Geri Dön

Psoriasis hastalarında gelişen komorbiditeler ile miR-210 ve miR-155 ekspresyonu arasındaki ilişki

The relationship between miR-210 and miR-155 expressions and comorbidities in patients with psoriasis

  1. Tez No: 1021412
  2. Yazar: RAHİME DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MAHMUT SELMAN YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genetik, Genetics
  6. Anahtar Kelimeler: Biyolojik moleküller, Hastalık, Biological molecules, Disease
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıbbi Genetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Psoriasis; toplumda yaygın görülen, remisyon ve alevlenmelerle seyreden, immün aracılı, kronik inflamatuvar papüloskuamöz bir dermatozdur. Hastalığın patognomonik bir özelliği olan bazal keratinosit hiperproliferasyonuna bağlı olarak, normalde 27 gün süren epidermal hücre döngüsü 4-7 güne kadar kısalmaktadır. İnflamatuvar yolakların tanımlan ması ve anahtar sitokinleri hedef alan biyolojik tedavilerin geliştirilmesine karşın, günü müzde psoriasisin etiyopatogenezi henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Mevcut literatür; genetik ve epigenetik faktörlerin yanı sıra epidermis ile immün sistem arasındaki etkileşim bozukluklarının her birinin hastalık patogenezine kritik katkılar sunduğunu göstermektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, psoriasisteki anormal keratinosit farklılaşmasının bazal ke ratinositlerin epigenetik modifikasyonlarıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu süreçte DNA metilasyonu ve histon modifikasyonlarının yanı sıra mikroRNA'lar (miRNA), önemli epigenetik regülatörler olarak işlev görmektedir. Yaklaşık 22 nükleotid uzunluğunda, evrimsel olarak korunmuş ve kodlamayan RNA molekülleri olan miR NA'lar, gen ekspresyonunu post-transkripsiyonel düzeyde düzenlemektedir. 2007 yılında psoriasis ile bağlantısı ilk kez tanımlanan bu moleküllerden günümüzde 250'den fazlasının anormal ekspresyon sergilediği; söz konusu moleküllerin büyük bir kısmının ise periferik kanda veya lezyonlu cilt dokusunda saptandığı rapor edilmiştir. Sunulan bu araştırma ile 18-76 yaş aralığındaki psoriasis hastalarında miR-155 ve miR-210 gen ekspresyon seviye lerinin sağlıklı bireylerle kıyaslanması; ayrıca bu miRNA ekspresyonlarındaki değişimlerin psoriatik komorbiditeler üzerindeki olası etkilerinin ve korelasyonunun ortaya konması he deflenmiştir. Yöntem: Çalışmaya, 2024–2025 yılları arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniğine başvuran 102 psoriazis hastası ile cinsiyet açısından uyumlu 94 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Gruplar arasındaki yaş fark lılığının olası karıştırıcı etkisi, regresyon analizleri ile istatistiksel olarak kontrol edilmiştir. Hasta grubunun klinik şiddeti Psoriasis Alan ve Şiddet İndeksi (PASI) ile değerlendirilmiş, v tüm katılımcıların sosyodemografik ve klinik verileri çalışmaya özgü hazırlanan veri top lama formları aracılığıyla kaydedilmiştir. Moleküler analizler için katılımcılardan alınan 5 ml venöz kan örneklerinden, kit protokolüne uygun olarak total RNA izolasyonu gerçek leştirilmiştir. Elde edilen RNA örnekleri analiz gününe kadar -80 °C'de muhafaza edilmiş tir. Hedef miRNA'ların (miR-210 ve miR-155) ekspresyon düzeyleri, NEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı laboratuvarında Ters Transkriptaz Real-Time PCR (RT qPCR) yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 102 psoriazis hastasında miR-155-5p ve miR-210-3p ekspresyon düzeylerinin, sağlıklı kontrollere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Klinik şiddet parametreleri incelendiğinde; dola şımdaki miR-155-5p düzeylerinin PASI (r=0,311; p=0,021) ve tırnak tutulumunu yansıtan NAPSI (r=0,234; p=0,018) skorları ile pozitif yönde anlamlı korelasyon sergilediği belir lenmiştir. Hastaların %84,3'ünde en az bir komorbidite saptanmış olup bu komorbiditeler sıklık sırasına göre dislipidemi (%55,9), horlama (%50,0) ve hepatosteatoz (%48,0) olarak izlenmiştir. Çok değişkenli regresyon analizlerinde, miR-155 ekspresyonundaki artışın kardiyometabolik risk parametrelerinden LDL düzeylerinde anlamlı bir azalma (p=0,017) ve hepatosteatoz riskinde bağımsız bir düşüş (p=0,046) ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Hastaların önemli bir kısmı (%77,1) geleneksel Framingham Risk Skoru'na (FRS) göre dü şük risk grubunda yer almış ve FRS ile miRNA düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki kuru lamamıştır. Tanısal performans analizlerinde; miR-155-5p (AUC=0,762) ve miR-210- 3p'nin (AUC=0,808) hastalık varlığını öngörmede yüksek ayırt edici güce sahip olduğu saptanmış, Youden İndeksi'ne göre belirlenen potansiyel tanısal eşik değerleri miR-155-5p için 7,62 ve miR-210-3p için 11,91 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca bu mikroRNA'ların temel klinik parametrelerle kombine edildiklerinde tanısal doğruluğu belirgin şekilde artırdıkları (AUC=0,870) gösterilmiştir. vi Sonuç: Bulgularımız, miR-155-5p ve miR-210-3p'nin psoriazis patogenezinde rol oynayan ve hastalık varlığını ayırt etmede kullanılabilecek potansiyel sistemik biyobelirteçler oldu ğunu düşündürmektedir. Özellikle miR-155-5p'nin klinik hastalık şiddeti, tırnak tutulumu ve bazı kardiyometabolik parametrelerle gösterdiği çok yönlü ilişki, bu molekülün hem inf lamatuvar aktivitenin izlenmesinde hem de komorbidite riskinin öngörülmesinde klinik açıdan önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, miRNA te melli tanısal modellerin rutin klinik parametreler ile birlikte değerlendirilmesi, psoriazis yönetiminde daha duyarlı ve bütüncül yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabilir

