Geri Dön

XX.yüzyıl başlarına kadar doğuda ve batıda Emîr Timur algısı

The perception of Emir Timur in the east and the west until the early 20th century

  1. Tez No: 1016693
  2. Yazar: EMİNE DEMİRBAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEFER SOLMAZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bir asırdan uzun bir süre varlığını sürdürmüş olan Timurlu Devleti, en parlak devrini kurucusu Emîr Timur'un hükümdarlığı döneminde yaşamıştır. Sonu zaferle biten seferleriyle sınırlarını günden güne büyüten hükümdar, kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm dünyanın merak ettiği ve ilgi gösterdiği bir figüre dönüşmüştür. Dönem kaynakları bu ilgiye kayıtsız kalmamış ve Emîr Timur ile bağlantılı olarak kimi zaman olumlu, kimi zaman olumsuz, kimi zaman da ılımlı bir algı oluşturmuşlardır. Timurlu hükümdarının doğuya düzenlediği seferler, bölge halkındaki Moğol travmasını tekrar canlandırmış ve Emîr Timur, Cengiz Han'ın devamı olarak algılanmıştır. Hükümdarın, Gürcü ve Ermeni topraklarına düzenlediği seferler yanında, Hindistan ve tamamlanamayan Çin seferleri hariç; düzenlediği tüm akınlar Müslüman ve Türk topraklarına yönelmiş, bu akınlar soydaşları ve dindaşları tarafından büyük eleş-tiri konusu olmuştur. Ancak, Emîr Timur'un seferleri galibiyetle sonuçlanmış olsa da, ele geçirilen topraklarda güçlü bir Timurlu hâkimiyeti kurulamamıştır. Emîr Timur'un ve ordusunun çekilmesinin ardından düzeni yeniden tesis etmek için çaba harcayan mağlup devletler ve bu devletlerin ahalisi nezdinde mezkûr hükümdar; katliam, zulüm ve yağma ile ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla bu bölgelerde ortaya konan tarihi vesikalar ve kayıtlar, Emîr Timur'un çizdiği imaja dair değerli bilgiler vermişlerdir. Timurlu kaynakları dışındaki belgelerin Emîr Timur'a bakış açısı son derece olumsuz yargılarla şekillenmiş, Timurlu kaynaklarında Türk-İslam fatihi olarak tanımlanan hükümdar, diğer Doğu kaynaklarında tahripkâr bir zalim olarak resmedilmiştir. Batı kaynakları, Emîr Timur'u Doğu kaynaklarından farklı bir gözle görmüştür. Her ne kadar Avrupa toprakları, Timurlu hükümdarının fetih güzergâhında yer almamışsa da Emîr Timur bu coğrafyayı tamamen ilgi alanı dışına itmemiştir. Bununla birlikte Avrupalı tarihçilerin ve yazarların Emîr Timur ilgisi bariz bir şekilde ortadadır. Osmanlı Devleti'ni kendisine karşı bir tehdit olarak algılayan Batı âlemi, Emîr Ti-mur'u Osmanlı'yı Avrupa'dan uzak tutan bir hükümdar olarak görmüş ve onu yakından takip etmiştir. Ayrıca Emîr Timur'un Osmanlı üzerine düzenlediği sefer, Bizans'a yarım asır kadar bir süre kazandırmıştır ki tek başına bu sefer dahi Avrupalılar açısından önemli görülmüştür. Buna benzer şekilde Rus Çarlığı için Emîr Timur, Altın Orda Devleti'ni ortadan kaldıran ve Rusları bu devletin baskısından kurtaran bir hakan olarak algılanmıştır. Siyasi yaşamın sınırları dışında bir Emîr Timur portresi ortaya koyan Avrupalı yazarlar, hükümdarı kimi zaman tiyatro eserlerine kimi zaman da edebiyatın farklı alanlarına konumlandırarak, alışılmışın dışında bir fatih imajı oluşturmuşlardır. Gerek Doğu gerekse de Batı dünyası, Emîr Timur'a dönük kendi zihin dünyalarıyla uyumlu bir algı geliştirmişlerdir. Nitekim tarihçiler ve diğer yazarlar, içlerinden çıktıkları toplumun birer parçasıdırlar. Onların düşünce yapılarını besleyen ve şekillendiren temel motif ise mensubu oldukları toplumun duygu ve fikirleridir. Türk tarihinin önemli şahsiyetleri arasında yer alan bu hükümdar, anıldığı bölgeye veya onu konu edinen kişiye göre şekil almıştır. İki farklı dünyanın kaynakları bazen birbirine yaklaşırken bazen de keskin çizgilerle birbirinden ayrılmıştır. Emîr Timur, nasıl algılanmış olursa olsun, bu hükümdar; seferleri, fetihleri, kültürel faaliyetleri ve kişiliği ile tarihte önemli bir yer edinmiş; onun çizdiği imaj tarihçilerden edebiyatçılara, filozoflardan sosyologlara hatta seyyahlara kadar pek çok farklı alanda konu edilmiştir.

