Geri Dön

Menemen ve Bornova ilçeleri birinci ve ikinci basamakta kamuda çalışan hekimlerde defansif tıp tutumu ve ilişkili etmenler

Defensive medicine attitudes and associated factors among public sector primary and secondary care physicians in Menemen and Bornova

  1. Tez No: 1017584
  2. Yazar: MERVE YILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSABEL RAİKA DURUSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Halk Sağlığı, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Defansif tıp; hukuki baskı altındaki hekimlerin tıbben gerekli olmayan işlemlerde bulunması ya da yüksek riskli tıbbi müdahalelerden kaçınması olarak tanımlanmaktadır. Defansif tıp uygulamaları sağlık hizmet sunumunun her aşamasında ortaya çıkabilmekte ve hekimler, hastalar ve sağlık sistemi açısından birtakım sonuçlara yol açabilmektedir. Hekimlerin defansif tıp uygulamalarını incelemek sağlık hizmet sunumunu değerlendirebilmek adına önem taşımaktadır. Literatürde birinci ve ikinci basamakta çalışan hekimlerde defansif tıp tutumunu birlikte inceleyen ve sağlık sisteminin defansif tıp tutumu ile ilişkisini inceleyen çalışmaların noksanlığı nedeniyle bu araştırmanın yapılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Araştırma evrenini Menemen Devlet Hastanesi, Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi, Menemen Aile Sağlığı Merkezleri ve Bornova Aile Sağlığı Merkezleri'nde görev yapan hekimler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimi yapılmamış; araştırma evreninden katılmayı kabul eden tüm hekimlere ulaşmak hedeflenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni defansif tıp uygulamaları tutumudur ve Defansif Tıp Uygulamaları Tutum Ölçeği ile ölçülmüştür. Bağımsız değişkenler; sosyodemografik özellikler, çalışma koşulları, mesleki deneyim, tıp eğitimi, mevzuat bilgisi ve tıbbi hatalar başlıklarında 35 soruyla sorgulanmıştır. Veriler, oluşturulan anket formu aracılığıyla 7 Temmuz-7 Ekim 2025 tarihleri arasında yüzyüze toplanmıştır. Ölçüm tipi veriler ortalama, standart sapma, minimum, maksimum; sayım tipi veriler sayı (n), yüzde (%) şeklinde ifade edilmiştir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki iki değişkenli analizlerde Student t testi veya Mann-Whitney U testi; çok değişkenli analizlerde lineer regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Eksik verilerin değerlendirilmesinde Multiple Imputation yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin girişinde ve analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmamızda 271 hekimin verisi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın kapsayıcılığı % 72 düzeyindedir. Katılımcıların % 45,8'i kadın, % 54,2'si erkektir. Katılımcıların yaş ortalaması 47,19 ± 10,04'tür. Katılımcıların % 52,4'ü pratisyen hekim, % 47,6'sı uzman hekimdir. Katılımcıların defansif tıp uygulamaları (DTU) puan ortalaması 45,08; pozitif defansif tıp (PDT) alt boyut puan ortalaması 28,47; negatif defansif tıp (NDT) alt boyut puan ortalaması 16,61'dir. Katılımcıların % 15,6'sı çok ileri düzeyde, % 48,6'sı ileri düzeyde, % 30,3'ü orta düzeyde, % 5,4'ü zayıf düzeyde defansif tıp uygulamaları tutumu göstermektedir. Katılımcıların % 60,1'i SABİM şikayeti, % 59,4'ü CİMER şikayeti, % 28,0'ı idari şikayet deneyimlemiştir. Katılımcıların % 71,2'si şikayet edilme korkusu/ çekincesinin mesleki uygulamalarını olumsuz yönde etkilediğini belirtmiştir. Çok değişkenli analizlerde DTU puanı; malpraktis korkusu/ çekincesinin mesleki uygulamalara etkisini olumsuz olarak değerlendirmek (p=0,025), tıbbi hata yapmaktan çekinmek (p<0.001), malpraktis sonucu idare tarafından ödenen tazminatın rücu edilmesi ve rücu miktarı konusunda Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun yetkili olmasının mesleki uygulamaları etkileme durumunu etkiliyor olarak belirtmek (p=0,016), iş yükünün mesleki uygulamalara etkisini olumsuz olarak değerlendirmek (p=0,006) ve hastanede görev yapmakla (p=0,042) ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada yaklaşık her on hekimden altısı çok ileri-ileri düzeyde defansif tıp tutumu göstermektedir. Genç ve mesleki deneyimi daha az olan, ikinci basamakta ve cerrahi branşlarda görev yapan, nöbeti olan, hastaya 5 dakika ve altında süre ayırabilen, hakkında şikayet olan, şiddete maruz kalan, hukuki süreçlere maruz kalan, tıbbi hata yapmaktan çekinen, iş yükü, performans sistemi ve sağlık politikalarından olumsuz etkilenen, mevzuat bilgisi az olan hekimlerin daha defansif davrandığı saptanmıştır. Önerimiz hekimlerin yaşadıkları hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırmak için malpraktise özgü düzenlemelerin yapılması, sigorta sisteminin yapılandırılması ve kamusal bir fon oluşturulması, çalışma koşullarının (hasta yükü, performans sistemi, şiddet) düzenlenmesi ve özellikle riskli branşlarda görev yapan hekimlerin desteklenmesidir.

