Egzersizin kantitatif ultrason parametrelerine etkisi
The Effect of exercises on quantitative ultrasound parameters
- Tez No: 115593
- Danışmanlar: PROF.DR. AYDAN ORAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
76 ÖZET Egzersizin kantitatif ultrason parametrelerine etkisi Egzersiz kemik kitlesini arttırdığını gösteren oldukça fazla delil mevcuttur.Bu çalışmanın amacı kemiğin akustik parametreleriyle egzersizin kemik yapısı üzerine etkilerini değerlendirmektir. Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır: Kesitsel bölümde değişik sporlar ve kalkaneal kantitatif ultrason parametreleri arasındaki ilişkiyi 118 profesyonel sporcu ile aynı yaş ve cinsteki 176 sedanter bireyde analiz ettik. İkinci bölüm longitudinal bölümdü ve amacımız 40 nonatletik genç erişkinde egzersizin prospektif olarak değerlendirmekti; 20 'si erkek ve 20 'si kadın 40 olgunun yansı egzersiz grubuna (3 ay boyunca haftada 3 kez treadmilde yürüme) ve diğer yansı egzersiz yapmayan kontrol grubuna alındı. Bu çalışmanın kesitsel bölümü; profesyonel basketbol, voleybol ve futbol oyuncuları, kadın ve erkek dansçıları ve düzenli olarak kondüsyon egzersizlerine alınan grubu içermektedir. Kalkaneal kantitatif ultrason parametreleri(BUA, SOS, QUL ve tahmini KMY) ortam olarak jel kullanılan bir cihazla ölçülmüş ve aynı yaş ve cinsteki sedanter olgularla karşılaştırılmıştır. Bu çalışmanın ikinci bölümünde KUS ölçümleri her gruptaki olgular için başlangıçta ve 3 ay sonra ölçülmüştür. İstatistiksel analizlerde, çeşitli spor aktivitelerindeki olgulardan ve sedanter olgulardan elde edilen sonuçlar, varyans analizi(ANOVA) kullanılarak değerlendirilmiştir. Demografik parametrelerin ve sporla ilgilenilen süre, antreman saati gibi spora bağlı faktörlerin etkileri lineer regresyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. KUS parametrelerinin taraf farkları paired t-test ve Bland and Altman plotları kullanılarak değerlendirilmiştir. Longitudinal bölümde önce ve sonraki değerler paired t-test kullanılarak karşılaştırılmıştır. Ki-kare analizi, egzersizde ve kontrol grubunda gelişme gösteren olguların sayışım karşılaştırmak için kullanılmıştır. Cihazın kısa ve uzun dönem tutarlılığı çift ölçümlerle değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın kesitsel bölümünde ANOVA ile, gruplar arasında yoğun fiziksel aktivitede bulunan grupta KUS parametrelerine göre istatistiksel olarak ileri derecede anlamlı fark görülmüştür. En yüksek değer futbol oyuncularında görülmüştür. Lineer regresyon analizi, SOS haricindeki bütün KUS parametrelerini istatistiksel olarak ileri derecede belirleyen ve tek faktörün spor yılı olduğunu göstermiştir. Erkeklerde SOS bazı diğer77 faktörlerle açıklanabilmektedir. Spor yılı QUI'deki ve tahmini KMY'ndaki değişkenliği %40'a varan ölçüde açıklayabilmektedir. Aynı durum kadınlarda da gözlenmesine rağmen, kadınlarda düzeltilmiş R2 değerleri spor yapma yılının KUS parametrelerindeki değişkenliğin %5-13'lük oranlarını açıklamaktadır. İlginç sonuçlardan bir diğeri de fiziksel aktivitenin seviyesine bağlı olmaksızın erkek ve kadın KUS parametreleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamasıdır. Sedanter olgularda ortalama değerler karşılaştırıldığında sağ sol ayak arasındaki KUS parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur; ancak aynı farklılık spor yapan gruplarda gözlenmemiştir. Sağ ve sol kalkaneal KUS parametrelerindeki farklılıklar herbir bireyde ayrı ayrı değerlendirildiğinde, taraf açısından bireysel farklılıkların %12'ye varabildiği görülmüştür. Her bir tarafın değerlerinin kesin % bireysel farkları değerlendirildiğinde bütün gruplarda benzerlik görülmüştür. Bu çalışmanın longitudinal bölümünde egzersiz ve kontrol grupları arasında önceki ve sonraki KUS parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmemiştir. İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte egzersiz grubunda özellikle SOS değerlerinde bir düşüş dikkati çekmiştir. Ancak egzersiz grubunda QUI için %RMSCV'den daha yüksek oranda artış gösteren olgular da mevcuttu ancak bu olguların sayısı açısından egzersiz ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık görülmedi. Cihazın kısa dönem tutarlılığı yeterli idi; fakat uzun dönem tutarlılığı zayıftı bu da bizim zaman içinde oluşan küçük farklılıkları bulmamızı engellemiştir. Bu çalışmanın sonucunda profesyonel seviyedeki spor aktivitelerinin kemik kütle ve yapısı hakkında bilgi veren KUS parametreleri üzerinde anlamlı ve güçlü etkileri olduğunu göstermiştir. Egzersizin ileriye yönelik olumlu etkilerini gösteremememize rağmen, egzersiz grubunda cihazın hata katsayısından daha yüksek değerde iyileşme gösteren olguların sayısının daha fazla olması, bize, eğer cihazımızın uzun dönem presizyonu daha iyi olsaydı, belki de egzersizin olumlu etkilerini görebileceğimizi düşündürmüştür. Bu konunun aydınlatılabilmesi için daha geniş olgu örneği ve/veya değişik süreler ve/veya değişik yoğunluktaki egzersizleri içeren ileriye yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu çalışmadan çıkan mesajın şudur ki; genç yaşlarda spor yapmaya başlamak ve uzun süre spor yapmak kemik yapısı ve yoğunluğunu geliştirdiği gibi ileri yaşlardaki kırık oluşma riskini de azaltabilecektir.
