Türk popülasyonunda kronik rinosinüzit hastalarındaradyografik hastalık yaygınlığı ile hayat kalitesininkorelasyonu
Correlation of radiographic disease extent with quality of life in patients with chronic rhinosinusitis in the turkish population
- Tez No: 1024461
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ATILAY YAYLACI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Kronik rinosinüzit, bilgisayarlı tomografi, Lund-Mackay, SNOT-22, eozinofili, Chronic rhinosinusitis, computed tomography, Lund-Mackay, SNOT-22, eosinophilia
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Türk Popülasyonunda Kronik Rinosinüzit Hastalarında Radyografik Hastalık Yaygınlığı ile Hayat Kalitesinin Korelasyonu giriş ve amaç: Kronik rinosinüzitte (KRS) radyolojik hastalık yaygınlığı ile yaşam kalitesi ilişkisi her zaman paralel seyretmeyebilir. Bu çalışmada primer yaygın KRS olgularında radyolojik hastalık yaygınlığı ile hasta bildirimli sonuç ölçütleri arasındaki ilişkinin; radyolojik tutulum paterni, SNOT-22 alt alanları, tekil semptomlar ve endotip alt grupları düzeyinde değerlendirilmesi amaçlandı. gereç ve yöntem: 2020-2025 yılları arasında endoskopik sinüs cerrahisi uygulanan hastalar retrospektif olarak incelendi. Primer yaygın KRS tanısı olan erişkin hastalar belirlendi. Demografik ve klinik veriler var/yok şeklinde kaydedildi. Radyolojik hastalık yaygınlığı paranazal sinüs bilgisayarlı tomografilerinde Lund-Mackay (LM) toplam skoru, anterior, posterior ve etmoid alt skorları ile etmoid/maksiller oranı kullanılarak değerlendirildi. Yaşam kalitesi SNOT-22 toplam skoru, alt alan skorları ve tekil semptomlar ile incelendi. Endotiplendirme histopatolojik doku eozinofilisine göre yapıldı; ≥10 eozinofil/BBA eozinofilik KRS olarak kabul edildi. Korelasyonlar Spearman analiziyle değerlendirildi. bulgular: Taranan 730 hasta arasından çalışma kriterlerine uyan 112 hasta çalışmaya dahil edildi. Olguların yaş ortalaması 48,02±13,83 yıl (18-82), 77'si (%68,8) erkekti. Hastaların 74'ü (%66,1) eozinofilik KRS idi. Tüm olgularda medyan LM skoru 18,00, medyan SNOT-22 skoru 58,50 idi. Korelasyon analizinde, hem tüm olgularda hem de endotip alt gruplarında toplam LM ile toplam SNOT-22 arasında zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Tüm olgularda ve eozinofilik-olmayan KRS grubunda SNOT-22 nazal semptom alanı, toplam LM ve posterior LM skorlarıyla tutarlı ilişki gösterdi. Tekil semptom düzeyinde koku/tat almada azalma LM skorlarıyla tutarlı ilişkili bulundu. sonuç: KRS yönetiminde yalnızca toplam LM ve SNOT-22 skorları yerine anatomik tutulum paternleri, SNOT-22 alt alanları ve belirli tekil semptomların birlikte ele alınması daha bütüncül bir klinik yaklaşım sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Correlation of Radiographic Disease Extent with Quality of Life in Patients with Chronic Rhinosinusitis in the Turkish Population introduction and aim: In chronic rhinosinusitis (CRS), the relationship between radiological disease extent and quality of life may not always be parallel. This study aimed to evaluate the relationship between radiological disease extent and patient-reported outcome measures in patients with primary diffuse CRS at the level of radiological involvement pattern, SNOT-22 subdomains, individual symptoms, and endotypic subgroups. materials and methods: Patients who underwent endoscopic sinus surgery between 2020 and 2025 were retrospectively reviewed. Adult patients with a diagnosis of primary diffuse CRS were identified. Demographic and clinical data were recorded as present/absent. Radiological disease extent was evaluated on paranasal sinus computed tomography using the total Lund-Mackay (LM) score, anterior, posterior, and ethmoid subscores, and the ethmoid/maxillary ratio. Quality of life was assessed using the total SNOT-22 score, subdomain scores, and individual symptoms. Endotyping was performed according to histopathological tissue eosinophilia; ≥10 eosinophils/HPF was accepted as eosinophilic CRS. Correlations were evaluated using Spearman analysis. results: Among the 730 screened patients, 112 met the study criteria and were included. The mean age was 48.02±13.83 years (18-82), and 77 patients (68.8%) were male. Seventy-four patients (66.1%) had eosinophilic CRS. The median LM score was 18.00, and the median SNOT-22 score was 58.50. Correlation analysis showed a weak but statistically significant relationship between total LM and total SNOT-22 scores in both all patients and endotypic subgroups. In all patients and in the non-eosinophilic CRS group, the SNOT-22 nasal symptom domain showed a consistent relationship with total LM and posterior LM scores. At the individual symptom level, reduced smell/taste was consistently associated with LM scores. conclusion: In CRS management, evaluating anatomical involvement patterns, SNOT-22 subdomains, and specific individual symptoms together with total LM and SNOT-22 scores may provide a more comprehensive clinical approach.
Benzer Tezler
- Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli
Başlık çevirisi yok
L. NİHAL YAZAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiYRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Polatlı Kerç ve Çongar Tatar ağızları
Başlık çevirisi yok
ZÜHAL YÜKSEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET BİCAN ERCİLASUN
- İbrahim Hakkı Erzurumi'nin Tertib-i ulum isimli eserindeki eğitimle ilgili görüşleri
Başlık çevirisi yok
ÖMER ÖZYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimUludağ ÜniversitesiDin Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HALİS AYHAN