Özet (Çeviri)

Aim: Psoriasis is a prevalent, immune-mediated, chronic inflammatory papulosquamous dermatosis characterized by remissions and exacerbations. Due to basal keratinocyte hy perproliferation, which is a pathognomonic feature of the disease, the epidermal cell turno ver cycle, normally lasting 27 days, is shortened to 4-7 days. Despite the identification of inflammatory pathways and the development of biological therapies targeting key cytoki nes, the etiopathogenesis of psoriasis has not yet been fully elucidated. The current literatu re indicates that genetic and epigenetic factors, as well as impaired interactions between the epidermis and the immune system, each critically contribute to the disease pathogene sis. Recent studies have revealed that abnormal keratinocyte differentiation in psoriasis is clo sely associated with the epigenetic modifications of basal keratinocytes. In this process, alongside DNA methylation and histone modifications, microRNAs (miRNAs) function as vital epigenetic regulators. miRNAs, which are evolutionarily conserved, non-coding RNA molecules approximately 22 nucleotides in length, regulate gene expression at the post transcriptional level. First linked to psoriasis in 2007, over 250 of these molecules have now been reported to exhibit abnormal expression; a vast majority of these molecules are detected in peripheral blood or lesional skin tissue. This study aimed to compare the gene expression levels of miR-155 and miR-210 in psoriasis patients aged 18-76 years with tho se in healthy individuals, and to demonstrate the potential effects and correlations of chan ges in these miRNA expressions on psoriatic comorbidities. Methods: The study included 102 psoriasis patients who presented to the Dermatology and Venereology Outpatient Clinic of the Necmettin Erbakan University (NEU) Faculty of Medicine between 2024 and 2025, along with 94 sex-matched healthy controls. The poten tial confounding effect of age differences between the groups was statistically controlled using regression analyses. The clinical severity of the patient group was evaluated using the Psoriasis Area and Severity Index (PASI), and the sociodemographic and clinical data viii of all participants were recorded via study-specific data collection forms. For molecular analyses, total RNA isolation was performed from 5 mL venous blood samples obtained from the participants, in accordance with the kit protocol. The obtained RNA samples were stored at -80 °C until the day of analysis. The expression levels of the target miRNAs (miR-210 and miR-155) were determined using the Reverse Transcription Real-Time PCR (RT-qPCR) method at the Medical Genetics Department Laboratory of the NEU Faculty of Medicine. Results: The expression levels of miR-155-5p and miR-210-3p in the 102 psoriasis pati ents included in the study were found to be statistically significantly higher compared to the healthy controls (p<0.001). Upon examining the clinical severity parameters, it was de termined that circulating miR-155-5p levels exhibited a significant positive correlation with PASI (r=0.311; p=0.021) and NAPSI (r=0.234; p=0.018) scores, the latter of which reflects nail involvement. At least one comorbidity was detected in 84.3% of the patients, observed in order of frequency as dyslipidemia (55.9%), snoring (50.0%), and hepatostea tosis (48.0%). In multivariate regression analyses, an increase in miR-155 expression was found to be associated with a