Geri Dön

Mof-based mixed matrix gas separation membranes with a novel copolyimide matrix

Özgün bir kopoliimid tabanlı mof-katkılı karışık matrisli gaz ayırma membranları

  1. Tez No: 1015962
  2. Yazar: SÜLEYMAN BERKAY TATLICI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞERİFE BİRGÜL ERSOLMAZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Kimya Mühendisliği, Chemical Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Membran prosesleri; düşük ayakizi, düşük ilk yatırım ve işletme maliyetleri, düşük enerji gereksinimi ve ölçek büyütme kolaylığı nedeniyle distilasyon vb. geleneksel ayırma yöntemlerine cazip bir alternatif olarak ortaya çıkmaktadır. Membran teknolojisinin, doğal gaz saflaştırma, hidrokarbon işleme ve CO₂ yakalama dahil olmak üzere, gaz ayırma alanında geniş bir uygulama potansiyeli bulunmaktadır. Membran esaslı teknolojilerin performansı ve kapasitesi öncelikle membranın içsel özellikleri tarafından belirlenir. İdeal olarak, gaz ayırma membranlarının hem yüksek geçirgenlik hem de yüksek seçicilik göstermesi beklenir. Ancak pratikte bu iki özellik arasında doğal bir ödünleşim (trade-off) bulunmaktadır. Bu ilişki genellikle ideal seçiciliğin hızlı geçen gazın geçirgenliğine karşı grafiklendiği Robeson diyagramı ile gösterilir; burada bir gaz çifti için gözlemlenen üst sınır, belirli bir geçirgenlik değerinde ulaşılabilecek en yüksek seçiciliği tanımlamaktadır. Günümüzde ticari gaz ayırma membranlarında kullanılan polimerlerin çoğu yüksek seçicilik sunarken nispeten düşük geçirgenliğe sahiptir. Bu sınırlamayı aşmak amacıyla geliştirilen içsel mikro gözenekliliğe sahip polimerler (Polymers of Intrinsic Microporosity, PIM'ler) özgün yapıları ve yüksek gaz geçirgenlikleri nedeniyle büyük ilgi görmektedirler. PIM'ler, zincir hareketliliğini kısıtlayan ve zincirlerin sıkı paketlenmesini engelleyen rijit, merdiven tipi bir ana zincire (omurgaya) sahiptir. Bu yapısal özellik, yüksek miktarda içsel serbest hacim oluşturarak gazların kolay geçişine olanak tanır. Ancak, aynı özellikler, hızlı fiziksel yaşlanmaya da neden olur ve polimer yapısının zamanla giderek yoğunlaşması sonucu geçirgenliklerde azalma gerçekleşir. Ayrıca, PIM'ler yoğuşabilir gazlara maruz kaldığında şişme eğilimi gösterirler ve bu durum seçiciliğin düşmesine yol açar. Bu dezavantajları gidermek amacıyla, PIM'lerin polimidlerin (PI'ler) elverişli fizikokimyasal özellikleriyle birleştirildiği yeni membran malzemeleri geliştirilmiştir. PIM-polimidler (PIM-PI'ler) olarak adlandırılan bu malzemelerde, polimid omurgasına hacimli birimler dâhil edilir. Bu hacimli gruplar, zincirlerin sıkı paketlenmesini engelleyerek yüksek serbest hacmi korurken, imid bağları ve aromatik segmentler mekanik dayanımı ve ısıl kararlılığı artırır. Pek çok PIM-PI, spiro veya triptiksen gibi fazlasıyla kıvrımlı birimler içerse de, rijit düzlemsel dianhidritlerin hacimli veya konformasyonel olarak kısıtlanmış diaminlerle birleştirilmesiyle de PIM-benzeri davranışlar elde edilebilmektedir. Geçirgenlik–seçicilik ödünleşimini aşmaya yönelik bir diğer yaklaşım, polimer matrisine inorganik dolgu maddelerinin eklenmesiyle karışık matrisli membranların (MMM'ler) oluşturulmasıdır. 2000'li yıllardan bu yana, hem geçirgen hem de geçirgen olmayan nanodolgu maddeleri içeren MMM'lerin geliştirilmesine membran malzeme bilimi alanında yoğun ilgi gösterilmektedir. Metal organik kafesler (MOF'lar); ayarlanabilir gözenek boyutları, yüksek yüzey alanı ve gözeneklilikleri ile kontrol edilebilir yüzey fonksiyonellikleri sayesinde umut verici dolgu malzemeleri olarak öne çıkmaktadırlar. MOF'ların polimidlere katılmasının, geçirgenlik–seçicilik ödünleşimini ve fiziksel yaşlanma ile plastikleşmeyi azalttığı gösterilmiştir. Özellikle belirli gaz çiftleri için, Robeson diyagramlarının üst sınırına yakın konumlanan polimerlerin, MMM'ler için matris malzemesi olarak oldukça cazip olduğu rapor edilmiştir. Bu polimerler arasında PIM ailesinden polimerler ile farklı yapılara sahip polimidler yer almaktadır. Bu tez kapsamında, bu gruplardan bir polimer seçilmiş olup, özellikle polimer omurgasına PIM-benzeri hacimli birimler içeren