Geri Dön

Pulmoner tromboemboli tanısında kullanılan yöntemlerin tanı değerleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 158137
  2. Yazar: BERRİN DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF.DR. MÜNEVVER ERDİNÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Pulmoner tromboemboli yüksek mortaiite ile seyreden ve tanısı sıklıkla atlanan bir hastalıktır. Pulmoner tromboemboli tanısı için sensitif ve spesifik tek başına yeterli olan noninvaziv bir test yoktur. Spiral bilgisayarlı tomografi, pulmoner tromboemboli tanısında altın standart olarak tanımlanan pulmoner anjiografinin yerini almaya başlamıştır.Subsegmental pulmoner arter dallarında duyarlılığı sınırlı olan bu yöntemin sensitivitesi %92-97, spesifitesi ise %81-100 arasında bildirilmektedir. Fibrin yıkım ürünü olan D-dimer testinin ise negatif olmasının embolinin dışlanmasında tanı değeri yüksektir. Akciğer V/Q sintigrafisinin normal olması emboli tanısını ekarte ettirmede yeterli kabul edilmekte ve %30-50 olguda tanısal olduğu bildirilmektedir. Embolili olguların %23-52'sinde proksimal tromboz saptanmakta ve bacak doppler USG'u, emboli tanısal stratejilerinde yer almaktadır. Bu çalışmada pulmoner tromboemboli kuşkusu ile kliniğimize yatırılan olgularda akciğer V/Q sintigrafisi, plazma D-dimer ölçümü, transtorasik ekokardiyografi, alt ekstremite doppler USG ve spiral bilgisayarlı toraks tomografisi tetkikleri yapılarak embolide tanı değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.29'u (%60.4) erkek, 19'u (%39.6) kadın olmak üzere toplam 48 hasta çalışmaya alınmıştır. Yaş ortalaması 58±3 (18-87) olarak bulunmuştur. Tüm olguların yakınma ve öyküleri, pulmoner tromboemboliye predispozisyon yaratan faktörleri, ek hastalıkları ve sigara anamnezleri değerlendirilmiş, fizik bakıları yapılarak, akciğer grafileri ve arter kan gazları elde olunmuştur. 43 hastaya spiral BT, 46 hastaya akciğer perfüzyon sintigrafisi, 24 hastaya akciğer ventilasyon sintigrafisi çekildi. 44 hastadan D-dimer ölçümü için kan alınarak turbidimetrik bir yöntem olan (latex işaretli D-dimer plus) ile kantitatif sonuç elde edilmiştir. 34 olguya alt ekstremite doppler USG ve 32 olguya ise transtorasik doppler ekokardiyografi yapılmıştır. Kesin tanı, klinik ve laboratuvar /öntemlerini kapsayan klinik karar temel alınarak belirlenmiştir. 21 olgu (%43.8) klinik ve laboratuvar bulguları ile emboli tanısı almıştır. Akciğer vVQ sintigrafisi ile klinik tanı arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş, [p<0.05) pulmoner emboli tanısı almış olguların %68.4'ünde sintigrafi bulguları /üksek olasılıklı olarak değerlendirilmiştir.Akciğer V/Q sintigrafisinin negatif prediktif değeri % 100 olarak saptanmıştır.D-dimer1! normal olan 8 olgunun 4'ünde emboli saptanmış 4'ünde saptanmamıştır. D-dimer ölçümünün negatif prediktif değeri %90.09 olarak bulunmuştur. Spiral BT ile klinik tanı arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur (p<0.05). 3 olguda spiral BT'de trombüs saptanmamış, bu olgular emboli tanısı almamışlardır. Spiral BT ile trombüs belirlenen 16 hastanın (%94.1) klinik tanısı emboli iken, trombüs saptanan bir hasta (%5.9) emboli tanısı almamıştır. Ayrıca çalışmamızda spiral BT, 43 olgunun 23'ünde (%53.5) emboli dışı alternatif tanıya olanak sağlayarak hasta semptomlarını açıklamıştır. Araştırmamızda bu yöntemin sensitivitesi %84.2, spesifitesi %95.2 olarak hesaplanarak güvenli bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Klinik tanı ile bacak doppler USG sonuçları arasındaki ilişki de anlamlı bulunmuş (p<0.05), bacak USG'da DVT saptanan 9 olgu (%81.8) emboli tanısı alırken, 2 olguda (%18.2) emboli saptanmamıştır. Bu yöntemin pozitif prediktif değeri %81.8 ve spesifitesi %90 olarak hesaplanmıştır. Transtorasik ekokardiyografi bulguları ile klinik tanı arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Bu çalışmanın sonunda; pulmoner tromboemboli kuşkusu olan hastalarda klinik kuşku düşük olduğu takdirde ucuz ve noninvaziv yöntem olan D-dimer testinin negatif olmasının hastalığı dışlayabileceğim-, ancak yüksek klinik olasılık halinde testin negatif olmasının hastalığı ekarte ettirmeyeceği görülmüştür. Bununla beraber normal akciğer V/Q sintigrafi sonucunun ilk incelemede emboliyi çok büyük oranda dışlayabileceği düşünülmüştür. Emboli kuşkusunda bacak doppler USG bulgularının pozitif olmasının güvenilir bir sonuç olduğu, transtorasik EKO'nun ise massif pulmoner emboli dışında tanıya anlamlı bir katkı sağlamadığı görülmüştür.Pulmoner tromboemboli tanısında spiral BT'nin, tanı değeri oldukça yüksek, güvenilir bir tetkik olduğuna ve hızlı multi-slice BT teknikleri ile değerinin daha da artacağına inanılmaktadır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Venöz tromboemboli tanısında kombine pulmoner arteriyel MRG ve indirekt manyetik rezonans venografi tekniğinin tanısal performansı

    Diagnostic performance of the combined pulmonary arterial mri and indirect magnetic resonance venography technique in the diagnosis of venous thromboembolism

    FURKAN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpPamukkale Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVZAT KARABULUT

  2. Merkezimizde 2016-2019 yılları arasında tanı alan pediatrik pulmoner tromboemboli vakalarının değerlendirilmesi

    Evaluation of pediatric pulmonary thromboembolism cases diagnosed between 2016-2019 in OUR center

    MERVE AKIN DEMİREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜZİN CİNEL

  3. Eksüdatif plevral sıvılarda serum laktat dehidrogenaz / plevral sıvı albumin oranı ve serum laktat dehidrogenaz / plevral sıvı adenozin deaminaz oranının malign plevral sıvıları ayırt etmedeki potansiyel rolünün incelenmesi

    The potential role of serum LDH/pleural fluid albumin and serum LDH/pleural fluid ada ratios in differentiating malignant pleural effusions

    ARZU KARASU ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜLKÜ AKA AKTÜRK

    DR. ÖZLEM SOĞUKPINAR

  4. Pulmoner Tromboemboli tanısında kullanılan klinik olasılık skorlama yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison methods of the clinical probability scores in the diagnosis of the Pulmonary Thromboembolism

    GÜLHAN BOĞATEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN TOPÇU

  5. Acil serviste akut pulmoner emboli görüntülemesinde BT venografi gerekliliğinin değerlendirilmesi; ileriye dönük, gözlemsel çalışma

    Evaluation of the need for CT venography in pulmonary embolism imaging in the emergency department; a prospective, observational study

    MUSTAFA DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDAN ACAR