Günümüzde Sarıgöl ve çevresinde görülen havsız dokumalardaki motiflerin aşiretlerle bağlantıları
The relationships between tribal groups and the patterns used in their flat woven rugs around Sarıgöl
- Tez No: 149395
- Danışmanlar: PROF. ŞERİFE ATLIHAN
- Tez Türü: Sanatta Yeterlik
- Konular: El Sanatları, Crafts
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Güzel Sanatlar Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Geleneksel Türk El Sanatları Ana Sanat Dalı
- Bilim Dalı: Halı-Kilim Eski Kumaş Desenleri Sanat Dalı
- Sayfa Sayısı: 193
Özet
ÖZET Manisa ilinin güneydoğusunda yer alan Sarıgöl ilçesi, batıda Kula ilçesi, kuzeydoğuda Uşak, doğuda Denizli ve güneyde Aydın illeri ile komşudur. İlçenin yüzölçümü 423 km dir. ilçenin köyleri; Afşar, Ahmetağa, Alemşahh, Bahadırlar, Baharlar, Bereketli, Beyharmanı, Burgaz, Çanakçı, Çavuşlar, Çimentepe, Dadağlı, Dindarlı, Doğuşlar, Emcelli, Güneydamları, Günyaka, Kahramanlar, Karacaali, Kızılçukur, Özpınar, Selimiye, Sığıtmaçlı, Şeyhdavutlar, Tirazlar, Yeniköy, Yeşiltepe, Yukarıkoçaklar, Ziyanlar' dır. Bursa' nm İnegöl ilçesi ile isim benzerliğinden ötürü karışıklıkların çıkması üzerine, 1953 senesinde mahkeme kararı ile İnegöl olan ismi Sarıgöl olarak değiştirilmiştir 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Türkler Anadolu'ya gruplar halinde gelmeye başlamışlar, 1211 Alaşehir savaşmdan sonra Türkler ile Bizanslılar arasında barış sağlanmış, bunun üzerine bazı Türkmen grupları sınır boyunca yerleştirilmiştir Günümüzde Sarıgöl ve çevresinde yaşayan yerleşik aşiretlerin dağılımlarını şu şekilde belirledik: Gacarlar (Kaçarlar); Sarıgöl, Ahmetağa, Çakırca ve Salihli'deki köylerde yaşıyorlar. Köklerinin Transkafkasya'dan, fakat şu anda yaşayan toplulukların İran'daki son hanedanın soyundan geldiği söyleniyor. Ayrıca, Aydm havalisinde; Koçarlı, Çamköy(Germencik), Özbek Çiftliğinde(Söke) Gacarlara rastlamak mümkündür.Afşarlar; Sarıgöl ve çevresindeki köylerde (Çağlayan, Bereketli ve Afşar köyü) yaşamlarına devam ediyorlar. Afşarlara Bozkurt da denmektedir. Bu aşiretin Nadir Şah' m döneminde Horasan'da yaşayan Afşar aşiretlerinden olup, Anadolu'daki diğer Afşar aşiretleri ile akrabalık ilişkisi olduğu söylenmektedir. Hardal Aşireti; genelde kırsal kesimlerde yaşıyorlar. Fakat, Eşme'de Hardallı adında bir köy vardır. Manavlı Aşireti; Manavlar, Başbakanlık Arşiv Belgelerinde“Manavlu”,“Manavlar Perakendesi”biçiminde ve“Yörükan Taifesf'ne bağlı bir topluluk olarak gösterilmektedir. Manavlılar bugünkü Sobran köyünün yarışım teşkil ediyorlar. Simav'ın köylerinde de bazı gruplar var. Manavlılar kendi aralarmda Çakırlı, Kırmızıoğulları (Yanakları kırmızı oldukları için)ve Karaismailoğulları diye kısımlara ayrılıyorlar. Aşiretler konusunda değerli bilgiler aldığımız Sn. Bekir Kızıltepe, Kırmızıoğullarmdan gelmekte olup daha sonraları soyadını Kızıltepe olarak değiştirtmiştir. Mardin'deki Kızıltepe ve Bozdağ'daki Kızıltepe ile hiçbir bağlantısı olmadığım ifade etmektedir. 1953 tarihinde Doğu Türkistan'dan göçebe Kazaklar geldiğinde, aşiretin bir kısmı Konya, Niğde, Kayseri'ye iskan olurken, Manisa'dakiler Salihli kazasının içine yerleştirildiler Karaköy; Sarıtekeli, Araplı ve Karatekeli aşiretlerin yerleşmesi sonucu kurulmuştur. vıAşiretlerin genel olarak kullandığı dokuma tekniği kilim, cicim, sili, sumak gibi kadınlar tarafından yapılan havsız dokumalardır. Kilimin Anadolu yaşantısında özel bir yeri ve kullanımı vardır. Kilim, yörüğün mutluluğu, üzüntüsü, saygısı ve sevgisidir. Sarıgöl'de dokuma üç ilin sınırlarının (Denizli, Uşak, Manisa) kesiştiği nokta olan Uysal Dağı çevresinde, Şeyhdavudlar, Güneydamlar, Yeniköy, Karaköy, Ağabey, Eziler, Çamrak köylerinde yapılmaktadır. İnsanoğlu, çevresinde gördüklerini düşünce ve duyguları ile birlikte, dokumasına yansıtır. Akarsu, göl, yol gibi yeryüzü şekillerini, ağaç, yaprak, çiçek, kozalak gibi bitkisel kaynakları, kırkayak, akrep, koyun, deve, kuş, inek gibi hayvan türlerini, tarak, kirkit, sandık, boncuk gibi eşyaları, vücut organlarını hayal gücü ile birleştirerek ürettiği objelerde kullanır. Bazen de çevresindeki objelerin biçimlerini onu gördüğü şekilde dokumalarında aynen kullanır. Sarıgöl'e bağlı Ahmetağa köyünde sığır südüğü adında, dokumaların yatay bordürlerinde kullanılan zigzaglar çizen bir motif mevcuttur. Hayvan giderken idrarım yaparsa