polimidler üzerine odaklanılmıştır. Bu tezin temel amacı, polimerik membranlarda karşılaşılaşılan sorunları aşmak üzere, Rusya Bilimler Akademisi Topchiev Petrokimya Sentezi Enstitüsü tarafından temin edilen, yüksek serbest hacimli yeni bir PIM-PI olan NTDA-DETDA/DAPBI (0.8:0.2) kopolimidi esaslı MOF-katkılı MMM'ler geliştirmektir. Bu amaca ulaşmak için, katkı malzemesi olarak kullanılacak MOF'ların sentezlenmesi ve seçilen kopoliimid ile bu MOF'lar kullanılarak karışık matrisli membranların üretilmesi ve karakterizasyonu hedeflenmiştir. Hazırlanan MMM'lerin; doğal gazın saflaştırılması (CO₂/CH₄), biyogaz yükseltme (CO₂/CH₄ ve N₂/CH₄), doğal gazdan helyum zenginleştirme (He/CH₄) ve karbon yakalama (CO₂/N₂) gibi uygulamalarda kullanılabilir olması beklenmektedir. Nihai hedef, endüstriyel açıdan önemli gaz çiftleri için Robeson üst sınırını aşarken pratik endüstriyel performans gerekliliklerini karşılamaktır. Bu çalışmada, katkı maddesi olarak farklı özelliklere sahip iki MOF yapısı kullanılmıştır: UiO-66-NH₂ ve ZIF-67. UiO-66, literatürde rapor edilen en kararlı MOF'lardan biri olarak kabul edilmekte olup, yaklaşık 6 Å'lık sınırlayıcı gözenek açıklığına sahiptir. UiO-66-NH₂, UiO-66'nın fonksiyonelleştirilmiş bir türevi olup temel yapısal ve kararlılık özelliklerini korumaktadır. ZIF-67 ise, çerçevesinde kobalt metal merkezlerinin bulunması nedeniyle birçok MOF'a kıyasla düşük esneklik sergilemekte ve yaklaşık 3.3 Å'lık dar bir gözenek açıklığına sahip olarak daha büyük kinetik çaplı gazların taşınımını sınırlamaktadır. UiO-66-NH₂ solvotermal yöntemle, ZIF-67 ise literatürde bildirilen prosedürler izlenerek hidrotermal yöntemle sentezlenmiştir. MOF nanoparçacıkları; ısıl, yapısal ve morfolojik özelliklerini belirlemek amacıyla çeşitli tekniklerle karakterize edilmiştir. XRD analizleri, her iki MOF'un kristalinitesini doğrulamış ve simüle edilen yapılarla uyumlu kırınım desenleri elde edilmesi sentezin başarılı olduğunu göstermiştir. TGA analizleri, UiO-66-NH₂'nin 400 °C'ye, ZIF-67'nin ise 500 °C'ye kadar kararlı olduğunu göstermiştir. SEM analizleri parçacık morfolojisini doğrulamış, DLS ölçümleri ise parçacık boyutunun UiO-66-NH₂ için 100–120 nm, ZIF-67 için 400–600 nm aralığında olduğunu ortaya koymuştur. FTIR spektrumları karakteristik Zr–O ve Co–N bağları aracılığıyla kimyasal bileşimi doğrulamıştır. BET analizleri, ZIF-67'nin 3221 m²/g gibi yüksek bir yüzey alanına sahip olduğunu ve bunun UiO-66-NH₂'nin (1347 m²/g) oldukça üzerinde olduğunu göstermiştir. Ağırlıkça %10 ve %20 MOF içeren MMM'ler çözeltiden döküm yöntemiyle üretilmiştir. Yüksek rijitliğe sahip polimerden homojen ve esnek membranlar elde edebilmek için optimize edilmiş bir kurutma protokolü geliştirilmiştir. Döküm çözeltisi DMF ile ön işlem görmüş 7.5 cm çapındaki petri kaplarına dökülmüş ve nemin uzaklaştırılması için sürekli azot akışı altında en az 20 saat oda sıcaklığında kurutulmuştur. Ardından membran, silika jel içeren vakum etüvünde 35 °C'de 3 saat kurutulmuş, sıcaklık dakikada 1 °C artırılarak 45 °C'ye çıkarılmış ve 2 saat tutulmuştur. Son olarak sıcaklık aynı hızda 140 °C'ye yükseltilerek membranlar vakum altında gece boyunca kurutulmuştur. SEM analizleri, MOF'ların membran içinde homojen dağıldığını ve arayüzeyde görünür kusur veya boşluk bulunmadığını göstermiştir. XRD sonuçları, MOF'ların kristalliğinin membran üretimi sırasında korunduğunu ortaya koymuştur. TGA termogramları, kurutma işlemlerinin MMM içindeki MOF parçacıklarının ısıl kararlılığını veya kristal yapısını etkilemediğini göstermiştir. FTIR analizleri, polimerin amin grupları ile MOF'lar arasındaki hidrojen bağlarına karşılık gelen pik kaymaları sayesinde iyi polimer-katkı yapışması elde edildiğini doğrulamıştır. DMA sonuçları, saf polimere kıyasla MMM'lerin camsı geçiş sıcaklığında artış olduğunu göstermiş ve bunun güçlü arayüzey etkileşimleri nedeniyle zincir hareketliliğinin kısıtlanmasından kaynaklandığını ortaya koymuştur. Gaz geçirgenlik ölçümleri, 35 °C ve 3.5 bar besleme basıncında saf He, N₂, CH₄ ve CO₂ gazları kullanılarak sabit hacim–değişken basınç yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan