Geri Dön

Antidepresan tedavi sırasında ortaya çıkan mani vakalarının birinci dereceden akrabalarında bipolar bozukluk sıklığının araştırılması

Frequency of bipolar disorder among first- degree relatives of those who developed mania during antidepressant treatment

  1. Tez No: 103212
  2. Yazar: OĞUZ TAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSA TOSUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Antidepresan kullanırken maniye giren hastaların bipolar bozukluğa yatkınlık taşıyan kişiler oldukları savunulmakta,“bipolar III”olarak adlandırılan bir duygudurumu bozukluğu kategorisinin varlığından söz edilmektedir. DSM-IV ve ICD-10 gibi resmi nozoloj ilere girmemiş bu kategorinin klinik geçerliliğinin kanıtlanması, duygudurumu bozukluklarına tanı ve tedavi yaklaşımını etkileyebilir. Biz bu hipotezi sınamak için antidepresan tedavi sırasında maniye giren 24 vakanın 138 birinci dereceden akrabasında ve bipolar I bozukluğu olduğu belgelenmiş 24 kontrol deneğinin 135 birinci dereceden akrabasında bipolar I bozukluğunu tarayarak karşılaştırdık. Proband I a ve ailesinden en az bir kişiyle görüşerek, birinci dereceden akrabalarında DSM-IV kriterlerine göre bipolar I bozukluğu olup olmadığını soruşturduk. Vaka ve kontrol grupları arasında ailevi yüklülük açısından anlamlı farklılık bulunmadı. Vaka grubunda epileptik nöbet tanımlayan hastaların oranı, kontrollere göre anlamlı derecede yüksekti. Antidepresan kullanırken maniye girenlerin ailelerinde bipolar bozukluk sıklığının kontrollerden anlamlı farklılık göstermemesi, bu kişilerde bipolariteye genetik yatkınlık bulunduğunu desteklemektedir. Bulgularımız“yumuşak bipolarite”ve“bipolar III”kavramlarını doğrulamaktadır. Yaş ilerledikçe bipolar III bozukluğuna genetik yatkınlığın önemi azalmakta, epileptik veya epilepsiye eğilimli hastalar daha kolay maniye girebilir hale gelmektedir. Çalışmamızın sonuçları, bipolar bozuklukla epilepsinin ortak nöro fizyolojik mekanizması olduğu düşünülen kindling modeliyle de uyumludur.

Özet (Çeviri)

Some authors argue that those patients who switch to mania under antidepressant therapy are prone to bipolar disorder and that there is a category of mood disorders called as“bipolar III”. If clinical relevance of this category that is not included in such official nosologies as DSM-IV and ICD-10 is testified, the diagnostic and therapeutic approach to mood disorders may change. To test this hypothesis, we screened for bipolar I disorder among 138 first-degree relatives of 24 patients who had switched to mania under antidepressant therapy, and then compared this figure with that amongl35 first-degree relatives of 24 patients having documented bipolar I disorder. We searched the bipolar I diagnosis according to the DSM-IV criteria by questioning the proband as well as at least one person from his or her familiy about the other members of the family. Regarding the frequency of bipolar I disorder within the familiy, we found no significant difference between the case and the control groups. Significantly more patients in the case group reported epileptic seizures. The fact that the family history regarding the bipolar I disorder among those who switched mania under antidepressant therapy did not differ significantly from that among the control subjects suggest a genetic suscebtility to bipolarity among the cases. Our findings verify the concepts of“soft bipolarity”and“bipolar III”. The importance of genetic susceptibility to bipolarity decreases with age as those patients who are epileptic or prone to develop epilepsy switch easily to mania. These results are consistent with the kindling model thought to be a common neurophysiological pathway between epilepsy and bipolar disorders.

Benzer Tezler

  1. Antidepresan tedavi ile ortaya çıkan apati/duygusal küntleşmenin olumlu ve olumsuz emosyonel uyaranlar ile ilişkisi

    The associ̇ati̇on of anti̇depressant treatment i̇nduced apathy/emoti̇onal blunti̇ng wi̇th posi̇ti̇ve and negati̇ve emoti̇onal sti̇muli̇

    UTKU BIYIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    PsikiyatriEge Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİSUN AKDENİZ

  2. Psikometrik testlerin organik nedenlere bağlı olmayan ağız yanması sendromunda (AYS) tanı amaçlı kullanılabilirliği ve tedavi yaklaşımları

    Applieability and treatment approaehes of psyehometrie tests Burning Mouth Syndrome (BMS) which not organie origin

    ATİLA ERYILMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Diş HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMİH ÖZBAYRAK

  3. Klomipramin ve desmetilklomipraminin insan kanında kromatografi yöntemi ile belirlenmesi

    Determination of clomipramine and desmeyhylclomipramine in human blood by chromatography

    NAZMİYE NESLİHAN BOZKURT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Adli TıpAnkara Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. HALİT SİNAN SÜZEN

  4. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  5. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda antidepresan ilaç kullanımı ve sonuçları: Dosya tarama çalışması

    Antidepressan use and outcome in children with autism spectrum disorder: Retrospective chart review

    NURGÜL BAKMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İLYAS KAYA