Geri Dön

Kemoterapi alan onkoloji hastalarında dermatolojik bulguların değerlendirilmesi

Evaluation of dermatological findings in oncology patients receiving chemotherapy

  1. Tez No: 1017703
  2. Yazar: SAMET DEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BAHAR SEVİMLİ DİKİCİER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sakarya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Kemoterapötik ilaçlar kanser hücrelerindeki bölünme döngüsünü bozarak etkinlik gösterir. Bu ilaçlar mitotik aktivitenin yüksek olduğu deriyi, gastrointestinal ve hematopoetik sistemi de etkiler. Kemoterapötik ilaçlar seçici olmayan etkileri sonucunda istenmeyen yan etkilere sebep olabilir. Bu yan etkiler deri döküntüleri, kıl ve/veya tırnak kaybı, ishal, kemik iliği baskılanması gibi klinik bulgularla ortaya çıkar. Retrospektif olarak kayıtlı dosya verilerinin değerlendirildiği bu YÖNTEM: çalışmada 01 Nisan 2024- 01 Ekim 2025 tarihleri arasında kemoterapi almakta olup dermatoloji konsültasyonu istenen onkoloji hastalarının verileri incelendi. İncelenen veriler; demografik bilgileri, şikayetleri, klinik özellikleri başlıkları altında listelendi. Hastaların dermatolojik belirti ve bulguları, onkolojik tanıları, kullandıkları ilaçlar açısından karşılaştırmalı değerlendirmeler yapılıp literatür bilgileri ışığında tartışıldı. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 200 hastanın 102'si erkek, 98'i kadın ve genel yaş ortalaması 61,23'tü. En sık saptanan onkolojik tanılar; meme karsinomu (%28), kolon karsinomu (%22,5) ve akciğer karsinomu idi (%13). Hastaların %64,5'i klasik kemoterapi, %57,5'i hedefe yönelik tedavi ve %8'i immünmodülatör kullanmaktaydı. En sık bildirilen şikayet kaşıntı (n=111) iken, hastaların 47'si asemptomatikti. Bölgelere göre muayenede saptanan en yaygın dermatolojik bulgular; gövde ve ekstremitelerde eritem (n=77), kserozis (n=52) ve akneiform erüpsiyon (n=46); yüz bölgesinde ise akneiform erüpsiyondu (n=30). Tırnaklarda en sık paronişi (n=8) izlendi. İstatistiksel olarak; kaşıntı şikayeti ile eritem ve kserozis bulguları arasında anlamlı bir ilişki (p < 0,001) saptandı. İlaç-bulgu ilişkisinde; EGFR inhibitörlerinin yüz bölgesinde akneiform döküntülerle, taksanların ise tırnak toksisitesiyle güçlü ilişkisi belirlenmiştir. SONUÇ: Onkolojik medikal tedavi almakta olan hastalarada kaşıntının, kserozis ve eritem gibi deri bariyer hasarı bulgularıyla doğrudan ilişkili olduğu görülmüştür. Hastaların yaklaşık dörtte birinin asemptomatik olmasına rağmen dermatolojik muayenelerinde bulgu saptanması, toksisite potansiyelinin erken evrelerde hasta tarafından farkedilmediğini gösterebilir. Rutin muayenelerde deri bulgularına da yer verilmesi önemsenmelidir.

Özet (Çeviri)

Evaluation of Dermatological Findings in Oncology Patients Receiving Chemotherapy AIM: Chemotherapeutic drugs disrupt the cell division cycle in cancer cells. These agents also affect tissues with high mitotic activity, such as the skin, gastrointestinal, and hematopoietic systems. Their non-selective actions cause undesirable adverse effects, including cutaneous eruptions, hair and/or nail loss, diarrhea, and bone marrow suppression. MATERIALS AND METHODS: In this retrospective study, medical record data of 200 oncology patients receiving chemotherapy who requested a dermatology consultation between April 1, 2024, and October 1, 2025, were analyzed. Data were categorized under demographic information, presenting complaints, and clinical features. Patients' signs and symptoms were comparatively evaluated in relation to their oncological diagnoses and therapeutic agents. RESULTS: The cohort (mean age 61.23; 51% male) primarily comprised patients with breast (28%), colon (22.5%), and lung carcinoma (13%). Treatment modalities included conventional chemotherapy (64.5%), targeted therapy (57.5%), and immunomodulators (8%). Pruritus was the most frequent subjective complaint (n=111), while 47 patients remained asymptomatic despite presenting clinical signs. Predominant findings included erythema (n=77), xerosis (n=52), and acneiform eruption (n=46) in the trunk and extremities, and acneiform eruptions (n=30) in the facial region. Paronychia (n=8) was the leading nail toxicity. Statistical analysis revealed a significant correlation (p < 0.001) between pruritus and signs of skin barrier dysfunction, specifically erythema and xerosis. Furthermore, EGFR inhibitors were strongly associated with facial acneiform eruptions, while taxanes were linked to nail toxicity. CONCLUSION: Pruritus in patients receiving oncological medical treatment is directly correlated with skin barrier damage findings such as xerosis and erythema. The detection of clinical findings in nearly one-quarter of asymptomatic patients suggests that toxicity potential may go unnoticed in the early stages, highlighting the importance of proactive screening.

Benzer Tezler

  1. Malign melanomlu hastalarda serum SFRP2 ve VEGF değerlerinin bakılması ve metastazlarda rolunun değerlendirilmesi

    Determination of serum SFRP2 and VEGF levels in patients with malignant melanoma and evaluation of their role in metastases

    AYTAN POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiEge Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. IŞIL KARAARSLAN

  2. Onkolojik hastalarda klinik ve dermoskopik tırnak ünitesi bulgularının kemoterapi ilaçları ile olan ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of relationship between clinical and dermoscopic nail changes and chemotherapy drugs in oncologic patients

    AHMET DOĞUKAN DAĞDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiÇukurova Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VAROL LÜTFÜ AKSUNGUR

  3. Kemoterapotik kullanımına bağlı kutanöz yan etkilerin değerlendirilmesi

    Evaluation of cutaneous side effects due to chemotherapeutic drugs USE

    ZEYNEP UTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiAtatürk Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. HANDAN BİLEN

  4. Meme, kolon, mide ve akciğer kanseri ile takipli olan hastalarda leser trelat, akantozis nigrikans ve seboreik keratoz bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of leser trelat, acanthosis nigricans and seborrheic keratosis findings in patients followed up with breast, colon, stomach and lung cancer

    BETÜL ERSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    OnkolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FEYYAZ ÖZDEMİR

  5. İmmünsüpresif tedavi alan olgularda HBV seroprevelansının araştırılması ve riskli olgularda proflaksi amacıyla başlanan farklı antiviral ajanların HBV reaktivasyonunu önleme açısından etkinliklerinin değerlendirilmesi

    The investigate seroprevalence of hepatitis B in patients receiving immunosupessive drugs and comparative efficacy of nucleotide analogues that used for preventing hepatitis B reactivation

    SÜLEYMAN KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADALET AYPAK