Geri Dön

Obstrüktif akciğer hastalığının eşlik ettiği obstrüktif uyku apne hastalarının özellikleri

Characteristics of obstructive sleep apnea patients with coexisting obstructive lung disease

  1. Tez No: 1014182
  2. Yazar: ASLIHAN KAHVECİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TURAN ACICAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Obstrüktif uyku apnesi, Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, Astım, Overlap sendromu, Nokturnal hipoksemi, Polisomnografi, Obstructive sleep apnea, COPD, Asthma, Overlap syndrome, Nocturnal hypoxemia, Polysomnography
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

1. ÖZET Amaç: Obstrüktif uyku apnesinin (OSA) KOAH veya astım ile birlikteliği klinik ve polisomnografik tabloyu değiştirebilir. Bu çalışmada izole OSA, KOAH+OSA ve Astım+OSA gruplarının demografik, klinik, polisomnografik, fonksiyonel ve laboratuvar özellikleri ile iki yıllık klinik sonuçlar açısından karşılaştırılması; ayrıca ağır nokturnal hipoksinin belirleyicilerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Polisomnografi ile OSA tanısı alan toplam 278 hasta retrospektif olarak değerlendirildi: izole OSA (n=125; %44,9), KOAH+OSA (n=62; %22,3) ve Astım+OSA (n=91; %32,7). Gruplar demografik özellikler, komorbiditeler, polisomnografi, solunum fonksiyon testi, laboratuvar parametreleri ve iki yıllık klinik sonuçlar açısından karşılaştırıldı. Ağır nokturnal hipoksi, uyku süresinin ≥%30'unda SpO₂ <%90 olması olarak tanımlandı. Bulgular: KOAH+OSA grubu daha ileri yaş, erkek baskınlığı, yüksek sigara yükü, daha geniş boyun çevresi ve daha düşük FEV₁% ile ayrışırken; Astım+OSA grubunda kadın predominansı ve üst hava yolu/atopik özellikler daha belirgindi. Vücut kitle indeksi gruplar arasında benzerdi. Ağır OSA oranı, minimum SpO₂ düşüklüğü, nokturnal oksijen desatürasyon süresi ve ağır nokturnal hipoksi oranı KOAH+OSA grubunda daha yüksekti. Kardiyovasküler komorbidite yükü ve iki yıllık hastane yatışı oranı da KOAH+OSA grubunda belirgindi. Ağır nokturnal hipoksi için yaş, VKİ, AHİ ve FEV₁% anlamlı değişkenler olarak saptandı; FEV₁%, RDW ve hemoglobin/RDW oranı (HRR), nokturnal hipoksi ve klinik yük ile ilişkili destekleyici hematolojik göstergeler olarak değerlendirildi. Sonuç: KOAH+OSA ve Astım+OSA, farklı klinik ve polisomnografik özellikler taşıyan iki ayrı overlap fenotipidir. KOAH+OSA daha ağır kardiyopulmoner yük ve daha yüksek hastane yatışı ile ilişkilidir. Ağır nokturnal hipoksi yalnızca tanı etiketiyle değil; yaş, VKİ, AHİ ve özellikle solunum fonksiyon rezerviyle ilişkilidir. Bu nedenle overlap sendromlarında risk değerlendirmesi AHİ'ye ek olarak NOD, minimum SpO₂, FEV₁%, RDW ve HRR gibi parametreleri de içermelidir.

Özet (Çeviri)

2. ABSTRACT CHARACTERISTICS OF OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA PATIENTS WITH COEXISTING OBSTRUCTIVE LUNG DISEASE Objective: The coexistence of obstructive sleep apnea (OSA) with COPD or asthma may alter clinical and polysomnographic characteristics. This study aimed to compare isolated OSA, COPD+OSA and Asthma+OSA groups and to evaluate determinants of severe nocturnal hypoxia. Materials and Methods: A total of 278 patients with polysomnography-confirmed OSA were retrospectively evaluated: isolated OSA (n=125; 44.9%), COPD+OSA (n=62; 22.3%) and Asthma+OSA (n=91; 32.7%). Demographic, clinical, polysomnographic, functional and laboratory data, and two-year clinical outcomes were compared. Severe nocturnal hypoxia was defined as SpO₂ <90% for ≥30% of total sleep time. Results: The COPD+OSA group was older, predominantly male, and had higher smoking exposure, larger neck circumference and lower FEV₁%. Female predominance and upper airway/atopic features were more prominent in the Asthma+OSA group. Body mass index was similar between groups. Severe OSA, lower minimum SpO₂, longer nocturnal oxygen desaturation duration and severe nocturnal hypoxia were more frequent in COPD+OSA. Cardiovascular comorbidity burden and two-year hospitalization rate were also higher in this group. Age, BMI, AHI and FEV₁% were associated with severe nocturnal hypoxia. RDW and hemoglobin/RDW ratio (HRR) were supportive indicators related to nocturnal hypoxia and clinical burden. Conclusion: COPD+OSA and Asthma+OSA represent two distinct overlap phenotypes with different clinical and polysomnographic characteristics. COPD+OSA is associated with a heavier cardiopulmonary burden and a higher hospitalization rate. Severe nocturnal hypoxia is related not only to diagnostic category, but also to age, BMI, AHI and particularly pulmonary functional reserve. Therefore, risk assessment in overlap syndromes should include NOD, minimum SpO₂, FEV₁%, RDW and HRR in addition to AHI.

Benzer Tezler

  1. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında alevlenme ve iyileşme süreci

    Exacerbation and recovery process in chronic obstructive pulmonary disease

    BERAT CELİL DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYKUT ÇİLLİ

  2. Kronik obstrüktif akciğer hastalığının eşlik ettiği iskemik kalp hastalarında asetil salisilat direncinin sıklığının araştırılması

    Evaluation of the frequency of acetyl salicylic acid resistance in the patients with ischaemic heart disease and coexistent chronic obstructive pulmonary disease

    ÖNDER DEMİRÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. İSMAİL POLAT CANBOLAT

  3. Küçük hava yolu hastalığı hafif kronik obstrüktif akciğer hastalığı' nda egzersiz yanıtını etkiler mi?

    Does small airways disease effect exercise response in mild chronic obstructive pulmonary disease?

    CİHAN ÖRÇEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARİF HİKMET ÇIMRIN

  4. Akciğer rezeksiyonu yapılan hastalarda bode indeksinin postoperatif komplikasyonları belirlemedeki rolünün saptanması

    The detection role of bode index on determination of postoperative complications of patients with lung resection

    HASAN ERSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiDokuz Eylül Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİH ÖZDEMİR

  5. Planlanmamış hemodiyalize yol açan nedenler ve olguların seyri

    Causes of unplanned heamodialysis and prognosis of the cases

    KORAY UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NefrolojiMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP DEMİR