MMM'ler kullanılan katkı malzemesi tipine bağlı olarak değerlendirilmiştir. %20 UiO-66-NH₂ ilavesi, saf membrana kıyasla gaz geçirgenliklerinde azalmaya yol açarken seçicilikler büyük ölçüde değişmeden kalmış ve belirgin bir performans artışı gözlenmemiştir. UiO-66-NH₂ yüklemesinin %30'a çıkarılması ise geçirgenliği artırmış ancak seçiciliği düşürmüştür; bu durum parçacık aglomerasyonu ve seçici olmayan arayüzey boşluklarının oluşumuna bağlanmaktadır. Buna karşılık, %20 ZIF-67 içeren MMM'lerde saf membrana göre geçirgenlikte %60–65 oranında azalma gözlenirken seçicilikte belirgin bir artış elde edilmiştir. Bu iyileşme, ZIF-67'nin UiO-66-NH₂'ye kıyasla daha küçük gözenek açıklığına ve daha yüksek çerçeve rijitliğine sahip olmasına atfedilmektedir. Literatürde rapor edilen 6FDA-DETDA ve BPDA-DETDA gibi diğer polimidlerle karşılaştırıldığında, NTDA-DETDA/DAPBI (0.8:0.2) kopolimidİ %27 ve %21 oranında daha yüksek CO₂/CH₄ seçiciliği sergileyerek DAHA üstün performans göstermiştir. ZIF-67 ilavesi, bu polimer matrisinin CO₂/N₂ seçiciliğini %10 daha artırmıştır. Ancak gaz geçirgenlik sonuçlarının Robeson üst sınırı ile karşılaştırılması, elde edilen geçirgenlik–seçicilik kombinasyonunun mevcut sınırı aşmak için henüz yeterli olmadığını göstermektedir. Gözlenen gaz taşınım davranışı, polimer-MOF arayüzey morfolojisi ile açıklanabilir. Özellikle MOF yüzeyini çevreleyen rijitleşmiş polimer tabakasının oluşması nedeniyle gaz geçirgenliği azalmaktadır. Bu tabaka, güçlü polimer-katkı etkileşimleri, katkı malzemesi yapısının rijitliği ve polimer zincir büzülmesi sonucu daha yoğundur ve daha az zincir hareketliliğine sahiptir. Bu çalışma, karmaşık MMM sistemlerindeki yapı–özellik ilişkilerine dair önemli bilgiler sunmaktadır. UiO-66-NH₂ ilavesi geçirgenliği düşürmüş olsa da, seçicilikte sağlanan kayda değer artış, yüksek saflık gerektiren uygulamalar için bu malzeme kombinasyonunun potansiyelini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kusursuz membran üretiminin hâlen zorlayıcı olduğu ve düzgün, homojen filmler elde edebilmek için dikkatle optimize edilmiş kurutma protokollerinin gerekli olduğu unutulmamalıdır. MOF-bazlı MMM'lerin ayırma performansını daha kapsamlı biçimde değerlendirebilmek için, gelecekte tekli gaz geçirgenlik ölçümlerinin karma gaz deneyleriyle desteklenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Membrane processes are attractive alternatives to conventional separation methods, such as distillation, because of their small footprint, low capital and operating costs, low energy requirements, and ease of operation and scale-up. Membrane technology has been applied in a wide range of gas separation processes, including natural gas purification, hydrocarbon processing, and CO2 capture. The performance and capacity of membrane-based technologies are primarily determined by the properties of the membrane itself. Ideally, high-performance gas separation membranes exhibit both high permeability and high selectivity simultaneously. In practice, however, these two properties are constrained by an inherent trade-off. This relationship is commonly illustrated by the Robeson plot, in which the upper bound represents the maximum achievable selectivity at a given permeability. Most polymers currently used in commercial gas separation membranes offer high selectivity but relatively low permeability. To address this limitation, polymers of intrinsic microporosity (PIMs) have attracted considerable interest due to their unique structures and high gas permeability. PIMs possess a rigid, ladder-like backbone that restricts chain mobility and prevents close packing. This structural feature creates a large amount of intrinsic free volume, allowing the easy passage of gases. However, the same characteristics also leads to rapid physical aging, as the polymer structure gradually densifies over time resulting in a decline in permeability. In addition, PIMs are prone to swelling when exposed to condensable gases, which leads to a reduction in selectivity. To overcome these drawbacks, new membrane materials have been developed that combine PIMs with the favorable