Özet (Çeviri)
78 THE EFFECT OF EXERCISE ON QUANTITATIVE ULTRASOUND PARAMETERS There is substantial evidence that exercise increases bone mass. The aim of this study was to examine how the influence of exercise on bone tissue is reflected by the acustic parameters of bone. This study include two parts: In the crossectional part, we analyzed the relation between various sports and calcaneal quantitative ultrasound parameters in 118 professional sportsmen compared to 176 age and sex-matched nonathletic cases. The second was the longitudinal section, the objective of which was to assess the effect of exercise prospectively in a sample of 40 nonathletic young adults( twenty men and twenty women) who were allocated either to a group who received exercise trainining(walking on a treadmil for thirty minutes three times a week for three months) or to a group who did not receive exercise training. The crossectional part of this study consisted of professional basketball, volleyball, and football players, women and men dancers and a group who were regularly involved in conditioning exercises. Calcaneal quantitative ultrasound(QUS) parameters(BUA- in dB/MHz, SOS-in m/sec, QUI, and estimated heel BMD) were measured in all subjects using a gel coupled device and were compared with those of age and sex mathced nonathletic subjects. In the second part of this study, QUS measurments were made in each group of subjects at the beginning and after three months.In statistical analyses, the results obtained in different groups of subjects involved in various sports activities and those obtained in nonathletic subjects were evaluated using analysis of variance(ANOVA).The effects of demographic parameters and factors related to sports such as years that the subjects were regularly involved in a sports activity and the training hours were assessed using lineer regression analysis. Side differences of QUS parameters were assessed using“paired t-test”and Bland and Altman plots.In the longitudinal section, before and after values were compared using“paired t-test”.“Chi-square analysis”was used to compare number of subjects who showed improvement in the exercise and control groups. The short and long-term precision of the device was also examined with duplicate measurements. In the crossectional part of this study, ANOVA revealed statistically significant differences between groups, showing that those engaged in high impact fhysical activity had significantly higher QUS parameter values.The highest of all of79 them was observed in football players.Linear regression analysis(stepwise method) revealed that“years involved in sports”was the sole and statistically significant predictor of all QUS parameters, except for SOS, the variability of which was explained by some other factors in men.“Years of sports activity”explained up to 40% of variability of QUI and estimated heel BMD. Although the same trend was also observed in women,“adjusted R2 values”showed that“Years of sports activity”acounted for 5-13% of the variability of QUS parameters in women. An interesting finding was that no statisticaly significant difference was found between QUS parameters in men and women regardless of the level of physical activity. Significant differences were found between the QUS parameters in the right and the left foot in nonathletic subjects when the mean values were compared, but not in those involved in sports. When individual side variances were evaluated as absolute persentage difference, all groups showed similar trends, the mean individual difference reaching up to 12%. In the longitudinal section of this study, no significant difference was observed between before and after QUS parameter values in either the exercise or the control group.Although the number of subjects who showed improvement in QUI higher than % RMSCV for QUI was greater than those in the control group, the difference was not statisticaly significant. The short-term precision of this device was satisfactory, but the longterm precision was poor, enabiling us to detect sbtle differences which occured during time. In conclusion, the results of this study showed that any high impact sports activity at a professional level had a significant and strong favorable influence on QUS parameters, which provide valuable information on both bone mass and bone structure. Although we were not able to show favorable effects of exercise prospectively, the greater number of subjects who showed improvement higher than the precision error of the device in the exercise group made us think that we would have been able to obtain more favorable results, if the longterm precision of this device had been better. This issue remains to be elucidated by studies including larger size of subjects and/or different duration and/or different intensity of exercise. The important message that could be drawn from this study is that being involved in sports at a very young age and for a long time improves bone mass and bone structure as well, which will, in turn, reduce the risk of fractures at older ages.
Benzer Tezler
- Özel düzenlenmiş plyometrik antrenmanların genç basketbolcuların anaerobik güç performansına etkisi
Effects of regular specific plyometric training on anaerobic power of young basketball players
YÜKSEL SAVUCU
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
SporFırat ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MEHMET KUTLU
- Gazi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor bölümü öğrencilerinde dolaşım ve solunuma etkili bazı parametrelerin“Boy, kilo, spor yapma yılı, sigara alışkanlığı”araştırılması
Başlık çevirisi yok
RASİM KALE
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
SporGazi ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
PROF. DR. M. FADIL ERTOGAN
- Calisthenic egzersiz proğramının myokard infarktüslü hastaların performansı üzerindeki etkileri
Başlık çevirisi yok
R.NESRİN DEMİRTAŞ
- Akut miyokard infarktüsü ve iskemik kalb hastalarında serumda dehydroepiandrosteron sülfat düzeyleri
Başlık çevirisi yok
HASAN DEMİRTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSREV HATEMİ
- Senil osteoporoz tedavisinde fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri ile calcitoninin etkilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HANİFE KUCUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAtatürk ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN AKTAŞ