Geri Dön

Pediatrik yaş grubunda yeni tanı almış ve/veya tekrarlayan primer malign kemik tümörü hastalarında; kemik metastazlarının tespitinde ve evrelemesinde 18F-FDG-PET-CT ve kemik sintigrafisinin karşılaştırılması

Comparison of 18F-FDG PET/CT and bone scintigraphy for the detection and staging of bone metastases in pediatric patients with newly diagnosed and/or recurrent primary malignant bone tumors

  1. Tez No: 1023559
  2. Yazar: MERVE DERVİŞOĞLU YURTERİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DERYA ÖZYÖRÜK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: 18F-FDG PET/BT, kemik sintigrafisi, primer malign kemik tümörü, Ewing sarkom, osteosarkom, kemik metastazı, tanısal performans, 18F-FDG PET/CT, bone scintigraphy, primary malignant bone tumor, Ewing sarcoma, osteosarcoma, bone metastasis, diagnostic performance
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pediatrik primer malign kemik tümörlerinin erken ve doğru saptanması hastalık prognozu, tedavi planlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, primer malign kemik tümörü şüphesi ile değerlendirilen pediatrik hastalarda kemik metastazlarının saptanmasında 18F-FDG PET/BT ve kemik sintigrafisinin tanısal performanslarını karşılaştırmak ve bu yöntemlerin klinik kullanım değerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif ve tek merkezli çalışmada, Eylül 2019 – Eylül 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Onkoloji Kliniği'nde primer malign kemik tümörü şüphesi ile değerlendirilen, 18F-FDG PET/BT ve/veya kemik sintigrafisi tetkiki bulunan 0–18 yaş aralığındaki toplam 187 hasta incelenmiştir. Tanısal performans analizlerinde duyarlılık ve özgüllük hesaplamaları için primer malign kemik tümörü tanısı bulunan 124 olgu ile primer malign kemik tümör tanısı bulunmayan solid tümörü olan 63 olgu birlikte değerlendirilmiş ve bu kapsamda tüm hastalar tanısal doğruluk analizine dahil edilmiştir. Duyarlılık, primer malign kemik tümörü bulunan hastalar içerisinden testin doğru pozitif olarak tanımladığı oranı; özgüllük ise kemik tümörü bulunmayan hastalar içerisinden testin doğru negatif olarak sınıflandırdığı oranı ifade etmektedir. Bu nedenle her iki ölçütün güvenilir biçimde hesaplanabilmesi için hem pozitif hem de negatif referans grubunun analizde yer alması sağlanmıştır. Olguların demografik ve klinik özellikleri, tümör tipleri, metastaz varlığı ve yerleşimi, relaps durumları ve sağkalım verileri analiz edilmiş; görüntüleme yöntemlerinin tanısal performansları hasta bazında değerlendirilerek duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif prediktif değerler ile doğruluk oranları hesaplanmış ve eşleşmiş veriler McNemar testi ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların ortalama yaşı 12,6 ± 3,9 yıl olup hastaların %62,6'sı erkekti. En sık görülen tümör tipi Ewing sarkom (%46,8), ikinci sıklıkta osteosarkom (%38,7) olarak saptandı. Primer tümör en sık femurda (%33,1) yerleşmişti. Organ metastazı %30,6 oranında saptanmış olup metastazların en sık akciğerde (%63,2) yerleştiği görüldü. Metastatik hastalık Ewing sarkom grubunda daha sık izlenmekle birlikte istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0,312). Metastazların önemli bir kısmının relaps döneminde ve özellikle klinik takip sırasında ortaya çıktığı belirlendi. Sağkalım analizinde 3 yıllık genel sağkalım oranı %71,8; 5 yıllık genel sağkalım oranı %68,5 olarak hesaplandı. Kemik sintigrafisinin duyarlılığı %86,5, özgüllüğü %78,6 ve negatif prediktif değeri %47,8 olarak bulunurken; 18FFDG-PET/BT'nin duyarlılığı %94,8, özgüllüğü %80,0 ve negatif prediktif değeri %88,9 olarak saptandı. 