İyatrojenik biliyer yaralanma tanısıyla tedavi edilen hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective analysis of patients treated with diagnosis of iatrogenic bile duct injury
- Tez No: 102876
- Danışmanlar: PROF.DR. KORAY ACARLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Î.Ü.İ.T.F. Genel Cerrahi Anabilim Dalı - Karaciğer, Pankreas ve Safra Yollan Cerrahisi Servisinde, 1978-2000, yılları arasında 177 hasta biliyer yaralanma tanısıyla tedavi edilmiştir. Hastaların %31'i (55) erkek, %69'u (122) kadındır. Hastaların yaş ortalaması 49'dur (16-75) ve %51.3'ü 50 yaşın üzerindedir. Vakaların %75'i kolesistektomi ameliyatı sırasında yaralanırken, %10.2'si ülkemizde endemik olarak bulunan Hidatik hastalık nedeni ile yapılan biliyer girişimler sırasında yaralanmıştır. 1990'lı yıllarda yaygınlaşan laparoskopik kolesistektomi, kolesistektomiye bağlı yaralanmaların 1990-95 arasında %28'ine, 1995-2000 arasında %41'ine, sadece 2000 yılında ise %50'sine neden olmaktadır. Bismuth Tip IV yaralanmalar ile sağ hepatik arter yaralanmaları sıklıkla bir arada bulunmaktadır (p=<0.0001). Laparoskopik kolesistektomi, açık ameliyatlara kıyasla 3 kat daha fazla BIV tipi kompleks yaralanmaya neden olmaktadır. Yaralanma en sık olarak tam veya kısmi keşi (%51.4), ikinci sırada ise eşit olarak, tam veya kısmi bağlama (%20.9) ve geç dönem striktür (%20.9) olarak kendini belli etmektedir. Yaralanma en sık olarak %5 1 oranında Bill, %20.3 oranında Bil ve %15.3 oranında BIV seviyesinde meydana gelmektedir. Yaralanmanın fark edilme şekli sıklık sırasıyla, sarılık (%49.2), fıstül (%17.5) ve perop.'dur (%15.8). Hastaların %65'i yaralanmanın ardından 1-3 ara operasyon geçirmiş olarak ortalama 732gün gecikme ile kliniğimize başvurmaktadır. Ara operasyonlar %86 oranında rekonstrüksiyon, %14 oranında ise drenaj şeklinde yapılmıştır. Vakaların %15.4'ü kliniğimize septik bir tablo içinde müracaat etmiştir. Hastalara, ilk ameliyatta aşırı kanama, geçirilmiş ara operasyon, radyolojik ve/veya biyokimyasal iskemi bulgusu ile, geç striktür ve portal hipertansiyon bulguları varlığında- anjiografi yapılmış ve vakaların dörtte birinde yandaş vasküler yaralanma saptanmıştır. Yaralanan damar %63 oranında sağ hepatik arter, %16 oranında ekstrahepatik olarak dallanan segment arteri ve %10.5 oranlarında da ortak hepatik arter ve portal vendir. Hastaların %86'sına cerrahi tedavi uygulanırken %14 vakada endoskopik, radyolojik ve medikal tedavi + takip uygulanmıştır. Cerrahi girişim uygulanan %85 hastada hepatikojejunostomi yapılmıştır. 15 (%9.9) vakada ortalama 14 ay içinde restenoz gelişmiştir. Bu hastaların 11 'ine tekrar cerrahi tedavi uygulanırken 4'üne ortalama 3.5 seans balon dilatasyonu uygulanmıştır. Genel morbidite ve mortalite sırasıyla %48.7 ve %9'dur. Taburcu olan hastaların %88.2'si ortalama 42 ay (1- 180) boyunca takip edilmiştir. Hastaların %62.7'si mükemmel, %22.5' iyi, 6.4'ü orta ve %0.7'si kötü durumdadır. 11 hasta takip sırasında ölmüştür. Bu ölümlerin 6'sı biliyer hastalık dışı nedenlerle, 5'i sekonder biliyer siroz nedeniyle meydana gelmiştir. 10 yıllık aktüariyel hastalıksız sağ kalım %%71.2 (standart hata %8.51) ve 10 yıllık sağ kalım %78'dir (standart hata %7.92). Biliyer yaralanmanın tedavisinde, serimiz içinde istatistiki olarak anlamlı olduğu saptanan kötü prognostik faktörler şunlardır. Başvuru öncesinde ara operasyon geçirme, restenozu artırırken (p=0.02), septik başvuru (pO.0001), portal ven yaralanması (pO.0001) ve yaş > 60 olması (p=0.009) mortaliteyi artırmaktadır. Arteriyel yaralanma ise restenoz ve mortalite üzerinde şu an için etkisiz olarak bulunmuştur (p=0.6 ve p=0.13). 92
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- İyatrojenik safra yolu yaralanmalarına eşlik eden damar yaralanmalarının hastaların takip ve tedavi sonuçlarına olan etkilerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
SÜHEYLA BOZKIRAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ORHAN BİLGE
- Koledok duvar defektlerinin otojen pedikülize safra kesesi ile rekonstrüksiyonu
Başlık çevirisi yok
MEHMET HATİP ADIGÜZEL
- Canlı vericili karaciğer nakillerinde hepatik arter mikroanastomozu sonuçlarımız 46 hastada retrospektif bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ENSAR ZAFER BARIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiAtatürk ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER TAN
- Biliyer sistemin anatomik varyasyonlarında manyetik rezonans kolonjiyopankreatografi bulguları
Başlık çevirisi yok
BÜLENT RIFKI KOZAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık BakanlığıRadyoloji Ana Bilim Dalı
DR. BÜLENT SAYDAM
- Biliyer sistem anatomik varyasyonlarının değerlendirilmesinde MRKP bulguları
Evaluation of anatomic variatons of the biliary system with MRCP
ÖZGÜR ÖZBİLEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Radyoloji ve Nükleer TıpAkdeniz ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BİRCAN