chemophysical properties of polyimides (PIs). These materials, known as PIM-polyimides (PIM-PIs), incorporate bulky units into the polyimide backbone. The presence of these bulky moieties preserves high free volume by inhibiting close chain packing, while the imide linkages and aromatic segments provide enhanced mechanical strength and thermal stability. Although many PIM-PIs contain strongly contorted units such as spiro or triptycene groups, similar PIM-like behavior can also be achieved by combining rigid planar dianhydrides with bulky or conformationally restricted diamines. One approach to overcoming the permeability-selectivity trade-off is the incorporation of inorganic fillers into a polymer matrix, resulting in mixed matrix membranes (MMMs). Since the 2000s, significant attention in membrane materials science has been focused on the development of mixed matrix membranes (MMMs) incorporating both permeable and non-permeable nanofillers. Metal-organic frameworks (MOFs) are promising filler materials due to their adjustable pore sizes, high surface area and porosity, as well as the controllable surface functionality. The incorporation of MOFs into polyimides has been shown to mitigate the permeability-selectivity trade-off as well as reduce physical aging and plasticization. Studies have shown that polymers located near the upper bound of the Robeson plots for specific gas pairs are particularly attractive as matrix materials for MMMs. These include polymers from the PIM family, as well as polyimides with various structures. In this thesis, a polymer from these groups are selected for investigation, with a particular focus on polyimides containing PIM-like bulky units incorporated into the polymer backbone. The primary goal of this thesis is to address common challenges associated with polymeric membranes by fabricating MOF-based MMMs based on a novel high-free volume PIM-PI, NTDA-DETDA/DAPBI (0.8:0.2) copolyimide, kindly provided by the Topchiev Institute of Petrochemical Synthesis of the Russian Academy of Sciences. To achieve this goal, the specific objectives include the synthesis of MOFs for use as fillers, as well as the fabrication and evaluation of mixed matrix membranes using these MOFs and the selected copolyimide. The MMMs are expected to be relevant for applications such as natural gas purification (CO₂/CH₄ separations), biogas upgrading (CO₂/CH₄ and N₂/CH₄ separations), helium enrichment from natural gas (He/CH₄ separation), and carbon capture (CO₂/N₂ separation). The ultimate target is to surpass the Robeson upper bound for industrially important gas pairs while meeting practical industrial performance requirements. In this study, two different MOFs with distinct properties have been used as fillers, namely, UiO-66-NH2 and ZIF-67. UiO-66 is considered one of the most stable MOFs reported in the literature, with a limiting pore aperture of 6 Å. UiO-66-NH₂ is a functionalized derivative of UiO-66 and retains its key structural and stability characteristics. ZIF-67, in contrast to many other MOFs, exhibits low framework flexibility, which arises from the presence of cobalt metal centers in its framework, and a narrow pore aperture of approximately 3.3 Å, allowing the transport of gases with larger kinetic diameters. UiO-66-NH₂ was synthesized using a solvothermal method, whereas ZIF-67 was synthesized using a hydrothermal method following procedures reported in the literature. MOF nanoparticles were characterized using various techniques to assess their thermal, structural, and morphological properties. XRD confirmed the crystallinity of both UiO-66-NH2 and ZIF-67, with diffraction patterns matching simulated structures confirming successful synthesis. Thermal stability and residual solvent content were evaluated by TGA, showing that UiO-66-NH2 is stable up to 400 C, while ZIF-67 remained stable up to 500 °C. SEM analysis confirmed the particle morphology, andDLS measurements showed particle sizes of 100-120 nm for UiO-66-NH2 and 400-600 nm for ZIF-67. FTIR spectra verified the chemical composition through characteristic Zr-O and Co-N