Geri Dön

Eksüdatif plevral sıvılarda serum laktat dehidrogenaz / plevral sıvı albumin oranı ve serum laktat dehidrogenaz / plevral sıvı adenozin deaminaz oranının malign plevral sıvıları ayırt etmedeki potansiyel rolünün incelenmesi

The potential role of serum LDH/pleural fluid albumin and serum LDH/pleural fluid ada ratios in differentiating malignant pleural effusions

  1. Tez No: 975497
  2. Yazar: ARZU KARASU ÇELİK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜLKÜ AKA AKTÜRK, DR. ÖZLEM SOĞUKPINAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kanser, Malign Plevral Efüzyon, Laktat Dehidrogenaz, Adenozin Deaminaz, Albümin, Cancer, Malignant pleural effusion, Lactate dehydrogenase, Adenosine deaminase, Albumin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Plevral efüzyonlar; konjestif kalp yetmezliği, enfeksiyonlar, malign hastalıklar ve pulmoner tromboembolizm gibi çok çeşitli sistemik ya da lokal patolojilerin sonucu olarak ortaya çıkan, klinikte sık karşılaşılan bir durumdur. Tanıya yönelik tüm çabalara rağmen, olguların %15-20'sinde altta yatan neden açık bir şekilde belirlenememektedir. Eksüdatif ve transüdatif efüzyonların ayrımında kullanılan Light kriterleri yüksek duyarlılığa sahip olmakla birlikte; bazı hasta gruplarında, özellikle diüretik tedavi alan kalp yetmezliği olgularında, tanısal doğruluk konusunda yetersizlikler gösterebilmektedir. Bu durum, yanlış sınıflandırmalara ve gereksiz tanısal işlemlere yol açabilmektedir. Malign plevral efüzyonlarda LDH düzeyleri genellikle artarken, ADA düzeyleri sıklıkla düşük seyretmektedir. Bu biyokimyasal değişikliklerin çeşitli oranlar üzerinden değerlendirilmesi, tanısal doğruluğu artırabilecek yeni yöntemlerin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Özellikle serum LDH/plevral albümin ve serum LDH/plevral ADA oranlarının, malign efüzyonların ayırıcı tanısında anlamlı olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, eksüdatif plevral efüzyonu bulunan hastalarda; serum LDH ile plevral sıvı albümin düzeylerinin oranı ve serum LDH ile plevral sıvı ADA düzeylerinin oranının; malign plevral efüzyonları benign nedenli eksüdatif efüzyonlardan ayırt etmedeki tanısal etkinliğini retrospektif olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmada, 1 Ocak 2021 – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, plörezi nedeniyle torasentez uygulanan ve en az bir yıllık takibi tamamlanan 301 hastanın verileri incelendi. Elektronik kayıtlar üzerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, hastaların demografik özellikleri ve plevral sıvı ile serum biyokimya parametreleri değerlendirildi. Olgular, son tanılarına göre malign (n=98) ve benign (n=203) olarak iki gruba, benign grup ise akciğer kaynaklı ve akciğer dışı nedenli alt gruplara ayrıldı. Plevral sıvıdaki LDH, albümin, ADA düzeyleri ile eş zamanlı serum LDH değerleri kullanılarak serum LDH/plevral albümin ve serum LDH/plevral ADA oranları hesaplandı. Bu oranların, eksüdatif efüzyonlarda malignite ayırıcı tanısındaki rolü uygun istatistiksel analizlerle değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 202'si(%67,1) erkek, 99'u(%32,9) kadındı. Hastalardan 80'inin(%26,6) son tanısı akciğer kanseri, 77'sinin(%25,6) parapnömonik efüzyon, 55'inin(%18,3) konjestif kalp yetmezliği, 25'inin(%8,3) pulmoner tromboemboli, 22'sinin(%7,3) tüberküloz plörezi, 18'inin(%6,0) ekstrapulmoner kanser metastazı, 13'ünün(%4,3) romatolojik hastalık nedenli plörezi, 11'inin(%3,7) kronik böbrek yetmezliği olduğu saptandı. Hastalar; akciğer kaynaklı benign plevral efüzyon (n=124), malign plevral efüzyon (n=98) ve akciğer dışı kaynaklı BPE (n=79) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Yaş ortalaması MPE grubunda 69,1±11,1 yıl, akciğer dışı kaynaklı BPE grubunda 72,7±14,5 yıl ve akciğer kaynaklı BPE grubunda 65,8±17,5 yıl olarak saptandı. Gruplar arasında yaş açısından istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0.010). Serum LDH düzeyleri, MPE grubunda ortalama 349,2 ± 330,4 IU/L olup, akciğer dışı kaynaklı BPE grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksekti (p=0.013). Plevral sıvı albümin düzeyi, en düşük akciğer dışı kaynaklı BPE grubunda (20,1 ± 7,6 g/dL) gözlendi, bu da akciğer dışı kaynaklı BPE'de protein içeriğinin azaldığını gösterdi (p<0.001). Çalışmada sıvı ADA düzeyleri, akciğer kaynaklı BPE grubunda (23,1 ± 35,4) diğer iki gruba göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p < 0,001). MPE grubunda bu değer 10,7 ± 7,3, akciğer dışı kaynaklı BPE grubunda ise 8,9 ± 8,2 olarak ölçüldü. Serum albümin düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark mevcuttu (p = 0,025) ve en düşük değer MPE grubunda saptandı. Serum LDH/Plevral albümin oranı, akciğer dışı kaynaklı benign plevral efüzyon BPE grubunda (14,4 ± 13,0) diğer gruplara kıyasla en yüksek düzeyde bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0,003). Ancak, bu oranın malign ve benign plevral efüzyonların ayırımında anlamlı bir belirteç olmadığı saptanmıştır. Serum LDH/ Plevral sıvı ADA oranı ise MPE grubunda (49,2 ± 72,7) en yüksek seviyede olup, akciğer kaynaklı BPE grubuna kıyasla anlamlı olarak yüksekti (p<0.001). Serum LDH/ Plevral sıvı ADA oranının malign ve benign plevral efüzyon ayrımındaki eğri altı alanı (EAA) 0,695 (p < 0,001) olarak bulundu. Belirlenen 19,5 cut-off değerinde EAA 0,656 (p < 0,001) idi. Bu eşik değerde duyarlılık %63,9, özgüllük %67,4, pozitif kestirim oranı %71,7, negatif kestirim oranı ise %59,0 olarak hesaplandı. Ayrıca, benign solunum sistemi kökenli ve benign ancak solunum sistemi dışı köken alan hastalıkların karşılaştırılmasında, Serum LDH/ Plevral sıvı ADA oranının EAA değeri 0,730 (p < 0,001) olarak bulundu. 