Özet (Çeviri)

Introduction and aim: Defensive medicine is defined as physicians, under legal pressure, performing medically unnecessary procedures or avoiding high-risk medical interventions. Defensive medical practices can arise at every stage of healthcare delivery and may lead to certain consequences for physicians, patients, and the healthcare system. Examining physicians' use of defensive medicine is important for evaluating the delivery of healthcare. This study was conducted to address the lack of research in the literature that examines defensive medicine attitudes among physicians working in primary and secondary care settings and investigates the relationship between the healthcare system and defensive medicine attitudes. Materials and methods: The study population consists of physicians working at Menemen State Hospital, Bornova Türkan Özilhan State Hospital, Menemen Family Health Centers, and Bornova Family Health Centers. No sample was selected for the study; the aim was to reach all physicians from the study population who agreed to participate. The dependent variable of the study is the attitude toward defensive medicine practices, which was measured using the Defensive Medicine Practices Attitude Scale. Independent variables including sociodemographic characteristics, working conditions, professional experience, medical education, knowledge of regulations, and medical errors were assessed through 35 questions. Data were collected face-to-face via the developed questionnaire between July 7 and October 7, 2025. Continuous variables were expressed as mean, standard deviation, minimum, and maximum; categorical variables were presented as frequency (n) and percentage (%). The relationship between dependent and independent variables was evaluated using the Student's ttest or the Mann-Whitney U test in bivariate analyses; in multivariate analyses, linear regression analyses were used. The Multiple Imputation method was used to handle missing data. The SPSS 25.0 program was used for data entry and analysis. The level of statistical significance was set at p <0.05. Results: Data from 271 physicians were included in our study. The study's coverage rate was 72%. 45.8% of the participants were female, and 54.2% were male. The mean age of the participants was 47.19 ± 10.04. 52.4% of the participants were general practitioners, and 47.6% were specialists. The mean score for defensive medicine practices (DMP) among participants is 45.08; the mean score for the positive defensive medicine (PDM) subscale is 28.47; and the mean score for the negative defensive medicine (NDM) subscale is 16.61. 15.6% of participants exhibited a very high level of defensive medicine practice attitude, 48.6% a high level, 30.3% a moderate level, and 5.4% a low level. 60.1% of participants have experienced a SABİM complaint, 59.4% a CİMER complaint, and 28.0% an administrative complaint. 71.2% of participants reported that the fear or hesitation of being complained about negatively affects their professional practices. In multivariate analyses, the DMP score; negatively assessed the effect of fear or hesitation of malpractice on professional practices (p=0.025), hesitation regarding medical errors (p<0.001), and the fact that the Professional Liability Board having authority over the recovery of compensation paid by the administration as a result of malpractice and the amount of such recovery (p=0.016), assessing the impact of workload on professional practice as negative (p=0.006), and working in a hospital (p=0.042). Conclusions: In this study, approximately six out of every ten physicians exhibit a very high or extremely high level of defensive medicine. It was found that younger physicians with less professional experience, those working in secondary care and surgical specialties, those on call, those able to spend 5 minutes or less with a patient, those facing complaints, those exposed to violence, those involved in legal proceedings, those afraid of making medical errors, and those negatively affected by workload, performance systems, and health policies, and have limited knowledge of regulations tend to behave more defensively. Our recommendation is to implement regulations specific to medical malpractice to eliminate the legal uncertainties physicians face, restructure the insurance system, establish a public fund, regulate working conditions (patient load, performance systems, violence), and provide support for physicians working in high-risk specialties.

Benzer Tezler

  1. CBS tabanlı çok kriterli karar verme yaklaşımlarını kullanarak durağan olmayan koşullar altında taşkın risk değerlendirmesi

    Flood risk assessment under non-stationary conditions using gis-based multi-criteria decision-making approaches

    REŞAT GÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İnşaat MühendisliğiErzurum Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUHAMMET YILMAZ

  2. Menemen ovası yer altı su tablası ile yüzeyde bulunan su kütleleri kuş cenneti ve Gediz nehri arasındaki ilişki

    The Relationship between underground water table of Menemen plain and surface water blocks Kuş Cenneti and Gediz river

    ALİM MURATHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Su ÜrünleriDokuz Eylül Üniversitesi

    Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSA KAZIM DÜZBASTILAR

  3. Yamanlar dağı ve Menemen Ovası'nın içme suyu amaçlı hidrojeolojisi

    Hydrogeology of Yamanlar mountain and Menemen Lowland for the purpose of potable water

    YÜKSEL ATEŞLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Jeoloji MühendisliğiDokuz Eylül Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKİ FİLİZ

  4. Havza yapısının deprem zemin ortak davranış spektrumu üzerindeki etkisi Bornova / Menemen Ovası-İzmir örneği

    Investigation of basin effect on earthquake-soil common behaviour spectrum: Case study of Bornova/Menemen Plain – İzmir

    YAPRAK ÖZDAĞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Jeofizik MühendisliğiDokuz Eylül Üniversitesi

    Jeofizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OYA ANKAYA PAMUKÇU