yerde buna benzer bir çizgi oluştuğundan bu isim verilmiştir. Sarıgöl'e bağlı Yeniköy' de tırmığa benzer bir motif tavuk kanadma benzetildiği için ona bu isim verilmiştir. Sarıgöl'e bağlı Ahmetağa köyünde yavru deveye döşek denir. Döşek tabanı denilen devenin ayak izine benzeyen bir motif vardjr. Tahtalı çuval un koymak için yapılan bjr çeşit havsız dogmadır. Kullanılan desenler tahta çubukları andırdığı için bu jsim verilmiştir. VIIManisa'nın Örencik Köyü'nde baş örtüsünün kenarına metalden yapılmış pullar işlenir. Dokumaların sularına koydukları motifleri de pul diye adlandırıyorlar. Manisa'nın Belen Köyünde gözce kem gözlerden korunmak için nazara karşı kullanılan bir motiftir. Desenleri ödünç alma yada taklit etme yoluna gider. Yada annesinden öğrendiğini biraz daha değiştirerek kendi düşüncesine göre yorumlar. ”Biz bunları bizim ebelerimiz dokumuş onlardan almışız“, diyorlar. Bölgenin jeomorfolojik ve klimatolojik özellikleri, topografik yapısmdan dolayı, Yunt Dağının güney eteklerinden Gediz Nehri boyunca yörük grupları göç etmişler, yakın kışlak alanları ve ortak yaylaları kulanmaları aşiretlerin desenler konusunda birbirlerini etkilemelerine sebep olmuştur. Özellikle Uysal dağı çevresindeki aşiretler kendi dokumalarında pıtırak ve koç boynuzu motiflerini ortak kullanabiliyorlar. İnsanın yasanımda en önemli olgulardan birisi de evliliktir. Genç kız yeni yaşam sitili için hazırlıklara başlar. Eşi ve evi için dokumalar yapar. Manisa'm Saraycık köyünde ”Tarak Zili" denen sadece çeyiz olarak dokunan dokumalar mevcuttur. Tarak gelinin en önemli eşyalarmdan biridir. Buraya yakın Örencik köyünde başka bir gelenek vardır. Burada nişanlılık devresinde genç erkek nişanlısını görmek için her hafta onun evine kuruyemiş alarak gider. Buna karşılık nişanlısı her geldiğinde ona tellerden örülmüş çiçekler hediye eder. Buna nişan çiçeği denir. Eşine dokuduğu namazlık halıda bu motifleri halının bordürüne koyar. vmYörüğün en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. Özellikle koyunun yününden, etinden, derisinden yararlanır. Koyunlar arazide otlarken pıtırak denilen yuvarlak dikenler takılır. Bu pıtırak motifi Bergama'dan, Eskişehir ve Konya'ya kadar birçok yerde dokumalarda kullanılır. Yaptığımız araştırmaların sonucunda aşiretlere özgü, onları tanımlayan bir motife rastlamadık. Aşiretlerin ileri gelenleri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine ait bir damganın olmadığım söylediler. Ama Anadolu'ya gelen Oğuz Boylarının damgalarım incelediğimizde, Mot-51 ile Dodurga aşiretinin imi, Mot-52 ile Döğer aşiretinin imi, Mot- 15 ile Afşar aşiretinin imlerinin benzerlik gösterdiğini farkettik. Şu andaki yerleşik aşiretler bu damgalan tanımıyorlar, dokumalarında kullandıkları motifleri genellikle annelerinden öğrendikleri için motiflerin kökenleri konusunda bilgi sahibi değillerdir. Günümüzde Sarıgöl ve çevresinde görülen havsız dokumalardaki motiflerin aşiret damgaları ile bir ilişkisi olmayıp, dokuyucuların çevrelerinde gördükleri objeler ile benzetmeler yapmasından ibarettir. IX
Özet (Çeviri)
SUMMARY Sarıgöl town which is located in Southeast of Manisa, surrounded by Kula town in the East, Uşak city in the Northeast, Denizli city in the East, Aydın city in the South. Total area is 423 km. Its villages are Afşar, Ahmetağa, Alemşahh, Bahadırlar, Baharlar, Bereketli, Beyharrnam, Burgaz, Çanakçı, Çavuşlar, Çimentepe, Dadağlı, Dindarlı, Doğuşlar, Emcelli, Güneydamlan, Günyaka, Kahramanlar, Karacaali, Kızılçukur, Özpınar, Selimiye, Sığıtmaçlı, Şeyhdavutlar, Tirazlar, Yeniköy, Yeşiltepe, Yukankoçaklar, Ziyanlar. Although it is known as İnegöl formerly, a result of occurring much confusion as being same name with another town near Bursa, it has been decided to change its name into Sarıgöl (yellow lake) in 1953 after judicial statement. After Malazgirt victory of Turks, many Turkish origin tribal groups began to migrate from Caucasus to Anatolia. Particularly Alaşehir war ended up with a treaty between Turks and Byzantines resulted a long-term peace. So some of the tribal groups settled down along the frontier. Today tribal groups (aşiret) who have been living in Sarıgöl and around this place as follows; Gacar tribal groups have been settled down around Sarıgöl, Ahmetağa, Çakırca, and Salihli as well as in Koçarlı, Çamköy, Özbek Çiftliği around Aydm. xAfşar tribal groups live in Bereketli village. It is also believed that there is kinship with other Afşar tribal groups live in Khorasan going back Nadir Şah era. Manavh is other tribal group came from Manavgat town in Antalya. Manav means the people who settled down dealing with farming. According registrations in State Documents, Manavh tribal groups are described as“Manavlu”or“Manavlar Parekendesi”belonging to tribal groups section. Most of the Manavh tribal groups have been living in Sobran village and some villages of Simav. This tribal group consists of some other minor groups, which are known as Çakırlı, Kırmızıoğulları (they have red cheek), Karaismailoğulları. Sobran village has been established in the place of farm of Necip Necipoğlu. Many groups began to settle down after 1953. Karaköy is a small village where mostly Santekeli, Arapli, and Karatekeli tribal groups live. The flat weavings such as Kilim, Somak, Jijim, Sili especially done by the nomadic people. There is very close relationship between Nomad and Kilim. Kilim reflects her emotions, happiness, and respect. It is piece on it she prays. The most important part of its tent, used for horse cover, the sacks to carry wheat or clothings. She gives birth on it. Kilim is cradle of the baby. Finally when she passes a way, a kilim covers her in the final trip. XIThe weaving in Sarıgöl is done around Uysal Mountain that is on crossroads of three cities such as Denizli, Uşak, Manisa, especially the villages as follows: Şeyhdavudlar, Güneydamlar, Yeniköy, Karaköy, Ağabey, Eziler, Çamrak villages. So far we have realized that if there is a weaving tradition in a village, it might continue, if there is no it is too hard to begin new weaving projects. For example, very good quality kilim has been produced in Güneydamlar village where as 10 km far a way from this village there is another village called Bahadırlar, but not existing weaving. Weavers can make kilim sized 120 x 180 cm in 15 days depending on fineness. Those kilims mostly exported. As soon as the nomads settle down, and also as developing life standards resulted leaving weaving tradition. Even though a mother used weave once upon time, does not weave anymore, gives order to be woven kilim for her daughter as dowry piece in another village. They prefer very simple patterns rather than very complicated designs. Traditional sacks for dress replaced with plastic bags and boards. As young people go to school or they migrate to cities, they do not want weave any more. When we research the relationship between patterns and their tribal signs, we could not find any tribal signs. However, most of the tribal signs have been forgotten. Weavers mention that they have learnt these patterns used in their flat wevings from their mothers. So, they do not know origins Xllof the patterns. But, they always refer patterns which are similiar around their environ such as animals, flowers, body parts. Xlll
Benzer Tezler
- İşletmelerde finansal başarısızlık tahminlemesi ve Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren gıda şirketlerinde uygulama
Financial distress forecasting in businesses and application in food companies operating in stock exchange Istanbul
KEREM URAL
- Genç bayan ve erkeklerde göz çevresi antropometrik ölçümlerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi
A comparative study of measurements of the soft orbits in young women and men
MELTEM AÇAR GÜDEK
- Türkiye'de alevilik: siyasal bir analiz
Alevi culture in Turkey: political analysis
MELDA ÇELİKER
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Siyasal BilimlerKırıkkale ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KUDRET BÜLBÜL
- Tıbbi, sosyal ve sağlık çalışanları açısından organ nakli
Medical, social and workers in terms of organ transplantantion
MURAT ZAMBAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
HastanelerBeykent Üniversitesiİşletme Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET FİKRET GEZGİN
- Romatoid artritli hastalarda kardiyak yapı ve fonksiyonların değerlendirilmesi ve önemi
The evaluation and importance of cardiac structure and functions in patients with rheumatoid arthritis
FUNDA CERAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
RomatolojiSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET YILDIZ