Membranogroliferatif glomerülonefritler ışık mikroskopik elektronmikroskopik özellikler ve klinik bulgular ile ilişki araştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 10489
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Glomerülonefrit, Glomerulonephritis
- Yıl: 1990
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
- 63 - ÖZET Diffüz proliferatif bir glomerül lezyonu ile karakterize oları membranoproliferatif glomerülonefritin (MPGN) ışık mikroskopik, elektron mikroskopik ve klinik semptomatolojisini oluşturan özelliklerin saptanması, bunlar arasında ilişki varlığının araştırılması amaçlana rak yapılan bu çalışmada, anabilim dalımız materyelinden 47 vaka ışık mikroskopik ve histokimyasal, 13 vaka elektron mikroskopik olarak incelenmiştir. Bunlardan 26 vaka mevcut geniş bilgi ışığında değerlen dirilmiştir. Serimizi oluşturan MPGN vakalarının, biyopsi gerektiren tüm böbrek hastalıkları içinde, çocukluk çağında %6.4, erişkin çağda ise %4 sıklıkta olduğu görülmüştür. Çalışmamızın sonucunda vakalarımızın %70.2'sinin çocukluk ve genç erişkin yaş grubunda olduğu ve %80.9'u- nun idiyopatik olduğu anlaşılmıştır. Glomerül kapiller bazal membranm- da ışık mikroskopik ve histokimyasal yöntemlerle saptanan mezangiyal interpozisyon, çift konturlu görünüm, refraktil homojen kalınlaşma ve dikensi çıkıntı oluşumu gibi değişikliklerin MPGN tiplerinin ayırımı için en önemli bulgu olduğu gözlenmiştir. Diğer glomerül değişiklikleri yönünden tipler arasında belirgin bir farklılık olmadığı saptanmış tır. Elektronmikroskopik olarak gözlenen bazal membran değişiklikleri ve birikimler gibi bulguların özellikle SLE'a bağlı sekonder MPGN va- kalarındaki zenginliği dikkati çekmiş ve bu bulguların tanıya yardımcı nitelikte olduğu görülmüştür. Klinik tabloda başlangıç semptomlarının sırasıyla %50 ve %34.6 ile ağırlıklı olarak ödem ve makroskopik hematüri şeklinde olduğu görülmüştür. Hastalığın seyri sırasında tabloya persistan karakterli nefrotik sendrom hakim olup, bu tablo ile glomerül lobülasyonu ve interstisyel fibrozis arasında saptanan ilişki dışında araştırılan klinik ve histopatolojik özelliklerin anlamlılık düzeyinde ilişkili olmadıkları görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Membranoproliferatif glomerülonefritler-ışık mikroskopik, elektronmikroskopik özellikler ve klinik bulgular ile ilişki araştırılması
Başlık çevirisi yok
NESİMİ BÜYÜKBABANİ
- Fırat Üniversitesi Hastanesinde perkütan böbrek biyopsisi yapılan hastaların retrospektif incelenmesi
Retrospective analysis of kidney biopsies performed in Firat University Hospital
ERDOĞAN ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
NefrolojiFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. RAMAZAN ULU
- Glomerülonefritlerin farklı formlarında sistemik immün-inflamatuvar indeksin hastalığın başlangıcında, nüksünde, prognozunda ve tedavi yanıtının öngörülmesinde etkisi
Effect of systemic immune-inflammatory index on different forms of glomerulonephritis on the onegunation of the disease, recurrence, prognosis and prediction of treatment response
MELTEM DAĞDÖGEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SAMİ UZUN
- Primer glomerüler hastalıkların tanı biyopsilerinde saptanan interstisyel fibrozis şiddeti ile hastalığın seyri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
The evaluation of the relationship between the severity of interstitial fibrosis detected in diagnostic biopsies of primary glomerular diseases and the progression of the disease
KADİR İNTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. Fatma Ayerden Ebinç