bonds. BET analysis revealed a high surface area for ZIF-67 (3221 m2/g), significantly exceeding that of UiO-66-NH2 (1347 m2/g), consistent with literature values. MMMs containing 10 and 20 wt% MOF nanoparticles were fabricated using the solution casting method. An optimized drying protocol was developed to produce homogenous and flexible membranes from the highly rigid polymer. The casting solution was poured into a 7.5 cm diameter petri dish pretreated with DMF and dried at room temperature for at least 20 hours under a continuous nitrogen flow to remove moisture. The membrane was then dried in a vacuum oven containing silica gel at 35 °C for 3 hours. The temperature was gradually increased to 45 °C at 1 °C per minute and held for 2 hours, followed by a final increase to 140 °C at the same rate for overnight vacuum drying. SEM analysis confirms the successful fabrication of MMMs with uniform MOF dispersion and no visible defects or voids at the interface. XRD results indicate that the crystallinity of MOFs was preserved during membrane fabrication. TGA thermograms showed that the membrane drying processes did not affect the thermal stability or crystal structure of the MOF particles within the MMMs. Furthermore, FTIR analysis confirms good polymer-filler adhesion, evidenced by peak shifts associated with hydrogen bonding between the polymer amine groups and the MOFs. DMA results reveal an increase in glass transition temperature for the MMMs compared to the pure polymer, indicating restricted polymer chain mobility due to strong interfacial interactions. Gas permeability measurements were performed using the constant volume-variable pressure method at 35 °C and 3.5 bar fed pressure with pure He, N2, CH4 and CO2 gases. The prepared MMMs can be evaluated based on the type of filler used. Incorporation of 20 wt% UiO-66-NH2 led to decreased gas permeabilities while selectivities remained relatively unchanged compared to the pure membrane, indicating no significant performance improvement. Increasing the UiO-66-NH2 loading to 30 wt% resulted in higher permeability but lower selectivity, which can be attributed to particle agglomeration and the formation of nonselective interfacial voids. In contrast, MMMs containing 20 wt% ZIF-67 exhibited a 60-65% reduction in permeability relative to the pure membrane, accompanied by a significant increase in selectivity. This enhancement is attributed to the smaller pore aperture and higher framework rigidity of ZIF-67 compared to UiO-66-NH2. Compared with other polyimides such as 6FDA-DETDA and NTDA-DETDA reported in the literature, the NTDA-DETDA/DAPBI (0.8:0.2) copolyimide exhibited superior intrinsic performance, showing 27% and 21% higher CO2/CH4 selectivity, respectively. Incorporation of ZIF-67 further improved the CO2/N2 selectivity of this polymer matrix by 10%. However, comparison of the gas permeation results with the Robeson upper bound indicates that thee achieved permeability-selectivity combination is still insufficient to surpass the current limit. The observed gas transport behavior can be attributed to the interfacial morphology between the polymer and the filler. In particular, gas permeability decreases due to the formation of a rigidified polymer layer surrounding the filler surface. This rigidified layer denser and less mobile, resulting from strong polymer-filler interactions, the rigid structure of the filler, and polymer chain contraction. The study provides valuable insights into the structure-property relationships of the complex MMM systems. Although incorporation of UiO-66-NH2 resulted in reduced permeability, the substantial improvement in selectivity highlights the potential of this material combination for applications where high purity is required. It should be noted that the fabrication of defect-free membranes remains challenging, and carefully optimized drying protocols were necessary to obtain smooth, homogenous films. To most comprehensively evaluate the separation performance of MOF-based MMMs, future studies should complement single-gas permeation measurements with mixed-gas experiments.

