Geri Dön

1922 Çanakkale krizi

1922 Çanakkale crisis

  1. Tez No: 1024561
  2. Yazar: ÖZLEM DÖNMEZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN DEMİRHAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, XIX. yüzyıldan itibaren küresel ve bölgesel dengelerin merkezinde yer alan Akdeniz ve Boğazlar diplomasisini, I. Dünya Savaşı sonrasında Türk ve İngiliz taraflarını sıcak çatışmanın eşiğine getiren“Çanakkale Krizi”(1922) ekseninde ele almaktadır. XIX. yüzyılda küresel hegemonik güç konumundaki İngiltere, Hindistan ve Uzak Doğu ticaret yollarının güvenliği için Akdeniz'de güçlü bir varlık göstermiş; Rusya'nın sıcak denizlere inme politikasını engellemek amacıyla Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü desteklemiştir. Ancak, 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ve 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla bölgedeki stratejik dengeler değişmiş; 1871'de Alman Birliği'nin kurulması ve Avrupa'da bloklaşmanın başlamasıyla Osmanlı toprakları açık bir paylaşım hedefi haline gelmiştir.I. Dünya Savaşı sürecinde imzalanan gizli antlaşmalar (İstanbul, Sykes-Picot, Londra, Saint-Jean-de Maurienne), müttefiklerin Osmanlı coğrafyasına yönelik emperyalist hedeflerini somutlaştırmıştır. Savaşın ardından imzalanan Mondros Mütarekesi ile İstanbul ve Boğazlar fiilen işgal edilmiş, Sevr Antlaşması ile Türk varlığı Anadolu'nun dar bir alanına hapsedilmek istenmiştir. Bu süreçte İngiltere Başbakanı David Lloyd George, sömürge yollarının güvenliğini sağlamak ve Türkleri Avrupa'dan tamamen uzaklaştırmak amacıyla Yunanistan'ı Doğu Akdeniz'de taşeron bir güç olarak kullanmıştır.Ancak, Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Türk idealizminin somut bir tezahürü olan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, müttefiklerin tüm hesaplarını altüst etmiştir. İzmir'in kurtarılmasının ardından Türk ordusunun Misak-ı Millî hedefleri doğrultusunda Boğazlar ve Trakya yönündeki kararlı intikali, müttefiklerin denetimindeki“tarafsız bölge”rejimini sarsarak Türkiye ile İngiltere'yi Çanakkale (Çanak) önlerinde sıcak çatışmanın eşiğine getirmiştir. İngiltere'nin emperyal statükoyu koruma çabaları; müttefik bloktaki jeopolitik çözülme, dominyonların askeri desteği reddetmesi ve Sovyet Rusya'nın Ankara Hükümeti lehine ağırlığını koymasıyla akamete uğramış; Londra hükümeti diplomatik ve askeri alanda tamamen yalnız kalmıştır. Londra'yı savaşa girmekten alıkoyan ve Mudanya Konferansı'na oturmaya zorlayan bu çok boyutlu diplomatik tıkanıklık, aynı zamanda Lloyd George iktidarının da sonunu hazırlamıştır.Bu tez çalışmasında, Mustafa Kemal Paşa'nın askeri baskıyı güçlü bir diplomasi unsuru olarak kullanma becerisi ile İngiliz karar alıcıların iç politik açmazları arasındaki etkileşim analiz edilmektedir. Krizin yönetimi süresince tarafların sergilediği stratejik yaklaşımlar, sahadaki askeri caydırıcılık unsurları ve krizin uluslararası sistemdeki dönüştürücü etkileri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.

Özet (Çeviri)

This study examines Mediterranean and Straits diplomacy which has been at the center of global and regional balances since the 19th century through the lens of the“Çanakkale Crisis”(1922), which brought the Turkish and British sides to the brink of open conflict following World War I. In the 19th century, Britain, as the global hegemon, maintained a strong presence in the Mediterranean to ensure the security of trade routes to India and the Far East; it supported the territorial integrity of the Ottoman Empire in order to thwart Russia's policy of gaining access to warm-water ports. However, the regional balance of power shifted with the London Straits Convention of 1841 and the opening of the Suez Canal in 1869; with the unification of Germany in 1871 and the onset of bloc formation in Europe, Ottoman territories became an open target for partition.The secret treaties signed during World War I (the Istanbul Agreement, the Sykes-Picot Agreement, the London Agreement, and the Saint-Jean-de-Maurienne Agreement) gave concrete form to the Allies' imperialist ambitions regarding the Ottoman territories. Following the war, the Armistice of Mudros effectively led to the occupation of Istanbul and the Straits, and the Treaty of Sèvres sought to confine the Turkish presence to a narrow strip of Anatolia. During this period, British Prime Minister David Lloyd George used Greece as a proxy force in the Eastern Mediterranean to ensure the security of colonial trade routes and to drive the Turks completely out of Europe.However, the Great Offensive and the Battle of August 30, a concrete manifestation of Turkish idealism under the leadership of Mustafa Kemal Pasha, completely upended the Allies' plans. Following the liberation of Izmir, the Turkish Army's resolute advance toward the Straits and Thrace in accordance with the objectives of the Misak-ı Millî undermined the“neutral zone”regime under Allied control, bringing Turkey and Britain to the brink of open conflict off the coast of Çanakkale (Çanak). Britain's efforts to preserve the imperial status quo were thwarted by the geopolitical disintegration within the Allied bloc, the Dominions' refusal to provide military support, and Soviet Russia's decision to throw its weight behind the Ankara government; the London government found itself completely isolated both diplomatically and militarily. This multifaceted diplomatic impasse, which prevented London from entering the war and forced it to the negotiating table at the Mudanya Conference, also marked the end of Lloyd George's administration.This thesis analyzes the interaction between Mustafa Kemal Pasha's ability to use military pressure as a powerful diplomatic tool and the domestic political dilemmas faced by British decision-makers. The strategic approaches adopted by the parties during the crisis, the elements of military deterrence on the ground, and the transformative effects of the crisis on the international system are assessed through a comprehensive approach.

Benzer Tezler

  1. XIX. yüzyıldan XXI. yüzyıla Türkiye Avustralya ilişkileri

    From XIX. century to XXI. century Turkey Australia relations

    ALPER KARAŞİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Uluslararası İlişkilerDokuz Eylül Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN TÜRKER

  2. Türkiye'de bulunan suriyeli sığınmacıların ulusal sağlık sistemi üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of Turkish health system resilience;the impact of syrian refugees on the turkish health system

    KEREM KINIK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Halk SağlığıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Afet Tıbbı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALPASLAN MAYADAĞLI

  3. Okul müdürlerinin kriz yönetim becerileri ve öğretmenlerin psikolojik sermaye ilişkisi

    The crisis management skills of school principals and the relationship of teachers and psychological capital

    GÖKHAN YALÇIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Eğitim ve ÖğretimÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEJAT İRA

  4. Türk literatüründe Çanakkale Savaşları tarih yazıcılığının oluşumu (1915-1922)

    The formation of the history writing of the Gallipoli campaign in Turkish literature(1915-1922)

    ONUR KUŞKU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT KARATAŞ

  5. Mehmet Şefik (Aker) Bey: Çanakkale ve Galiçya cephelerindeki ve Türk istiklal harbindeki faaliyetleri (1915-1922)

    Mehmet Şefik (Aker) Bey: Activities in the Dardanels and Galician Fronts and in the Turkish National Strugple (1915-1922)

    ÇETİN KAPLAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Türk İnkılap TarihiAnkara Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE ÖZDEN