Özet (Çeviri)

The Timurid Empire, which endured for more than a century, experienced its most brilliant era during the reign of its founder, Emîr Timur. Growing his borders day by day through victorious campaigns, the sovereign transformed into a figure of global curiosity and interest from north to south and east to west. Contemporary so-urces did not remain indifferent to this interest, creating perceptions of Emîr Timur that were at times positive, at times negative, and at times moderate. The campaigns organized by the Timurid monarch toward the East reignited the“Mongol trauma”among the local populations, leading to Emîr Timur being perce-ived as a continuation of Genghis Khan. With the exception of his expeditions to Georgian and Armenian lands, as well as his campaigns in India and the unfinished one in China, almost all of his incursions were directed toward Muslim and Turkic territories. These raids became a subject of great criticism by his kinsmen and coreligionists. Furthermore, although Emîr Timur's campaigns resulted in victory, a strong Timurid hegemony could not be established in the seized territories. In the eyes of the defeated states and their inhabitants -who struggled to restore order following the withdrawal of Emîr Timur and his army- the monarch was associated with massacre, tyranny, and pillage. Consequently, historical documents and records produced in these regions provide valuable insights into the image projected by Emîr Timur. While he is defined as a“Turco-Islamic Conqueror”in Timurid sources, the perspectives in non-Timurid records are shaped by extremely negative judgments, portraying the sovereign as a destructive tyrant. Western sources viewed Emîr Timur through a different lens than Eastern sources. Although European territories were not on the path of the Timurid monarch's conquests, Emîr Timur did not entirely exclude this geography from his sphere of interest. Moreover, the interest of European historians and writers in Emîr Timur is clearly evident. The Western world, perceiving the Ottoman Empire as a threat, viewed Emîr Timur as a ruler who kept the Ottomans away from Europe and followed him closely. Additionally, his campaign against the Ottomans granted Byzantium a reprieve of nearly half a century, which was considered significant by Europeans in its own right. Similarly, for the Russian Tsardom, Emîr Timur was perceived as a khan who dismantled the Golden Horde and liberated the Russians from its pressure. Portraying a profile of Emîr Timur beyond the boundaries of political life, European writers created an unconventional image of a conqueror by featuring him in theatrical plays and various fields of literature. Both the Eastern and Western worlds developed perceptions of Emîr Timur compatible with their own mental frameworks. Indeed, historians and other writers are products of the societies from which they emerge. The fundamental motif that feeds and shapes their thought structures is the emotions and ideas of the society they belong to. As one of the most prominent figures in Turkish history, this monarch took shape according to the region where he was mentioned or the person who made him a subject. While the sources of these two different worlds occasionally converge, they are sometimes separated by sharp lines. Regardless of how Emir Timur has been perceived, this ruler has earned a prominent place in history through his campaigns, conquests, cultural activities, and personality; the image he projected has been a subject of study across a wide range of fields, spanning from historians and literary scholars to philosophers, sociologists and even travelers.

Benzer Tezler

  1. Anadolu Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali'nin mimari eserleri

    Architectural buildings of the Sahip Ata Fahr'al-din Ali the viziers of the Anatolian Seljuks

    ALPTEKİN YAVAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Sanat TarihiAnkara Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. KIYMET GİRAY

  2. IX-XI yüzyıllarda Sır Derya Oğuzları

    Başlık çevirisi yok

    AYDOS ŞALBAYEV

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    TarihGazi Üniversitesi

    Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı

    PROF.DR. REŞAT GENÇ

  3. Kalmuk istilası ve Türk dünyasına etkileri

    The Kalmyk invasion and its effects on the Turkish world

    OKTAY BERBER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    TarihAnkara Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    PROF. DR. SAADETTİN YAĞMUR GÖMEÇ

  4. La Vie artistique litteraire culturelle et sociale l'Izmir en langue Française (du XVII'eme siecle a nos jours)

    Fransızca'da İzmir'in sanatsal edebi kültürel ve toplumsal yaşamı (XVII'inci yüzyıldan günümüze)

    HASAN ZORLUSOY

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    1993

    Fransız Dili ve EdebiyatıDokuz Eylül Üniversitesi

    Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL KAYRA

  5. The Ancient South Marmara Harbors

    Antik Güney Marmara Limanları

    SERKAN GÜNDÜZ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    ArkeolojiUludağ Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ŞAHİN

    PROF. DR. MARTİNA SEIFERT