Geri Dön

Kronik obstrüktif akciğer hastalığında prognozu etkileyen faktörler

The factors that affect prognosis in chronic obstructive pulmonary disease (COPD)

  1. Tez No: 156951
  2. Yazar: CEMİLE RUŞİNA DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF.DR. SEVGİ SARYAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

BOLUM 7 ÖZET Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), başta sigara olmak üzere zararlı toz ve partiküllerin yanı sıra diğer çevresel ve kişiye bağlı risk faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan, progresif seyirli ve mortalite oranı giderek artmakta olan bir hastalıktır. Bu hastalığın prognozunu belirlemeye yönelik çalışmalar yaklaşık 40 yıldır sürdürülmektedir. Bu konuda geçmişte yapılan çalışmalarda FEVİ değerindeki değişmeler en önemli prognostik faktör olduğu, akciğer volümlerindeki azalma, diffüzyon düşüklüğü, hipoksemi ve PaCC^ retansiyonu, kor pulmonale gibi nedenlerin ise prognozu etkileyen yardımcı faktörler olduğu belirtilmiştir. Fakat FEVİ değeri KOAH'ın sistemik bulgularını açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bugün diğer birçok kronik infiamatuar hastalık gibi, KOAH da başta iskelet kasları olmak üzere sistemik bulguları içeren bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle KOAH'm seyri ve prognozunu tanımlamada sadece FEVİ değeri ve yıllık azalma oranı yetmemekte başka parametrelere ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde bu konuda yapılan çalışmalarda, dispne skorları,yaşam kalitesi anketleri, akut atak ve Charlson indeksi gibi parametreler sagkalımı etkileyen faktörler olarak öne çıkmaktadır. Biz de günümüzde yapılan çalışmalardan yola çıkarak, KOAH'ta prognozu etkileyen faktörleri belirlemek amaçlı yaptığımız bu çalışmada, yaş, sosyoekonomik faktörler, eğitim düzeyi, hastalık süresi, sigara içme alışkanlığı, nütrisyonel durum gibi genel özelliklerin KOAH'ta sağkalıma etkisi olup olmadığını; hastalık evresininin, solunum fonksiyon testlerinin, özellikle reversibilitenin ve arter kan gazı analizi sonuçlarının sagkalım ile ilişkisini belirlemeyi, hastalarımızın EKG değişikliklerinin, kor pulmonale varlığının prognoz üzerine etkisini; MRC dispne skorları ve yıllık alevlenme sayısının sağkalımla ilişkisini ve eşlik eden hastalık varlığının sagkalım üzerine etkisi belirlemek amacı ile bu çalışmayı yaptık Kliniğimize başvuran 42 KOAH'lı hastayı 30 ay izledik. Olgular stabil dönemde değerlendirildi. Çalışma başlangıcında, hastaların cinsiyet, yaş, vücut kütle indeksleri 66(BMI), eğitim düzeyleri, iş, aylık gelir(TL), hastalıklarının süresi, eşlik eden hastalık varlığı, sigara anamnezi (paket/yıl), MRC dispne skalası, son bir yıl içindeki yıllık alevlenme sayıları belirlendi. Fizik muayene bulguları kaydedildi. PA akciğer grafisi, EKG, tam kan sayımı, biyokimya değerleri, arter kan gazlan, SFT (akım hızları, akciğer volümleri, diffuzyon kapasitesi) değerleri belirlendi. Hastalar altı ayda bir kontrole çağrılarak tüm parametreler kaydedildi. Tüm hastaların 40'ı (%95,2) erkek, 2'si (%4,8) kadındı. Hastaların %64.3'ü ilkokul ve ortaokul mezunuydu. Hastaların çoğunluğu memurdu. Hastaların ortalama hastalık süresi 6.26 ± 4,74 yıl idi. Hastaların tümünde sigara öyküsü mevcuttu. Hastaların 40'ının (%95) hastalık teşhisinden sonra sigarayı bıraktığı tespit edildi. Ortalama sigarayı bırakma süresi ile ortalama hastalık sürelerinin birbirine çok yakın olduğu gözlendi. Ölen ve yaşayan hasta grupları arasında demografik özellikler açısından istatistiksel fark tespit edilmedi. Kırk iki hastamızın çoğunluğu, ağır ve çok ağır evrelerde bulunmaktaydı. Hastalarımızın ortalama BMI yüksekti Her iki hasta grubunun BMI' leri açısından fark tespit edilmedi ve BMI indeksinin sağkalıma etkisi gösterilemedi. Ölen ve yaşayan hasta grubunda, MRC dispne skoru ve yıllık alevlenme sayı ortalamaları açısından istatistiksel fark bulunmaktaydı ve her iki parametrenin sagkalımı negatif yönde etkilediği tespit edildi. Hastalarımızın FEVİ değerlerinde (FEV1:% 46,1 ±16,95) orta dereceli azalma vardı. Çalışma başlangıcında yaşayan hastalarda FEVİ ortalaması, ölen hastalara göre daha yüksek olmakla birlikte aralarında anlamlı fark bulunamadı. 30 aylık izlem sonunda ölen hasta grubunda ortalam FEVl'de belirgin düşüklük tespit edildi. FEVİ değerinin % 50 nin üzerinde ve altında olmasının sağkalım üzerine etkisi olmadığı tespit edildi. Reversibilite değeri yaşayan hasta grubunda, ölen hasta grubundan yüksekti ve iki grup arasında reversibilite değeri açısından istatistiksel fark vardı. Akciğer volümleri incelendiğinde, her iki grup da artış ile kendini gösteren hiperinflasyon belirgindi, ancak anlamlı fark saptanmadı. Diffuzyon kapasitesi yönünden her iki grup arasında istatistiksel fark saptanmadı. Ölen hasta grubunda PaÛ2 değeri belirgin düşüktü. Her iki grup da PaÛ2 değeri 67arasında anlamlı istatistiksel fark bulunmaktaydı. Hipoksemi varlığı (Pa02<55mmHg) açısından sağkalan ve ölen hastalar arasında istatistiksel fark gözlendi ve hipoksemi varlığının prognozu olumsuz etkilediği tespit edildi. Yaşayan hasta grubunda ortalama PaCCh değeri normal iken, ölen hasta grubunda hiperkapniye eğilim gözlendi ama her iki grup da hiperkapni varlığı (PaC02>45 mmHg) açısından fark bulunmadı. Ölen hasta grubunda P pulmonale, sağ yüklenme, aritmi gibi EKG değişiklikleri belirgindi. Her iki hasta grubunda EKG değişiklikleri açısından (P pulmonale, sağ yüklenme, aritmi) sırası ile istatistiksel farklılık vardı. Belirlenen aritmiler sırası ile; sinüs taşikardisi, bradikardi ve atriyal fıbrilasyon idi. Her iki hasta grubunda sinusal taşikardi varlığı açısından istatistiksel fark vardı. Hastalarımızda aterosklerotik kalp hastalığı, hipertansiyon, diabetes mellitus, en sık karşılaştığımız eşlik eden hastalıklar oldu. Charlson indeksi açısından ölen ve yaşayan hastalar karşılaştırıldığında istatistiksel fark belirgindi. Hastalarımızın ölüm nedenleri solunum yetmezliği ve aterosklerotik kalp hastalığı idi. Sonuç olarak diyebiliriz ki, hastaların demografik özelliklerinin KOAH'ta sağkalıma etkisi yoktur. Solunum fonksiyon testlerinden bronkodilatör cevabın pozitifliği sagkalımı pozitif yönde etkilemektedir. MRC dispne skorlarının ve yıllık alevlenme sayısının yüksekliği prognozu kötü yönde etkilemektedir. EKG değişikliklerinden özellikle sağ yüklenme bulguları, p pulmonale aritmi tespiti ve hastalarda kor pulmonale varlığı ve komorbitenin varlığı sağ kalımı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle KOAH'ta sağ kalımı belirlemede, FEVl'deki yıllık değişimin ve bronkodilatör yanıt ve hipoksemi ve kor pulmonale varlığının gibi parametrelerin yanı sıra son zamanlarda önem kazanan dispne skorları, yıllık alevlenme sayısı, EKG değişiklikleri, komorbidite gibi ölçütlerinde göz önüne alınması gerektiği kanısındayız. 68

