Causes of subsidence processes and flood vulnerability in coastal environments: A case study of İzmir, Türkiye
Kıyı ortamlarında çökme süreçlerinin nedenleri ve taşkın duyarlılığı: İzmir, Türkiye örneği
- Tez No: 1021711
- Danışmanlar: PROF. DR. ALPER BABA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: İnşaat Mühendisliği, Civil Engineering
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
- Enstitü: Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Zemin çökmesi, hem doğal jeolojik koşullar hem de insan faaliyetleri sonucunda gelişebilen ve altyapı sistemleri, yapılar ve arazi kullanımı üzerinde olumsuz etkiler yaratan önemli bir yüzey deformasyon sürecidir. Bu çalışmada, İzmir ili genelinde arazi çökmesi dinamikleri, 2014-2024 dönemini kapsayan Sentinel-1 uydu görüntülerine uygulanan LiCSBAS tabanlı InSAR yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Zaman serisi deformasyon verileri, hidrojeolojik koşullar, yeraltı suyu kullanımı, kentleşme ve kıyı süreçlerini içeren bütüncül bir çerçevede değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, gevşek sedimanter yapıya, yüksek geçirgenliğe ve yoğun sulama faaliyetlerine sahip alanlarda çökme değerlerinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. En yüksek çökme hızları, tarımsal yeraltı suyu kullanımının baskın olduğu Ödemiş (-66.50 mm/yıl), Bayındır (-53.89 mm/yıl), Tire (-38.65 mm/yıl) ve Torbalı (-29.04 mm/yıl) ilçelerinde tespit edilmiştir. Kentsel alanlarda ise Çiğli (-16.26 mm/yıl) ve Menemen (-18.48 mm/yıl) ilçelerinde sanayi ve tarımsal su kullanımına bağlı olarak görece yüksek deformasyonlar gözlenmiştir. Karşıyaka (-5.16 mm/yıl)'da belirlenen orta düzeydeki çökme, yoğun kentleşme yükü, artan nüfus baskısı ve buna bağlı yeraltı suyu kullanımındaki artışın, yumuşak sedimanter zemin koşullarıyla birlikte etkisiyle değerlendirilmiştir. Bu bulgular, kentsel ve kırsal alanlar arasında arazi çökmesinin mekânsal değişkenliğini ve çoklu etkenlerle kontrol edildiğini ortaya koymakta, sürdürülebilir yeraltı suyu yönetiminin önemini vurgulamaktadır. Çalışmanın ikinci aşamasında, kıyı ilçeleri arasında görece yüksek çökme değerleri sergileyen Bostanlı Havzası, bütünleşik taşkın analizi için örnek alan olarak seçilmiştir. Günümüz, 2050 ve 2100 senaryoları için gerçekleştirilen taşkın analizleri, arazi çökmesi, deniz seviyesi yükselmesi, storm surge ve gelgit etkilerinin birlikte değerlendirilmesiyle, taşkın sularının kıyı çizgisinden 1.2 km iç kesimlere kadar ilerleyebildiğini göstermekte; çöken kıyı kentlerinde çok süreçli taşkın risk değerlendirmelerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır
Özet (Çeviri)
Land subsidence is an important surface deformation process resulting from both natural geological conditions and human activities, causing adverse impacts on infrastructure systems, buildings, and land use. This study investigates land subsidence dynamics across İzmir Province using a LiCSBAS-based InSAR approach applied to Sentinel-1 imagery spanning 2014-2024. Time-series deformation data were evaluated within a holistic framework that integrates hydrogeological conditions, groundwater exploitation, urbanisation, and coastal processes. The results indicate that subsidence is particularly significant in areas characterised by loose sedimentary structures, high permeability, and intensive irrigation. The highest subsidence rates were detected in agriculturally dominated districts, including Ödemiş (-66.50 mm/year), Bayındır (-53.89 mm/year), Tire (-38.65 mm/year), and Torbalı (-29.04 mm/year), where intensive groundwater abstraction is prevalent. In urban areas, relatively high deformation was observed in Çiğli (-16.26 mm/year) and Menemen (-18.48 mm/year), associated with industrial and agricultural water use. Moderate subsidence in Karşıyaka (-5.16 mm/year) was evaluated in relation to intense urban loading, population growth, and increased groundwater demand, combined with soft sedimentary ground conditions. These findings highlight the spatial variability and multi-factor controls of subsidence across urban and rural zones, emphasising the importance of sustainable groundwater management. In the second part, the Bostanlı catchment, exhibiting relatively high subsidence among coastal districts, was selected for integrated flood analysis. Flood assessments conducted for present-day, 2050, and 2100 scenarios demonstrate that the combined effects of land subsidence, sea-level rise, storm surge, and tidal forcing can extend floodwaters up to 1.2 km inland from the shoreline, underscoring the necessity of multi-process flood risk assessments in subsiding coastal cities
Benzer Tezler
- Tectonic and magmatic structure of Lake Van basin and its structural evolution, Eastern Anatolia accretionary complex (EAAC), East-Turkey
Van Gölü havzasının tektonik ve magmatik yapısı ve yapısal evrimi, Doğu Anadolu yığışım karmaşığı (DAYK), Doğu Türkiye
MUSTAFA TOKER
Doktora
İngilizce
2011
Jeofizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesiİklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. A. M. CELAL ŞENGÖR
- Biga Çayı Havsası'nın beşeri ve ekonomik coğrafyası
Human and economic geography of the Biga River basins
HAYRİ ÇAMURCU
- Discovery of ethnobotanical knowledge patterns of highland plants along The Georgia-Turkey border
Gürcistan-Türkiye sınırı boyunca yayla bitkilerinin etnobotanik bilgisinin dağılımının keşfi
CEREN KAZANCİ ORUC
Doktora
İngilizce
2021
Çevre MühendisliğiIlıa State UnıversıtyÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MARİNE MOSULİSHVİLİ
- Tectonic kinematic and dynamical boundary conditions to the South of Anatolia using new geodetic constraints and numerical modeling
Güney Anadolunun kinematik ve dinamik tektonik sınır koşullarının yeni jeodezik gözlemler ve sayısal modellerle belirlenmesi
VOLKAN ÖZBEY
Doktora
İngilizce
2023
Jeodezi ve Fotogrametriİstanbul Teknik ÜniversitesiGeomatik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERGİN TARI
PROF. DR. MEHMET SİNAN ÖZEREN
- İzoproterenol ile oluşturulan kardiyak hasara kükürt dioksitin etkisinin elektrofizyolojik parametrelerle incelenmesi
Investigation of the effect of sulfur dioxide on isoproterenol induced cardiac injury by electrophysiological parameters
UĞUR DALAMAN