Geri Dön

Üç kuşakta oyun deneyimleri: Çocuk, ebeveyn ve büyük ebeveyn algılarının incelenmesi

Play experiences across three generations: An examination of children's, parents', and grandparents' perceptions

  1. Tez No: 1010033
  2. Yazar: DENİZ GÜÇLÜ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BELMA TUĞRUL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel Eğitim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Okul Öncesi Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Oyun, insan gelişiminin ayrılmaz bir parçası olmasının ötesinde, toplumsal değerlerin, kültürel mirasın ve sosyal normların kuşaktan kuşağa aktarıldığı dinamik bir ekosistemdir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, erken çocukluk dönemindeki çocuklar, ebeveynleri ve büyük ebeveynleri bağlamında üç farklı kuşağın oyun deneyimlerini ve oyuna ilişkin algılarını derinlemesine incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımı benimsenerek fenomenoloji (olgubilim) deseniyle yürütülen bu çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubu, aynı aile ağacına mensup 10 okul öncesi dönem (5-6 yaş) çocuğu, 10 ebeveyn ve 10 büyük ebeveyn olmak üzere toplam 30 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma verileri, her kuşağa özgü olarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ve çocukların aileleriyle oyun oynadıkları anları yansıttıkları projektif çizimler aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen sözlü ve görsel veriler, tümevarımsal içerik analizi ve sürekli karşılaştırma yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre; çocuklar oyunu yaş sınırından bağımsız evrensel bir eylem olarak algılamakta, ebeveynleriyle hareketli ve dinamik, büyük ebeveynleriyle ise masal ve geleneksel oyunlar gibi daha sakin etkileşimler kurmaktadır. Ayrıca, dijitalleşmeye rağmen çocukların açık havada fiziksel özgürlük sunan oyunları tercih ettikleri çizimlerinde de doğa vurgusuyla öne çıkmıştır. İkinci kuşak olan ebeveynler, oyunu çocuğun iç dünyasına ulaşmada pedagojik bir iletişim aracı olarak değerlendirmekte, ancak günümüzdeki teknolojik kuşatma karşısında yoğun bir ekran kaygısı yaşamaktadırlar. Ebeveynler kendi çocukluklarındaki sokak kültüründen ev içi yapılandırılmış oyuncaklara geçişi belirgin bir şekilde hissetmektedir. Üçüncü kuşağı temsil eden büyük ebeveynlerin belleklerinde ise doğal materyaller, sokak kültürü ve sosyalleşme ön plandadır. Yaşlı bireyler günümüz dijital oyun kültürüne yabancılaşma yaşasalar da çocuklara masal, tekerleme ve eski oyunları öğreterek kuşaklararası kültürel aktarımın temel taşıyıcısı rolünü üstlenmektedirler. Üç kuşağın algıları bütüncül olarak karşılaştırıldığında, oyun mekânlarının ve materyallerinin tarihsel süreç içerisinde sokaktan ev içine, doğal nesnelerden ise dijital ekranlara doğru keskin bir sosyolojik dönüşüm geçirdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak; oyunun fiziksel sınırları, araçları ve ebeveynlik pratikleri zamanla değişime uğrasa da oyunun kuşaklararası duygusal bağ kurma, kültürel kökleri yaşatma ve aile ekosisteminde nesilleri birbirine kenetleme işlevinin her üç kuşakta da gücünü ve geçerliliğini koruduğu görülmüştür.

Özet (Çeviri)

Beyond being an integral part of human development, play is a dynamic ecosystem through which social values, cultural heritage, and social norms are transmitted from generation to generation. In this context, the primary aim of the study is to examine in depth the play experiences and perceptions of three different generations—children in early childhood, their parents, and grandparents. Adopting a qualitative research approach and conducted with a phenomenology design, the study utilized criterion sampling, a purposive sampling method. The study group consists of 30 participants in total: 10 preschool children (aged 5-6), 10 parents, and 10 grandparents belonging to the same family trees. Research data were collected through semi-structured interview forms specifically developed for each generation and projective drawings where children reflected their moments of play with their families. The obtained verbal and visual data were analyzed using inductive content analysis and the constant comparative method. According to the research findings, children perceive play as a universal action independent of age limits; they establish active and dynamic interactions with their parents, and calmer interactions, such as tales and traditional games, with their grandparents. Furthermore, despite digitalization, children's preference for outdoor play that offers physical freedom was highlighted by the emphasis on nature in their drawings. Parents, representing the second generation, evaluate play as a pedagogical communication tool to reach the child's inner world, yet experience intense screen anxiety in the face of contemporary technological saturation. Parents distinctly feel the transition from the street culture of their own childhood to structured indoor toys. In the memories of grandparents representing the third generation, natural materials, street culture, and socialization are at the forefront. Although the elderly experience alienation from today's digital play culture, they undertake the role of the primary carrier of intergenerational cultural transmission by teaching children tales, nursery rhymes, and traditional games .When the perceptions of the three generations were compared holistically, it was determined that play spaces and materials underwent a sharp sociological transformation within the historical process from outdoors to indoors, and from natural objects to digital screens. Consequently, while the physical boundaries, tools, and parenting practices of play have changed over time, the function of play in establishing intergenerational emotional bonds, keeping cultural roots alive, and interlocking generations within the family ecosystem has maintained its strength and validity across all three generations.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları

    Başlık çevirisi yok

    ATBİMOĞLU ADALET

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Cam ve plastik seraların sonbahar domates üretimi yönünden karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ERGUN DURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Samsun ve çevresinde tarla sarmaşığı (conuolvulus arvensis L.)'na karşı biyolojik savaşa esas olacak fauna tespiti

    Investigations on the insect fauna of the field binweed (Conuolvulus arvensis L.) related to its biological control in Samsun Province

    YASEMİN UFUK GERMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Bitki Koruma Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...