Türkiye'de kentsel mekân dönüşürken yaya hakkının gelişimi
The development of pedestrian rights as urban spaces transform in Turkey
- Tez No: 1022446
- Danışmanlar: PROF. DR. NAZLI YÜCEL BATMAZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Karmaşanın ve canlılığın mekânı olan kentler, modern çağa ismini vererek yeni bir dönem başlatmıştır. Kent çağında küresel rekabet kentler üzerinden şekillenirken neoliberal politikalar kentleri şekillendirmiştir. Sermaye ve rant temelli kentsel planlar kentleri bir pazar haline getirmiş, insan temelli kent yaklaşımından uzaklaşılmıştır. Bu durumda ortaya çıkan karmaşanın nedenlerinden biri insan haklarının ihlal ediliyor olmasıdır. Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının kentlerde yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda kentsel yaşam biçimi benimsenmiş ve kent hakkı ihlal edilir hale gelmiştir. Yaya hakkı, kent hakkının en çok göz ardı edilenlerindendir. Yeniden üretilen kentsel mekân, motorlu taşıtları temele alırken yaya çalışmalarını geri planda tutmuştur. Özellikle kentleşmenin hızlı yaşandığı 1950'li yıllardan sonra kentler motorlu taşıtların hızlı ulaşımını prensip olarak benimsemiştir. Zaman geçtikçe yaya çalışmaları kentsel rekabetin ve popülerliğin argümanı haline gelmiş ve dünyaca ünlü bazı kentler yaya çalışmalarıyla ön plana çıkmıştır. Türkiye'nin kentsel planlaması tarihsel olarak incelendiğinde ise ortaya yaya çalışmalarının geri planda kaldığı çıkar. Bu açıdan hem dünyadaki iyi uygulama örnekleri olan Kopenhag, Bogotá, Barselona ve Paris mevzuatları, plan ve projeleri, stratejileri ve uygulamalarıyla değerlendirilmiş hem de Türkiye'de yaya hakkının tarihsel olarak nasıl tanımlandığı yasal ve kurumsal çerçevede nasıl yer aldığı ve kentsel dönüşüm pratikleriyle nasıl etkileşime girdiği nitel olarak analiz edilmiştir. Türkiye'nin kritik mekânsal dönüşüm dönemleri ile yaya hakkının evrimi karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, küresel eğilimlerle arasındaki benzerlik ve farklılık alanları ortaya konmuştur. Bu bağlamda çalışma Türkiye'de yaya hakkının parçalı bir yapıda olduğunu, uluslararası hak temelli yaklaşımlara göre geri planda kaldığını ancak yerel yönetimlerin attığı adımların önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak yaya hakkının demokratik, katılımcı ve mekânın adil olarak yeniden üretildiği bir modelle geliştirilmesi vurgulanırken politika yapıcılara yol gösterici öneriler sunulmuştur.
Özet (Çeviri)
Cities, which are places of chaos and vitality, have ushered in a new era by giving their name to the modern age. While global competition is shaped by cities, neoliberal policies have shaped cities. Neoliberal policies' impact on cities is evident in the move away from a human-centred approach to urban planning and the resulting human rights violations. When considering that more than half of the world's population lives in cities, it is clear that one of the violated rights is the right to the city. The right to walk is also violated in this process. The newly produced urban space prioritises motorised vehicles while neglecting pedestrian initiatives. Although cities adopted the principle of fast motorised transport in the 1950s, today pedestrian initiatives have become a means of urban competition and popularity, with some world-famous cities becoming known for their pedestrian initiatives. However, when the history of urban planning in Turkey is examined, it becomes clear that pedestrian studies have been neglected. Copenhagen, Bogotá, Barcelona and Paris, in terms of their legislation, plans, projects, strategies and applications, have been evaluated, and the situation of pedestrian rights in Turkey has been analysed in a historical and comparative manner. The study reveals that pedestrian rights in Turkey are fragmented and lag behind international human rights-based approaches, but local governments' initiatives show significant potential. In conclusion, the importance of developing a democratic, participatory and fair model for the production of public space is emphasised, and policy makers are offered guidance.
Benzer Tezler
- Türkiye imalat sanayiinde çalışan esnaf ve sanatkarların sosyo ekonomik yapıdaki yeri ve başlıca sorunları ve Bursa'da tatbiki bir araştırma
Başlık çevirisi yok
MEHMET TAŞTAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
İşletmeUludağ ÜniversitesiÇalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
- Türkiye'de aile planlaması çalışmalarında erkeklerin önemi, hastane personeli ile fabrika işçilerinin doğum kontrol yöntemlerine karşı tutum ve davranranışlarında farklılığın araştırılması
Başlık çevirisi yok
KAMİL MALKOÇLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Demografiİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DERİN KÖSEBAY
- Menkul kıymet yatırımları açısından sermaye piyasası kanununa göre yayınlanan finansal tablo ve raporların yeterliliği
Başlık çevirisi yok
HAMDİ AYDIN