19,5 cut-off değerinde EAA 0,711 (p < 0,001) idi. Bu eşik değerde duyarlılık %63,9, özgüllük %78,4, pozitif kestirim oranı %82,6 ve negatif kestirim oranı %57,4 olarak hesaplandı. Sonuç: Çalışmamız, Serum LDH/ Plevral sıvı ADA oranının malign plevral efüzyon tanısında anlamlı bir ayırıcı parametre olduğunu göstermiştir. Eşik değer olarak belirlenen ≥19,5 oranının, malign ve benign plevral efüzyonların ayrımında klinik olarak faydalı olabileceği saptanmıştır. Ancak hasta sayısının sınırlılığı ve alt grup analizlerinin yapılmaması gibi kısıtlar göz önünde bulundurulduğunda, yöntemin genel geçerliliğini doğrulamak için daha geniş ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır. Gelecekte Serum LDH/ Plevral sıvı ADA oranının diğer biyobelirteçlerle birlikte değerlendirilmesi, malign plevral efüzyonların erken tanısında önemli katkılar sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Background: Pleural effusions are a common clinical condition resulting from a wide range of systemic or local pathologies such as congestive heart failure, infections, malignancies, and pulmonary thromboembolism. Despite extensive diagnostic efforts, the underlying cause remains unclear in 15-20% of cases. Although Light's criteria are highly sensitive for distinguishing exudative from transudative effusions, they may have limitations in diagnostic accuracy in certain patient groups, especially heart failure patients receiving diuretic therapy. This can lead to misclassification and unnecessary diagnostic procedures. In malignant pleural effusions (MPE), lactate dehydrogenase (LDH) levels are typically elevated, whereas adenosine deaminase (ADA) levels tend to be low. Evaluating these biochemical changes through various ratios may improve diagnostic accuracy. Serum LDH/pleural fluid albumin and serum LDH/pleural fluid ADA ratios are considered potentially significant for differentiating malignant effusions. The aim of this study was to retrospectively evaluate the diagnostic efficacy of serum LDH to pleural fluid albumin and serum LDH to pleural fluid ADA ratios in distinguishing malignant pleural effusions from benign exudative effusions. Materials and Methods: This retrospective cohort study analyzed data from 301 patients who underwent thoracentesis due to pleurisy and had at least one year of follow-up at Süreyyapaşa Chest Diseases Training and Research Hospital between January 1, 2021, and December 31, 2023. Demographic data and biochemical parameters of pleural fluid and serum were evaluated from electronic records. Patients were classified into malignant (n=98) and benign (n=203) groups based on final diagnoses, with the benign group further divided into pulmonary and non pulmonary causes. Pleural fluid LDH, albumin, ADA levels, and simultaneous serum LDH values were used to calculate serum LDH/pleural albumin and serum LDH/pleural ADA ratios. The role of these ratios in differentiating malignant exudative effusions was analyzed using appropriate statistical methods. Results: Of the patients included in the study, 202 (67.1%) were male and 99 (32.9%) were female. The final diagnoses were as follows: lung cancer in 80 patients (26.6%), parapneumonic effusion in 77 (25.6%), congestive heart failure in 55 (18.3%), pulmonary thromboembolism in 25 (8.3%), tuberculous pleurisy in 22 (7.3%), extrapulmonary cancer metastasis in 18 (6.0%), pleurisy due to rheumatologic disease in 13 (4.3%), and chronic renal failure in 11 (3.7%). Patients were categorized into three groups: lung-related benign pleural effusion (BPE, n=124), malignant pleural effusion (MPE, n=98), and non–lung-related BPE (n=79). The mean age was 69,1 ± 11,1 years in the MPE group, 72,7 ± 14,5 years in the non lung-related BPE group, and 65,8 ± 17,5 years in the lung-related BPE group, with a statistically significant difference among the groups (p=0.010). Serum LDH levels were significantly higher in the MPE group (349,2 ± 330,4 IU/L) compared with the non–lung-related BPE group (p=0.013). Pleural fluid albumin levels were lowest in the non–lung-related BPE group (20,1 ± 7,6 g/dL), indicating reduced protein content in this group (p<0.001). Pleural fluid ADA levels were significantly higher in the lung-related BPE group (23,1 ± 35,4) compared with the other two groups (p<0.001). The corresponding values were 10,7 ± 7,3 in the MPE group and 8,9 ± 8,2 in the non–lung-related BPE group. There was a significant difference in serum albumin levels among the groups (p=0.025), with the lowest values observed in the MPE group. The serum LDH/pleural albumin ratio was highest in the non–lung-related BPE group (14,4 ± 13,0) compared with the other groups, and this difference was statistically significant (p=0.003). However, this ratio was not found to be a meaningful marker for differentiating between malignant and benign pleural effusions. The serum LDH/pleural ADA ratio was highest in the MPE group (49,2 ± 72,7), significantly higher than in the lung-related BPE group (p<0.001). The area under the curve (AUC) for serum LDH/pleural ADA ratio in differentiating malignant from benign pleural effusions was 0.695 (p<0.001). At the determined cut-off value of 19,5, the AUC was 0.656 (p<0.001). At this threshold, sensitivity was 63,9%, specificity 67,4%, positive predictive value 71.7%, and negative predictive value 59.0%. In the comparison of benign pleural effusions of respiratory origin versus benign effusions of non-respiratory origin, the AUC for the serum LDH/pleural ADA ratio was 0.730 (p<0.001). At the cut-off value of 19,5, the AUC was 0.711 (p<0.001). At this threshold, sensitivity was 63,9%, specificity 78,4%, positive predictive value 82,6%, and negative predictive value 57,4%. Conclusion: Our study demonstrates that the serum LDH/pleural ADA ratio is a significant discriminatory parameter in diagnosing malignant pleural effusions. A cut-off value of ≥19,5 may be clinically useful in differentiating malignant from benign pleural effusions. However, limitations such as sample size and lack of subgroup analyses indicate that larger, multicenter studies are needed to validate the generalizability of this method. Future evaluation of the serum LDH/pleural ADA ratio alongside other biomarkers may contribute significantly to the early diagnosis of malignant pleural effusions.

