samples, and was similar to the SF group in some samples. Again, immune positivity was more evident in the granulosa cells of follicles at different developmental stages compared to other cells. However, this decrease was not statistically significant (p = 1). A stronger staining was observed in the cells in the entire cortical area in the EOY+PRP+MOH group compared to the SF and EOY groups, and this increase in immune positivity was statistically significant compared to both groups (p=0.02; p=0.02). Although there was a tendency for an increase in the number of immunopositive cells in the EOY+MOH group compared to the EOY group, the immunohistochemical findings were similar and there was no statistically significant difference between the two groups (p = 1). Although the number of immunopositive cells decreased significantly compared to the EOY+MOH group and the EOY+PRP+MOH group, this decrease was not statistically significant (p=0.17). DISCUSSION: When rats were compared for the isolated effect of mechanical ovarian damage during intraovarian PRP administration, in the EOY+MOH group compared to the EOY+PRP+MOH group; Although a decrease in the number of primordial follicles, an increase in the number of primary follicles, a decrease in the number of secondary follicles, an increase in the number of graafian follicles, and a decrease in the number of atretic follicles were observed, these differences were not found to be statistically significant (p = 1 in all results). Serum FSH and AMH levels increased but were not found to be statistically significant (p=0.99, p=1). The H score increased in fibrosis scoring with Masson Trichrome, but it was not statistically significant (p = 0.58). Immunohistochemically, proliferation was observed to be less in Ki-67 staining, but it was not found to be statistically significant (p = 0.17). Immunohistochemically, staining with Caspase-3 showed that apoptosis was higher, but it was not statistically significant (p = 0.57).
Benzer Tezler
- Atipik psikiyatrik belirtileri olan hastalarda frajil X taraması
Fragile X screening in patients with atypical psychiatric symptoms
İREM AKYOL ERTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
GenetikAnkara ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BERKER DUMAN
- Prematür overyan yetmezliği olan kadınların yaşadıkları sorunlar ve baş etme deneyimleri
Problems and coping experiences of women with premature ovarian failure
GÜLSEREN SALLIO
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
HemşirelikPamukkale ÜniversitesiDoğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR SERÇEKUŞ AK
- Ratlarda siklofosfamid kaynaklı erken ovaryen yetmezlik modelinde anjiotensin reseptör blokerleri kullanımının overe etkisi
The effect of the use of anjiotensin receptor blockers on the model of early ovarian failure caused by cyclophosphamide in rats.
EZGİ DOĞAN TEKBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumMaltepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ALİ GÜRSOY
- Prematüre ovaryan yetmezlik modelinde foliküler atrezi ile granüloza hücrelerinin hücre ölüm mekanizmaları açısından ilişkisinin incelenmesi
Investigation of the relation between follicular atresia and granulosa cells in terms of cell death mechanisms in premature ovarian failure model
DAMLA AKOĞULLARI
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
Histoloji ve EmbriyolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELGİN TÜRKÖZ ULUER
- 35 yaş altı kadınlardaki kromozomal anomalili fetüs saptanma ihtimalinin erken overyal yetmezlikle olan ilişkisi
The relationship between early ovarian failure and the probability of detecting chromosomally abnormal fetuses in women under 35 years of age
ÇETİN OĞULCAN YÜCEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumEge ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERT KAZANDI