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Obstrüktif uyku apne riskinin KOAH popülasyonunda KOAH şiddeti ve klinik parametreler ile ilişkisi

    The relationship of obstructive sleep apnea risk with COPD severity and clinical parameters in COPD population

    ALİ ONUR KELEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELMA FIRAT

    YRD. DOÇ. DR. FUNDA AKSU

  2. Enfeksiyon sonrası gelişen bronşiyolitis obliteranslı çocukların uzun süreli izlemi; klinik, radyolojik özellikler ve prognozla ilişkili faktörlerin belirlenmesi

    Long term follow-up of post-infectious bronchiolitis obliterans patient children; clinical, radiological properties and detection of prognosis related factors

    TURAN BAYHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EBRU YALÇIN

  3. Küçük hücre dışı akciğer kanserinde Elixhauser komorbidite endeksi ile komorbidite ve sağkalım değerlendirmesi

    Evalution of comorbidity and survival in non-small cell lung cancer using the Elixhauser comorbidity index

    FURKAN CEM KÖKTEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEFTUN ÜNSAL

  4. COVID-19 tanısı ile yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve akut böbrek hasarı gelişen hastaların prognoz açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with the diagnosis of COVID-19 followed in the İCU and developing acute renal damage, in terms of prognosis

    HANDE YARICI OK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH KAMIŞ

    PROF. DR. YAVUZ BEYAZİT

  5. Planlanmamış hemodiyalize yol açan nedenler ve olguların seyri

    Causes of unplanned heamodialysis and prognosis of the cases

    KORAY UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NefrolojiMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP DEMİR