Geri Dön

Periton diyalizi hastalarında mikrovasküler yapının tırnak dibi kapilleroskopi ile incelenmesi ve bulguların kardiyovasküler parametreler ile ilişkisinin araştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1013480
  2. Yazar: BANU OCAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EBRU AŞICIOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Diyaliz hastalarında mikrovasküler değişikliklerin geliştiği bilinmekle birlikte tırnak dibi kapilleroskopisinin periton diyalizi (PD) hastalarındaki kullanımı ve klinik önemi yeterince aydınlatılmamıştır. Çalışmamızda PD hastalarında NVC bulgularının sistematik olarak değerlendirilmesi, bu hasta grubuna özgü mikrovasküler paternlerin ortaya konması ve elde edilen bulguların kardiyovasküler göstergeler ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu tek merkezli, kesitsel çalışmada periton diyalizi uygulanan 40 erişkin hasta, yaş, cinsiyet ve başlıca komorbiditeler açısından benzer 27 hemodiyaliz hastası ve 25 sağlıklı kontrol ile karşılaştırıldı. Tüm katılımcılarda standart protokole uygun şekilde tırnak dibi videokapilleroskopi incelemesi yapılarak kapiller yoğunluğu, kapiller dağılımı ve morfolojik değişiklikler değerlendirildi. Karotis intima media kalınlığı, karotis plak varlığı ve ayak bileği-kol indeksi ölçümleri gerçekleştirildi; ayrıca SCORE2 ve QRISK3 risk skorları hesaplandı. Elde edilen klinik, laboratuvar ve görüntüleme verileri uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Diyaliz hastalarında kontrol grubuna kıyasla anormal kapiller yüzdesinin anlamlı derecede arttığı saptanmıştır (27.0 [18.0–37.0] vs. 11.1 [0–14.0], p<0.001). Ayrıca ≥2 crossing kapiller varlığı ve bushy kapiller oranı diyaliz grubunda belirgin olarak daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla p<0.001 ve p=0.003). PD ve HD hastalarının karşılaştırılmasında, PD grubunda anormal kapiller sayısı, anormal kapiller yüzdesi, tortuozite ve dilatasyon bulgularının daha yüksek olduğu gösterilmiştir (tüm p<0.05). Buna karşın, PD hastalarında kapilleroskopik bulgular ile ASKVH öyküsü, karotis plak varlığı, karotis intima-media kalınlığı, SCORE2, QRISK3 ve ayak bileği kol indeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (tüm p>0.05). Sonuç: Bulgularımız, PD hastalarında belirgin mikrovasküler yapısal değişikliklerin kapilleroskopi ile non-invaziv olarak ortaya konabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, bu mikrovasküler değişikliklerin makrovasküler ateroskleroz göstergeleri ve klinik kardiyovasküler sonlanımlar ile paralellik göstermemesi, mikrovasküler hasarın diyaliz popülasyonunda klasik aterosklerotik süreçlerden kısmen bağımsız ilerleyebileceğini düşündürmektedir. Bu durum, kapilleroskopinin kardiyovasküler risk değerlendirmesinde doğrudan bir yansıma aracı olmaktan ziyade tamamlayıcı bir biyobelirteç olarak değerlendirilebileceğine işaret etmektedir. Bulguların doğrulanması ve klinik kullanıma entegrasyonu için daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: Although microvascular alterations are known to occur in dialysis patients, the use and clinical significance of nailfold capillaroscopy (NVC) in peritoneal dialysis (PD) patients remain insufficiently characterized. To address this gap in the literature, this study aimed to systematically evaluate NVC findings in PD patients, to define PD-specific microvascular patterns, and to investigate their relationship with cardiovascular indicators, including macrovascular parameters. Methods: In this single-centre, cross-sectional study, 40 adult patients undergoing peritoneal dialysis were compared with 27 haemodialysis patients and 25 healthy controls matched for age, sex, and major comorbidities. Nailfold videocapillaroscopy was performed in all participants according to a standardised protocol, and capillary density, capillary distribution, and morphological abnormalities were evaluated. Carotid intima media thickness, carotid plaque presence, and ankle–brachial index measurements were assessed; additionally, SCORE2 and QRISK3 cardiovascular risk scores were calculated. Clinical, laboratory, and imaging data were analysed using appropriate statistical methods. Results: The percentage of abnormal capillaries was significantly higher in dialysis patients compared to controls (27.0 [18.0–37.0] vs. 11.1 [0–14.0], p<0.001). The presence of ≥2 crossing capillaries and the proportion of bushy capillaries were also significantly increased in the dialysis group (p<0.001 and p=0.003, respectively). Compared to HD patients, PD patients exhibited higher abnormal capillary count and percentage, as well as increased tortuosity and dilatation (all p<0.05). However, no significant associations were observed between capillaroscopic findings and history of atherosclerotic cardiovascular disease (ASCVD), carotid plaque presence, CIMT, SCORE2, QRISK3, or ankle–brachial index in PD patients (all p>0.05). Conclusion: Our findings demonstrate that prominent microvascular structural alterations in PD patients can be non-invasively detected using capillaroscopy. However, the lack of concordance between these microvascular changes and macrovascular atherosclerotic markers or clinical cardiovascular outcomes suggests that microvascular damage in dialysis populations may partially evolve independently of classical atherosclerotic processes. These results indicate that capillaroscopy may serve as a complementary biomarker rather than a direct surrogate in cardiovascular risk assessment. Further large-scale and prospective studies are warranted to validate these findings and clarify their clinical implications.

Benzer Tezler

  1. Periton diyalizi hastalarında izoflavonların paraoksonaz ve adiponektine etkileri

    Effects of isoflavones on paraoxonase and adiponectin in continuos ambulatory peritoneal dialysis patients

    ELİF KILIÇ KAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    NefrolojiFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BİLGE AYGEN

  2. Periton diyalizi hastalarında izoflavonların ateroskleroz üzerine etkileri

    The effects of isoflavones on atherosclerosis in patient on peritonel dialysis

    FATİH ŞAHPAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    NefrolojiFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYHAN DOĞUKAN

  3. Deneysel sklerozan peritonitte diyalizat türünün skleroz gelişimi üzerine etkisi

    The effect of dialysatec type on development of sclerosis in experimental sclerosing peritonitis

    FARUK TOPALLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NefrolojiGata

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. T. RIFKI EVRENKAYA

  4. Tip 2 diyabetik nefropatili hastalarda serum NRF2 ve Nf-KB düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum NRF2 and NF-KB levels in patient with TYPE 2 diabetic nephropathy

    AYŞEGÜL BÜYÜKBEBECİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    BiyokimyaGaziantep Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET TARAKÇIOĞLU

  5. Periton diyalizi hastalarında kronik ve akut hiperozmolar solüsyon kullanımının inflamatuar belirteçler üzerine etkileri

    To compare the inflammatory response of the peritoneum to the usage of icodextrin 1.36% and 3.86% glucose concentrations in peritoneal dialysis

    OMAR ABDALLA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    NefrolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İ. ÇETİN ÖZENER