Geriatrik hastalarda hiponatreminin kırılganlık üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of hyponatremia on frailty in geriatric patients
- Tez No: 1025247
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEVLÜT HAKAN GÖKTEPE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yaşlı popülasyonda mortalite ve morbidite açısından en önemli geriatrik sendromlardan biri olan kırılganlık üzerine hiponatreminin etkisinin değerlendirilerek özellikle tekrarlayan hiponatremisi olan yaşlılarda, hiponatremi kırılganlık ilişkisinin önemi, etiyolojik faktörlerin önlenmesi için alınacak tedbir ve tedavilere dikkat çekmek amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ve bağlı yandal polikliniklerine başvuran hastalar ile yine aynı birimlerin servislerinde yatan sodyum değeri 130 mEq/L altında olan hastalar dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak benzer hasta grubundan sodyum değeri 135 mEq/L'nin üzerinde yani hiponatremisi olmayan hastalar dahil edilmiştir. Terminal dönem malignitesi olan hastalar, evre 4 kalp yetmezliği hastaları, ciddi solunum yetmezliği olan hastalar, şiddetli demans hastaları, yatağa bağımlı hastalar, inme ve buna bağlı ciddi sekeli olan hastalar ve yoğun bakım hastaları dahil edilmemiştir. Hastalardan çalışma amacıyla fazladan kan alınmamış ve tetkik istenmemiştir. Mevcut yatışında rutin bakılan tetkik sonuçları değerlendirilmiştir. Hastaların onamları alınarak FRAIL Kırılganlık Skalası ve Edmonton Kırılganlık Ölçeği ile ilgili kriterler değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar benzer yaş, komorbidite ve sodyum değerlerine göre karşılaştırılmış ve aralarında istatiksel olarak anlamlı ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen veriler“Statistical Package for the Social Sciences”(SPSS Inc, Chicago, USA) 22.0 paket programı ile değerlendirilip gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Pearson ki-kare testi, Welch t-testi, varyans analizi ve regresyon analizleri kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 105'i hiponatremi grubunda ve 100'ü kontrol grubunda olmak üzere toplam 205 geriatrik hasta dahil edildi. Hiponatremi grubunun yaş ortalaması 72.70±5.63 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması ise 72.07±5.12 yıl olup gruplar arasında yaş açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0.41). Hiponatremi grubunda kadın cinsiyet oranı %64.76 iken kontrol grubunda bu oran %51 olarak bulundu (p=0.046). Hiponatremi grubunda FRAIL skoru ortalaması 2.37±1.21, kontrol grubunda ise 1.25±1.28 olarak saptandı ve hiponatremi grubunda kırılganlık düzeyi anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001). FRAIL sınıflamasına göre kırılgan birey oranı hiponatremi grubunda %57.14, kontrol grubunda ise %22 idi (p<0.001). Edmonton Kırılganlık Ölçeği ortalaması hiponatremi grubunda 8.07±3.03, kontrol grubunda 6.17±3.13 olarak değerlendirildi ve hiponatremi grubunda anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.001). Edmonton sınıflamasında orta ve ileri düzey kırılganlık hiponatremi grubunda daha sık saptandı (p<0.001). İki yönlü varyans analizinde hem yaş grubunun hem de hiponatremi varlığının FRAIL skoru üzerinde bağımsız olarak anlamlı etkisi olduğu gösterildi (sırasıyla p<0.001 ve p<0.001). Ayrıca hiponatremi ile yaş grupları arasında anlamlı etkileşim saptandı (p=0.028). Özellikle genç yaş yaşlı bireylerde hiponatremi varlığının kırılganlık skorlarını anlamlı olarak artırdığı görüldü (p<0.001). Edmonton Kırılganlık Ölçeği değerlendirmesinde de benzer şekilde hiponatreminin kırılganlık üzerine anlamlı etkisi olduğu gösterildi (p<0.001). Kronik hiponatremisi olan hastalarda FRAIL skoru 2.57±1.16 olarak bulunurken, akut hiponatremisi olan hastalarda bu değer 1.97±1.22 idi ve kronik hiponatremi grubunda kırılganlık anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.019). Regresyon analizlerinde serum sodyum düzeyi azaldıkça kırılganlık riskinin arttığı ve sodyum düzeyi ile kırılganlık arasında ters yönlü anlamlı ilişki bulunduğu gösterildi (p<0.001). Sonuç: Geriatrik hastalarda hiponatremi varlığı, kırılganlık düzeyinde anlamlı artış ile ilişkili bulunmuştur. Özellikle kronik hiponatremisi olan bireylerde kırılganlık daha belirgin görülmüştür. Serum sodyum düzeyindeki azalma ile birlikte FRAIL ve Edmonton kırılganlık skorlarının yükselmesi, hiponatreminin yalnızca bir elektrolit bozukluğu olmayıp geriatrik sendromlarla yakından ilişkili klinik bir durum olduğunu göstermiştir. Bu nedenle yaşlı hastalarda hiponatreminin erken tanınması, etiyolojik nedenlerin araştırılması ve uygun tedavi yaklaşımlarının uygulanması; kırılganlık, düşme, fonksiyonel kayıp ve morbidite gelişiminin önlenmesi açısından oldukça önemli olduğu düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to evaluate the effect of hyponatremia on frailty—one of the most significant geriatric syndromes in terms of mortality and morbidity in the elderly population—and to highlight the importance of the relationship between hyponatremia and frailty, particularly in elderly patients with recurrent hyponatremia, as well as the measures and treatments required to prevent the etiological factors. Method: The study included