Benzer Tezler

  1. Parapnömonik plevral efüzyonlarda plevral sıvı prokalsitonin düzeyinin ayırıcı tanıdaki yeri ve plevral sıvının ultrason görüntüsü ile ilişkisi

    The relationship between the plevral liquid procalsitonin level and the relationship between the ultrasound imaging of the pleural fluid in parapnononic pleural effusions

    BÜLENT AKKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVDA CÖMERT

  2. Plörezili olgularda serum ve plevral sıvı laktat dehidrogenaz (LDH) değerlerinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    NECATİ KELEMENÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Göğüs HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

  3. Eksudatif ve transudatif plevral sıvılarda oksidatif ve antioksidatif parametrelerin karşılaştırılması

    Comparison of oxidative and antioxidative parameters in the exudative and transudative pleural effusion

    GÜLŞAH ETHEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET GENCER

  4. Plevral sıvıda transüda-eksüda ayırımında total oksidan, antioksidan düzeylerinin rolü

    The role of total oxidative status and total antioxidative status in the differentiation of transüdative and exudative pleural effüsions

    EROL TÜKENMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göğüs HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖNER DİKENSOY

  5. Plevral sıvıda ve kan plazmasında oxidatif stres faktörlerinin değerlendirilmesi

    İnvestigation of plasma oxidati ve stress factors in pleural fluid and blood

    ASIM AYDINOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk CerrahisiHarran Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUAZEZ ÇEVİK