significant decrease in LDL levels among cardiometabolic risk parameters (p=0.017) and an independent decrease in hepatosteatosis risk (p=0.046). A significant portion of the patients (77.1%) were in the low-risk group according to the tra ditional Framingham Risk Score (FRS), and no significant correlation could be established between FRS and miRNA levels. In diagnostic performance analyses, miR-155-5p (AUC=0.762) and miR-210-3p (AUC=0.808) were found to possess high discriminatory power in predicting disease presence. The potential diagnostic threshold values, determi ned according to the Youden Index, were calculated as 7.62 for miR-155-5p and 11.91 for miR-210-3p. Furthermore, it was demonstrated that combining these microRNAs with fundamental clinical parameters significantly increased diagnostic accuracy (AUC=0.870). ix Conclusion: Our findings suggest that miR-155-5p and miR-210-3p are potential systemic biomarkers that play a role in the pathogenesis of psoriasis and can be utilized to distingu ish the presence of the disease. In particular, the multifaceted relationship of miR-155-5p with clinical disease severity, nail involvement, and certain cardiometabolic parameters in dicates that this molecule possesses significant clinical potential for both monitoring inf lammatory activity and predicting comorbidity risk. Consequently, the evaluation of miR NA-based diagnostic models in conjunction with routine clinical parameters may contribu te to the development of more sensitive and holistic approaches in psoriasis management.

Benzer Tezler

  1. Orta şiddetli ve şiddetli psoriasis hastalarında biyolojik ilaç tedavilerinde kalım süresini etkileyen faktörlerin incelenmesi

    Predictors of drug survival of biologic therapies in patients with moderate to severe psoriasis

    ÖZGE ZORLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DermatolojiUludağ Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL BÜLBÜL BAŞKAN

  2. Psoriasis hastalarında intestinal, epidermal yağ asidi bağlayıcı protein düzeyleri ve intestinal geçirgenlik arasındaki ilişki

    Relationship between intestinal and epidermal fatty acid-binding protein levels and intestinal permeability in psoriasis patients

    NEVZAT UYSALOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKİN ŞAVK

  3. IL-17 ve IL-23 inhibitörleri ile tedavi edilen psöriazisli hastalarda ilaç güvenlik profillerinin karşılaştırılması, QuantiFERON ve viral serolojilere etkisi: Tek merkez gerçek yaşam verileri

    Comparison of drug safety profiles in patients with psoriasis treated with IL-17 and IL-23 inhibitors, and their effects on QuantiFERON and viral serologies: Single-center real-world data

    ŞULE ULUALAN GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMEL HAZİNEDAR

  4. Saçlı deri psoriazis ve deri psoriaziste histopatolojik açıdan ve immünohistokimyasal olarak ölçülen TNFα, IL17 ve IL23 ekspresyonları açısından karşılaştırılması

    Comparison of scalp psoriasis and body psoriasis in terms of histopathologically and immunohistochemically measured TNFα, IL17, and IL23 expressions

    SHOHRAT ARAZOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP DURSUN

  5. Glukokortikoid reseptör gen varyantlarının psoriasis hastalarında değerlendirilmesi

    Evaluation of glucocorticoid receptor gene variants in psoriasis patients

    İSMAİL BENLİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyokimyaGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEMSETTİN ŞAHİN