Geri Dön

Deri melanomlarında lenfovasküler invazyon saptanmasında konvansiyonel ışık mikroskopik inceleme ile dual immünhistokimyasal incelemenin karşılaştırılması

Comparison of conventional light microscopic examination and dual immunohistochemical examination for the detection of lymphovascular invasion in cutaneous melanomas

  1. Tez No: 477975
  2. Yazar: AYSEL BAYRAM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NESİMİ BÜYÜKBABANİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Deri neoplazmları, Lenf nodları, Melanom, Neoplazm metastazları, Neoplazmlar, Prognoz, Sağkalım, İmmünohistokimya, Skin neoplasms, Lymph nodes, Melanoma, Neoplasm metastasis, Neoplasms, Prognosis, Survival, Immunohistochemistry
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Malign melanom mortalitesi ve morbiditesi en yüksek deri tümörü olup, melanin sentezleyen hücrelerin malign transformasyonu sonucu gelişir. Deri melanomu, insidansı son yıllarda en yüksek artış gösteren tümörlerin başında yer almaktadır. Primer deri malign melanomu tanısı alan hastalarda metastaz en sık ölüm nedenidir. En sık gözlenen metastatik yayılım paterni, lenfatik damarlarla bölgesel lenf nodlarında, kan damarları yoluyla solid organlarda metastazların ortaya çıkması şeklindedir. Bölgesel lenf nodu metastazı erken evre malign melanom vakalarında sağkalımın en güçlü göstergesidir. Hematoksilen-Eozin ile saptanan lenfovasküler invazyon oranı, sentinel lenf nodu pozitiflik oranına göre oldukça düşüktür. Histopatolojik inceleme ile belirlenen Breslow kalınlığı, Clark düzeyi, ülserasyon, mitoz sayısı gibi faktörlerin yanı sıra lenfovasküler invazyon da önemli bir prognostik parametredir. Histopatolojik incelemede sensitif yöntemlerle lenfovasküler invazyonun değerlendirilmesi, metastaz riskini öngörmek açısından önemlidir. Bu çalışmamız deri malign melanomu vakalarında lenfovasküler invazyonun belirlenmesinde dual immünhistokimyasal incelemenin etkinliğinin saptanmasını, bulguların sentinel lenf nodu durumu ve sağkalım ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: 2008-2017 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalında incelenmiş malign melanom tanılı olgular arşiv kayıtlarından derlendi. Breslow kalınlığı 1-4 mm arasında olan, lenfovasküler invazyon saptanmamış ve sentienl lenf nodu örneklemesi yapılmış 70 olgu çalışma kapsamına alındı. Seçilen uygun bloklara ait kesitlere CD31/S100, CD34/S100 ve D2-40/S100 dual immünhistokimyasal belirteçleri uygulandı. Bulgular: Dual immünhistokimyasal boyaların değerlendirilmesi sonucunda 25 (%35,7) vakada lenfovasküler invazyon saptandı. Lenfovasküler invazyon saptanan vakaların tümünde (25/25) CD31/S100, 21/25'inde (=%84) D2-40/S100, 11/25'inde (=%44) CD34/S100 ile reaksiyon saptandı. Sentinel lenf nodu metastazı olan 35 vakanın 17'sinde (%48,6) dual immünhistokimyasal yöntem ile lenfatik invazyon belirlendi (p<0,001). Tek değişkenli analizlerde, saptadığımız lenfovasküler invazyonun hem genel sağkalım hem de hastalıksız sağkalım ile anlamlı ilişkili olduğu, metastazı öngördüğü belirlendi. Ayrıca çok değişkenli analizde lenfovasküler invazyon varlığının genel sağkalım için bağımsız prognostik faktör olduğu saptandı. Sonuç: Dual immünhistokimyasal inceleme lenfovasküler invazyon saptama oranını Hematoksilen-Eozin boyasına göre belirgin biçimde artırmaktadır. Hematoksilen-Eozin boyası ile lenfovasküler invazyon saptanmayan vakaların, çalışmamızda kullanılan üç farklı antikor kombinasyonunun daraltılmış bir şekli olan CD31/S100 ve D2-40/S100 dual immünhistokimyasal yöntemleri ile incelenmesinin, sentinel lenf nodu durumunu ve sağkalımı öngörmede önemli katkısı olacağı sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: Melanoma is a malignant neoplasm derived from melanocytes. Over the past several decades, there has been a significant increase in the incidence and mortality of cutaneous melanoma. Metastasis is the essential cause of most deaths in primary cutaneous melanoma patients. Tumor dissemination may occur through two pathways: lymphatic and hematogenous spread. Regional lymph node metastasis is the most powerful indicator of survival in early stage malignant melanoma. The rate of lymphovascular invasion detected by Hematoxylin-Eosin in the primary tumor is very low compared to the metastasis rate disclosed on sentinel lymph node biopsy. Lymphovascular invasion is an important prognostic parameter as well as Breslow thickness, Clark level, ulceration, mitotic count determined by histopathologic examination. Assessment of lymphovascular invasion by sensitive methods in histopathologic examination is important in prediction of metastasis risk. We aimed to determine the efficacy of dual immunohistochemical evaluation of the primary tumor in detecting lymphovascular invasion and to evaluate the impact of this variable on sentinel lymph node status and survival. Materials and Methods: A total of 70 primary cutaneous malignant melanoma cases (Breslow thickness: 1-4 mm) lacking lymphovascular invasion by conventional Hematoxylin-Eosin assessment were included in the study group. All cases had been diagnosed in Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, Pathology Department between 2008-2017. The sentinel lymph node status was known for all cases. Consecutive sections of each tumor were stained with three different dual antibody combinations, both targeting a vascular and a melanocytic antigen, namely CD31/S100, CD34/S100 and D2-40/S100. Results: Assessment of dual immunohistochemical staining revealed lymphovascular invasion in 25/70 (35.7%) cases. All of these showed a positive reaction with CD31/S100 dual immunohistochemistry. Positive staining was observed in 21/25 cases with D2-40/S100 and 11/25 cases with CD34/S100. Lymphatic invasion was detected by dual immunohistochemistry in 17 (48.6%) of 35 cases harboring metastasis on SLN biopsy (p<0,001). In univariate analysis, detection of lymphovascular invasion and both overall and disease-free survival were significantly correlated. Furthermore, in multivariate analysis, lymphovascular invasion was an independent prognostic factor for overall survival. Conclusion: Dual immunohistochemistry significantly increases the rate of lymphovascular invasion detection compared to Hematoxylin-Eosin staining. Lymphovascular invasion is associated significantly with known adverse clinicopathologic parameters. Therefore, a dual immunohistochemical examination using a restricted panel of CD31/S100 and D2-40/S100 combinations should be performed to evaluate lymphovascular invasion.

Benzer Tezler

  1. İnvaziv malign melanomun klinikopatolojik kriterleri ile genel sağkalım ilişkisi ve 2018 Dünya Sağlık Örgütü melanom sınıflamasına göre yeniden değerlendirilmesi

    The relationship between invasive malignant melanoma and its clinicopathological features and the reassessment of melanoma according to the 2018 World Health Organization

    SELİN KESTEL KAYIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PatolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FERİHA PINAR UYAR GÖÇÜN

  2. Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM ÖZPULAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET İKİZ

  3. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  4. Ön işlemenin ve askorbik asitin dondurularak depolanan yılan balıklarının (Anguilla anguilla) kalitesine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    H.VOLKAN GÖKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Su Ürünleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL