Yaşar Kemal`in İstanbul`una çevreci bir yolculuk
An ecocritical journey to Yaşar Kemal`s Istanbul
- Tez No: 137653
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SÜHA OĞUZERTEM
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: İstanbul, deniz, çevreci eleştiri, yabancılaşma, Kemal, Yaşar, Roman, Türk romanı, Yadırgatma, Çevrecilik, Çevresel etki, Istanbul, sea, ecocriticism, alienation vi, Kemal, Yaşar, Novel, Turkish novel, Alienation, Regarded, Environmentalism, Environmental impact
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Yaşar Kemal (d. 1923) bir Çukurova romancısı olarak bilinmektedir. Ne var ki, Yaşar Kemal'in insan ve doğa ilişkisine bakışındaki evrensel açıyı bütünüyle kavramada yazarın eleştirmenler tarafından çoğunlukla göz ardı edilen, başta Deniz Küstü (1978) olmak üzere, İstanbul'u konu alan yapıtları çok önemli bir yer tutar. Bu tezde,“çevreci eleştiri”ile birlikte“ekopsikoloji”,“ekoferninizm”ve“Derin Çevrecilik”akımlarının yaklaşımları göz önünde bulundurularak Yaşar Kemal'in Deniz Küstü' de karakterlerle çevreleri arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğu derinlemesine irdelenmiştir. Yazarın diğer İstanbul konulu yapıtlarından uzun öyküsü Kuşlar da Gitti (1978), kısa öyküleri“Ağır Akan Su”(1970),“Hırsız”(1987),“Kalemler”(1987) ve“Lodosun Kokusu”(1981), röportaj derlemeleri Allahın Askerleri (1978) ve Bir Bulut Kaynıyor (1974) ile“Anadoludan Gelenler”(1959) ve“Menekşenin Balıkçıları”(1982) adlı makaleleri de Deniz Küstü'yle kurdukları metinlerarası ilişkiler bakımından incelenmiştir. Tezde, Yaşar Kemal'in Deniz Küstü' de karakterlerin kendilerine ve çevrelerine karşı yabancılaşma süreçlerini sergilediği, buna bağlı olarak insanın çevresiyle etkileşiminin karşılıklı olduğunu vurguladığı gösterilmiştir. Deniz Küstü de kişilerin imgelem güçleri ve duygudaşlık yetileri yoluyla yaşam alanına olumlu işlevler yükleyerek yaşamın sürmesini olanaklı kıldıkları sergilenmiştir. Aynı zamanda, yazarın sözlü gelenekteki kimi teknikleri roman türünün araçlarına göre yeniden yorumladığı ve bunları okuyucuyu da içine alacak biçimde bir tür yadırgatma yöntemi amacıyla kullandığı gözlemlenmiştir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT An Ecocritical Journey to Yaşar Kemal's Istanbul Yaşar Kemal (b. 1923), probably the most eminent novelist of modern Turkish literature, is commonly recognized as the writer of Çukurova. However, in order to thoroughly comprehend his universal perspective revealing the connectedness of humans and nature, it is essential to look at his works on Istanbul, primarily the novel Deniz Küstü (1978 [The Sea-Crossed Fisherman 1985, trans. Thilda Kemal]), which are often overlooked by the critics. This thesis examines in depth how Yaşar Kemal constructs the embeddedness of his characters in their environment in his novel by taking into consideration the theoretical approaches developed by ecocriticism, ecopsychology, ecofeminism, and Deep Ecology. Other works of the writer that are discussed intertexually pertaining with Deniz Küstü are his novella Kuşlar da Gitti (1978 [The Birds Have Also Gone 1987, trans. Thilda Kemal]), his short stories“Ağır Akan Su”(1970 [“Still Waters”1980, trans. Robert Finn and Thilda Kemal]),“Hırsız”(1987 [The Thief]),“Kalemler”(1987 [The Pens]) and“Lodosun Kokusu”(1981 ['The Scent of the South-west Wind“], the compilation of his interviews Allahın Askerleri (1978 [Soldiers of God]) and Bir Bulut Kaynıyor (1974 [A Cloud is Seething]) and his essays ”Anadoludan Gelenler“ (1959 [They Come from Anatolia] and ”Menekşenin Balıkçıları" (1982 [The Fishermen of Menekşe]). In this thesis, I have tried to demonstrate how Yaşar Kemal deals mainly with the alienation process of his characters from themselves and their environment, and underlines the reciprocity of the relationship between humans and nature. Deniz Küstü propounds the idea that human beings make life possible through their power to imagine and their ability to empathize with others, including non-human forms of life. Thus, Yaşar Kemal utilizes some of the techniques of traditional oral literature, transforming them into defamiliarization devices affecting the readers' position vis- a-vis the text, namely inviting their participation.
Benzer Tezler
- Yaşar Kemal'in“Ağrıdağı Efsanesi”adlı romanının söz varlığı bakımından incelenmesi
A research on Yaşar Kemal's novel named“The legend of mount Ararat”in terms of vocabulary
BURCU BÜŞRA KARADENİZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
İstanbul Kültür ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Böbrek yetmezliği bulunmayan hastalarda tek taraflı akut obstrüksiyon sebebiyle gelişen hidronefrozun tedavisinde üreteral double j kateter yerleştirilmesi ile perkütan nefrostomi uygulamasının böbrek fonksiyonları ve hayat kalitesi üzerine etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Comparison of double j stent placement and percutaneous nephrostomy catheter insertion in patients with unilateral hydronephrosis caused by acute obstruction and with no renal failure on renal function and quality of life: a retrospective evaluation
KUBİLAY SABUNCU
- Kemal Tahir'in milli mücadele ile ilgili romanlarında İstanbul
The İstanbul regarding the national struggle in the novels of Kemal Tahir
AHMET DAŞCILAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
İstanbul Aydın ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Mondros`tan Samsun`a İstanbul`un ekonomik, sosyal kültürel durumu ve Mustafa Kemal Paşa (30 Ekim 1918-19 Mayıs 1919)
İstanbul`s situation from the economic, social, cultural view points from Mondros to Samsun and Mustafa Kemal Paşa (October 30th 1918-May 19th 1919)
NEŞE ERDÖL
Doktora
Türkçe
2003
İstanbul ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Alexander Dumas Fills'in Kamelyalı Kadın romanı ile Namık Kemal'in İntibah romanının tematik açıdan karşılaştırılması
Un examen comparé thématique entre la dame aux camélias d'A. Dumas fils et intibah de Namık Kemal
SONGÜL GELDİ