Geri Dön

Mutlak mâhiyet ekseninde eş'arî kelamında tümellerin varlığı problemi

The problem of the existence of universals in ash'arite kalam in the context of absolute quiddity

  1. Tez No: 1019448
  2. Yazar: ELİF ATEŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA SİNANOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Din, Religion
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kelam Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Düşünce tarihi boyunca duyulur olanlar ve duyulur olmayanlar arasındaki ayrım fark edilmiş ve duyulur olmayanların bilgisine ulaşma yolları aranmıştır. Harici alemdeki şeylerin görünenden ibaret olmadığı görüşü ağır basmış ve görünmeyen kısım hakkında farklı açıklamalar ortaya çıkmıştır. Duyulur olmayanların kapsamlı şekilde tartışılabildiği zemin olarak tümeller problemi ortaya çıkmıştır. Nesneleri o şey yapanı bulmak için de Arapçada“Ma hiye?”Yunancada“Es ti”Yani bir şeyi o şey yapan nedir? sorusu yöneltilmiştir. Bu sorular ve karşılığında ortaya çıkan cevaplar kelam öğretilerini ve çağdaş felsefeyi dahi etkilemiştir. Bizim çalışma konumuzun da temelini oluşturan söz konusu iki mesele, İslam felsefesi ve Kelam ilmi içerisinde farklı arka planlarla ele alınmıştır. Kökeni Antik Yunan felsefesine dayandırılan mâhiyet ve tümel tartışmalarının İslam düşüncesine Fârâbî (ö.339/950) ve Kindî (ö.252/866) gibi düşünürler vesilesiyle -problem bazında- eklendiği düşünülmektedir. İbn Sînâ'nın (ö.428/1037) sistematik inşası ile daha da derinleşen meseleler, Fahreddin er-Râzî'nin (ö.606/1210) incelikli şerhleriyle özellikle Eş'arî kelam ekolü içerisinde büyük yankı oluşturmuştur. Hususiyetle tartışma konusu edilen nokta tabiî tümelin mutlak mâhiyet ile özdeş kabul edilip edilmemesi ve tabiî tümelin hariçte varlığının olup olmaması noktasıdır. Fahreddin er- Râzî'nin, İbn Sînâ'nın tabiî tümel-mutlak mâhiyet özdeşliğini iddia ettiğini düşünmesinin sonucu olarak 13.yy. Eş'arî kelam alimlerinin derinlikli analizleri neticesinde İbn Sînâ'nın görüşleri yeniden ele alınmıştır. 14.yy.'da bu analizler ışığında yeniden gündeme gelen mesele daha zihinsel bir boyuta taşınmış ve söz konusu özdeşlik tamamen reddedilmiştir.

Özet (Çeviri)

Throughout the history of thought, the distinction between the sensible and the non-sensible has been recognized, and ways to access knowledge of the non-sensible have been sought. The view that things in the external world are not limited to what is visible prevailed, leading to various explanations regarding the unseen dimension. The problem of universals emerged as the primary framework through which the non-sensible could be discussed comprehensively. To discover what constitutes the essence of objects, the question“What is it?”expressed as“Ma hiye?”in Arabic and“Ti esti”in Greek was posed. These questions, and the answers they elicited, have influenced the doctrines of Kalam (Islamic theology) and even contemporary philosophy. These two issues, which form the foundation of our study, have been addressed with different backgrounds within Islamic philosophy and the science of Kalam. It is considered that the debates on quiddity (essence) and universals, which are rooted in Ancient Greek philosophy, were integrated into Islamic thought on a problematic basis through thinkers such as al-Farabi (d. 339/950) and al-Kindi (d. 252/866). These matters, which deepened through the systematic construction of Avicenna (Ibn Sina, d. 428/1037), gained significant resonance particularly within the Ash'arite school of Kalam through the subtle commentaries of Fakhr al-Din al-Razi (d. 606/1210). Specifically, the point of contention is whether the natural universal is considered identical to the absolute quiddity, and whether the natural universal possesses existence in the external world. As a result of al-Razi's interpretation that Avicenna asserted the identity of the natural universal and absolute quiddity, Avicenna's views were re-evaluated through the in-depth analyses of 13th-century Ash'arite theologians. In the 14th century, the issue resurfaced in light of these analyses, was moved to a more conceptual (mental) dimension, and the identity in question was completely rejected.

Benzer Tezler

  1. İbn-i Sina'nın“varlık”anlayışı

    Başlık çevirisi yok

    ADEM YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    FelsefeUludağ Üniversitesi

    PROF.DR. HÜSEYİN AYDIN

  2. Japon kalkınmasında geleneksel değerlerin ve müesseselerin rolü

    Başlık çevirisi yok

    ENVER ALPER GÜVEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    EkonomiAtatürk Üniversitesi

    PROF.DR. İ. EROL KOZAK

  3. İsmail Fenni Ertuğrul ve felsefi görüşleri

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN ÖZKUL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

  4. Game theory cooperated decentralized sequential quadratic programming for exoatmospheric kinetic intercept vehicles

    Atmosfer dışı kinetik angajman araçları için oyun teorisi iş birliği ile merkezi olmayan ardışık kuadratik programlama

    HÜSEYİN GÜNEY

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Uçak Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Uçak ve Uzay Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM ÖZKOL

  5. Arap dilinde Mefûlü Mutlak ve Kur'ân-ı Kerîm'de kullanımı

    Al-Maf'ul al-Mutlaq in Arabic language and its use in holy Qur'an

    FERHAT KANDERUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DilbilimDokuz Eylül Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FERRUH KAHRAMAN