Steatohepatitli hastalarda dalak sertliği ile varis kanama riski arasında ilişki var mı?
Is there a relationship between spleen stiffness and the risk of variceal bleeding in patients with steatohepatitis?
- Tez No: 1008297
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞEBNEM GÜRSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Alkolik olmayan steatohepatit, Özofagus varisleri, Dalak sertliği, Elastografi, Non-alcoholic steatohepatitis, Esophageal varices, Spleen stiffness, Elastography
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
STEATOHEPATİTLİ HASTALARDA DALAK SERTLİĞİ İLE VARİS KANAMA RİSKİ ARASINDA İLİŞKİ VAR MI? ÖZET Giriş: Non-alkolik steatohepatit (NASH), non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının inflamatuar bir formudur. NASH, hepatosteatoza ek olarak karaciğer hasarı ve inflamatuvar aktivite ile karakterizedir. Hastalığın progresyonu siroz, özofagus varisleri (ÖV) gelişimi ve karaciğer nakli ihtiyacı ile ilişkilidir. NASH vakalarında non-invazif yöntemler kullanarak ÖV'yi tahmin etmek, hasta prognozunu olumlu etkiler. Dalak sertliğinin (SSM) siroz hastalarında ÖV için belirleyici bir faktör olduğu gösterilmiş olmasına rağmen, NASH hastalarındaki rolü tam olarak bilinmemektedir. Çalışmamızın amacı, NASH'li ve NASH'e bağlı siroz vakalarında ÖV tanısında elastografi ile değerlendirilen dalak sertliğinin (SSM) belirleyiciliğini değerlendirmektedir. Gereç ve yöntem: Çalışmaya, 2017 ile 2025 yılları arasında karaciğer biyopsisi ile NASH tanısı konulan 50 hasta dahil edildi. SSM, point shear wave elastografisi (pSWE) kullanılarak değerlendirildi. ÖV varlığı üst gastrointestinal sistem endoskopisi ile değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, biyokimyasal analizleri ve B-mod ultrasonografi ile değerlendirilen karaciğer ve dalak boyutları kaydedildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 56,2 ± 9,5 idi (26-81 yaş aralığı). Kadın-erkek oranı 2,1/1 idi. NASH vakalarının %44'ünde (n=22) siroz, %24'ünde (n=12) varis izlendi. Varislerin %10'u grade II-III şiddetindeydi (yüksek riskli varis). Varisi olan siroz hastalarının SSM değeri varisi olmayanlara kıyasla daha yüksekti (3,49 ± 0,60 m/s & 2,46 ± 0,70, p<0,001). ROC analizlerinde, SSM (AUC=0,901), platelet sayısı (AUC=0,880), INR (AUC=0,744), direkt bilirubin (AUC=0,760) ve dalak boyutunun (AUC=0,793) siroz hastalarında ÖV tanısında belirleyici olduğu görüldü. SSM (>2,88 m/s veya >29,6 kPa) ÖV varlığı için %90,9 sensitivite ve %81,8 spesifiteye sahipti. ÖV'nin dışlanmasında 2,58 m/s veya 12,8 kPa altındaki SSM değerleri %100 negatif prediktif değere (NPD) sahipken, ÖV tanısında, 3,81 m/s veya 38,0 kPa'nın üzerindeki değerler %100 pozitif prediktif değer (PPD) göstermekteydi. Yüksek riskli varisler için tek belirleyicinin SSM olduğu tespit edildi (AUC=0,806). Yüksek riskli ÖV için (2,97 m/s veya 26,6kPA) %100 sensitivite ve %66,6 spesifiteye sahipti. Yüksek riskli ÖV için tanı koyduran ve tanıyı dışlayan değerler sırasıyla 4,30 m/s (560 kPa) ve 2,97 m/s (26,6 kPa) idi. SSM + PLT (AUC=0,967, p<0,001) kombinasyonunun varis varlığı için neredeyse optimal prediktörler olduğu bulundu. Ancak tek başına SSM'ye kıyasla istatistiksel olarak daha avantajlı olduğu gösterilemedi. SSM'nin diğer belirteçlerle kombine edilmesi yüksek riskli ÖV için ekstra bir katkı sağlamadı. Sonuç: Dalak sertliği, NASH'a bağlı siroz vakalarında ÖV'nin önemli bir göstergesidir. Diğer laboratuvar ve görüntüleme bulguları ile birlikte kullanıldığında tanısal doğruluğu artış göstermektedir. Yüksek riskli ÖV için ise SSM tek başına önemli bir belirleyicidir. Dalak sertliğinin ölçülmesi, üst GİS endoskopi yapılmayan hastalarda varis varlığını belirleyerek, erken tedavi olanağını sağlanması, dolayısıyla hastaların prognozunun iyileştirilmesine katkıda bulunabilir.