Benzer Tezler

  1. Olefin/paraffin separation in polymer/mof mixed-matrix membranes

    Polimer/mof karışık-matris membranlarda olefin/parafin ayrımı

    ELİF BEGÜM DOĞAN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET GÖKTUĞ AHUNBAY

    PROF. DR. GUILLAUME MAURIN

  2. Yüksek CO2 ayırma performansına sahip metal organik kafes katkılı polimerik membranların geliştirilmesi

    Development of metal organic framework-containing polymeric membranes which have high CO2 separation performance

    AYŞE KILIÇ AKTOPRAK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET GÖKTUĞ AHUNBAY

  3. Investigation of plasticization behavior of membrane polymers by a fully atomistic approach

    Membran polimerlerinin plastizasyon davranımlarının atomistik yaklaşımla incelenmesi

    MARCEL BALÇIK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2020

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET GÖKTUĞ AHUNBAY

  4. Integrating MOFs and ionic liquid-modified MOF composites with polymer to achieve enhanced gas separation in mixed matrix membranes

    MOF'lerin ve iyonik sıvı modifiye mof kompozitlerinin polimer ile entegre edilmesiyle karışık matris membranlarda geliştirilmiş gaz ayrımı sağlanması

    NITASHA HABIB

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Kimya MühendisliğiKoç Üniversitesi

    Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. ALPER UZUN

    PROF. SEDA KESKİN AVCI

  5. Metal organic framework (MOF) based mixed matrix membranes for Co2 separation: Microporous metal imidazolate framework (MMIF) and strontium-based mofs

    Co2 ayırma amaçlı metal organik kafes (MOF) içeren karışık matrisli membranlar: mikrogözenekli metal imidazolat kafes (MMIF) ve stronsiyum esaslı mof yapılar

    MAHDI AHMADI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞERİFE BİRGÜL ERSOLMAZ