Geri Dön

Epiforalı hastaların tanısında kullanılan klinik ve radyolojik testlerin tanısal değeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 103395
  2. Yazar: CAN DEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. NAZMİ ZENGİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

6. ÖZET Göz polikliniğine başvuran hastaların önemli bir kısmında göz yaşarması şika yeti vardır. Göz yaşarması hipersekresyona bağlı olabileceği gibi lakrimal drenaj sis temindeki (LDS) bir tıkanıklık ya da yetersizlik sonucu gelişen epiforadan da kaynak lanabilir. Epiforalı hastaların tanısında kullanılabilecek bir çok test geliştirilmiştir. Bu testlerin birbirlerine göre üstün olan ve olmayan yönleri vardır. Çalışmamızda göz yaşarması şikayeti olan 50 olgunun 100 gözü değerlendirildi. Bu olgularda ilk uygulanabilecek tanı yöntemleri ve bu tanı yöntemlerinin LDS'ndeki tıkanıklığın yerini belirlemedeki sensitivite ve spesifısiteleri araştırıldı. Tat testi (TT), flöresein kaybolma testi (FKT), primer Jones testi (PJT), sekonder Jones testi (SJT), lakrimal irrigasyon kanaliküler probing, konvansiyonel dakriyosistografl (KDSG) ve nükleer dakriyosintigrafı (NDSG) testleri yapıldı. 100 gözün 40'ında LDS normal (%40.0) ve 60'ında anormal (%60.0) bulundu. TT, FKT ve NDSG'nin sensitivite ve spesifısite değerleri yüksek bulundu (p>0.05). Ancak TT'nin klinik tanı karşısındaki uyumu FKT ve NDSG 'den düşüktü (kappa<0.70). Üst LDS tıkanıklığı tanısı koymada en sensitif test kanaliküler probing (% 100.0), alt ve fonksiyonel nazolakrimal kanal tıkanıklığı tanısı koymada en sensitif test NDSG (sırasıyla %97.0 ve % 100.0) idi. Sonuç olarak göz yaşarması şikayeti olan olgularda epifora tanısı koyabilmek için ilk uygulanabilecek tanı yöntemlerinin FKT, lakrimal irrigasyon ve kanaliküler probing olduğunu söyleyebiliriz. Ancak epiforalı hastaların tanısında kullanılabilecek altın standartta tek bir test yoktur. LDS'ndeki tıkanıklığın yerini belirlemek için birden fazla tanı yöntemlerini kullanmak gerekebilir. 38

Özet (Çeviri)

7. SUMMARY Many patients admitting to ophthalmology outpatient clinics are suffering from watering eye. Watering eye may be due to hipersecretion but it may also be due to epiphora resulting from lacrimal drainage system obstruction or in adequate drainage. In patients with epiphora many tests has been developed to reach the diagnosis. When compared with the others, each test has pereferable and unpereferable aspects. We evaluated 100 eyes of 50 patients complaining from watering eye. In these patients we studied the sevsitivity and specificity of the initial diagnostic tests in determining the site of blockage in the lacrimal drainage system. All patients underwent taste test, flourescein dye disappearence test, primary and secondary Jones tests, lacrimal irrigation, canalicular probing, convantional dacryocystography and nuclear dacryoscintigraphy. Among the 100 eyes, 40 of them (%40) has a normal lacrimal drainage system and 60 of them (%60) has abnormal lacrimal drainage system. Taste test, flourescein dye disappearance test and nuclear dacryoscintigraphy were found to have high sensitivity and specificity value. However, the kappa agreement of taste test was lower than the flourescein dye disappearance test and nuclear dacryoscintigraphy (kappa <0.70). Canalicular probing was the most sensitivite test in the diagnosis of upper lacrimal drainage system (% 100.0), while nuclear dacryoscintigraphy was the most sensitive test in the diagnosis of lower and functional nasolacrimal duct obstruction (%97.0 and %100.0, respectively). Results of the present study has shown that flourescein dye disappearance test, lacrimal irrigation and canalicular probing should be chosen as initial diagnostic tests for the diagnosis of epiphora in patients suffering from watering eyes. However, there is no gold standart that can be used alone to diagnose epiphora. Therefore we have to use more than one of the diagnostic methods for determining the site of the blockage in the lacrimal drainage system. 39

Benzer Tezler

  1. Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığında sondalama cerrahisinin başarısını etkileyen faktörler

    Factor affecting the success of nasolacrimal duct probing in congenital nasolacrimal duct obstruction

    EMİNE ÇATAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göz HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. BANU HOŞAL

  2. Epiforalı hastaların değerlendirilmesinde dijital substraksiyon makrodakriyosistografi ve manyetik rezonans dakrisistografi

    Digital subtraction and magnetic resonance dacrycystography in patients with epiphora

    HATİCE SAVAŞ YALINBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMAL ÖDEV

  3. Punktum tıkanıklığı tedavisinde uygulanan farklı cerrahi teknikler ve sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Different surgical techniques applied in the treatment of punctum obstruction and the retrospective evaluation of the results

    ECE KARASU GÜNDER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göz HastalıklarıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANSU GÖNEN