Özet (Çeviri)
IS THERE A RELATIONSHIP BETWEEN SPLEEN STIFFNESS AND THE RISK OF VARICEAL BLEEDING IN PATIENTS WITH STEATOHEPATITIS? ABSTRACT Introduction: Non-alcoholic steatohepatitis (NASH) is an inflammatory form of non-alcoholic fatty liver disease. NASH is characterized by liver damage and inflammatory activity in addition to hepatosteatosis. It is associated with disease progression and the development of cirrhosis, esophageal varices (EV), and the need for a liver transplant. Predicting EV using non-invasive methods in NASH cases positively impacts patient prognosis.. Although it has been demonstrated that spleen hardness is a determining factor in cases of cirrhosis, its role in NASH patients is not fully understood. The aim of our study is to evaluate the predictive value of spleen stiffness (SSM), assessed by elastography, in the diagnosis of EV in patients with NASH and NASH-related cirrhosis. Material and methods: The study included 50 patients diagnosed with NASH by liver biopsy between 2017 and 2025. The SSM was assessed using point shear wave elastography (pSWE), and the presence of EV was evaluated using upper gastrointestinal endoscopy. The patients' demographic characteristics, biochemical analyses, and liver and spleen sizes assessed by B-mode ultrasonography were recorded. Results: The average age of patients was 56.2 ± 9.5 years (range 26-81 years). The female-to-male ratio was 2.1/1. Cirrhosis was observed in 44% of NASH cases (n=22) and esophageal varices (EV) in 24% (n=12). Ten percent of EV (n=5) were grade II-III severity (high-risk EV). SSM was higher in patients with cirrhosis than in those without (3.49 ± 0.60 m/s vs 2.46 ± 0.70, p<0.001). ROC analyses showed that SSM (AUC=0.901), platelet count (AUC=0.880), INR (AUC=0.744), direct bilirubin (AUC=0.760), and spleen size (AUC=0.793) were predictive in the diagnosis of EV in cirrhosis patients. The SSM (>3.07 m/s or >29.6 kPa) showed 90.9% specificity and 81.8% specificity for the presence of EV. SSM below 2.58 m/s or 12.8 kPa values ruled out the EV with 100% negative predictive value (NPD) (rule-out). In the diagnosis of EV, values above 3.81 m/s or 38.0 kPa had 100% positive predictive value (PPD) (rule-in). SSM was the sole determinant for high-risk EV. It had 100% sensitivity and 66.6% specificity for high-risk EV (2.97 m/s or 26.6 kPA). The values that rule-in and rule-out for the diagnosis of high-risk EV were 4.30 m/s (56,0 kPa) and 2.97 m/s (26.6 kPa), respectively. The combination of SSM + PLT (AUC=0.967, p<0.001) was found to be nearly optimal predictor for the presence of EV. However, it was not shown to be statistically more advantageous than SSM alone. Combining SSM with other markers did not provide an additional contribution for high-risk EV. Conclusion: Spleen stiffness is an important indicator of EV in cases of cirrhosis associated with NASH. When used in conjunction with other laboratory and imaging findings, its diagnostic accuracy increases. For high-risk EV, SSM alone is an important determinant. Measuring spleen firmness can help determine the presence of varices in patients who cannot undergo upper GI endoscopy, thereby enabling early treatment and contributing to an improved prognosis for patients.
Benzer Tezler
- Hepatosteatozun saptanmasında BT dansitometrisinin etkinliği
The effectiveness of CT densitometry in detecting the hepatosteatosis
MUKADDER ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Radyoloji ve Nükleer TıpGaziantep ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANİFİ AYHAN ÖZKUR
- Ailevi akdeniz ateşi hastalarında portal hipertansiyon sıklığının araştırılması
Investigation of the frequency of portal hypertension in patients with familial mediterranean fever
BAHRİ ÖZTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ADİLE İRFAN ORTAKÖYLÜOĞLU
- Steatohepatitli hastalarda hiperinsulinemik oglisemik klemp tekniği ile insülin rezistansının araştırılması
Başlık çevirisi yok
RECAİ KILINÇ
- Nonalkolik steatohepatitli hastalarda karaciğerde endokannabinoid reseptör CB1 ve CB2 ekspresyonu ve metabolik sendromla ilişkisi
Patients with nonalcoholic steatohepatitis hepatic endocannabinoid CB1 and CB2 receptor expression and relationship with metobolic syndrome
AYÇA EROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
GastroenterolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ENVER DOLAR
- Nonalkolik steatohepatitli hastalarda dispeptik yakınmalar nedeniyle proton pompa inhibitör kullanımının etkilerinin gözlenmesi
Observation of proton pump inhibitor use due to dispeptic complaints in non alcoholic steatohepatitic patients
NURHAN ÖNAL KALKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
GastroenterolojiYüzüncü Yıl ÜniversitesiDahiliye Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA ÖZTÜRK