Deri melanomalarında prognostik faktörler
Retrospective analysis of cutaneous malignant melanomas
- Tez No: 108227
- Danışmanlar: PROF.DR. SÜHEYLA SERDENGEÇTİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Onkoloji, Dermatology, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Giriş ve amaç : Tüm dünyada malign melanomun (MM) sıklığı gittikçe artmaktadır. MM'un insidansındaki bu artışa risk faktörlerine daha fazla maruz kalmanın yanı sıra, erken tanı yöntemlerinin kullanılması ve sağlık eğitim programlarının yaygınlaştırılması da yol açmıştır. Çalışmamızda, cilt MM'lu olguların demografik özellikleri, prognostik faktörler ve mevcut tedavilere yanıtlarının incelenmesi planlanmıştır. Yöntem ve gereçler : Medikal Onkoloji Bilim Dalı kliniğimizde izlenen 144 MM (E/K: 79/65) olgusu (medyan yaş 51.94+15.82, ortalama takip süresi 23.43±29.89ay) retrospektif olarak taranmıştır. Olguların demografik özellikleri saptanıp, olası prognostik faktörlerin ve verilen tedavi şemalarının sağkalım üzerine etkileri Spearman korelasyon & Kaplan-Meier testleri ile araştırılmıştır. Bulgular : Hastaların 67'si(%46.52) nodüler, 28'i(%19.44) yüzeyel yayılan (SSM), 26'sı(%18.05) akral lentiginöz ve 23'ü(%15.97) lentigo malign melanom idi. 60 yaş ve üzerindeki hastalar(medyan sağkalım [MSK]: 6.41±4.81ay), 60 yaşm altodaki hastalara (MSK:6.74±4.84ay) göre daha kötü prognoz göstermektedir (p<0.01). SSM mevcut tipler içinde prognozu en kötü olan tip olarak saptanmıştır (MSK: 4.85±0.9ay) ancak bu değer istatistiksel olarak anlamlı değildir. Tanı konduğunda lenf bezi tutulumu olan 72 hastanın 50'sine lenfadenektomi (MSK: 7.76±1.14ay) uygulanmıştır ve bu da hastalığın prognozunu olumlu yönde etkilemiştir(p=0.01). Univariate analizler sonrasında Breslow kahnlığı(p=0.05) ve tümörün evresi(p=0.01) prognoz üzerine etkili bağımsız faktörler olarak bulunmuştur. Hastaların 127'sine cerrahi tedavi uygulanmıştır. Tanı anında 21 hasta metastatik hastalık halindeydi. Bu hastaların 18'ine cerrahi sonrası sistemik tedavi uygulanmıştır(KT[n=14], İT[n=7] veya KT-İT[n=5]). Metastatik olmayan 123 hastanın 99'una cerrahi sonrası adjuvan tedavi (KT[n=65], İT[n=47] veya KT-İT[n=22]) verilmiştir. Tedavi rejimlerinin sağkahma etkilerinin karşılaştırılması sonrasında İT alan grubun diğer gruplara göre uzun sağkalım gösterdiği saptanmıştır, ancak bu sonuç da istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç : MM'un tedavisinde günümüzde kullanılan tedavi rejimlerinin birbirlerine üstünlükleri hâlâ gösterilememiştir. Ancak, prognostik faktörlerin saptanması, düşük riskli ya da yüksek riskli grupların oluşturulmasına, böylece de gruplara göre farklı tedavi yaklaşımlarının belirlenip hastaya daha yararlı tedavilerin uygulanmasını, dolayısıyla yaşama sürelerinin uzamasını sağlayacaktır. 54
Özet (Çeviri)
SUMMARY Introduction : The incidence of malignant melanoma (MM) are increasing throughout the world. The rate of this increase is higher than that for any other type of cancer. Increase in incidence depends on various risk factors and earlier diagnosis of MM. The aim of our study is to analyze demographic properties, prognostic factors and treatment modalities in cutaneous MM. Materials and methods : 144 cases of cutaneous malignant melanoma (MZF=79/65) who were admitted to our Department of Medical Oncology (median age 51. +94+1 5. 82, median follow up 23.43±29.89months) were analyzed for demographic properties, prognostic factors and responses to therapy with Spearman correlation & Kaplan-Meier survival tests. Results : Histopathologic types of malignant melanoma were as follows: 67 (%46.52) nodular melanoma, 28 (%19.44) superficial spreading melanoma (SSM), 26 (%18.05) acral lentiginous and 23 (%15.97) lentigo malign melanoma. Patient who had SSM was found to have worse prognosis than other types (MST: 4.85±0.9months), but this result is not found to be statistically significant. Patients older than 60 years (median survival time: 6.41+4.8 lmonths), was found to have poorer prognosis than patients younger than 60 years (MST:6.74±4.84months) (p<0.05). Various types of lymphadenectomies were performed to 50 of 72 patients with lymph node involvement and they were found to have better prognosis (MST: 7.76±1.14months) (p=0.01). Univariate analyses showed that Breslow thickness (p<0.05) and stage of the melanoma (p<0.01) are two significant independent prognostic factors. Surgical removal of the primary lesion was performed to 127 patients. 21 patient had distant metastasis during the diagnosis. 18 of these patients had received different types of systemic therapy after surgical excision (KT[14], IT[7] or KT+IT[5]). 123 patients had no metastasis during the diagnosis and 99 of these patients were given adjuvant therapy followed by surgery (KT[65], IT[47] or KT+IT[22]). Patients taking immunotherapy had better prognosis, but this result is not statistically significant. Conclusion : Different treatment modalities are being used for MM today, but none of them is superior to each other. Defining the prognostic factors for MM may help to individualise the treatment plan and determine the best therapy for the melanoma patients. This approach may help to improve survival of melanoma patients. 55
Benzer Tezler
- İnvaziv malign melanomun klinikopatolojik kriterleri ile genel sağkalım ilişkisi ve 2018 Dünya Sağlık Örgütü melanom sınıflamasına göre yeniden değerlendirilmesi
The relationship between invasive malignant melanoma and its clinicopathological features and the reassessment of melanoma according to the 2018 World Health Organization
SELİN KESTEL KAYIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PatolojiGazi ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FERİHA PINAR UYAR GÖÇÜN
- Uveal melanomlarda patolojik prognostik faktörler ve braf v600e mütasyonu ile sağkalım ilişkisi
The pathological prognostic factors and braf v600e mutation in uveal melanomas and their association with survey
MERYEM FATOŞ ÇOŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Moleküler Tıpİstanbul ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESİMİ BÜYÜKBABANİ
- Deri melanomlarında lenfovasküler invazyon saptanmasında konvansiyonel ışık mikroskopik inceleme ile dual immünhistokimyasal incelemenin karşılaştırılması
Comparison of conventional light microscopic examination and dual immunohistochemical examination for the detection of lymphovascular invasion in cutaneous melanomas
AYSEL BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Patolojiİstanbul ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESİMİ BÜYÜKBABANİ
- Derinin primer malign melanomlarında histoprognostik değerlendirme
Başlık çevirisi yok
AYŞE NUR AKYILDIZ
- Melanositik lezyonların dermatoskopik değerlendirilmesinde ABCD kuralı, yedi nokta kontrol listesi, üç nokta kontrol listesi ve CASH algoritmasının karşılaştırılması
Comparison of the ABCD rule, seven point checklist, three point checklist and CASH algorithm in dermatoscopic evaluation of melanocytic lesions
EZGİ ÜNLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
DermatolojiAnkara ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CENGİZHAN ERDEM