18F-FDG-PET/BT'nin kemik sintigrafisine göre daha yüksek duyarlılık ve negatif prediktif değere sahip olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p=0,012). Kombine kullanımda duyarlılık artarken özgüllükte azalma gözlendi. Sonuç: 18F-FDG PET/BT, pediatrik primer malign kemik tümörü şüphesi bulunan hastalarda kemik metastazlarının saptanmasında kemik sintigrafisine göre daha yüksek tanısal performans göstermektedir. Özellikle yüksek negatif prediktif değeri sayesinde metastatik hastalığın dışlanmasında daha güvenilir bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda 18F-FDG-PET/BT'nin evreleme ve izlem süreçlerinde öncelikli görüntüleme yöntemi olarak kullanılması, klinik karar verme ve hasta yönetimi açısından önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: Early and accurate detection of primary malignant bone tumors in the pediatric population, as well as identification and staging of bone metastases, are critical for prognosis and treatment planning. The aim of this study was to compare the diagnostic performance of 18F-FDG PET/CT and bone scintigraphy in detecting bone metastases in pediatric patients evaluated for suspected primary malignant bone tumors and to assess their clinical utility. Materials and Methods: In this retrospective, single-center study, a total of 187 patients aged 0–18 years who were evaluated for suspected primary malignant bone tumors and underwent 18F-FDG PET/CT and/or bone scintigraphy between September 2019 and September 2024 at the Pediatric Oncology Clinic of Ankara Bilkent City Hospital were included. For diagnostic performance analysis, 124 patients with confirmed primary malignant bone tumors and 63 patients with solid tumors without bone involvement were evaluated together, and all patients were included in the diagnostic accuracy analysis. Sensitivity was defined as the proportion of patients with primary malignant bone tumors correctly identified as positive by the test, whereas specificity was defined as the proportion of patients without bone tumors correctly classified as negative. Therefore, both positive and negative reference groups were included in the analysis to ensure reliable estimation of these measures. Demographic and clinical characteristics, tumor types, presence and distribution of metastases, relapse status, and survival data were analyzed. The diagnostic performance of imaging modalities was evaluated on a patient-based level, and sensitivity, specificity, positive predictive value, negative predictive value, and accuracy were calculated; paired data were compared using the McNemar test. Results: The mean age of the patients was 12.6 ± 3.9 years, and 62.6% were male. The most common tumor type was Ewing sarcoma (46.8%), followed by osteosarcoma (38.7%). The femur was the most frequent primary tumor site (33.1%). Organ metastases were detected in 30.6% of patients, most commonly in the lungs (63.2%). Although metastatic disease was more frequent in the Ewing sarcoma group, the difference was not statistically significant (p=0.312). A substantial proportion of metastases occurred during the relapse period, particularly during clinical follow-up. The overall survival rates were 71.8% at 3 years and 68.5% at 5 years. Bone scintigraphy demonstrated a sensitivity of 86.5%, specificity of 78.6%, and negative predictive value of 47.8%, whereas 18F-FDG PET/CT showed a sensitivity of 94.8%, specificity of 80.0%, and negative predictive value of 88.9%. 18F-FDG PET/CT had significantly higher sensitivity and negative predictive value compared to bone scintigraphy (p=0.012). While combined use increased sensitivity, a decrease in specificity was observed. Conclusion:18F-FDG PET/CT demonstrates superior diagnostic performance compared to bone scintigraphy in detecting bone metastases in pediatric patients with suspected primary malignant bone tumors. Owing to its high negative predictive value, PET/CT appears to be a more reliable modality for ruling out metastatic disease. These findings suggest that 18F-FDG PET/CT should be considered as a primary imaging modality in staging and follow-up, contributing significantly to clinical decisionmaking and patient management.

Benzer Tezler

  1. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  2. Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi

    The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms

    GÜVEN URAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Genel Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN

  3. Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYAT ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. EMİN KANSU