patients presenting to the Internal Medicine Department and its associated subspecialty outpatient clinics at Necmettin Erbakan University Faculty of Medicine Hospital, as well as inpatients in the same units with a sodium level below 130 mEq/L. The control group consisted of similar patients with serum sodium levels above 135 mEq/L and without hyponatremia. Patients with terminal-stage malignancy, stage IV heart failure, severe respiratory failure, severe dementia, bedridden status, stroke with severe sequelae, and intensive care unit patients were excluded from the study. No additional blood samples or laboratory tests were obtained specifically for the study. Routine laboratory findings from the patients' current hospitalization were evaluated. After obtaining informed consent, patients were assessed using the FRAIL Frailty Scale and the Edmonton Frailty Scale criteria. The results were compared according to age, comorbidities, and serum sodium levels, and statistical significance between variables was evaluated. Statistical analyses were performed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS Inc., Chicago, USA) version 22.0. Pearson's chi-square test, Welch's t-test, analysis of variance, and regression analyses were used for comparisons between groups. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 205 geriatric patients were included in the study, comprising 105 patients in the hyponatremia group and 100 patients in the control group. The mean age was 72.70±5.63 years in the hyponatremia group and 72.07±5.12 years in the control group, with no significant difference between the groups in terms of age (p=0.41). The proportion of female patients was 64.76% in the hyponatremia group and 51% in the control group (p=0.046). The mean FRAIL score was 2.37±1.21 in the hyponatremia group and 1.25±1.28 in the control group, indicating significantly higher frailty levels in patients with hyponatremia (p<0.001). According to the FRAIL classification, the proportion of frail individuals was 57.14% in the hyponatremia group and 22% in the control group (p<0.001). The mean Edmonton Frailty Scale score was 8.07±3.03 in the hyponatremia group and 6.17±3.13 in the control group, demonstrating significantly higher frailty scores in the hyponatremia group (p<0.001). Moderate and severe frailty according to the Edmonton classification were more frequently observed in the hyponatremia group (p<0.001). Two-way analysis of variance demonstrated that both age group and the presence of hyponatremia had independent significant effects on FRAIL scores (both p<0.001). In addition, a significant interaction was found between hyponatremia and age groups (p=0.028). The presence of hyponatremia significantly increased frailty scores, particularly among young-old individuals (p<0.001). Similarly, evaluation using the Edmonton Frailty Scale demonstrated a significant effect of hyponatremia on frailty (p<0.001). Among patients with chronic hyponatremia, the mean FRAIL score was 2.57±1.16, whereas it was 1.97±1.22 in patients with acute hyponatremia, indicating significantly higher frailty levels in the chronic hyponatremia group (p=0.019). Regression analyses demonstrated that decreasing serum sodium levels were associated with increased frailty risk and that there was a significant inverse relationship between serum sodium levels and frailty (p<0.001). Conclusion: The presence of hyponatremia in geriatric patients is associated with a significant increase in frailty levels. Frailty appears to be more pronounced, particularly in individuals with chronic hyponatremia. The increase in FRAIL and Edmonton Frailty Scale accompanying decreased serum sodium levels indicates that hyponatremia is not merely an electrolyte disorder but also a clinical condition closely associated with geriatric syndromes. Therefore, early recognition of hyponatremia in elderly patients, investigation of its etiological causes, and implementation of appropriate treatment approaches are critically important in preventing frailty, falls, functional decline, and morbidity.
Benzer Tezler
- Sağlıklı kişilerde yaşa bağlı olarak nöromüsküler cevapların değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
FATİH ERBAHÇECİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHacettepe ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA KAYIHAN
- Kayseri Sağlık Grup Başkanlığı'na bağlı Caferbey Sağlık Ocağı bölgesinde 65 ve üzeri yaş grubundaki populasyonun medikososyal sorunlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
KEMAL HOŞGEÇİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1991
Halk SağlığıErciyes ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF ÖZTÜRK
- Metropolitan bir kentte huzurevlerinde mediko sosyal bir çalışma
Başlık çevirisi yok
YURDUSEV ALANKAYA
- Kaplanmış partiküler içeren süspansiyonlar üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
FATMA ÇELİK
Yüksek Lisans
Türkçe
1991
Eczacılık ve FarmakolojiAnkara ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KANDEMİR CANEFE
- Deneysel olarak uyarılmış serbest radikallerin deri hücresi zar sistemlerinin ultrastrüktürel yapısına etkileri
Başlık çevirisi yok
EMİNE KIZILKANAT