Cushing sendromu tanılı hastalarda, remisyon öncesi ve sonrası dönemde inflamatuar belirteçler ve immunolojik bozuklukların klinik parametrelerle ilişkisinin değerlendirilmesi
An evaluation of the relationship between inflammatory markers and immunological abnormalities and clinical parameters in patients diagnosed with Cushing's syndrome during the pre- and post-remission periods
- Tez No: 1016181
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜLŞAH YENİDÜNYA YALIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Cushing sendromu, Cushing hastalığı, remisyon, otoimmün hastalık, immünolojik bozukluk, eozinofil, inflamatuar belirteçler
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Endojen Cushing sendromu (CS) ile takip edilen ve remisyona giren hastalarda remisyon sonrası gelişen otoimmün/immünolojik olayların sıklığını, klinik özelliklerini ve ilişkili olabilecek biyokimyasal, hormonal ve hematolojik belirteçleri değerlendirmek. Hastalar ve Yöntemler: Bu retrospektif, gözlemsel, analitik vaka-kontrol çalışmasına CS tanılı 62 hasta dahil edildi. Hastaların 40'ında hipofizer Cushing hastalığı (CH), 22'sinde adrenal CS mevcuttu. Nonfonksiyone hipofiz adenomu (NFA) tanılı 25 hasta kontrol grubu olarak değerlendirildi. Demografik özellikler, CS etiyolojisi, tanı yaşı, takip süresi, glukokortikoid replasman süresi, hormonal, biyokimyasal parametreler, hemogram ve inflamatuvar belirteçler retrospektif olarak kaydedildi. Remisyon sonrası gelişen otoimmün/immünolojik olaylar değerlendirildi. Olay gelişimine kadar geçen süre Kaplan–Meier analizi ile incelendi; ilişkili faktörler Cox regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular : Çalışma grubunun yaş ortalaması 48,9±11,2 yıl idi. Hastaların %87,1'i kadındı. Remisyon sonrası otoimmün/immünolojik olay gelişme oranı %24 olarak saptandı. Otoimmun/immünolojik olaylar arasında Hashimoto tiroiditi, psöriazis, astım yeni tanısı veya alevlenmesi, sarkoidoz, otoimmün hepatit, liken planus, gluten enteropatisi, romatoid artrit alevlenmesi ve granülomatöz mastit yer aldı. Otoimmün/immünolojik hastalık gelişen grupta remisyon öncesi eozinofil düzeyi ve remisyon sonrası eozinofil değişimi daha yüksek bulundu (p<0.05). Tek değişkenli Cox regresyon analizinde remisyon öncesi eozinofil düzeyi (HR: 1,006, %95 GA: 1,000–1,013, p=0,040) ve remisyon öncesi 24 saatlik idrar kortizolü ULN değeri (HR: 1,679, %95 GA: 1,039–2,713, p=0,034) otoimmün/immünolojik hastalık gelişme süresi ile ilişkili bulundu. Kaplan–Meier analizinde remisyon sonrası eozinofil düzeyi yüksek olan ve remisyon öncesi 24 saatlik idrar kortizolü ULN ≥6 olan hastalarda hastalarda otoimmün/immünolojik hastalıksız sağkalım süresi daha kısa bulundu (p=0,001 ve p=0,015, sırasıyla). Hipofizer CH'de remisyon sonrası otoimmün/immünolojik hastalık oranı NFA kontrol grubuna göre sayısal olarak daha yüksek olmakla birlikte, bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı (p>0.05). Sonuçlar : CS remisyonu sonrası otoimmün, alerjik ve immün-aracılı inflamatuvar olaylar sıklıkla görülebilmektedir. Cushing sendromu remisyonu sonrası takipte, hormonal ve metabolik iyileşmenin yanı sıra immünolojik olaylar açısından da dikkatli ve multidisipliner izlem yapılması önemlidir.
Özet (Çeviri)
Objective: To evaluate the frequency, clinical characteristics, and potential biochemical, hormonal, and hematological predictors of autoimmune/immunological events developing after remission in patients followed with endogenous Cushing syndrome (CS). Patients and Methods: This retrospective, observational, analytical case-control study included 62 patients with CS; of these, 40 had pituitary Cushing disease (CD) and 22 had adrenal CS. Twenty-five patients with nonfunctioning pituitary adenoma (NFA) were evaluated as the control group. Demographic characteristics, CS etiology, age at diagnosis, follow-up duration, duration of glucocorticoid replacement, hormonal and biochemical parameters, complete blood count parameters, and inflammatory markers were retrospectively recorded. Autoimmune/immunological events developing after remission were assessed. Time to event was analyzed using Kaplan–Meier analysis, and associated factors were evaluated using Cox regression analysis. Results: The mean age of the study group was 48.9±11.2 years, and 87.1% of the patients were female. The frequency of post-remission autoimmune/immunological events was 24%. These events included Hashimoto thyroiditis, psoriasis, new-onset or exacerbated asthma, sarcoidosis, autoimmune hepatitis, lichen planus, gluten enteropathy, rheumatoid arthritis flare, and granulomatous mastitis. Pre-remission eosinophil count and post-remission eosinophil change were higher in patients who developed autoimmune/immunological events (p<0.05). In univariate Cox regression analysis, pre-remission eosinophil count (HR: 1.006, 95% CI: 1.0001.013, p=0.040) and pre-remission 24-hour urinary cortisol ULN value (HR: 1.679, 95% CI: 1.039–2.713, p=0.034) were associated with time to development of autoimmune/immunological events. In Kaplan–Meier analysis, autoimmune/immunological event-free survival was shorter in patients with higher post-remission eosinophil levels and in those with pre-remission 24-hour urinary cortisol ULN ≥6 (p=0.001 and p=0.015, respectively). Although the frequency of postremission autoimmune/immunological events was numerically higher in patients with pituitary CD than in the NFPA control group, this difference did not reach statistical significance (p>0.05).
Benzer Tezler
- Dirençli Akromegali ve Cushing tanılı hastalarda stereotaktik hipofraksiyone radyoterapinin yaşam kalitesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of hypofractionated stereotactic radiotherapy on quality of life in patients with resistant Acromegaly and Cushing's disease
DENİZ YANIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Radyasyon Onkolojisiİstanbul ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RASİM MERAL
- Cushing hastalarının klinik semptom ve bulgularının remisyon ve nüks ile ilişkisi
The relation of clinical symptoms and signs with remission and recurrence in cushing's syndrome
AYLİN BEKİROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERRİN ARSLAN
- Cushing hastalığı tanısı ile ameliyat edilen hastalarda USP8 proteini ve ret proto-onkogeni ekspresyonunun prognoz üzerine etkisi
Effects of USP8 protein and ret proto-oncogene expression on prognosis in patients with the diagnosis of cushing disease
PINAR KIRGIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
NöroşirürjiSağlık Bilimleri ÜniversitesiBeyin-Sinir ve Omurilik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET MURAT MÜSLÜMAN
- Hipofiz adenomlu hastalarda klinik, laboratuvar, tanı ve tedavinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of laboratory, diagnosis, clinic and treatment in patients with pituitary adenomas
AYŞE ÖZDEMİR YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAMİS ÇOLAK
- Cushing hastalığında postoperatif hipokortizoleminin, postoperatif steroid replasman tedavi süresi ile ilişkisi
Relationship between postoperative hypocortizolemia and postoperative steroid replacement treatment time in cushing disease
GULNAR ZEYNALOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FEYZA YENER ÖZTÜRK